Bir işi almak gerekir

DİYETİSYEN

2020.11.23 21:09 DiyetisyenTugbaYprk DİYETİSYEN

Diyetisyen
Diyetisyenler, üniversitelerin “Beslenme ve Diyetetik” bölümlerinden mezun olmuş, besinler ve insanların beslenme gereksinimleriyle alakalı konularda, uzmanlık derecesinde bilgiye sahip olan kişilerdir. Aynı zamanda “Beslenme Uzmanı” olarak da adlandırılmaktadırlar. Diyetisyen ünvanı alan kişilerin adlarının başına kısaltma olarak dyt ünvanı eklenmektedir.

Diyetisyenler, hasta ya da sağlıklı kişilerin beslenme alışkanlıklarını incelerler. Aynı zamanda yaşam tarzlarını ve fiziksel yapılarını da göz önünde bulundurarak kişiye özel en uygun beslenme programını bilimsel olarak oluştururlar. Günümüzde kişiler bu konu hakkında bazı yanlış bilgi ve ön yargılara sahiptir. Bunlardan biri ise diyetisyenlerin kişilere sadece kilo verdirmek amacı ile çalıştığıdır. Aslında, günlük besin ihtiyacını öğrenmek isteyen, hayatına daha sağlıklı devam etmek isteyen herkes, diyetisyene gidebilir.
Diyetisyenler, besin maddelerinin işlenme, hazırlanma, pişirilme ve depolanma işlemleri esnasında gelişen kimyasal değişikliklerin insan vücuduna olan etkilerini incelerken, aynı zamanda besin maddelerinin satın alınma, pişirilme ve saklanma prensiplerini belirleyerek uygulamaya koyulması için çalışmaktadırlar. Ek olarak kişilerin zayıflamasına yada hastalıklarına bağlı olarak ilgili diyet yiyecekleri de geliştirirler. Özel hastalıklara sahip kişiler için, hastalıklarına uygun diyet programı hazırlarken, sağlıklı kişiler için ise hastalıktan koruyucu diyet programı hazırlarlar. Kişiler bu programa uyum sağladıkları takdirde, kısa süre içinde çok daha sağlıklı ve enerjik hissettiklerini dile getiriyor. Bazı ameliyatlardan sonra da beslenme programı ihtiyacı olan hastalara, ameliyatı gerçekleştiren doktor tarafından diyetisyen takibi tavsiye edilmektedir.

Beslenme uzmanları(diyetisyenler), toplumdaki yanlış beslenme şekillerini tespit ettikten sonra, yeterli ve dengeli beslenmemenin sebep olduğu sağlık problemlerine yönelik önlemler alınması amacıyla çalışırlar. Toplumu yeterli ve dengeli beslenme konusunda eğitirken aynı zamanda bu beslenme tarzını daha ekonomik hale getirebilmeleri için bilgilendirirler. Günümüzde birçok işyeri diyetisyenlerle iş birliği içerisinde çalışıyor. Çalışılan kurumun özellikleri ve beslenme prensipleri göz önünde bulundurulurken orada çalışan kişilerin bir gün içinde ihtiyacı olan besin değerleri hesaplanır. Bu sonuçlardan sonra kurumun isteğine göre günlük, haftalık ya da aylık yemek menüleri oluşturulur. Bu ve bunun gibi diyetisyenlerin verdikleri hizmet, aslında çalışanların aç kalmadan motivasyonunu artırarak, iş verimliliğinin artmasının sağlanmasıdır.
Diyetisyen seçimi yaparken, başvurulan diyetisyenin beslenme ve diyetetik diploması olduğundan emin olunmalıdır. Toplumlarda bulunan değişik yaş, cinsiyet ve yaşam stillerine sahip kişilerin günlük alması gereken besin miktarı da aynı olamaz. Bu yüzden alanında uzman kişilerden yardım almak oldukça önem teşkil eder. Doğru beslenme stili sağlığınızı olumlu etkilerken, alanında uzman olmayan kişilerin yanlış yönlendirmeleri ile sağlığınızın bozulmasına sebep olabilirsiniz. Birçok yerde çeşitli diyet programları mevcut. Ancak bu programlar sizin fiziksel yapınıza uygun olmayabilir. Diyet programı seçerken mutlaka kişiye özel çalışma yapılması gerektiğini unutmayın. Kişiler günlük yaşantısına uygun beslenme programları veren diyetisyenler ile çalışması gerekmektedir. Birçok kişi daha önceden hizmet aldığı diyetisyenleri tavsiye etmektedir.
Diyetisyen Kategorileri
Diyetisyen Nedir ?
Diyetisyenler, diğer adıyla beslenme uzmanları, beslenme ve diyetetik alanında 4 yıllık lisans eğitimi almış kişilerdir. Bu kişiler, kendilerini alanlarında geliştiren ve yoğun bilgi birikimine sahip olan güvenilir uzmanlardır.
Beslenme uzmanları(diyetisyenler), sanılanın aksine sadece kilolu kişileri ideal kiloya ulaşmak için gidilecek bir uzman değildir. Birçok kişi, beslenme uzmanlarının sadece zayıflama alanında çalışmalar yaptığını düşündüğünden, beslenme uzmanına başvurmayıp internetten bulduğu hazır ve güvenilmez diyet listelerini uygulamaktadır. Bunun aksine sağlıklı bireyler de beslenme uzmanına başvurup kendileri için en iyi olacak beslenme tarzını öğrenebilir. Diyet kelimesi ne kadar kişilerde kilo verme hissi uyandıran beslenme programları ifadesi oluştursa da diyet listeleri tamamen kilo vermek üzerine hazırlanmamaktadır.
Diyetisyenler, sizin vücut kitle indeksinizi hesaplayıp gereken bütün tahlilleri yaptırdıktan sonra yaşam tarzınız hakkında bilgi alır ve sizi daha yakından tanır. Bunun sonucunda size yararlı olacak diyet listesi hazırlar. Diyetisyenler, bunların dışında besinlerin işlenmesinden, depolanmasına kadar tüm adımları takip eder ve tüm bu işlemlerin sonucunda besinlerde oluşan değişimlerin insan vücudunda yaptığı etkileri de inceler. Aynı zamanda diyetisyenler, kişilere besinlerin satın alınması, saklanması ve pişirilmesi konusunda rehberlik yaparlar.
Hastaların, psikolojik destek ihtiyacını gitmiş oldukları diyetisyen sağlar ve onların motivasyon kaynağı olur. Bu son derece önemli bir noktadır. Kişilerin kendilerini güvende hissetmesini sağlar ve tedavinin sonucunu olumlu etkiler. Bazı özel hal ve durumlarda da diyetisyen desteği almak çok önemlidir. Hamilelik ve hamilelik sonrasındaki süreçte hastaların bebeklerinin sağlığı ve kendi sağlıkları için hemde hamilelik sürecinde aldıkları fazla kiloları sağlıklı bir şekilde verebilmeleri adına diyetisyen desteğine ihtiyaçları olacaktır.
Kişiler, daha sağlıklı vücuda sahip olmak adına diyetisyene gidebilirler. Kilo almak, zayıflamak ya da sabit kiloyu koruyarak gün içinde ihtiyaç duyulan besin miktarını net olarak öğrenip beslenmeyi ona göre düzenlemek için de destek alınabilir. Özel beslenme programına ihtiyaç duyulan bazı durumlar ve hastalıklar vardır. Bunlar arasında insülin direnci, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, gebelik gibi birçok durum bulunuyor. Kişiler bilinçli davranarak diyetisyene başvurmalı ve belirlenen listeye tamamı ile sadık kalmalıdır.
Diyetisyenlerin, diğer görevi de yaşadıkları toplumun beslenme alışkanlıklarını gözlemleyerek yapılan yanlışlıkların düzeltilmesi için çalışmalar yapmalarıdır. Toplum, yeterli ve dengeli beslenme üzerine eğitilmelidir. Ayrıca kişilere nasıl daha ekonomik şekilde beslenebilecekleri anlatılmalıdır.
Kurum ve kuruluşlar diyetisyenler ile iş birliği içinde olup, ilkeleri ve çalışanlarının fiziksel aktivitesi(spor) doğrultusunda en uygun diyet listesini hazırlatarak menü oluşturmalı. Bu menüler; günlük, haftalık veya aylık olabilir. Aynı zamanda özel hastalığı olan kişiler de tespit edilerek onlar için uygun olacak ayrı listeler hazırlanmalı.

Diyetisyenin Görevleri Nelerdir?
Diyetisyen; kişilerin besin ihtiyaçlarına göre uygun yemek planlayan ve tarif geliştiren, beslenme hakkında eğitim veren, besinlerin kalite kontrolünü sağlayan ve beslenmenin ekonomik bir şekilde standartlara uygun olarak yapılmasını sağlayan kişilerdir.
Üniversitenin 4 yıllık eğitim veren Beslenme ve Diyetetik bölümünü tamamlamış, Sağlık Bilimleri Fakültesini ‘Diyetisyen’ unvanını alarak tamamlamış ve bu mesleği uygulamak için sahaya çıkmış kişilerdir.
• Diyetisyenler tüm bireylerin sağlığının korunmasını, geliştirilmesini ve yaşam kalitesinin artırılmasını amaçlamaktadırlar. Beslenme ilkeleri doğrultusunda kişilerin ihtiyaçlarına göre bireysel ve toplu beslenme için plan ve programları düzenlemektedirler.
• Diyetisyen, tüm besin öğesi, besin ve beslenme biçiminin yol açtığı sağlık sorunlarını araştırıp, değerlendirir ve çözüm aramaktadır. Besinlerin ekonomi ve sağlık kurallarına uygun olarak bireylerin doğru kullanımını sağlamak ve besin denetimleri yapmaktadır.
• Kişilerin fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak sağlıklı yaşamı alışkanlık haline getirmektedir. Diyetisyen, bu yaşam biçimini benimseterek bireyi ve toplumu doğru bilgilerle eğitmektedir. Diyetisyenler, bu konularda makaleler yazarak, toplum sağlığını destekleyen hizmetlerde bulunmalıdır.
• Genetikte var olan ya da sonradan ortaya çıkan hastalıklar ve diğer durumlarda tıbbî ve cerrahî tedavilere uygun, doğal bitki ve tedaviye etkisi olan besinlerin içeriklerine göre diyet programı düzenlemektedir.
• Diyetisyen, beslenme eğitimi programları hazırlar ve bu programları bireye uygulamaktadır. Eğitim programlarının sonuçlarını takip etmektedir.

Diyetisyeninize Nasıl Karar Vermelisiniz?
Beden kitle indeksi 25 ve üzerinde olan kişiler ideal kilolarına gelme süreçlerinde sağlıklı beslenme ve diyet programlarını egzersiz programıyla birlikte desteklediğinde kalıcı olarak kilo verecek ve kısa sürede sağlıklı şekilde ideal beden yapısına kavuşacaklardır. Bu süreçte size eşlik edecek olan ve zayıflama programlarınızı oluşturacak olan diyetisyeninizi belirlerken size özel programlar oluşturup oluşturmamasına dikkat etmelisiniz.
• Bu programlar oluşturulurken sizin yaş, boy, cinsiyet, yaşam ve çalışma koşullarınızın göz önünde bulundurularak uygulayabileceğiniz ve hayatınıza eşlik edebilecek programlar oluşturabilecek diyetisyen olmasına özen göstermelisiniz.
• Ayrıca diyetisyeninize sürekli ulaşma imkanınızın olması en büyük tercih edilme nedeni olmalıdır.
• Restauranta yemek yemeğe gittiğinizde ne yiyeceğinizi bilemiyorsanız hemen diyetisyeninizden yardım almalı ve aşırı kalori alımından kaçınmalısınızdır ya da öğün mü atladınız? Diyetinizin bozulmaması ve kilo verme sürecinize devam edebilmek adına günün devamında nasıl beslenmeniz gerektiğini diyetisyeninizden yardım alarak öğrenmelisiniz. Bu sayede kilo verme süreciniz çok keyifli bir hal alacak ve kısa sürede hedeflediğiniz ideal bedene kavuşacaksınız.
• Ayrıca sizi sürekli motive edebileceğine inandığınız diyetisyen ile çalışmalısınız. Dönem dönem motivasyon kayıplarına bağlı diyet programları bırakılmakta ve kendinize olan inancınızı yitirmek gibi problemler yaşadığınızda sizi motive eden ve kaldığınız yerden devam etmenizi sağlayacak olduğuna inandığınız diyetisyene karar vermelisiniz.
• Diyetisyeninizin her yönden donanımlı olmasına dikkat etmeli ve özgeçmişini araştırmalısınızdır. Hangi alanlarda çalışmalarının olduğunu belirleyip sizin beklentilerinizi karşılayabilecek olduğundan emin olduktan sonra o diyetisyenle çalışmaya başlamalısınız.
• Diyetisyen ile danışanın kuracağı güçlü ilişkiler sayesinde motivasyon çok daha kolay sağlanacaktır. Diyetisyenleri mutlaka ilişkiler konusunda sosyal ve psikolojik anlamda tam donanımlı olacak şekilde geliştirilmesi önemlidir.
• Hastaların beklentileri hedefledikleri kiloya bir an önce hatta hemen ulaşmak olacaktır. Bu sürece hızlı değilde daha uzun bir periyoda karşılaşıldığında diyet başarısız gibi görülebiliyor ve motivasyon kaybedilebiliyor. Böyle durumlarla karşılaşabileceğinizi düşünerek size psikolojik olarak da en iyi geleceğine inandığınız diyetisyenler ile çalışın.

Diyetisyen Ücretleri / Fiyatları
Şehirden şehire farklılık gösteren diyetisyen ücretleri özel klinik, devlet veya özel kurumlarda da değişiklik göstermektedir. Ayrıca şehir içinde dahi semtlere göre uygulanan ücretler farklılaşmaktadır. Diyetisyen ücretlerini etkileyecek başka faktörler ise kullanılacak yöntemler, kişiye özel programlar, uygulanacak beslenme programının süresi, kilo durumuna göre danışmanlık önerileri, yapılan tetkik ve tahliller, danışanın herhangi bir hastalığının olup olmaması, kontrol gün sayısı ve saatleridir. Ayrıca diyetisyenin ünü ve alanındaki uzmanlığı ile randevu fiyatları değişebilmektedir.
Bir diyetisyenin muayene ücreti, şehir ve bölgelere göre değişir. Diyetisyenin ünü arttıkça muayene ücreti de o oranda yükselme gösterir. Genel ortalama göz önüne alındığı zaman, ilk kez muayene olup beslenme programı oluşturulacak hastalar için fiyatlar genellikle 60 TL ile 300 TL arasında değişim gösteriyor.
Fiyatlar, tercih etmiş olduğunuz diyetisyene göre değişirken, ücret ödeme sıklıkları da aynı şekilde değişiklik gösterir. Ücretler; haftalık, aylık, altı ayda bir veya yılda bir kez ödenir. Fiyatlar genel olarak aylık 80 TL ile 800 TL arasında belirleniyor. Yine de en doğru bilgiyi, beslenme uzmanının sekreterinden edinebilirsiniz. Elde edeceğiniz olumlu sonuçları düşündüğünüzde, ücret tercih kriterleriniz arasında ilk sırada yer almamalı, asıl odak noktanız diyet hizmet kalitesi olmalıdır.
Diyetisyen Seansları Nasıl Olur?
Diyetisyen kişiye özel beslenme programını planlamak amacıyla seans gerçekleştirmektedir. Bireysel programın yanı sıra hamilelikte beslenme, emzirme döneminde beslenme, çocuk beslenmesi, obezite beslenmesi, aile beslenmesi, menopoz döneminde beslenme, ergen beslenmesi, yaşlılık döneminde beslenme, stres ve depresyonda beslenme ve beslenme eğitimi veren diyetisyenin seans içerikleri farklılık göstermektedir.
• Diyetisyen danışanıyla yaptığı seanslarda hem sağlık açısından hem de psikolojik açıdan kişinin istediği vücut görünümüne sahip olmasını amaçlamaktadır. Danışanın sağlık durumu öncelikle dikkate alınırken yaşam biçimi ve alışkanlıkları ayrıntılı bir şekilde öğrenilmektedir.
• Vücut analizi yapıldıktan sonra danışan analiz hakkında bilgilendirilmektedir.
• Danışanın ideal kilosu belirlenir ve süreçlerin takip edilmesinin önemi anlatılmaktadır.
• Herhangi bir hastalığa sahip olup olmaması, kullanılan ilaçlar, alışkanlıklar ön planda olacak şekilde bireylerin metabolik hızları, alması gereken enerji gereksinimleri belirlenerek uygun diyet programı hazırlanmaktadır.
• Beslenme programı danışanın uyuma saatleri, çalışıyorsa çalışma koşulları, ekonomik durumu, tek yaşayıp yaşamama durumuna göre şekillenmektedir.
• Diyetisyen beslenme programını yazdıktan sonra beslenme eğitimi vermektedir. Besinleri pişirme ve saklama koşulları hakkında danışan bilgilendirilmektedir. Gün içerisinde beslenme saatleri ve öğünleri kişiye özel belirlenerek danışana anlatılmaktadır.
• Beslenme programı kişiye özel haftalık veya aylık olarak değiştirilmek şartıyla kontrol muayeneleri sağlanmaktadır. Vücut analizi tekrardan alınarak önceki analizlerle karşılaştırılma yapılmaktadır. Diyetisyen doğrultusunda sağlıklı yaşam biçimi benimsetilerek beslenme düzeni devam ettirilmektedir.

Neden Diyetisyene Başvurmalıyım?

• Bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi, yaşam kalitesinin artırılması ve geliştirilmesi için bir beslenme uzmanından yardım alınması gerekmektedir. Günümüz sağlık sorunlarının büyük bir kısmını oluşturan obeziteye sahip ya da obeziteden korunmak amacıyla diyetisyene danışılmalıdır.
• Diyetisyen kişilerin besin ihtiyaçlarına göre beslenme programı geliştireceğinden bireyin alması gereken enerjiyi hesaplayıp uygulamaktadır. Kişiyi bu düzene alıştırır ve sürekliliğini sağlamaktadır.
• Bazı alanlarda diyetisyenlerin rolü çok büyüktür. Gebelik öncesi, sonrası ve gebelikte beslenme, hastalıkların vücuda tepkisine bağlı olarak beslenme, bebek-çocuk beslenmesi, sporcu beslenmesi ya da yetişkin beslenmesi destek alınması gereken konular içerisinde yer almaktadır.
• Diyetisyen eğitim aldığı için danışanın yaşı, cinsiyeti, herhangi bir sağlık problemine sahip olup olmadığı, kullanılan ilaçlar, kan değerleri hakkında bilgi sahibi olup yeterli ve dengeli beslenmeyi amaçlamaktadır.
• Ayrıca zayıf olarak nitelendirilen bireylerin sağlığına kavuşması, alması gereken enerjinin hesaplanması ve kişiyi ideal kiloya kavuşması için de diyetisyenden destek alınmalıdır.
• Diyetisyene danışmak için herhangi bir hastalığa sahip olmayı beklememek, sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmek için yaşam boyu bu bilgileri kullanmak gerekmektedir.

Diyetisyen Tavsiye

• Diyetisyen seçimi yapılırken, diyetisyenin sahip olduğu diploma, geçmişteki tecrübeleri, çağa ayak uydurup yeni ve güncel bilgileri kullanabilme becerisi, hastalarına olan yaklaşımı, elde ettiği başarı sonuçları dikkat edilen kriterler arasında yer alıyor.
• Günümüzde diyetisyenler, sosyal medya aracılığı ile tanıtım yapıp ün kazanırken, hastalar da ünü fazla olan diyetisyenleri seçme eğiliminde oluyor. Sanatçılar gibi göz önünde olan kişilerin önerisi o diyetisyenlerin daha çok tercih edilmesine sebep olmaktadır. Artan ün sonucunda fiyatlar da arttığı için bazı kişiler diyetisyene gitmeyi ertelese de sağlıklı araştırma sonucunda hem kendilerine hem de maddi durumlarına uygun diyetisyen bulabiliyorlar.
• Hiçbir test yapmadan, kişi hakkında bilgi edinmeden, şablon olarak hazırlanmış diyet listelerinin uygulanmasını öneren beslenme uzmanı, tercih edilmemelidir. Beslenme uzmanları, hastasının isteklerini göz ardı etmeden, hasta ile ortak çalışma yaparak çok daha başarılı sonuçlar elde ediyorlar.
• Diyetisyen seçimi yaparken, diyetisyenin öz geçmişi hakkında bilgi alınmalı, eğer istenirse daha önce birlikte çalışmış olduğu hastaları ile de görüşülebilir. Tercih edeceğiniz diyetisyenin güler yüzlü ve sıcakkanlı olması çok büyük bir önem taşıyor. Güven üzerine kurulu bir seans hem hastayı hem de doktoru motive eder. Aynı zamanda diyetisyenin, hastasına yeterli vakit ayırması da oldukça önemlidir. Önemsendiğini hisseden kişiler daha istekli ve istikrarlı olurlar.
Beslenme uzmanını önerilir yapan en önemli özellik; beslenme uzmanının, hastasına sadece maddi çıkarlarla yaklaşmak yerine, o kişinin sağlığına değer vererek, kişi için elinden gelen tüm çabayı sarf etmesidir.
En İyi Diyetisyen
İyi bir diyetisyen seçimi yapmak, bireylerin sağlığı için çok büyük bir öneme sahiptir. Kişilerin sağlıklı şekilde kilo alıp verebilmeleri için uygun beslenme programı hazırlanması gerekir. Programın hazırlanması uzmanlık gerektiren bir iş olduğu için bu konuda herkese güvenmek yanlış seçim olacaktır.
İyi diyetisyenlerin sahip olması gerekenler arasında, en önemlisi şüphesiz ki 4 yıllık beslenme ve diyetetik diplomasıdır. Bazı kişiler, diploma sahibi olmadan, sadece deneyim ve kısıtlı araştırmalarına güvenerek bu işi yapmaya başlamış olabilir. Bu yüzden başvurduğunuz diyetisyenin gerekli diplomaya sahip olduğuna ve alanında uzman olduğuna emin olmalısınız.
Diyetisyenler, sadece beslenme bilimi konusunda bilgili olmazlar. Aynı zamanda, biyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji ve besin bilimi konusunda da yeterli düzeyde bilgiye sahiptir. Ayrıca okulda almış oldukları eğitimle sınırlı kalmayıp günümüzdeki yenilikleri ve değişiklikleri yakından takip ederler. Çünkü sahip oldukları bilgileri, her zaman güncel tutmaları son derece önemli bir konu.
Alanında uzman diyetisyenin, hastalarına karşı her zaman güler yüzlü olması gerekir. İnsanlarla sürekli iletişim halinde olmanın zorluğunu kabul edip son derece sabırlı davranması ve sevecen olması en önemli noktalardan biri. Kişiler ona gittiğinde zor günler geçiriyor olabileceği için hastalarıyla arkadaş gibi olurken aynı zamanda psikolojik destek de vermelilerdir. Hastaya, istediği zaman ona ulaşabileceklerini hissettirip güven ortamı oluşturmalı. Ancak bunu yaparken belirli bir sınır çizerek iş ve özel yaşamı birbirinden ayrı tutmaya özen göstermelidir. İşini disiplin ile yaparken ölçülü olmalı ve kişileri rencide etmemeli.
İyi diyetisyen, ezbere beslenme listelerini önermek yerine, kişilere gerekli tüm tetkikleri yapıp hastası hakkında yeterli bilgiye sahip olduktan sonra hastanın ihtiyacına yönelik, uygun diyet listesi oluşturmalıdır. Bunu yapabilmek için, alanında kendini geliştirmiş olmalı ve tüm besin maddeleri hakkında detaylı bilgi birikimi olmalı.
Kişinin, seçeceği diyetisyende araması gereken diğer özellik ise hijyen kurallarına uyulup uyulmaması. İyi diyetisyen, işini özenle yapmalıdır ve hijyen kurallarını doğru şekilde uygulamalıdır.
Diyetisyenler, meslektaşlarıyla ortak çalışarak toplumu gözlemlemeli ve kişilerin sağlığının bozulmasına sebep olan, hatalı beslenme şekillerini eğitim vererek düzeltip gerekli önlemleri almalı. Kişileri hastalıklardan koruyacak diyetleri hazırlamalı. Diyetisyenler, sorumluluk sahibi olmalılar. Sadece kendi başarısını düşünerek kişileri şok diyetlere sokmayıp önceliği hastanın sağlığına vermelidir.
İşini severek yapan, mesleğin gerektirdiği etik ve ahlaki kavramlara dikkat eden, tek amacı maddi kazanç elde etmek olmayan, ilk hedefi hastasının sağlığı olan diyetisyenler, kişilerin ilk tercihleri arasında yer almalıdır. Danışanlarına bu süreçte sağlıklı beslenme alışkanlıklarını hayat standartı haline getirmesini sağlayan ve danışanına bu süreçte hem beslenme hem de psikolojik destek verebilen kişiler olmalıdırlar.
İstanbul Diyetisyen
Diyetisyenlik hizmetleri, ilden ile değişiklik gösteriyor. İstanbul’da bulunan diyetisyen sayısı oldukça fazla gözükse de nüfus göz önünde bulundurulduğu zaman normal seviyededir.
İstanbul’da yaşayan kişilerin seçenekleri diğer illerdekine oranla daha fazla olduğu için şanslı sayılsalar da kişilerin uzman diyetisyen seçimi sırasında çok fazla kararsızlık yaşamasına sebebiyet verebiliyor. Bunun için kişiler yoğun araştırmalar yapıp sonuca varmaya çalışıyorlar.
İstanbul’da bulunan beslenme uzmanları, özel sektöre ve devlete bağlı olarak çalışmaktadırlar. Bağlı olunan kuruma göre ücretler değişiklik gösteriyor. Toplum sağlığı merkezleri ücretsiz hizmet veriyor ve hastalara danışmanlık hizmeti de sağlıyor. Bu açıdan hastanın maddi durumu elverişli olmasa da diyetisyenlik hizmeti alınabilir.
Diyetisyen arayan kişiler, sahte diyetisyenler konusunda çok dikkatli olmalıdır. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde insanlar, resmi eğitimi olmadığı halde geçmiş zamanlardaki tecrübelerine ve yeterli olmasa da sahip oldukları bilgi birikimine güvenerek diyetisyen danışmanlık hizmeti vermek isteyebiliyor. Diyetisyen hizmeti alacak hastanın, bu konuda dikkatli davranıp seçeceği kişiyi öncesinde araştırıp o kişinin diploması ve diğer özellikleri hakkında güvenilir bilgilere sahip olması gerekir.
İstanbul içinde, özel kurumlara bağlı çalışılan yerlerdeki diyetisyen ücretleri genellikle ayda 300 TL ile 800 TL arasında değişiklik gösterebilmektedir. Ücret, verilen hizmetin içeriğine, kalitesine ve diyetisyenin sahip olduğu üne doğrudan bağlı. Bu yüzden en net ve doğru bilgi diyetisyenin bağlı olduğu kurumdan öğrenilebilir. Diyetisyen seçimi sırasında ilk bakılan kriter ücret değil, kurum tarafından verilecek hizmetin kalitesi olmalıdır. Kişi ne istediğine karar verdikten sonra, istekleri doğrultusunda istediği yere başvurabilir.
Beslenme uzmanının vereceği hizmetler arasında; ideal kiloya ulaşmaya destek, özel hastalıklara uygun beslenme düzenlemek, kişilerin günlük yaşantısında daha dinç ve sağlıklı hissetmesini sağlamak adına uygun beslenme listesini hazırlamak, kişilerin yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayıp zararlı alışkanlıklarını tespit ederek bunları bırakmasına yardımcı olmak ve buna benzer daha birçok hizmet vardır.
Avrupa Yakası Diyetisyen
İstanbul Avrupa yakası iş merkezleri ve iş kuleleri ile ön plana çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinin lokomotifi istanbul’un Avrupa yakasından sağlanmaktadır. Yoğun iş temposu ve İstanbul trafiği kişileri kendi sosyal hayatlarına neredeyse zaman ayıramaz hale getirmektedir. Ancak artan eğitimli nüfus, bilinçli toplumu yaratmakta ve bu toplum zayıflama ve kilo vermek adına mutlaka profesyonel destek almak için diyetisyen ve alanında uzman doktorlara başvurmaktadır. Stresli ve yoğun yaşamın getirdiği yanlış beslenme alışkanları ve hızlı tüketim dünyası kişileri fast -food beslenmeye itmekte ve günümüzde obezite seviyesi hızla artmaktadır. İstanbul Avrupa Yakasında, kendini beslenme ve diyetetik konusunda geliştirmiş, konferans ve toplantılara katılım sağlayan, işini severek yapan, yeniliklere açık, son derece bilgili, samimi ve güvenilir beslenme uzmanları hizmet vermektedir.
Birçok kişi, diyetisyene gideceği zaman ücret konusunu düşünüp vazgeçer. Aslında yeterli araştırma yapılırsa fiyatların çok yüksek olmadığını görebilirler. İstanbul Avrupa Yakasında toplum sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak diyetisyenlik hizmeti sağlanıyor. Bunun haricinde kişiler özel kurumlara gitmek isterlerse aylık ortalama fiyat 80 TL ile 800 TL arasında değişebiliyor. Bu yüzden gidecekleri kurumu arayıp fiyat bilgisi almaları en doğrusu olur.
Kişi, gideceği kurumu, doktoru ve diyetisyeni seçtikten sonrasında randevusunu almalı ve seansları aksatmadan tedavisini sürdürmelidir.
Anadolu Yakası Diyetisyen
Anadolu yakasında kurulan yeni iş merkezleri ve yapılan yeni yerleşim alanları sayesinde bu bölgedeki nüfus giderek artmaktadır. Çalışma koşullarının zorlaşması ve kişilerin öğünlerine yeterince zaman ayıramaması kişilerde pratik bir öğün tüketme ihtiyacının doğmasınına neden olmuştur. Fast- food tüketiminin artması ve sağlıksız ürünlerin çok sık lanse edilmesi ve sürekli İstanbul trafiğinde sürekli yetişme çabasında olan kişileri yaşam koşulları sağlıksız beslenmeye itmektedir. Bu durumdan rahatsız olan kişiler ve ideal kilolarına ulaşmak isteyen kişiler kendilerine yakın olan kurumlardaki diyetisyenden yardım almalıdırlar.İstanbul Anadolu Yakasında, alanında uzman, çağımız yeniliklerini yakından takip edip kendini geliştiren, bilgi birikimi oldukça yüksek olan birçok beslenme uzmanı bulunur. Kişi, kendi beklentileri doğrultusunda uzman seçip, uygun tarihe ve saate randevu alarak süreci kolaylıkla başlatabilir.
Anadolu yakasında diyetisyenlerin en çok bulundukları alanlar; Üsküdar, Kadıköy, Acıbadem, Beykoz, Maltepe, Pendik, Kartal, Ataşehir, Çekmeköy gibi halkın yoğun yaşadığı ilçeler ve semtlerdir.
Ataşehir Diyetisyen
İdeal kilonuza gelmek, fit bir vücut yapısına sahip olmak ve metabolik rahatsızlıklarınız var ise beslenme programları sayesinde sağlığınıza kısa sürede kavuşmak istiyorsanız bir beslenme ve diyet uzmanıyla birlikte çalışmanız gerekmektedir. Eviniz veya iş yeriniz Anadolu yakasında ise Kadıköy’de yer alan diyet ve sağlıklı beslenme ofisimizi tercih edebilirsiniz. Ev-iş hayatınıza yakın bir ofis tercih etmeniz rutin kontrollerinizi düzenli bir şekilde yaptırmanıza olanak sağlar. Bu sayede istediğiniz vücut formuna en kısa sürede sağlıklı bir şekilde ulaşacaksınızdır.
İstanbul’da aşırı trafik yoğunluğundan dolayı kendisine zaman ayıramayan kişiler evlerinin bulunduğu yakada bir beslenme ve diyet danışmanlığı ofisini tercih ederse kendilerine ve ailesine daha fazla zaman ayırabileceklerdir. Çünkü trafikte kaybedecekleri zaman yerine bu zamanı kendileri için daha verimli kullanabileceklerdir. Haftalık olarak çok daha rahat yaptırabilecekleri kas – yağ ve toplam vücut su ağırlığı miktarları analizi sayesinde beslenmeye bağlı vücutlarında olan değişimleri daha yakından takip edebileceklerdir. Haftalık verdikleri kilo oranlarına bakarak daha motive olacak veya hızlandırmak adına aynı yakada olan diyetisyenleri tarafından kilo verme süreçleri diyet-egzersiz programları ile hızlandırılacaktır. Farklı bir yakada diyetisyen tercihi aşırı iş yoğunluğu ve trafik nedeniyle sizi belirli aralıklarla ekstra zaman ayırmanıza sebep olacağından sürekliliğini sağlamak zorlaşacak ve istenilen başarının elde edilememesi ile sonuçlanacaktır.
Ataşehir de tercih edeceğiniz beslenme ve diyet uzmanınız sizin metabolizmanıza, sosyo-ekonomik durumunuza ve günlük yaşam tarzınıza uygun kişiye özel bir diyet programı oluşturarak kalıcı ve sağlıklı kilo vermenizi sağlayacaktır. Bu programı size uygun bölgesel problemlerinizi göz önünde bulundurarak hazırlayacağı egzersiz programı sayesinde ise hızlandıracaktır. Metabolizma, mide-bağırsak, gıda intoleransı gibi rahatsızlığı olan kişiler için oluşturacağı kişiye özel beslenme programları sayesinde ise kişilerin yaşam standardının artmasını kolaylaştıracaklardır. Bu yüzden herkesin iş-ev lokasyonuna göre diyetisyenini tercih etmesi gerekmektedir.
Kadıköy Diyetisyen
Kadıköy semti, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan jeopolitik olarak stratejik bir öneme sahip olan ilçesidir. Hem boğaza karşı sınırın olması hemde adalar manzarası ile tüm Türkiye’de adından söz ettiren bir İstanbul ilçesidir. Kadıköy semti hem öğrenciler hemde eski İstanbul ailelerinin yoğun tercih ettiği semtlerden biri olmakla beraber, hem doktorlar hemde diyetisyenler için bir çok ofis barındırmaktadır.
Sağlıklı beslenme anlamında halkın bilinç seviyesini artırma çalışmaları yapan belediye ve özel kurumlar bulunmaktadır. Diyetisyenler tarafından da ofis açmak için tercih edilen bölgelerden birisi haline gelmiştir. Kadıköy halkının genel olarak uğrak noktaları olan, Bağdat Caddesi, Moda, Acıbadem, Kozyatağı, Caddebostan, Erenköy, Suadiye, Bostancı, Boğaz Heykeli gibi konumlar doktor ve diyetisyenlerin danışanları ile buluştuğu ve hizmet verdikleri alanlardır.

https://www.tugbayaprak.com/diyetisyen/

https://www.youtube.com/channel/UCwKrvCOQii2Pza6bYva8Z9w
submitted by DiyetisyenTugbaYprk to u/DiyetisyenTugbaYprk [link] [comments]


2020.10.15 23:48 seouzm Yeni İş Fikirleri

Yeni İş Fikirleri
Yeni iş fikirleri; geçmişten itibaren alışagelen işlerin dışındaki yeni fikirler olarak ifade edilebilir. Bilindiği gibi günümüzde teknolojinin gelişim hızı son derece fazladır. Buna bağlı olarak bazı işler artık eskisi kadar ilgi görmezken, bunların yerine bazı farklı meslekler ve işler ortaya çıkmaktadır. İşte bu yeni iş ve meslekler hakkında fikir sahibi olunması, insanların para kazanma hayallerinin gerçeğe dönüşmesini sağlama açısından son derece önemlidir.
https://preview.redd.it/5p7qnt3axbt51.jpg?width=1288&format=pjpg&auto=webp&s=0d90badb13bddadad00389f4b20249f0609d8b4a
Burada bahsedilen orijinal iş fikirleri, sıradan olarak kabul edilen insanlar tarafından dahi hayata geçirilebilir. Ciddi bir uzmanlık istemedikleri söylenebilir. Ancak bazı yeni iş fikirleri için bu geçerli değildir ve bunların hayata geçirilmesi noktasında uzmanlığa ihtiyaç vardır.

Yeni İş Fikirleri Nelerdir?

Yeni bir iş kurmak için yola çıkanların öncelikle detaylı bir araştırma yapması gerekir. İşte tam bu noktada insanların dikkatli olması gerekir. Çünkü araştırma yapılan kaynakların ne kadar güvenli olduğu, ortaya çıkan sonucu direkt olarak etkileyecektir. Örneğin; güvenilir olmayan bir kaynaktan edinilen fikirlerin hayata geçirilmesine karar verildi diyelim. Ancak bu fikirler genellikle güvenilir olmadığından her şey tam yapılsa dahi, sonuç hayal kırıklığından öteye gitmeyecektir. Böyle bir durum ise işi kuran kişi için adeta bir yıkım olacaktır. Dolayısıyla da bahse konu fikirlerin detaylı ve özenli bir şekilde araştırılması gerektiği unutulmamalıdır.
https://preview.redd.it/pbwjhsiaxbt51.jpg?width=1329&format=pjpg&auto=webp&s=f7056210d12163130e2c8d4e03035e89ba1759b1
Yakın zamanda yayına giren ve sizlerin yeni iş fikirleri konusundaki beklentilerinizi karşılayan sitemiz, son derece güvenilirdir. Buradaki fikirlerin önemli bir kısmı denenmiştir. Söz konusu seçenekleri detaylı bir şekilde inceleyebilir ve böylece yeni kuracağınız işe ilişkin bilgi sahibi olacaksınız. Ayrıca buradaki fikirlerin sizin için ufuk açıcı bir etkisi olacağını asla unutmayın. Çok daha detaylı bilgi almak için https://www.guncelisfikirleri.com/kategori/yeni-is-fikirleri/ sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
submitted by seouzm to u/seouzm [link] [comments]


2020.10.05 16:16 Life-Tell2277 SEO Uzmanı Nasıl Olunur

Seo Nedir?

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu), Türkçe’ye “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak çevrilmiştir. SEO uzmanı seo çalışmasında bu, web sitenizi arama motoru sonuçlarında daha görünür hale getirmek, web sitenize daha fazla ziyaretçi çekmek ve trafiği müşterilere dönüştürmek için yapılan çalışmaları içerir.

SEO Uzmanı Olmanın Avantajları

SEO Uzmanları Neleri Bilmeli?

OKUMALISIN Site İçi Seo Nedir Nasıl Yapılır
Temel kriterler açısından çok zor görünmese de, SEO uzmanları web sitesinin en önemli sorunu olabilecek en küçük hataya dikkat etmelidir.
Tüm bu özellikler tüm tam zamanlı veya serbest SEO uzmanları tarafından kullanılabilir olmalıdır.

Seo Uzmanı Olmak İçin Nasıl bir Yol haritası gerekli

SEO uzmanı olmak için önce çok araştırma yapmanız gerekir. Araştırmanız doğru kaynaklara dayalı olmalıdır; aksi takdirde verimlilik elde edemezsiniz. İyi derecede İngilizce biliyorsanız, yabancı kaynaklardan faydalanabilir ve SEO haberlerini takip edebilirsiniz. Başarılı çalışmaları kendi projelerinize uygulayarak bilginizi genişletebilirsiniz. Ne yazık ki, Türkçe makalelerin çoğu eski veya yanlış bilgiler içermektedir. Bu işi dünyadaki yabancı hayranlıktan daha ciddiye aldıkları için kaynakları bulmak daha kolaydır.

SEO Uzmanının Özellikleri

Bir çalışmada bir akış şeması çizebilmeli ve bir yol haritası oluşturabilmelisiniz.

Bir SEO Uzmanı Ne Yapar?

SEO uzmanı, organik trafik oluşturmak için sektördeki arama kelimelerini tanır. Bu anahtar kelimeleri, üzerinde çalıştığınız sayfaların meta başlığına ve açıklamasına ekleyin. Arama kelimelerini web sitesine eklemek SEO’nun ilk kuralını tamamlar. Bu şekilde site ilgili aramalara dahil edilecektir. Meta başlık ve açıklama, SERP alanında (Google arama motoru sonuç sayfası) görüntülenir.
OKUMALISIN En Çok Yapılan Dahili Bağlantı Oluşturma Hataları

Başarılı bir SEO uzmanı olmak için hangi becerilere sahip olmalısınız?

Dijital pazarlamada bir fark yaratırsanız ve rakiplerinizden öne çıkarak başarılı bir SEO uzmanı olmak istiyorsanız, belirli beceri ve bilgiye sahip olmalısınız. İyi bir SEO uzmanı genellikle aşağıdakileri göz önünde bulundurmalıdır:
Bir SEO uzmanı veya SEO ajansı seçerken nelere dikkat etmelisiniz?
Bu sektördeki dolandırıcılık çok yüksek bir seviyeye ulaştı. Deng’in Türkiye’de sözleşme imzalaması için fırsatım olmadı. Bu sadece SEO için değil, tüm web işletmeleri için geçerlidir, ancak SEO endüstrisinde, ücretler aydan aya arttığı ve sonuç Sahte müşteriler aylar sonra geldikleri için karşılaşması muhtemeldir. Sözler size sunulur ve onları beklemeniz istenir. Evet, anında arama motoru optimizasyonu sonuçlarını almayacaksınız. Peki nasıl güveneceksin? Aşağıdakileri uygulayın;
Şirketin veya kişinin referanslarını kontrol ettiğinizden emin olun. Referanslarınız için izin alın ve onay isteyin. Bu işi yapan şirketin veya kişinin yalnızca dijital pazarlama hizmetleri sunduğundan emin olun. Tamamlayıcı dijital pazarlama hizmetleri sunan ajanslardan kaçının. İş kabul edildi ve sözleşmeye göre ödendi
Size birinci sınıf garanti veren biriyle asla çalışmayın. SEO garantisi yoktur. Performans garanti edilebilir. Sektör anahtar kelimelerinde yüksek ROI SEO hizmetleri almak istiyorsanız, şirket veya kişinin size düşük bir teklif vermesi imkansızdır. Örneğin İstanbul’daki kitap, araç kiralama ve otel gibi kelimeler aylık 1000-2000 TL gibi fiyatlarla SEO İşe yaramayan kelimeler. Çalışmalarınız sırasında Aldığınız teklifin tüm masrafları içerip içermediğini sorun.Süreçte olduğundan, backlink çalışmaları ve makaleler için ek Ödemeniz istenebilir. kesinlikle Türkiye’deki yabancılar hizmetlerle çalışan bir web siteniz olduğunda. SEO çalışması tek bir dilde yapılacaksa, o dili tam olarak bilen kişilerin o işi yönetmesi gerekir.
OKUMALISIN Rakip Site Anahtar Kelime Analizi Nasıl Yapılır
SEO Uzmanı Olmak İçin 9 Adım
Bir web sitesinde veya dijital bir alanda çalışan herkes bir SEO bir uzman olmalı. Web sitesi yöneticilerinden web tasarımcılarına, pazarlama yöneticilerine ve geliştiricilerine, sosyal medya yöneticilerine ve e-ticaret sahiplerine kadar dijital alanda çalışan herkes SEO’yu bilmelidir. Çünkü SEO, tüm dijital pazarlamanın temelidir.
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by Life-Tell2277 to blogs [link] [comments]


2020.09.08 17:12 biajansnet Web Sitesi Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler 2020 Web Site Fiyatları

Web Sitesi Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Web Sitesi Nedir?

Web sitesi, web üzerindeki sayfalar; metin, görsel ve animasyon şeklinde ziyaretçisine bilgi aktaran veya hizmet sunan sayfaların tümünü kapsayan bir doküman topluluğudur. Kaynak: Wikipedia
Web sitesi nedir? Sorusunun cevabının daha anlaşılır olması için farklı bir açıdan bakalım; Web sitesi Google Chrome, Safari, İnternet Explorer, Firefox gibi tarayıcılar üzerinden ulaşılabilen, ilgili ziyaretçinin ilgisini içeriğinde barındıran (resim, video, müzik, yazı, haber vb.) global gösterime açık web sayfalarıdır.
Her web sitesi kullanıcılarının amaçları vardır. Örnek vermek gerekirse; bir web sitesi internet üzerinden gündemde ki haberleri anlatırken bir diğer web sitesi kendi ürünlerini insanlara gösterir. Bir başka web sitesi ise kişisel kimlik veya özgeçmiş amacı ile kullanır. Mesela biajans.net sitesi Sosyal Medya, Adwords, SEO ve Web Tasarımı gibi birden fazla amacı tek bir web sitesinde topluyor. Sonuç olarak bir web sitesi aslında dijital dünyada her şeydir.
Bu yazıya önerilen diğer blog yazıları: 5 Adımda İnstagram Reklam Vermek Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu

Web Sitesi Neden Açılır?

Web sitesi neden açılır? Sorusuna en iyi cevap aslında ihtiyaçtır. Hepimiz biliyoruz ki artık dijital bir dünyada yaşıyoruz. Artık insanlar alışveriş yapmak için interneti tercih ediyorlar. Bir hizmet satın almak için yine interneti seçiyoruz. En uç noktalarda bile, örneğin fiziksel bir kitap satın alıp okumak yerine internetteki kaynaklardan indirdiğimiz veya satın aldığımız kitapları okuyoruz. Evcil hayvanlarımız için alışverişimizi internet sitelerinden sağlıyoruz.
Sadece alışveriş yada hizmet satın almak için kullanmıyoruz internet sitelerini. Bir CV oluşturmak ve kendimizden bahsetmek içinde kullanıyoruz. Web sitesi neden açılır sorusuna tekrar gelecek olursak, aslında dijital çağa ayak uydurmak için olduğu gayet ortada.
Web sitesi neden açılır? Gelin bir bakalım;

Devam edersek eğer bu sayfa baya büyür. Bir çok çeşitli iş veya amaca bağlı olarak web sitesi açılabilir. Yukarıdakiler bunların birkaç tanesiydi.
Kullanıcılar web sitesi neden açılır, neden bir web sitesi açmalıyım gibi soruları çok kez soruyor. Umarım bu başlık web sitesi neden açılır sorusuna yanıt olmuştur.

Web Sitesi Nasıl Açılır?

İster kendiniz için ister işletmeniz için olsun bir web sitesi açmak için 5 adımda web sitesi kurulumunu yapabilirsiniz;
Yukarıda okuduğunuz 5 madde ile bir web sitesini kurabilir ve yayınlayabilirsiniz. Şimdi gelelim detaylara.
Kişisel yada işletmeniz için web sitesi açmaya karar verdiğinizi varsayıyorum. Web sitesi açarken en önemli konu seçeceğiniz hosting firmasıdır. Çünkü hosting firmasının size sağladığı hizmetler kötüyse bu sizi Google sıralamasında çıkmanızı zorlaştıracaktır. Örneğin; biajans.net web sitesi olarak biz Güzel Hosting isimli hosting firması ile çalışıyoruz. Yaptığımız araştırmalara göre Güzel Hosting firması son 3 yıldır kullanıcılarına verdiği hız, kalite, güvenlik hizmetleri diğer hosting firmalarına göre çok daha iyi. Güzel Hosting firmasını tavsiye ederim ben bugüne kadar herhangi bir sorun yaşamadım. Farklı bir hosting firması ile çalışacaksanız hostinginizi seçmeden önce araştırmanızı yapmanızı tavsiye ederim.

Web sitesi açarken hedef kitlenizi tanımlayın
Bir web sitesi açarken yada açtıktan sonra hedef kitlenizi tanımlamaya önem verin. Hedef kitlenizin kim olabileceği konusunda daha iyi bir fikre sahip olmanız için;
Bu gibi demografik bilgiler ile hedef kitlenizi daraltın ve alakasız kişilere sitenizi göstermekten kaçının. Örneğin bir kedi maması satan web siteniz var ve hedef kitle tanımlaması yapmadınız. Bu durumda web siteniz genel tüm kullanıcılara gösterilir. Yani kedi sahibi olmayan kişilere de gösterilecek ve gereksiz trafik almış olacaksınız. Fakat hedef kitlenizi düzgün seçtiğinizde ve anahtar kelimelerinizi hedef kitlenize göre ayarladığınızda doğru ve alakalı kullanıcılara ulaşmış olacaksınız.

Web Sitesi Açarken Alan Adı Seçmek

Alan adı seçmek basit hafife alınacak bir konu değildir. Seçeceğiniz alan adı verdiğiniz hizmet ile alakalı olması Google’ın önemsediği bir konu. Tabi ki fiziksel mağazanızın adı özel isimlerden oluşabilir. Bunda bir sakınca yok fakat internet üzerinde satacağınız ürün yada hizmetle alakalı bir alan adı seçerseniz Google’da daha hızlı bulunabilirsiniz.
Alan adı (domain) seçimi yaparken seçtiğiniz alan adının web sitenizi ve verdiğiniz hizmeti yansıtan bir isim olduğuna dikkat edin. Örneğin www.biajans.net web sitesi alan adının içinde de geçtiği gibi ajans firmasıdır.

Mükemmel Alan Adını Seçmek İçin 6 İpucu;

  1. Yazımı kolay olsun. – Ziyaretçilerinizin sitenizin adını yanlış yazması sonucu başka web sitelerine gitmesini istemezsiniz.
  2. Alan adınızı kısa tutun. – “Çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdanmısınız” bir tekerleme olarak kalması daha iyi sanki 😊
  3. Anahtar kelimeler kullanın. – Alan adı alırken bulabiliyorsanız sunduğunuz hizmetleri yada ürün ismini alan adı içinde kullanın.
  4. Sayı ve tire kullanmaktan kaçının. – İnsanların sizi bulmalarını zorlaştırmayın.
  5. Akılda kalıcı olun. – Kalabalıktan uzak durmak sıyrılmak sizin web sitenizin yararına olur.
  6. Hızlı olun. – Her gün pek çok alan adı seçilip alınıyor. Çok uzun süre bekleyip sizin için ideal olan alan adını elinizden kaçırmayın.

Web Sitesi Kurmak İçin Ne Gerekir?

Web sitesi kurmak için tabi ki önce karar vermek gerekir. Bir çok şeye karar vermeniz gerekiyor. Mesela web sitesi kurmak için öncelikle bir hosting firmasına karar verilmelidir. Sonrasında bir alan adına (domaine) karar verilir. Daha önemlisi, aslında hepsinden öncesinde ne için web sitesi kuracağınıza karar vermeniz gerekiyor. Bununla birlikte kuracağınız web sitesinin içeriği neyle alakalı olacak, kime hitap edecek gibi bir çok şeye kendi içinizde karar vermeniz gerekiyor.
Peki kararı verdik ve bir web sitesi kurmak istiyorsunuz bu aşamada web sitesi kurmak için ne gerekir?
Tabi ki bir host alacağımız için öncelikle daha önceden araştırdığımız bir hosting firması üzerinden üyelik açmak. Ve sonrasında bu firmadan bir domain ve bir host santın almanız gerekiyor. İşte bu kadar elinizde bir adet domain ve birde domaininizi barındırabileceğiniz bir sunucunuz oldu. Eeee peki sonra? Bitti mi? Tabi ki hayır daha başlamadık bile. Şuana kadar sadece bir sunucu kiraladık ve bir domain satın aldık. İçi boş bir sunucu.

Web Sitesini Kuruyoruz ..

Eğer web sitesi kurmak için hiçbir bilginiz yoksa işi uzmanlarına bırakmanızı tavsiye ederim. Çünkü web sitesi kurmak uzmanlık gerektiren bir meslektir. Düşünsenize bir grafikerin inşaat projeleri çizdiğini. Tabi ki saçma olur. Eğer bu konuda uzman değilseniz hiç bulaşmanızı tavsiye etmem. Web sitesi kurma işini profesyonellere bırakın daha iyi. Günümüzde artık herkes internette ve Youtube’dan izlediği videolar ile web sitesi kurabiliyor. Peki işe yarıyor mu?
Çoğunlukla bu cevap hayır oluyor. Yapılan bir araştırmaya göre küçük işletmelerin %38’i web sitelerini hazır kurulum olan web sitelerinden kendileri yapıyor. Sonrasında ise bir ajans yada bir uzmanla çalışmaya başlıyor.
Sonuç olarak zaman kaybı + ekstra para!
Bu yüzden işletmeniz için bir web sitesi kurmak istiyorsanız bir uzmanla çalışmanızı tavsiye ederim. Kimsenin boşa harcayacak ne zamanı nede parası var.
Diğer yandan CV amaçlı veya Özgeçmiş içerikli bir kişisel web sitesini kendiniz tek sayfa olarak kurabilirsiniz. Tabi yine profesyonel yardım alarak da bu işi daha iyi yapabilirsiniz.

Web Tasarım Nedir?

Web tasarımı, internette görüntülenen web sitelerinin tasarımını ifade eder. Genellikle yazılım geliştirmeden ziyade web sitesi geliştirmenin kullanıcı deneyimi yönlerini ifade eder. Web tasarımı eskiden masaüstü tarayıcılar için web siteleri tasarlamaya odaklanırdı; ancak, 2010’ların ortalarından bu yana, mobil ve tablet tarayıcılar için tasarım giderek daha önemli hale geldi. Bir web sitesi kurulurken web tasarımına dikkat etmeniz çok önemli. Çünkü web sitenizin tasarımı kullanıcıya güzel, hoş görünmezse yada site yavaş açılırsa ziyaretçi kaybetmeniz kaçınılmazdır. Daha fazla bilgi için Web Tasarımı sayfamızı kontrol edebilirsiniz.

Web Sitesi Tasarımı Nasıl Yapılır?

Kurmuş olduğunuz siteye web sitesi tasarımı yaparken şunlara odaklanmalısınız;
  1. Yazı Tipleri Bir web sitesi tasarlarken, tasarımı tamamlayan okuması kolay yazı tipi eşleştirmeleri seçmek gerekir.
  2. Renkler Renkler, bir web sitesi tasarlarken dikkate alınması gereken en önemli unsurlardan biridir. Renk psikolojisi hakkında birçok yanılgı olduğunu unutmayın . Siteniz için renk seçerken, renklerinizi markanız ve iletmeye çalıştığınız mesajla uyumlu hale getirmeye odaklanmak önemlidir.
  3. Yerleşim İçeriğinizi düzenlemeye nasıl karar verdiğiniz, sitenizin hem görünümü hem de işlevselliği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.
  4. Şekiller Web tasarımında grafik öğelerin kullanımı son birkaç yılda gerçekten yükseldi. Güzel renkleri ve şekilleri birleştirmek, site ziyaretçilerinizin dikkatini çekmek gibi birçok şeyi başarmak için kullanılabilir
  5. Resimler ve Simgeler Şaşırtıcı tasarımlar birçok bilgiyi sadece birkaç saniye içinde iletebilir. Bunu başarmanın yollarından biri, güçlü görüntülerin ve simgelerin kullanılmasıdır.
Stok görseller veya simgeler için hızlı bir Google araması binlerce seçenek üretecektir. Aramanıbasitleştirmeye yardımcı olmak için işte favorilerimizden birkaçı;
Ücretsiz resimler ve simgeler;

#BONUS

Web sitesi tasarımı yaparken şunlara da odaklanmalısınız;
  1. Navigasyon Gezinme, web sitenizin gerçekten “çalışıp çalışmadığını” belirleyen ana bileşenlerden biridir. Seyirciye bağlı olarak, navigasyonunuz birden çok amaca hizmet edebilir. İlk kez ziyaretçilerin, sitenizdeki belirli bölümlere geri dönen ziyaretçileri yönlendirirken sunduklarınızı keşfetmesine yardımcı olur.
  2. Hız Kimse yavaş web sitelerini sevmez. Tasarımınız ne kadar güzel olursa olsun, makul bir süre içerisinde yüklenmezse aramalarda performans göstermeyecek ve hedeflerinize ulaşamayacaktır.
  3. Web Site Yapısı Bir web sitesinin yapısı hem kullanıcı deneyiminde hem de SEO’da önemli bir rol oynar. İnsanlar sitenizde gezinirken kayboluyorsa, büyük olasılıkla tarayıcılar da olacaktır.

Responsive Web Siteleri

Responsive web siteleri, her ekran boyutunda özel bir görünüm oluşturmak için kesme noktalarına (medya sorgularını kullanarak) sahip esnek ızgaraların (yüzdelere göre) bir kombinasyonunu kullanır. Yalnızca bir kesme noktasına ulaştıklarında uyum sağlayan uyarlanabilir sitelerin aksine, duyarlı web siteleri ekran boyutuna göre sürekli olarak değişir.
Yani sonuç olarak diyebiliriz ki web tasarımı, bir web sitesini kullanırken genel görünümü ve hissi yaratan şeydir. Yapı ve düzenden görüntülere, renklere, yazı tiplerine ve grafiklere kadar web sitenizin öğelerini planlama ve oluşturma sürecidir.
Web tasarımı, grafik tasarım, kullanıcı deneyimi tasarımı, arayüz tasarımı, arama motoru optimizasyonu (SEO) ve içerik oluşturma dahil olmak üzere bir web sitesinin bitmiş deneyimini oluşturmak için birlikte çalışan çok sayıda bileşene sahiptir. Bu öğeler, bir web sitesinin çeşitli cihazlarda nasıl göründüğünü, hissettiğini ve çalıştığını belirler.

Web Sitesi Tasarımı Ve SEO

Web sitesi tasarlarken yaptığınız SEO çok önemlidir. Tasarım aşamasındayken yapılması gereken SEO’nun aksine birçok tasarımcı yada site sahibi bu işi çok sonralara bırakıyor. SEO web sitesini tasarlarken birlikte yapılması gereken önemli bir faktördür. Yapacağınız web sitesi tasarımı içine dahil etmeniz, SEO ile organize olmuş ve entegreli bir şekilde çalışmanız gerekiyor.
Mantığı anlayabilmek için şöyle de düşünebiliriz. SEO web sitesinin Google’da ki temel kolonlarıdır. Web sitenizin ayakta durabilmesi için SEO’ya ihtiyacı vardır.
Sonradan yapılan SEO tabi ki işe yarar fakat sonradan yapılması demek yaptığınız web site tasarımına göre SEO yapacaksınız yada tasarımı değiştireceksiniz. Birbirlerine uyumlu olması için birlikte yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Hadi şimdide web sitesi tasarımı ile SEO’nun arasında ki ilişkisine bir göz atalım,

Mobil Uyumluluk

SEO veya web tasarımına biraz aşina olan herkes, web sitenizi mobil uyumlu hale getirmenizin önemini bilir.
Aslında sitenizi mobil uyumlu hale getirmediyseniz zaten birkaç yıl geridesinizdir. Google, 2015 yılında mobil uyumluluğunu bir sıralama faktörü haline getirdi. Bu, 5 yıl önceydi..
Arama devi olan Google daha sonra 2017 yılında mobil öncelikli indekslemeyi başlattı. Google’ın mobil dostu olma konusu ne kadar önemli olduğunu açıkça görüyoruz. Ancak günümüzde hala birçok web sitesi mobil uyumluluğun önemini tam olarak anlamış değil.
Unutmayın ki bir telefona veya tablete düzgün yüklenmemesi nedeniyle hemen çıkma oranı yüksek olan bir web sitesi, Google’a kötü sinyaller gönderecektir ve buda sıralamanızı düşürebilir.

Okunması Kolay Tasarım

Kötü web tasarımı, kullanıcıların web sitenize ilgisini düşürür. Aynı zamanda içeride dolaşma ve içeriğinizi okumalarını imkansız hale getirebilir. Sitenizde kimse istediği bilgiyi alamazsa, ne anlamı var..
Web tasarımı yaparken seçtiğiniz temanın kitleye hitap etmemesi, yazılarınızın fontu okumayı zorlaştırıyorsa, Seçtiğiniz renkler uyumsuz ise yada yazılarınız çok uzun ve anlatım biçiminiz sıkıcıysa ziyaretçileriniz farklı kaynaklara yönelerek sizi terk edecektir.
Unutmayın mobil uyumlu olmayan web siteleri gibi, herhangi bir cihazda veya masaüstünde okunması zor olan sitelerde, insanları hızla uzaklaştıracaktır.

Web Sitesi Hızı

Web sitenizi neyin yavaşlattığını biliyor musunuz?
Maalesef buda web tasarımınızla bir ilgisi olabilir. Web sitesi hızı teknik SEO’nun en önemli yönlerinden biridir ve birçok web sitesi için birinci eksikliktir.
İyi bir sıralama elde edemiyorsanız, web siteniz çok yavaş olabilir ve insanlar hızla geri çıkıyor olabilir. Biliyorsunuz ki insanların sitenizden hızlı çıkması Google’a kötü sinyaller göndererek sıralama kaybetmenize neden olur. Sayfa hızının bilinen bir sıralama sinyali olduğunu asla unutmayın; bu nedenle, resimlerinizi optimize ederek, gereksiz eklentileri silerek, tarayıcı önbelleğe almaya izin vererek vb. zamanlamanızı sitenizi hızlandırmaya ayırmanız gerekir.
Üç saniyeden uzun sürdüğünde, sitenizi ziyaret eden kullanıcıların yarısı kadarının sitenizi terk etme olasılığı yüksektir. İnsanların beklemek için daha az zaman harcadıkları mobil cihazlarda sayfa hızı daha önemlidir.

Web Sitesi Fiyatları Ne Kadar?

Web sitesi fiyatları, site tipi ve kullanılan tasarım veya temaya göre değişiklik gösterir. Oluşturulan sayfa sayısı, SEO teknikleri, yazılım altyapısı, yönetim paneli özellikleri, mail altyapısı, hosting kalitesi gibi özellikler web sitesi fiyatlarını belirleyen önemli faktörlerdir.
Aslında web sitesi fiyatlarını belirlemek kişiye bağlıdır. İstediği tasarım, site tipi gibi özelliklere göre fiyat belirlenir. Örneğin bir kartvizitlik site, portföy sitesi, yada e-ticaret sitesi birbirlerinden çok farklıdır. Yani istediğiniz web sitesi tipine göre web sitesi fiyatları da değişmektedir. Kişisel sade düz tasarımlı yani basit bir web sitesi, 2020 web site fiyatları ortalama olarak 1200 ile 1800 TL olarak değişiklik gösterir.
Web sitesi yaptırmak isteyenlerin Google aramalarda karşısına çıkan 100 TL’ye yada 500 TL’ye site yaptığını iddaa eden web siteleri çıkıyor genellikle. Bu tür tuzaklara düşmeyin lütfen. Paranızı boşa harcamak yada çöpe atmak istemezsiniz. Web sitesi yaptırmak isteyen biri sitenin alt yapısını sağlayan hosting + domain + SSL sertifikası alması gerekiyor bu üçü olmadan web sitesi kurulmaz. Günümüz şartlarına baktığımızda bu üçünün toplam minimum fiyatı 400 TL civarındadır. 400 TL hostinge harcadık bile daha siteye tema yüklemedik eklenti yüklemedik ve siteyi tamamlamak için içerik eklemedik. Yani anlayacağınız üzere hizmet bedeli henüz kesilmedi bile. Ne yani şimdi internette 500 TL’ye web sitesi yapan bu şahıslar 400 TL’ye hosting alıp 100 TL’ye de size site mi yapıyor 😊
Bu tür şeylere maalesef bilmeyen insanlar kanıyor. Hatta bizzat benim çalıştığım firamalar bile bazen bunları dile getirebiliyor..
Bunlar gibi birçok diyalog yazabilirim size. Bilmeyenler genelde böyle tuzağa düşüyor. Ve bu başlığı da aslında bilmeyen ve ucuza web sitesi arayanlara yazdım. Umarım bu tür içeriklere karşı daha dikkatli olur ve araştırma yapmadan alışveriş yapmazsınız.

Sona doğru,

Web Sitesi Yaptırmak İstiyorum Ama ..

Özetlemek gerekirse; Biraz uzun bir yazı oldu ama işinize yarayacak bir çok bilgiyi paylaştık blog yazımızda. Web sitesi yaptırmak isteyenler yada web sitesi kurmak isteyenler gerek Google’a gerekse bana sordukları soruları bu makalede cevaplamaya çalıştım. Her şeyden öte web sitesine ihtiyacınız varsa mutlaka bir uzman yada bir ajans ile çalışmanızı tavsiye ediyorum. İnsanlar Google’da web tasarım firmaları yada web site yaptıranları bulmaya çalışırken; ucuz web sitesi tasarımı, ucuz web sitesi yapma programı yada freelance web tasarım hizmeti olarak arama yapıyorlar. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir şey var.! Bu gibi arama sonuçlarında 100 TL’ye web sitesi yada 500 TL’ye web sitesi yaptığını iddaa eden şahıslar yada firmalar karşılarına çıkıyor. Yukarıda da bahsettiğim gibi bu tür tuzaklara yakalanmamak için ajanslar ile çalışmanızda fayda var. Veya bu işi hakkıyla yapan freelance olarak çalışan kişilerle yapmalısınız. Aynı zamanda daha öncesinde web site yapmadıysanız bu işi kendiniz de kesinlikle yapmayın.
Web tasarım fiyatları veya web site fiyatlarına gelecek olursak net bir fiyat vermek aslında imkansızdır. Genellikle fiyatlandırma müşterinin isteklerine göre değişir. Örneğin sizin logonuz vardır ve logo tasarlatmak istemiyorsunuzdur bu durumda fiyata logo dahil edilmez. Veya hostinginiz ve domaininiz var ise bunlarda fiyata dahil olmaz. Bunların yanı sıra müşterinin istediği sayfa sayısı yada blog yazısı yada ücretli resimler veya eklentiler, bu gibi durumda fiyat yine değişiklik gösterir.
Yukarıda da bahsettiğim gibi en düşüm maliyetle kartvizitlik yada portföy sitesi gibi tek sayfa düz tasarım bir web sitesi yaptırmak şuan için ortalama 1200-1700 TL civarında değişiklik gösterir. Bir internet sitesi kurma maliyetleri kullanıcı/müşteriye göre değişiklik gösterir.
Bu yazıda tüm sorulara yanıt vermeye çalıştım. Cevaplayamadığım sorularınız varsa yorum bölümünden bize iletin lütfen.
Google'da siteniz gözükmüyor mu?

WEB SİTESİNE Mİ İHTİYACINIZ VAR?

Site içi SEO ve dış link yapılandırması gibi bir çok hizmeti biajans.NET üzerinden gerçekleştirin. SEO hizmetinin yanı sıra Sosyal Medya, Adwords ve Web Tasarım hizmetlerimizi de inceleyebilirsin. Ayrıca İnstagram reklam vermek için İnstagram Reklamları ve Facebook Reklamları gibi sosyal medya reklamları için blog’umuzu inceleyebilirsiniz. Bu arada bizi Facebook ve İnstagram üzerinden takip etmeyi unutma. Bol kazançlı günler..
Şimdi İletişime Geç
https://biajans.net/web-sitesi-acarken-dikkat-edilmesi-gerekenle
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]


2020.09.07 05:31 alanyaboyaci Alanya Boyacı Ahşap Boyama Ve Boya Badana Ustası

Alanya Boyacı Ahşap Boyama Ve Boya Badana Ustası
Alanya Ahşap Boyama Ustaları İle Ahşap Ürünleri Boyama
Alanya ahşap boyama ustalarımız ile ahşap olan dolap, kapı, pencere, masa, sandalye, komodin, şifonyer, kitaplık, tv ünitesi, mobilya, el emeği ürünler, tepsi, kutu, sehpa, ev, çardak, kamelya, gölgelik, anahtarlık gibi dekoratif eşyalarınızdan istediğiniz her ürünü boyatabilirsiniz. Firmamız tüm ahşap yapısında, özelliğinde olan ahşap malzemeleri boyamaktadır. Yılların tecrübesine sahip ahşap boyama ustalarımızla, ahşap ürünlerinizi daha canlı, kullanışlı ve gösterişli bir hale getirebilirsiniz.
Alanya ahşap boyama
Evinizdeki, iş yerinizdeki ahşap ürünleri boyatabilir ya da aldığınız ikinci el ahşap malzemeli eşyaları kendi tarzınızda boyatarak yeni bir hale sokabilirsiniz. İkinci el alınan ahşap eşyalar, boyanarak yeni, kullanışlı, daha güzel, şık görünümlü bir hale getirilebilir. Evdeki, ofisteki eski ahşap eşyalarınızı da atmanıza gerek yok. Ahşap boyama ustalarımıza eski ahşap eşyalarınızı vererek, onları yeni eşyalar haline de getirebileceksiniz. İstenilen desen, renk, şekil ve motiflerle ahşap ürünlerinizi hemen şimdi yenileyin.
Tecrübeli ahşap boyama ustalarımız
Evler, iş yerleri ve yaşanılan her mekânda ahşap malzemesinden yapılmış en az bir ürünün olduğunu mutlaka görürüz. Hemen hemen her evde en az bir tane ahşap eşya bulunmaktadır. Ahşap boyama ustalarımız, sizler için müsait olan bir günde işbaşı yaparak, işin bitirilmesi gereken günde de iş teslimatını sağlamaktadırlar. Disiplinli ve firma politikalarına uygun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Firma politikalarımızın tüm maddeleri iki temel esasa dayanmaktadır.
Ahşap boyama ustalarımızın uyduğu firma politikalarımızda amaç, disiplinli ve profesyonelce çalışmaktır. Firma politikalarımız şu iki temel esas etrafında toplanmaktadır: müşterilerimize profesyonel, en iyi hizmeti vermek ve kaliteli malzemelerle ahşap boyama işlerimizi gerçekleştirerek uzun ömürlü işlere imza atmak. Alanya boya badana ustası, ahşap boyama ustaları aramaktaysanız sitemizdeki iletişim bilgilerinden bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
Ahşap dolap boyama ile evlerinizdeki ahşap dolapları canlandırmak istemez miydiniz? Ahşap dolaplar, yatak odasında bir giyinme dolabı, mutfak veya oturma odasındaki dolaplarda da karşımıza çıkmaktadır. Evlerdeki ahşap portmanto dolapları, portmanto ve vestiyer dolaplarınızı boyatarak daha canlı dolaplarla misafirlerinizi karşılayabilirsiniz, evinizin girişini daha şık bir hale getirebilirsiniz. Evlerdeki ahşap dolaplarınızı ahşap boyama ustalarımıza emanet edin, daha şık dolaplarla evlerinizi süsleyin.
Ahşap kapıları evlerimizde ve ofislerimizde sıklıkla kullanmaktayız. Ofislerde ahşap kapılar çok şık, ferah durmakta evlerimizde de ahşap kapılar evi daha afili, modern göstermektedir. Ahşap kapılarınızı firmamızla boyatabilirsiniz. Sarı, beyaz, kahverengi, turuncu, kırmızı, bordo, mavi, koyu ve açık mavi gibi renkler seçeneğinden bir renk seçerek ev, ofis ahşap kapılarınızı istediğiniz renklerde boyatabilirsiniz. Afili, hoş ve gösterişli ahşap kapılarınızı hemen şimdi boyatın.
Ahşap ev çardak kamelya boyama
Ahşap pencere boyamayla oturma odası ve mutfaklarınızı daha gösterişli bir hale getirin. Evlerde, iş yerlerinde, villa, apartman yani insanların yaşadığı her mekânda ahşap pencereler vardır. Pencere yapısı ahşap da olabilir, başka bir özellikte de yapılmış olabilir. Pencereleriniz ahşapsa istediğiniz renge boyatabilirsiniz, yaşadığınız ortamlara farklı bir tarz katabilirsiniz. En çok beyaz, kahverengi, gri gibi ahşap pencere boyama renkleri tercih edilse de istenilen başka bir renge de ahşap pencerelerinizi boyatmanız mümkündür.
Ahşap masa, sehpa, zigon sehpa çeşitleri evlerimizin her odasında olabilir. Ahşap mutfak masaları, ahşap çalışma masası, tek ayak masalar, sehpalar, zigon sehpalar, oturma odası ve salon masaları, çocuk odası gibi evin her bölümünde ahşap masalar yer almaktadır. İç içe geçen sehpa grupları yani zigon sehpalar da ahşap maddesinden yapılmış olabilir. Ahşap olan her türlü masanızı firmamız tecrübeli ahşap masa boyama ustalarına teslim edin, sanat eseri olarak ahşap masalarınızı geri alın ve istediğiniz gibi severek kullanın.
Ahşap sandalye çeşitleri her evde ve her ofiste kullanılmakta olan ürünlerdendir. Ahşap sandalye boyama hizmeti almak isteyen Alanya halkımıza en makul, uygun fiyatlarla hizmet vermekteyiz. Ahşap mutfak sandalyeleri, salon ahşap sandalyesi, çalışma odası sandalyeleri gibi evin her odasında ahşap sandalyelerimiz vardır. Ham yani boyasız olan bu ahşap sandalyeleri boyatarak istediğiniz şekil ve renkte sandalye yaratabilirsiniz. Bu konuda sizlere ahşap sandalye boyama ustalarımız yardımcı olmaktadır.
Ahşap komodin boyama işlerinde, Alanya içi ve çevresinde ahşap komodin boyama ustalarımız ile birlikte hizmet vermekteyiz. Yatağın yanı başına konulan ve üstü masa gibi kullanılan dolaplar yani komodinler her yatak odası, çocuk odasında bulunan, pratik olan ev dekorasyon eşyalarındandır. İçine, üzerine özel eşyalarımızı, kitap, defter, kalem, kimlik, gözlük gibi ihtiyaçlarımızı yerleştirdiğimiz bu hayat kurtaran komodinleri boyayarak daha gösterişli bir hale getirmek mümkün. Firmamızı hemen şimdi arayın, komodinlerinizi istediğiniz şekil ve renklerde boyatın.
Ahşap şifonyer boyama renk seçeneklerinden istediğinizi beğenin ve yatak odalarınızın bu vazgeçilmez parçası olan şifonyerlerinizi daha bakımlı, gösterişli, boyalı bir hale getirin. Evlerde maksimum fayda sağlayan bir ev dekor eşyası olan şifonyer, işlevsel özellikleriyle genç, çocuk ve bebek odalarında da severek kullanılmaktadır. Aynalı da olabilen şifonyerlerinizi boyatabilir, yatak odalarınızı daha güzel, desenli, görkemli, zarif ve lüks bir yer haline getirebilirsiniz.
Ahşap kitaplık, tv ünitesi boyama hizmetimizden yararlanın ve hem gösterişli, göz alıcı hem de sade güzellikte ahşap kitaplıklara, tv ünitelerine sahip olun. Tv ünitesi; içinde kitap, vazo, süs ve dekoratif eşyalar bulunduran ufak bir dolaptır, ahşaptan yapılmışsa boyanarak daha göz alıcı bir hale getirilebilir. Boyasız ahşap kitaplıklarınızı da sarı, mavi, siyah, kahverengi gibi farklı renklerde boyatarak daha göze hitap eden, sürekli okumak için ziyaret edeceğiniz bir kitaplık haline çevirebilirsiniz.
Ahşap mobilya boyama hizmetimizle evinizdeki ahşap mobilyalarınızı canlandırın, görsellik açısından daha şık, zarif bir hale getirin. Atacağınız eski ahşap mobilyalarınızı da ahşap boyama ustalarımıza emanet ederek, farklı ve yenilenmiş bir halde ustalarımızdan teslim alın. İkinci el aldığınız ahşap bir mobilyayı da boyatarak evinizle uyum haline sokabilirsiniz. Seçenekler sınırsız, ahşap boyama ustalarımızla artık ahşap mobilyalarınızı istediğiniz gibi boyatabileceksiniz.
Ahşap el emeği ürünler boyama hizmetinde boyanacak eşya sayısı sınırsızdır diyebiliriz. Sizlerin yaptığı veya bir mağazadan satın aldığınız bir el işi ahşap ürünü istediğiniz renge boyatmak için ahşap boyama ustalarımızdan istediğiniz zaman destek alabilirsiniz. Ahşap duvar süsleri, antika objeler, çerçeve, kutu, tepsi, takı kutusu, biblo, bardakaltlığı, tablo, kaşık, tabak, mutfak eşyası, gösterişli dekoratif ürünler, peçetelik, mumluk, heykel gibi birçok el emeği ürününüzü bize getirin, istediğiniz gibi boyayalım.
Alanya ahşap boyama ustaları
Ahşap tepsi, kutu boyama işlerinde sade, boyasız olan eşyalarınızı bize getirin. İstediğiniz deseni üzerine çizeceğimiz, boyayacağımız ahşap tepsi ve kutularınızı ahşap boyama ustalarımıza gönül rahatlığıyla teslim edebilirsiniz. Tepsiler ve kutular ahşap oldukları için ve üzerleri desen çizmek için de çok uygun olduğundan, istenilen bir motif ahşap eşyalarınızın üzerine çizilebilir, tepsi ve kutularınız istediğiniz renge boyatılabilir. Çiçekler, ağaçlar, farklı çizgi ve şekiller ahşap tepsi ve kutular için en çok istenilen boyama şekillerindendir.
Ahşap ev boyama hizmetimiz iki şekildedir. İlki, ahşap evlerimiz yani içinde yaşadığımız evlerin boyanmasıdır. Bahçeli ve büyük bir evde yaşayanlar ise ahşap küçük bir ev yaptırıp, bahçelerinde vakit geçirmek amaçlı ahşap evlerinde oturabilirler. Bu iki ahşap evin boyanması, istediğiniz şekilde ahşap boyama ustalarımız tarafından yapılmaktadır. İkincisi, ahşap ufak dekoratif amaçlı kullanılacak, el emeği ürünü evlerdir. Bunlar dekor amaçlı evlerde kullanılırlar. Alanya’da her türlü ahşap ev boyama hizmetimiz vardır.
Ahşap çardak boyama hizmetimizle evlerinizdeki asma ve benzeri bitkilerin dallarını sardırmak amacıyla hazırlatmış olduğunuz direk, çardaklarınızı istediğiniz şekil ve renkte boyatabileceksiniz. Bahçesi, tarlası olan evlerin genelde bir bölümünde dört tane direk üstüne asma, bitki, ağaç dalları ile gölgelik bir alan, şık bir doğa manzarası oluşturulmaya çalışılır. Çok güzel duran ve evleri adeta daha büyüleyici gösteren bu ahşap çardaklarınızı firmamız aracılığıyla istediğiniz renge boyatabileceksiniz.
Ahşap kamelya boyama, gölgelik boyama hizmetimizden faydalanarak serinlemek için yaptırdığınız mekânlarınızı daha renkli bir şekilde kullanabilirsiniz. Kamelya, kameriye yani çardak ismiyle de bilinen gölgelik alanınızı firmamız ahşap boyama ustalarına boyatın, rengârenk kamelya ile evlerinizi renklendirin. Kamelya; sekizgen, altıgen, kare, dikdörtgen gibi farklı şekillerde de olabilir, her türlü ahşap kamelya boyama hizmetimiz bulunmaktadır.
Ahşap anahtarlık gibi dekoratif eşyaların boyanması hizmetiyle de Alanya ve çevresinde hizmet vermekteyiz. Her evde, ofiste ahşap ufak anahtarlık dekorasyon kutularından vardır. Bu tarz ahşap anahtarlık, ahşap dekoratif amaçlı yapılan hem anahtarlık hem başka amaçla kullanılan süs eşyalarının boyanması hizmetimiz bulunmaktadır. Ev, ofis alanlarınızdaki ahşap anahtarlık ve ahşap dekoratif eşyalarınızı firmamız ahşap boyama ustalarıyla boyattırabilirsiniz.
Alanya içinde ahşap boyatmak isteyenler için süreç nasıl işler?
Alanya ve çevresinde ahşap olan her türlü eşyayı boyama hizmetimiz vardır. Ahşap olan dolap, kapı, pencere, masa, sandalye, komodin, şifonyer, kitaplık, tv ünitesi, mobilya, el emeği ürünler, tepsi, kutu, sehpa, ev, çardak, kamelya, gölgelik, anahtarlık gibi dekoratif eşyalarınızdan istediğiniz herhangi bir eşyayı firmamıza getirin, istediğiniz şekilde boyayalım. Ahşap ürünlerden saydığımız bu tüm eşyalar, ev ve yaşadığımız mekânlar için çok önemli objelerdir. Boyatarak ahşap eşyalarınızı daha şık hale getirmeniz mümkün.
Ahşap boyama ustası ve ustalarımız, işlemin yapılacağı alana giderler. Ev, kamelya, çardak, kitaplık gibi evin içinde olan ve büyük olan nesnelerin boyanması o alanda yapılır. Ancak anahtarlık, tepsi, kutu, sehpa gibi ufak olan, taşınabilecek durumda olan ve üzerine desen de istenilen ahşap eşyalarını firmamız teslim alarak kendi işletmemizde boyayıp, müşterilerimize iş bitiminde teslim etmektedir. Ahşap ürünler zımpara, doku süngeri, nemli bez, zemin fırçası, boya fırçası ile sırayla aşamalardan geçirilirler.
Ahşap ürünler, sonrasında verniklenme, vanstrok tekniği ile boyanma, gerekli fırçalar, boya renkleri kullanılarak çeşitli aşamalardan geçirilmeye devam edilir. Ahşap ürünün üzerine çizilecek obje tamamlanır ve istenilen renge boyanır. Boyama teknikleri çok çeşitlidir ve müşterilerimizin isteğine göre karar verilir. İşlemin yapılacağı, teslim edileceği gün ve fiyat gibi unsurlar da işleme başlanılmadan önce kararlaştırılır ve anlaşılan şekilde uygulanır.
Ahşap boyama fiyatları nelerdir?
Ahşap ürünlerin sayısı sınırsızdır. Ahşap dolap, kapı, pencere, masa, sandalye, komodin, şifonyer, kitaplık, tv ünitesi, mobilya, el emeği ürünler, tepsi, kutu, sehpa, ev, çardak, kamelya, gölgelik, anahtarlık gibi dekoratif eşyalar ve daha birçok ahşaptan yapılan eşya, araç, nesne vardır. Ahşap ürünlerin boyanması hizmet maliyeti birçok faktöre göre değişiklik gösteren bir durumdur. Ahşap bir çardak ile ahşap bir tepsinin boyanma maliyeti birbirinden farklı olmaktadır.
Ahşap ürünlerin boyanması hizmetinde Alanya ve çevresinde hizmet veren firmamız boyama fiyatları olarak belirli bazı kıstasları dikkate almaktadır. Boyanacak eşyanın uzunluğu, genişliği, kapladığı alan, büyüklüğü, boyutunun ne kadar olduğu; ahşap nesnenin boyanması için kullanılacak araç ve gereçlerin sayısı, miktarı; ahşap eşyanın üzerinde çizilmesi istenen desen, motif ya da şeklin zorluk derecesi; kullanılan malzeme konusunda özel istek olması gibi durumların hepsi ahşap boyama maliyetini belirlemektedir.
1 günde ahşap ürünleri, eşyaları boyama, aynı gün ahşap boyama
Bir günde ahşap eşyaların boyanması, boyanacak eşyanın büyüklüğüne göre değişen bir durumdur. Bir mutfak ahşap tepsinin üzerine çiçekli bir desenin çizilmesi ve boyanması işlemi 1 günde bitebilmektedir. Ancak metrekaresi büyük olan bir ahşap çardağın boyanması 1 günlük bir iş değildir. Çardak birden fazla renkte boyanacaksa, üzerine desen de istenilmişse 1 günden daha fazla boyanması sürmektedir. Kısacası, ahşap boyatma işleminin yapılacağı eşyanın büyüklüğüne göre 1 günde bitip bitmeyeceğine karar verilir.
Ahşap boyama sonrası süreç
Alanya ahşap boyama ve alanyaboyaci.com hizmetlerinde firmamızdan istediğiniz zaman destek alabilirsiniz. Ahşap olan eşyaların boyanma işlemi ve tüm süreçleri bittikten sonra müşterilere teslimiyatı yapılmaktadır. Aynı mekânda yapılan ahşap boyama işlerinde boyanan çardak, ev, kamelya gibi yerlere özellikle de desen yapılmaktaysa hiçbir şekilde dokunulmaması gerekir. Yapılan desen ve boyanın zarar görmemesi adına dikkat edilmelidir. Alanında uzman ahşap boyama ustalarımızla ahşap eşyalarınızın boyanma süreci ve sonrası çok kolay bir şekilde sonuçlanmaktadır.
Alanya içinde ahşap boyama işleriniz için hizmetinizdeyiz!
Alanya içinde yaşayan halkımızın ahşap boyama hizmetinde en büyük destekçileri olmak ve evlerinizin ahşap boyama ustası olmak konusunda ısrarlıyız, kararlıyız. Ahşap olan dolap, kapı, pencere, masa, sandalye, komodin, şifonyer, kitaplık, tv ünitesi, mobilya, el emeği ürünler, tepsi, kutu, sehpa, ev, çardak, kamelya, gölgelik, anahtarlık gibi dekoratif eşyalarınızdan istediğiniz herhangi bir nesneyi firmamız aracılığıyla istediğiniz şekilde boyatabilirsiniz.
Firmamız sayesinde ahşap boyama ustası aramak, bu konuda masraf koymak zorunda kalmayacak, alanında en iyi ahşap boyama ustalarıyla hemen tanışarak en iyi hizmeti alabileceksiniz. Maksimum müşteri memnuniyeti, makul hizmet fiyatlandırması seçeneklerimizle siz değerli müşterilerimiz için her konuyu düşündük. Ahşap boyama konusunda sertifikalı, eğitimli, tecrübeli ellere sahip olan uzman kadromuzla iletişime geçmek isterseniz bizlere telefon numaralarımızdan, mail adresimizden ulaşabilirsiniz.
alanyaboyaci.com, boya badana ustalarımız, ahşap boyama ustası ekibimizle istediğiniz an irtibata geçebilir, istediğiniz, ihtiyacınız olan hizmeti müsait olduğunuz günde almaya başlayabilirsiniz. Alanya içi ahşap boyama ustası, boya badana ustası işlerinizde firmamızdan daha ayrıntılı bilgi almak, sorularınızı sormak ve fiyat hakkında anlaşmak için hemen şimdi randevu alabilirsiniz. Alanya ahşap boyama ustalarımız ile ilgili daha fazla bilgi almak için, sitedeki iletişim bilgilerinden bize hemen şimdi ulaşabilirsiniz. İletişim bilgilerimize https://alanyaboyaci.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.
submitted by alanyaboyaci to u/alanyaboyaci [link] [comments]


2020.08.25 11:07 glutensizbeslenme Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılan İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılan İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Kıdem tazminatı; yasada belirtilen, iş akdinin son bulması durumlarının söz konusu olması koşuluyla asgari çalışma süresini doldurmuş olan işçinin alması gereken alacak hakkına denir. İşçiye veya mirasçılarına verilen bu para için gerekli koşullar: İşçinin en az 1 yıl çalışmış olması gerektiği, işveren tarafından ahlaka ve iyi niyete aykırılık dışında bir nedenle feshi, haklı nedenle fesih durumlarıdır.

https://preview.redd.it/nxnbm12274j51.jpg?width=1080&format=pjpg&auto=webp&s=84a12d292d2f4ad810e8c130e3e80714734bd995
Askerlik nedeniyle işten ayrılma ve bunun sonucu tazminat almak için yasal şartlardan biridir. İş kanunu madde 14’e göre işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı tutarı ödenmesi gerekir. Yargıtay karalarına göre işi fesih tarihi ile askerliğe gidiş tarihi arasında makul bir süre olmalıdır.
Kaynak : https://tulinbabaoglan.av.taskerlik-nedeniyle-isten-ayrilan-isci-kidem-tazminati-alabilir-mi/
submitted by glutensizbeslenme to u/glutensizbeslenme [link] [comments]


2020.08.19 02:40 karanotlar Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 12

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 12

https://preview.redd.it/bwzck3g5uuh51.png?width=854&format=png&auto=webp&s=1fafe6187a0c586b939eb4c4a049739b01cd5096

Marksizm

7.1

İçinde bulunduğumuz zaman Proudhon’un 1848’de tarif ettiğinden farklı bir hal almıştır. Mülksüzleştirme her bakımdan artmıştır. Sosyalizmden altmış yıl öncesine göre daha uzağız.
Altmış yıl önce Proudhon, bir devrim anında, bütünü yeniden şekillendirme arzusu anında halkına o an için ne yapılması gerektiğini söyleyebilirdi.
Bugün halk ayaklansa bile, o zaman çok önemli olan bir husus artık tek başına belirleyici olmaz. Ayrıca iki bakımdan tam bir halk artık yoktur: adına proleterya denilenler kendiliğinden bir halkın cisimleşmiş hali hiçbir zaman olamayacaktır, öte yandan uluslar, üretim ve ticarette birbirlerine o kadar bağımlıdırlar ki tek bir halk artık halk değildir. Fakat insanoğlu birlikten uzaktır ve yeni küçük birimler, topluluklar ve halklar tekrar vücut bulana kadar da birlik olamayacaktır.
Proudhon, özellikle ruhsal ve psikolojik yaşamın yükselme anında ve de her devrime eşlik eden bireylerin orjinalliği ve kararlığı anında ve dönemin Fransa’ya has koşullarında (ki önemli bir parasal ve iştirak kapitalizmi ülkesi olmasına rağmen halen daha büyük sanayi kapitalistlerinin ve büyük toprak sahiplerinin ülkesi değildi) tamamen haklıydı. Faiz ile zenginleşmenin devri daimini ve ortadan kaldırılmasını her reformun köşetaşı ve en hızlı, adamakıllı ve acısız bir başlangıç yapılabilecek nokta olduğunu dikkate almakta haklıydı.
Gerçekten de haksız zenginleşmenin, sömürünün, kendileri için değil de başkaları için çalışan insanların ortaya çıktığı koşullarımızın üç noktası bulunmaktadır. Tıpkı fizik, kimya ya da astronomideki hareketlerde olduğu gibi toplumsal süreçlerin hareketinin her noktasında önemli olan işte bu tür bir sabit kaynak ve daimi sebeptir. Özgün bir sebebi her hangi bir geçmişte ya da ilkel koşulda soruşturmak her zaman yanlış ve verimsizdir: Hiçbir şey sadece bir kez meydana gelmez, her şey daimi bir oluş içerisindedir ve hiçbir orijinal şey yoktur, sadece sabit hareketler ve sabit ilişkiler vardır.
Ekonomik köleliğin üç ana özelliği aşağıdadır:
Birincisi, toprağın özel mülkiyetidir. Bu, mülksüzleştirilmiş, yaşamak isteyen şahsın, kendisini toprağı sürme ve dolaylı ya da dolaysız toprağın ürünlerini kullanma olanağından yoksun bırakan kişiye karşı izin isteyici, bağımlı bir tavır sergilemesi ile sonuçlanır. Toprağın özel mülkiyetinden ve onun doğal sonucu olan mülkiyetsizlikten kölelik, itaat, haraç, faiz, proletarya çıkar.
her tür para hırsızlığı diğer herhangi bir malın hırsızlığı kadar cereyan edebilir ve ayrıca hırsızlık bir tür iştir, aslında çok yorucudur ve genelde oldukça kârsız ve iyi bir toplumda pek de zevkli bir iş değildir. Buradaki amaç daha ziyade modern paranın zararlılığının sadece faiz-getiren değerinde değil tükenemezliğinde ve devamlılığında ve tüketimdeki yok olmama halinde yattığına işaret etmektir. Paranın salt bir iş-fişi haline dönüşmesi ve artık bir emtia olmaması halinde zararsızlaştırılabileceği fikri tamamen yanlıştır
İkincisi, her ihtiyaca süre tahdidi olmaksızın ve değiştirilmeksizin hizmet eden bir takas aracı ile takas ekonomisinde malların dolaşımıdır. Altın bir taş, yüzyıllar boyunca değişmeden durmasına rağmen sadece ona sahip olmayı kıymetli gören, mücevher ya da gösteriş ihtiyacını tatmin etmek adına ona sahip olmak için emeğinin ürünlerinden vazgeçmeye istekli olan kişi açısından bir değere sahiptir. Malların çoğu atıl kalarak ya da kullanılarak maddi değerini de kaybeder ve tüketimde hızlıca yok edilir. Bu mallar takas amacıyla, karşılığında aynı amaçla üretilmiş eşyanın kullanımını elde etmek için üretilir. Para çok önemli bir istisnadır, zira takas edildiği halde gerçekte kullanılmaz. Para teorisyenleri tarafından bunun aksini söyleyen açıklamalar aksine kötü bir vicdanı yansıtır. Buna göre bir ürünün eşit değere sahip bir ürünle takas edilmesinin beklendiği adil bir takas ekonomisinde paramıza mütekabil bir dolaşım aracı gerekecektir ve muhtemelen buna “para” denecektir. Ancak bu, paramızın belirleyici niteliğine – mutlak değere sahip olma ve de başkalarının aleyhine onu kazanmayan kişilere hizmet etme niteliğine – sahip olmayacaktır. Burada konu dışında tutulacak olan, hırsızlık ihtimali değildir; her tür para hırsızlığı diğer herhangi bir malın hırsızlığı kadar cereyan edebilir ve ayrıca hırsızlık bir tür iştir, aslında çok yorucudur ve genelde oldukça kârsız ve iyi bir toplumda pek de zevkli bir iş değildir. Buradaki amaç daha ziyade modern paranın zararlılığının sadece faiz-getiren değerinde değil tükenemezliğinde ve devamlılığında ve tüketimdeki yok olmama halinde yattığına işaret etmektir. Paranın salt bir iş-fişi haline dönüşmesi ve artık bir emtia olmaması halinde zararsızlaştırılabileceği fikri tamamen yanlıştır ve serbest ticaretin bürokratik otoriteyle ikame edileceği ve kimin ne kadar çalışmak ve tüketmek zorunda olduğunun belirlendiği devlet köleliğinde bir anlam taşır. Fakat aksine serbest takas ekonomisinde para diğer tüm emtialar gibi olmalıdır ki bugün esasen emtiadan farklıdır ve hala genel bir takas aracı olarak durmaktadır: diğer tüm emtialar gibi çifte takas ve tüketim niteliği taşımaktadır. Adil bir takas toplumunda bile takas aracı tüketilemezse ve zamanla değerini kaybetmezse zararlı büyük miktar sahipliğini ve dolayısıyla yan hakları elde etme ihtimali düşünülmeden reddedilemez. Gerçi bilinen tarihte, büyük toprak sahipliği ve sonuç olarak tüm sömürü biçimlerinde veraset ve benzeri (aygıtlar) iktidar ve devlet koruması ile kıyaslandığında yalnızca tali bir rol oynadı. Bu bakımdan Silvio Gesell’in önerisi (yani günümüzde olduğu gibi yıllar geçtikçe değer kazanmayan, aksine başından itibaren gittikçe değer kaybeden, böylelikle kişinin bir malı karşılığında elde ettiği bir miktar paranın mümkün olan en kısa zamanda tekrar bir ürün için takas etmenin haricinde hiçbir baskılayıcı bir çıkarının olmayacağı bir para çeşidi bulmak) değerlidir. Silvio Gesell, Proudhon’dan bir şeyler öğrenmiş, onun büyüklüğünü tanımış ve onu temel alarak bağımsız bir şekilde daha ileri fikirlere ulaşmış çok az kişiden biridir. Bu yeni paranın dolaşım akışına nasıl canlı bir hareketlilik getireceğine dair, nasıl üretim ve takas aracını elde ederken hiç kimsenin tüketim harici bir çıkarının olmayacağına ilişkin tarifi, tamamen, hızlı para dolaşımının kamusal ve özel yaşamda nasıl neşe ve canlılık getirdiğini, öte yandan piyasadaki bir tıkanmanın ve daimi paranın yavaş dolaşımının da enerjimizin durmasına ve ruhumuzun durağanlaşmasına sebep olduğunu öğreten Proudhon’un ruhundan kaynaklanmaktadır. Yağma tehlikesi barındırmayan objektif bir takas aracının bulunup bulunmayacağı – bu sorunun sorulmasıyla ilgili en önemli şey sadece sorulabilmiş olmasıdır – geleceğe ait bir mesele değildir. Aksine mesele para dolaşımının diğer iki noktayı belirleyici bir şekilde etkileyen kalkış noktası olup olmadığı ya da olup olamayacağıdır. Ancak burada şunun söylenmesi gerekir: eğer tarihin belirli bir noktasında, ki 1848’de Fransa’da olan buydu, mütekabiliyet takas ekonomisine sokulduysa, bu, büyük toprak sahipliği ve artı-değerin sonunu imlemiş olmalıdır.
Ekonomik köleliğin üçüncü kilit özelliği, buna göre, artı değerdir. İlk olarak söylenmesi gereken şey şudur: eğer kişi bununla ne demek istediğini net olarak ortaya koyup bu tanımına sıkıca bağlı kalmazsa değer kavramı ile pek çok fitne çıkarılabilir. Değer ifadesi anlamında bir talep taşır; bu anlam, kişi potansiyel alıcının cevabının fiyatın söylenmesini, ardından oluştuğunu düşündüğünde netleşir. Bu bakımdan değer öncelikle keyfilikten kaçınır. Fiyatı doğru değer, gerçek değer bağlamında gördüğümüz zaman kavramı biraz daha fazla daraltırız. Değer, fiyat ne olması gerekiyorsa odur, fakat öyle değildir. Bu ilişki her malın fiyat-ilişkisinde bulunur. Bu anlamda “değer” ifadesi, bu sözcüğün kullanımına dikkat eden herkesin fark ettiği gibi, fiyatın değere eşit olduğu, ya da diğer bir deyişle tüm gerçek iş ücretlerinin toplamının malların nihai hallerinin fiyatlarının toplamına eşit olduğu ideal, ya da toplumsalı talebi içerir. Elbette bireyler olarak karşıt duran insanlar her avantajı, sadece malın değil arzu edilen ürünlerin ender bulunurluğunu, özel sebeplerle artan talebin, tüketicinin cehaletinin vs. avantajını da sömürdüğünden hakikatte söylenen fiyatın toplamı ücretlerin toplamından daha fazladır. Belirli kategorilerdeki işçiler bazı koşullar altında bu muayyen avantajların bir kısmından, daha yüksek “maaş” biçiminde yararlanırlar. Eşit derecede yorucu işte çalışan kardeşlerinin maaşları ile kıyaslandığında bu yüksek maaşla çalışan işçilerin avantajı sadece ücret olmaz. Kâr da avantajlıdır. Kompleks ekonomik yaşamın hiçbir detayı, çalışmanın ürettiği her şeyi sadece ücretiyle satın alamayacağı gerçeği ile ilgili hiçbir şeyi değiştiremez. Aksine, kârın satın alım gücü için dikkate değer bir bölüm bırakılmıştır. Yukarıda da önerildiği üzere, hâlihazırda piyasaya mal olarak girmiş üretimin ara aşamaları burada ele alınmamıştır. Çünkü kişi meseleye yakından bakacak olursa malların kapitalist bir üretici tarafından ücretlerle ya da kârla değil sermaye ile (ki bunu yakında daha detaylı göreceğiz), itibar ya da mütekabiliyet yerine sızan bir şeylerle, başka bir kapitalist üreticiden satın alındığını görür. Elbette çalışma (iş), nihayetinde bu sermaye için faizi sağlamak zorunda olandır. Fiyatlarda saklanmıştır ve hâlihazırda yukarda mülkiyetten kaynaklanan kâr şeklindeki bir başka biçim olarak adlandırılmıştır. Zira sermaye akışkan ve hareketli kılınan mülk-sahipliğinin dolaşım ve emek üzerinden elde edilen ürünlerinin biçimidir. Sermaye, görünüşte mülk sahibi olmayanlar açısından bile hala oluşum sürecinde olan bir ürün için maaşları artırma veya bir ürünün bir işleme sürecinden diğerine geçişi sırasında maaşları emeğe ödeme yahut bu ürünlerin ticaretini yapma ve bu ürünleri depoda tutma yoluyla ürünleri edinme aracıdır. Yakında sermayenin bu farklı biçimlerini ve sermayenin şey-gerçeklik, hakiki ruh gerçekliği ve sahte sermaye şeklindeki ayrımlarını ele alacağız.
Eğer birdenbire, devrimin büyük anı siz halklara denk gelirse, her biriniz, ne yapardınız? Dünyada, her ülkede, her ilde, her toplulukta, hiç kimsenin bir daha açlık çekmemesini, hiç kimsenin donmamasını, hiçbir erkek, hiçbir kadın ve hiçbir çocuğun yetersiz beslenmemesini nasıl sağlamak isterdiniz?
Bu bakımdan değer dediğimiz şey sadece toprağı iyileştirmek ve yeryüzünün ürünlerini çıkarıp işlemek için çalışma yoluyla ortaya çıkar. Fakat işçiler kendilerini kiralamaya, kendi iş kazanımlarının sonuçlarını başkalarına ticari kullanım için belli bir tazminat karşılığında teslim etmeye zorlanırlarsa ürettikleri ürünlerin değeri ile kendi kullanımları için satın aldıkları ürünlerin fiyatı arasında bir orantısızlık hâsıl olur. Burada, ister işçilerin kendilerine yapılan ödemelerde – maaşları çok düşüktür – isterse satın alımlarında – mallar çok pahalıdır – tam olarak soyuldukları nokta göz ardı edilebilir. Ana mesele, mutlak miktarları değil ilişkiyi düşünmektir – ki bu örnekte ilişki orantısızlıktır – ve kapitalistlerin tüm kârının zorlu koşulları nedeniyle işçileri kabul etmeye zorladıkları indirimden, hangi noktada olurlarsa olsunlar, işçilerin çalışmasının veriminden kaynaklandığını, diğer bir deyişle, işçilerin ücretlerinde yapılan indirimin ya da azaltılmış değerlerinin kapitalistlerin kârlarına veyahut artı değere eşit olduğunu hatırlamaktır. Burada hangi noktada kârın kapitalistlere aktığı da incelenmemiştir. Ne de bu sorunun yanlış bir şekilde sorulup sorulmadığına yakından bakan bir araştırmadır bu. Çünkü bu soru da bir kez daha karşılıklı ilişki yerine mutlak olanı koymaya kalkışmaktadır. Yalnızca kârın mülk-sahiplerine, para-kapitalistlerine, müteşebbislere, tüccarlara ve onların tüm yardımcılarına, memurlara, “aklî” (mental) işçilere ve kapitalizmde ayrıcalıklı bir pozisyonda bulunan başkalarına çeşitli oranlarda dağıtıldığına dikkat çekilmiştir. Ve ayrıca bunun inşa meselesi olduğu da vurgulanmalıdır. Gerçi bu inşaalar tümüyle gereklidir: kapitalizmde rolü olan kişilerin gelirlerinin tamamı kar değildir, onlar da iş yaparlar. Ve “işçilerin” tükettiği her şey emek ücreti değildir; onlar da, genellikle çok az oranlarda da olsa kâr ekonomisine katılırlar. Çalışmayı (işi) verimli ve verimsiz olarak ve – aynı olmasa da – üretilen malları gerekli ve lüks mallar olarak ayırmak çok ileri gitmek olur. Burada, kapitalizm içerisinde yer alan pek çok ayrıcalıklı kişinin sadece biraz iş yapmakla kalmayıp şüphesiz verimli iş de yaptığına işaret edilmelidir, tıpkı işçilerin de tam ya da kısmen verimsiz iş görmesi gibi. İkinci olarak, işçilerin tüketimine sadece gerekli olan mallar değil lüks mallar da girer. Tüm bu detaylar, ki hepsi zamanımızın gerçek yaşamı için büyük önem taşır, burada zikredilebilir. Burada mesele, işçilerin ve işçilerin sendikalarının ücret meselesi üzerindeki tek taraflı vurgusunun Marksistlerin yanlış artı değer kavramı ile ilişkili olduğunu gösterme meselesidir. Yukarıda maaş ve fiyatın nasıl birbiri ile bağlantılı olduğunu gördük; şimdi de sözde artı değerin teşebbüsten doğan mutlak bir miktar olduğu ve buradan sermayenin diğer kategorilerine aktığı [iddiasının] tümüyle yanlış olduğunu gösterdik. Artı değer, maaş ve fiyat gibi bir ilişkidir ve belli bir noktada değil, ekonomik sürecin tüm akışlarında meydana gelir. Marksizm’in teşebbüs üzerindeki, özellikle sanayi teşebbüsleri üzerindeki çok önemli odağı burada tartışılan yanılgıdan kaynaklanmaktadır. Marksistler bu konuda kapitalizmin Arşimedik noktasını keşfettiklerine inanmaktadırlar. Hakikat ise basitçe şudur: kârların cem-i cümlesi çalışmadan çıkartılır ya da diğer bir deyişle mülkün hiçbir verimliliği ve kapitalin hiçbir verimliliği yoktur, sadece çalışmanın verimliliği vardır. Bu bilgi aslında sosyalizmin bilgisinin temel bir noktasıdır ve Marksistler sırf bu bilgi yüzünden ki bu bilgiyi diğer tüm sosyalistlerle paylaşırlar, – Proudhon, Bastiat ile gerçekleştirdiği muhteşem polemiklerinde ve diğer pek çok yerde bunun klasik ifadesini ortaya koymuştur – kelimenin en geniş anlamıyla kendilerine sosyalist diyebilirler. Şunu da bilirler: mülk ve sermayenin kârlılığı, gerçekte emeğin verimliliğine karşı hırsızlık olan bir şey için sadece aldatıcı bir biçimdir. Fakat bu temel bilgiden yola çıkarak Marksistler kendi teorilerinde ve sendikacılar da kendi eylemlerinde, bu en cüretkâr yanlıştan sonuçlar çıkarmıştır. Marksistler bir davaları olduğu için, esas, mutlak bir davaları olduğu için buna inanmıştı. Onlar açısından iş, iş koşulları ve üretim süreçleri o andan itibaren her şeyi ve dolayısıyla materyalist tarih kavramlarının, gelişme yasalarının, sabit temerküz ve büyük kriz ve çöküş beklentilerinin, vs. kaba yanlışlığını açıklayan son işti. Sadece çok daha fazla araştırmaları gerekecekti – o halde işçilerin sıkıntıları nereden kaynaklanmaktaydı? – ve toprak sahipliği ve paranın süresinin dolmaması ve tüketilemezliği meselesi ile karşılaşacaklardı. Ve ardından sıra devlete ve ruha ve iniş çıkışlara gelecek ve devlet ve sermaye ve özel mülkiyeti de kapsayan koşulların kendi davranış biçimimizde mevcut olduğunu ve nihayetinde her şeyin bireylerin ilişkilerine ve bu bireylerin kurumlarla olan enerjilerine bağlı olduğunu bulacaklardı. Bu da enerjinin ve genellikle eski nesillerin bireylerinin güçsüzlüğünün katılaşmış kalıntıları zaman üzerine ağır bir yük olarak biner. Bakış açısına ve tasvire (imagery) istinaden kişi, ekonomik koşullar, siyasi ilişkiler, din, vesaireye bir bütün olarak, ya ağır üst yapı ya da bir dönemin bireyleri için yaşamın temeli adını verebilir. Fakat ekonomik ya da toplumsal “koşullar”ı bir zamanın “maddi” temeli ve ruh ve biçimlerini de sadece “ideolojik üstyapı” ya da kopyalama ve ayna-imgesi olarak ele alırsa bu görüş asla yanlış olmaktan öte bir şey olamaz. Artı değer bilgisi olarak bu tür bir önem verişin, yani özel mülkiyetin ve para-kapitalin emeğin yağmacısı olarak teşhirinin bu denli yıkıcı oluşu artı değerin “kaynaklandığı” yeri keşfettiklerine dair duyulan yanlış inançtı. Artı değer dolaşımda bulunur; artı değer bir malın satın alınımında, bir işçinin az ya da çok tüketimdeki ödemesin kadar meydana gelmektedir. Yine de bir başka şekilde ifade edilerek – sadece imgelerle konuşabileceğimiz için hakikat, çeşitli bakış açılarına göre tarif yapma girişimleri ile çevrelenmelidir ve bu yaklaşımdan daha çok yararlanmamız gerekmektedir; daha karmaşık ve parçalanmış olanlar kapsayıcı genellemelerimizde yakalamak istediğimiz fenomenlerdir – : Artı değerin sebebi çalışma değil, işçilerin zorluklarıdır. Yukarıda da söylendiği üzere çalışan insanların zorluğu, üretim sürecinin dışında bulunmaktadır. Hepsinden daha çok bu zorluğun vesairenin sebebi daha ziyade tüm kâr ve toprak sahipliği ekonomisinin dolaşımında yatmaktadır. Buna göre bu kabuklardan sebeplerine doğru, buralarda hareket eden ve bunlar tarafından hareket ettirilen veya kendilerinin bunların hareketlerinde engellenmesine izin veren insanların niteliğinde ve sonra bunlardan önceki nesillerin insanlarına giden dolaşımda bulunmaktadır. Artı değerin kökeninin nihai sebebi kapitalist üretim süreci değildir; insan ilişkileri için nihai bir sebebe ihtiyaç duyan bilim adamları kesin olarak şunu kaydetmelidir: Adem sondan bir önceki ve en sondur ve muhteşem güzellikteki mutlak olan Tanrı’nın kendisidir. Ve Tanrı, altı tam gün boyunca, kendi mutlaklığına karşı dahi sadakatsizleşir zira gerçek bir mutlakçı, çalışmak için kendisinin fazlasıyla iyi olduğunu düşünür. Tahtının yani kendisinin üzerine oturur ve kendisine ve kendi kendine ben dünyayım der!
Kapitalist üretim süreci, çalışmanın özgürleşmesi için sadece olumsuz anlamda kilit noktasıdır. Kapitalist üretim süreci daha fazla gelişme göstererek ve kendisine içkin yasalarıyla sosyalizme yol açmaz; işçilerin üreticiler olarak rollerindeki mücadeleleri üzerinden emek lehine kararlı bir şekilde dönüştürülemez. Bu, ancak ve ancak işçiler kapitalist üreticiler olarak rollerini oynamaktan vazgeçerlerse mümkün olacaktır. Herhangi bir insan hatta işçi bile kapitalizm yapısı içerisinde ne yaparsa yapsın her şey onu kapitalizm engelinin daha da derinlerine çeker. Bu rolde işçiler de kapitalizmin katılımcılarıdır. Gerçi işçilerin çıkarları kendileri tarafından seçilmiş değildir fakat bu çıkarlar kendilerine kapitalistler tarafından aşılanmıştır ancak her elzem şeyde, konumlandırıldıkları yerin adaletsizliğinin sırf avantajlarını değil dezavantajlarını da alırlar. Özgürlük sadece aklen ve fiziken kapitalizmden çıkabilen, kapitalizm içerisinde rol oynamaya son veren ve insan olmaya başlayan kişiler için mümkündür. Kişi bundan böyle gerçek olmayan kâr ve piyasası için çalışmayarak, ihtiyaç ve çalışma, açlık ve eller arasındaki bastırılmış gerçek ilişkiyi sağaltarak (restore) adam olmaya başlar. Yapılması gereken, temel sosyalist anlayıştan – yalnızca çalışma değer üretir – doğru sonucu çıkarmaktır ve sonuç: faiz piyasasından uzaktadır! Çalışma piyasası ve ruhu, çalışma ile tüketim arasındaki ilişki ve çalışma nedeni yine de tesis edilmek zorundadır.
Açlık, eller ve yeryüzü oradadır, üçü de doğası gereği oradadır. Ve onların yanı sıra insanlar sadece kendi aralarında düzgün bir şekilde süregiden şeyleri düzenlemeye ihtiyaç duyarlar. Ve insanlar neye ihtiyaç duyuyorlarsa ona sahip olacaktır ki böylece her biri sadece kendisi için çalışabilsin; yani hepsi birbirini değil doğayı sömürecektir.
Bugün sosyalizm çağrısı herkese gitmektedir. Bu herkesin bu çağrıya cevap vereceği ya da verebileceği inancıyla değil bazılarına, herkesin yeni başlayanlar cemiyetine ait oldukları bilincine sahip olmaları için yardım etme temennisi ile yapılmaktadır.
Böyle yaşamaya artık katlanamayan ve katlanmayacak olanlar burada çağrının yapıldığı kişilerdir. Kitlelere, insanoğlunun halklarına, yöneticilerine ve tebaalarına, varislerine ve ıskat edilmiş olanlara, imtiyaz sahiplerine ve aldatılmışlara şu söylenmelidir: ekonominin topluluklarda birleşmiş insanların ihtiyaçlarını karşılamak yerine kâr için yürütülmesi zamanımızın devasa, bastırılamaz utancıdır. Tüm militarizminiz, tüm devlet sisteminiz, tüm bu özgürlükleri bastırmalarınız, tüm sınıfsal nefretiniz sizi yöneten acımasız ruhtan gelmektedir. Eğer birdenbire, devrimin büyük anı siz halklara denk gelirse, her biriniz, ne yapardınız? Dünyada, her ülkede, her ilde, her toplulukta, hiç kimsenin bir daha açlık çekmemesini, hiç kimsenin donmamasını, hiçbir erkek, hiçbir kadın ve hiçbir çocuğun yetersiz beslenmemesini nasıl sağlamak isterdiniz? Sadece en temel ihtiyaçlardan konuşmak için! Ve devrim ya sadece tek bir ülkede patlak verseydi? Ne işe yarayabilirdi? Hangi hedefi amaçlayabilirdi?
İşler artık kişinin bir ulusun insanlarına seslenebileceği gibi değildir: Toprağınız ihtiyaç duyduğunuz yiyeceği ve sanayi ham maddelerini yani çalışmayı ve takası üretir! Birleşin, siz yoksul insanlar, birbirinize itibar edin; mütekabiliyet sermayedir; para-kapitalistlerine ve müteşebbis patronlara ihtiyacınız yoktur; şehirde ve ülkede çalışın: çalışın ve takas edin!
Büyük, kapsayıcı tedbirlerin bütünü etkileyeceği bir an beklenilse bile işler artık öyle değildir.
Devrim anında muazzam bir kafa karışıklığı, hakiki bir vahşi kaos, çocuksu bir acizlik hasıl olabilir. İnsanoğlu kapitalizmin tepe noktasına – dünya kr piyasasına ve proleteryaya- ulaştığı bu zamanın haricinde hiçbir zaman daha fazla bağımlı ve zayıf olmamıştı!
Hiçbir dünya istatistiği ve hiçbir dünya cumhuriyeti bize yardım edemez. Kurtuluş sadece halkların topluluk ruhundan yeniden doğması ile gelebilir!
Sosyalist kültürün en temel biçimi bağımsız ekonomileri ve takas sistemi ile birlikte topluluklar cemiyetidir. Bizim insan refahımız, varlığımız şimdilerde hayatta kalmış tek doğal grup olan bireyin birliği ile aile birliğinin her toplumun temel biçimi olan topluluklar birliğine bir kez daha yoğunlaştırılması olgusuna dayanır.
Bir toplum istiyorsak o zaman onu inşa etmeliyiz, onu uygulamalıyız.
Toplum, toplumların toplumlarının toplumudur; cemiyetlerin cemiyetlerinin cemiyetidir; milletler topluluklarının milletler topluluklarının milletler topluluğudur; cumhuriyetlerin cumhuriyetlerinin cumhuriyetidir. Sadece özgürlük ve düzen vardır, sadece ruh, öz-yeterlilik ve toplum olan bir ruh ve birlik ve bağımsızlık vardır.
Hiç kimsenin işine karışmasına izin vermeyen bağımsız birey, dünyası ev ve işyeri ile birlikte ailenin ev topluluğu olan kişi; otonom yerel topluluk; gelmiş geçmiş en az görev sayısına sahip olan, daha kapsayıcı gruplarla birlikte hiç olmadığı kadar geniş ilçe ya da topluluklar grubu vs. – işte bir toplum böyle görünür; bu tek başına, uğruna çalışmaya değer, hepimizi sefaletimizden kurtarabilecek olan sosyalizmdir. Günümüzde var olmayan özgür-ruh birliği için vekil olarak baskıcı hükümet sistemini devletlerde ve devlet gruplarında daha da genişletme ve bunların alanlarını daha önceden gerçekleşmiş ekonomi sahasına doğru yeniden uzatma girişimleri faydasız ve yanlıştır. Her orijinal niteliği ve faaliyeti boğan bu polis sosyalizmi halklarımızın topyekûn mahvına mühür vuracak ve tamamen dağılmış atomları mekanik bir demir halka ile bir arada tutacaktır. Doğal bir birlik biz insanlar tarafından sadece yerel ölçekte yakın olduğumuz yerlerde, gerçek temas halinde elde edilebilir. Aile içinde, ortak bir görev ve ortak bir amaç için birçok insanın birliği olan birleştirici ruhun, komünal yaşam için çok dar ve yetersiz bir formu bulunmaktadır. Aile sadece özel çıkarlarla alakalıdır. Kamusal yaşam için ortak ruhun doğal özüne ihtiyacımız vardır. Bu şekilde kamusal yaşam artık devlet ve soğukluk tarafından şimdiye kadar olduğu gibi münhasıran doldurulup yönetilmeyecek, aile ilgisine benzer bir sıcaklık ile yönetilecektir. Hakiki komünal yaşamın işbu özü, yerel topluluktur, ekonomik topluluktur: bu özü, onu yargılamak isteyen hiç kimse, mesela kendisine günümüzde “topluluk” diyenler, hayal bile edemez.
Para elde etmek için kendimizi satar ya da kiralarız. Ellerimizi hareket ettiririz ve burada eller denirken kasıt pek çok kas, sinir ve beyindir, ruh ve bedendir, çalışmadır. Toprak üzerinde çalışma; yer altında çalışma; yeryüzünün ürünlerini daha fazla işleme için çalışma; takasta ve ulaşımda çalışma; zengini zenginleştirmek için çalışma;
Fabrikalar için, ham maddelerin işlenmesi için, malların ve yolcuların taşınması için kullanılan sermaye gerçekte ortak ruhtan başka bir şey değildir. Açlık, eller ve yeryüzü -üçü de ordadır, doğallığıyla ordadır; eller açlık için çalışkan bir biçimde ihtiyaç duyulan malları yeryüzünden temin eder. Ek olarak, asırlık ticarette belli başlı bölgelerin özel tecrübeleri, belirli ham maddelerin sadece belirli yerlerde olmasını sağlayan toprağın özel bileşimi, gereksinimi ve ticaret elverişliliği bulunmaktadır. İnsanların yerel ölçekte üretilemeyecek ya da üretilmemesi gereken şeyleri toplumdan topluma takas etmesine müsaade edin, tıpkı topluluklar içerisinde bireyden bireye takas ettikleri gibi. İnsanların bir ürünü denk bir ürünle takas etmesine müsaade edin. Her toplumda bu kişilerin her biri tüketmek istediği kadarına, yani çalıştığı kadarına sahip olacaktır.
Açlık, eller ve yeryüzü oradadır, üçü de doğası gereği oradadır. Ve onların yanı sıra insanlar sadece kendi aralarında düzgün bir şekilde süregiden şeyleri düzenlemeye ihtiyaç duyarlar. Ve insanlar neye ihtiyaç duyuyorlarsa ona sahip olacaktır ki böylece her biri sadece kendisi için çalışabilsin; yani hepsi birbirini değil doğayı sömürecektir. Her bir kişi alım satım sistemi altında bile sadece kendisi için çalışsın, insanlar bin misli bir birlikte birbirinin yerini alsın ve buna rağmen bu birlikte hiçbir şey hiç kimseden alınmasın, dahası her şey her birine verilsin diye takas ekonomisini düzenlemek – işte bu sosyalizmin görevidir. Şeyler, bir kişiden diğerine hediye olarak verilmeyecektir; sosyalizm ne feragattir ne de hırsızlık; her kişi kendi çalışmasının sonucunu alır ve doğanın ürünlerini çıkarırken iş bölümü, takas ve çalışan bir komünallik vasıtasıyla herkesin güçlenmesinin keyfini çıkarır.
Açlık, eller ve yeryüzü oradadır: üçü de doğası gereği mevcuttur. Günümüzde şehirdeki ve ülkedeki insanlara tüketimimize giren her şeyin, hava hariç, yeryüzünden ve yeryüzündeki bitkiler ve hayvanlardan kaynaklandığını yeni bir şeymiş gibi söylemek zorunda olmak tuhaf.
Açlık, eller ve yeryüzü oradadır, üçü de doğası gereği oradadır.
Açlığı günlük olarak hissederiz ve satın alma ve bu açlığı giderme vasıtası olan parayı almak için ceplerimize uzanırız. Burada açlık denen, gerçek olan her ihtiyaçtır; bu ihtiyaçların her birini gidermek amacıyla para almak için kasalarımıza uzanırız.
Başkalarının ortak mülkiyeti veya tahakküm-dışılığı (non-domination) farklı resmettiğini çok iyi biliyorum. Onlar her şeyi bulanık görüyorlar: ben net görmeye çalışıyorum. Onlar her şeyi tarif edilmiş bir idealin mükemmelliğinde görüyorlar; ben, şimdi ve her zaman, ne yapılabileceğini açıklamak istiyorum.
Para elde etmek için kendimizi satar ya da kiralarız. Ellerimizi hareket ettiririz ve burada eller denirken kasıt pek çok kas, sinir ve beyindir, ruh ve bedendir, çalışmadır. Toprak üzerinde çalışma; yer altında çalışma; yeryüzünün ürünlerini daha fazla işleme için çalışma; takasta ve ulaşımda çalışma; zengini zenginleştirmek için çalışma; haz ve talimat için çalışma; gençliği eğitmek için çalışma; zararlı, faydasız ve değersiz şeyler üreten çalışma; hiçbir şey üretmeyen çalışma ve sırf izleyicilerin seyretmesi için yapılan çalışma. Bugün pek çok şeye çalışma denmektedir; bugün para getiren her şeye çalışma denmektedir.
Açlık, eller ve yeryüzü oradadır, üçü de doğası gereği oradadır.
Yeryüzü nerededir? Ellerimizin açlığımızı yatıştırmak için ihtiyaç duyduğu yeryüzü.
Bir kaç insan yeryüzüne sahiptir ve bunların sayısı giderek azalmaktadır.
Söylediğimiz gibi sermaye bir şey değil aramızdaki ruhtur. Sanayi ve ticaret için araçlara sahibiz, keşke kendimizi ve insan doğamızı yeniden bir keşfedebilseydik. Yeryüzü dışsal doğanın bir parçasıdır. Hava ve ışık gibi doğanın bir parçasıdır; yeryüzü devredilemez bir şekilde tüm insanlara aittir; yeryüzü sadece birkaç kişi tarafından sahiplenilen özel mülkiyete dönüşmüştür!
Eşya ile ilgili tüm sahiplikler, tüm toprak-sahipliği hakikatte insanların sahipliğidir. Kim yeryüzünü diğerlerinden, kitlelerden saklarsa, bu kişi diğerlerini kendisi için çalışmaya zorlar. Özel mülkiyet hırsızlıktır ve köle sahipliğidir.
Bu sahiplik türü, para-ekonomisi üzerinden, öyle görünmeyen bir toprak sahipliğine dönüşmüştür. Adil takas ekonomisinde aslına bakılırsa benim toprakta bir hissem vardır, ben toprak sahibi olmasam bile; kâr, tefecilik, faiz diyarındaki para-ekonomisinde, toprağa sahip olmasanız bile, sadece para ve hisselerine sahipseniz gerçekte siz bir toprak hırsızısınız. Bir ürünün denk ürünle takas edildiği adil ekonomide, yaptığım hiçbir şey kendi kullanımıma girmese dahi, kendim için günlük çalışırım; kar diyarındaki para ekonomisinde tek bir işçiyi istihdam ediyor olmasanız bile, çalışmanızın sonuçları dışında başka herhangi bir şey ile yaşadığınız müddetçe siz bir kölenin efendisisiniz. Kişi sadece çalışmasının getirileriyle yaşıyor olsa bile, eğer işi tekelleşmiş ve imtiyazlı ise ve ederinden fazlasını elde ediyorsa insanların sömürülmesine katılmaktadır.
Açlık, eller ve yeryüzü oradadır, üçü de doğası gereği oradadır.
Yeryüzüne yeniden sahip olmalıyız. Sosyalizm toplulukları toprağı yeniden dağıtmalıdır. Yeryüzü hiç kimsenin özel mülkü değildir. Yeryüzünde hiçbir efendi kalmasın ve biz insanlar özgür olalım.
Sosyalizm toplulukları toprağı yeniden dağıtmalıdır. Mülkiyet bu münasebetle gene gelebilir mi?
Başkalarının ortak mülkiyeti veya tahakküm-dışılığı (non-domination) farklı resmettiğini çok iyi biliyorum. Onlar her şeyi bulanık görüyorlar: ben net görmeye çalışıyorum. Onlar her şeyi tarif edilmiş bir idealin mükemmelliğinde görüyorlar; ben, şimdi ve her zaman, ne yapılabileceğini açıklamak istiyorum. Bu dünyada işler, şimdi ve her zaman, kararsız ve süresiz yürümeyecektir; sosyalizm elimizdedir ve görevdir. Her kim sosyalizmi gerçekleştirmek isterse, ne istediğini bilmelidir. Şimdi ve her zaman radikal dönüştürücü olan, orada olanın dışında dönüştürecek hiçbir şey bulamayacaktır. O halde şimdi ve her zaman yerel topluluğun kendi ortak mülkünü – bunun bir kısmı ortak toprak, diğer kısmı ev, avlu, bahçe ve tarla için aile mülkü olsun – sahiplenmesi iyi olacaktır.
Özel mülkiyetin kaldırılması bile özünde ruhumuzun dönüşümü olacaktır. Bu yeni doğumu mülkün güçlü bir yeniden dağılımı takip edecek ve söz konusu yeniden dağılım ile bağlantılı olarak gelecek zamanlarda belirli ve belirsiz aralıklarda tekrar tekrar yeniden dağıtım yapmak için daimi bir niyet olacaktır.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5537
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.31 22:41 karanotlar KÜRTLER BU KEZ DE YARDIM EDECEK Ml?

Mehmet Önder
Tarih, çağın yeni koşullarında kendisini tekrarlıyor. Alpaslan’nın Anadoluya girişinden günümüz cumhuriyetinin kuruluşuna kadar Türklere her türlü siyasi ve askeri desteğini esirgemeyen Kürtler, yeniden Türklere bir diktatörden kurtulmak için yardım edecek mi? Yada Kemalist rejimden kurtulmak ve siyasal islam sistemini oturtmak isteyen bir diktatöre mi yardım edecek?
Her ikisi de Kürtlerin gücünü karşılıksız kendi tarafına çekmek istiyor. Kemalistler kendilerini demokratik, çağdaş, ilerici, hukuka ve insan haklarına saygılı, modern Türkiye’nin sahipleri olarak görüyor. Kürtlere ” eğer haklarını istiyorsan ve bu değerlere inanıyorsan bizi desteklemelisiniz” diyor. Erdoğan ise ” bakın! bunlar putperest. Dinsiz-imansız. Sizi yıllarca kandırdılar. Şeyh Saidi, Seyit Rızayı astılar. Siz Kürtleri katlettiler. Islam çatısı altında birleşelim. Islam size hakkınızı verecektir” diyor.
İkisi de sahtekar. Biri Kemalist-faşist diğeri islamo-faşist. Birinci raundu Erdoğan kazanmıştı. Kürtler yalanlarına inanmış onu desteklemişti. ikinci raundu Kemalistler Kazandı. Kürtler Belediye seçimlerinde sekuler diye Kemalistleri destekledi. Kürtler, Kemalistler ile Osmanlıcı islamcılar arasında bir tercih yapmak zorunda değil. Tercihini kendi ulusal çıkarları, haklarını garanti altına alacak şekilde yapmalıdır.
Son günlerde muhalefette Kürtler aktüel hale geldi. CHP kongresinde mikrofonu eline alan Kürtlerden söz etti. Kılıçdaroğlu Kürt sorununu parlamento da halledeceğini söyledi. Parlamentonun ele alması demek siyasi çözüm demektir. Böyle bir şey için kendisinin iktidar olması gerekir. Maalesef Iktidar olmak için şansı kalmadı. ‘Son bir umut’ dercesine Kürtlere sarılıyor. Cemaat yazarları da Kürtlerden sık sık söz eder oldu. Ellerinde dünya kadar olanak olmasına rağmen direnemediler. Yeni keşf etmiş gibi şimdi de Kürtlerin mazlumiyetinden ve haklarından bahsediyorlar. Erdoğan, Kemalist rejimin dibini oyarken Kemalistler kılını bile kıpırdatmıyor. kıpırdayacak halleri de yok zaten. Umutlarını Kürtlerin dinamik ve direngen ruhlarına bağladıkları görülüyor.
Kürtler bu kez kendi hakları için hareketlenecek gibi görünüyor. Aksi girişimler ihanet sayılır. 900 yıldır hep Türklerin başarısı ve huzuru için hareket ettiler. Selçuklu ve Osmanlı için defalarca savaşa girdiler. Ittihat ve terakki için Ermenileri katlettiler. Kendi kendilerini katlettiler. Insanoğlunun yaşayabilecegi en büyük zulmü yaşadılar. Aldatıldılar. Türkler Anadoluya geldiklerinden beri Kürtler hep onlara yardım etti. Ortak yanları sadece aynı dine inanmalarıydı. Herşey Bağdatta oturan Abbasi halifesinin ricasıyla başladı. Halife Kürt beylerinden müslüman Alpaslana Bizansa karşı yardım etmelerini istedi.
Ibn’ ul Nedim, Imaduddin el Isfahani, Ibn’ ul Devadduri gibi tarihçiler, Şaddadi ve Mervani gibi Kürt hükümdarlarının Alpaslana 13.000 civarında seçkin birlikler verdigini anlatır. Osmanlının yükselme dönemine bakıldığında yine Kürtlerin etkili düzeyde desteği görülür. Tüm Kürdistan ülkesinide istila eden ve Amasya diplerine kadar gelen Safeviler, Osmanlı yönetimini ürkütmüştü. Vezirlerinin yenilgi korkusu ile karşı çıkmasına rağmen, Yavuz Sultan Selim kendisini tehlike konusunda uyaran Kürt heyetinin başkanı Idris-i Bitlisi ile anlaşarak Safevilere karşı savaş açtı. 25 Kürt beyinin desteği ile Safevileri Tebrizin gerilerine kadar sürdü. Bağdata girdi. Mısırı aldı. Bu süreçte Yavuzun emri ile binlerce Alevinin katledildiği de bilinir. Zaferden sonra mükafat olarak beylikler yeniden yetkilendirildi ve beyliklerin hakim oldugu bölgeye resmi olarak Kürdistan denildi. Kürt beylikleri 2. Mahmut dönemine kadar uzun bir süre bölgedeki iktidarlarını korudular.
  1. Dünya savaşında Hicazda, Trablusgarbda ve Yemende 0n binlerce Kürt genci Osmanlının düşmanları ile savaşırken yaşamını kaybetti. Trablusgarbda öncü birlikler “Kürt Taburları”idi. Yemene savaşmaya sadece Muşlu Kürtler gitmişti. Sarıkamışta ölen Kürtlerin sayısı hala tam olarak bilinmiyor. En önemlisi Mustafa Kemal’in kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluşu…Bizans entrikalarına taş çıkaracak cinsten ayan beyan yalan ve kalleşlikle dolu. Savaşı yürütürken sadece islama güvendi. Ortada Millet diye bir şey yoktu. Kürt beylerini “ortak vatan” sözü ile kandırdı. Lozana gitmelerini şantaj, tehdit ve rüşvetle engelledi. Tapuyu alır almaz komplolar, siyasi cinayetler, katliamlar başladı. Ardılları günümüze kadar bu işi ustaca yapmayı sürdürdü.
Osmanlıcı siyasal islam ile Kemalistlerin hesaplaşması mutlaka yaşanacak. Direnişi, mücadelesi, deneyimleri ile herkesin saygı duyduğu bir güç haline gelen Kürtler, bu hesaplaşma sürecinden elbette etkilenecektir.
Kemalistler de siyasal islam da Kürtlerin bu süreci eli boş atlatmaları için ellerinden geleni ardına koymayacaklar. Öyle sinsi bir politika yürütülüyor ki kendi aralarında hesaplaşma sürerken bile Kürtler aleyhine meclise getirilen her türlü kararı, aralarında ki anlaşmazlıkları bir tarafa koyup topyekün desteklediler. Şimdiden baslamışlar zaten Kürt mücadelesini “Kimlik mücadelesi, ötekileştirme” şeklinde asağılamaya. Yağma yok!
“Devrimler firsatları değerlendirme sanatıdır” deniliyordu. Bu formül ulusal mücadeleler için de geçerlidir. Kendi hakları için gerekirse ‘şeytan’ ile işbirliğine gitmeli ve her firsat değerlendirilmelidir. Artık Türklerin refahını korumak, zaferlerine yardım etmek yerine, kendi haklarını almak ve Kürtlüğü özgür bir geleceğe taşımak esas alınmalıdır.
Türk rejimi tıkandı. Deyim yerindeyse “buraya kadar”… Bir mucize olmaz ise Erdoğan, kesinlikle muhalefeti ve Kemalizmi tasfiye edecek. Bu tasfiyeyi yavaş yavaş yapıyor. Sürece yayıyor. Uluslararası alanda meşru kalabilmek için şu an muhalefete ihtiyacı var. Yoksa varlığını ortadan kaldırmak için, dincisiyle, liberalistiyle, faşistiyle ve zorunlu olarak Kürdüyle ittifaka giren Kemalistleri, gözünü kırpmadan siyasal hayattan siler. Bunu kendine göre düzenlediği hukuk yolu ile olmazsa, şiddet yöntemleri ile de yapmaktan çekinmez. Erdoğanın kaybetmesi demek dünya siyasal islamın da kaybetmesi demektir. Bu nedenle onun uluslararası girişimleri dikkatlice izlenmelidir. Siyasal islamın sonunu uluslararası güçler hazırlayacaktır.
Yunanistana efelenmesine uluslararsı güçler ciddi şekilde karşılık verince, araştırma gemisini Antalya limanına çekerek barış dilenmeye basladı. Dünya onun bu çapsızlığını biliyor. Aklı sıra uluslararası dengeler ile oynayarak ayakta kalabileceğini sanıyor. Siyasal islami yerleştirmek için savaşa ihtiyacı vardır. Savaş için paraya, petrole ihtiyacı vardır. Güney Kurdistanı işgal manevraları bunun içindir. En küçük bir destek görürse eğer Musula kadar gitmesi ihtimal dahilindedir. Katar desteği Amerikanın düdük çalmasına kadardır. Ona güvenemeyecegini biliyor.
Süreç Kürtler açısından stratejiktir. Tercihini birlikten yana yapmalı, uluslararası desteği almaya çalışarak ne Kemalizme ne de siyasal islama alet olmayarak kendi çıkarlarının peşinden gitmelidir.
https://rojevakurdistan.org/kurtler-bu-kez-de-yardim-edecek-ml-2/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.28 03:33 karanotlar Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 10

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 10
https://preview.redd.it/o4ulfrp63id51.jpg?width=750&format=pjpg&auto=webp&s=cd5a993c71e87be745898fbbf5093e26c1f0101c

Marksizm 5.2

Yeri gelmişken, güçlü üretici ve tüketici hareketlerinin muazzam bileşimi ile bastırılmaları halinde devlet ve kapitalizmin ne yapacağı ve ne yapmak zorunda kalacağına dair öngörü, “Şimdi ne yapabiliriz? Devlet bunu yasaklayacaktır!” şeklindeki bildik kalıp ile işçilere bir uyarı olarak anlaşılmamalıdır. Bu tür bir uyarı bizim yolumuz ve bizim görevimiz değildir. Yine de diğerlerinin kendi rollerine göre hareket edeceğini varsayıyoruz; bu beklenir bir şeydir ve bize sıkıntı vermemelidir. Bu bakımdan her kim kapitalistlerin işçilerden çok daha az kazandığını ve işçilere çok daha fazla ödeme yaptığını görmeyi kendine görev addetmişse bizden şunu öğrenmiştir: başarılı bir sendika mücadelesiyle birleşmiş güçlü bir tüketici-örgütü uygun olan silahtır. Zira neredeyse hiç kimse bunun alternatifine, hükümet tarafından ücretin ve fiyatın sabitlenmesine, çok fazla umut bağlamayacaktır. Tıpkı gelir vergisi yoluyla kapitalistin fazla gelirine, bu fazlalığı örneğin işçi birlikleri aracılığıyla proletaryaya yönlendirmek için ilgili el koyma girişimine çok az umut bağlayacakları gibi. Bu da zar zor devrimci bir yöntemdir, kifayetsiz ve amatörcedir ve buna sadece geçiş aşamasında geçici olarak başvurulabilir. Benzer vasıtalar, Fransız devrimci hükümeti idaresi altında başarısız bir şekilde zaman zaman denenmiştir ve 1848’den hemen sonra Fransa’da Girardin tarafından da tavsiye edilmiştir. Lasalle’ın siyasal eylemi ve programı da bu yönde ilerlemiştir.
Bu bakımdan devrim ve sosyalizm, mücadele ve inşa bileşimi ile toplumu durma noktasına getirme amaçlı bu özel girişime karşı uyarıda bulunmuyoruz. Sadece bu noktadan şu anda çok uzak olduğumuzu ve tüketici kooperatiflerinin, bugün var oldukları gibi – gerçi bunların sosyalizmin sadece acınası başlangıcı olup olmadığını bilmeden – ciddi bir biçimde kapitalizmin fiyatlarını çökertmek ya da müşterilerini ellerinden almak için en az uygun olan vasıtanın bunlar olmadığını söylemeliyiz. Dolayısıyla sosyalizme çağrı yapanların ana görevi budur. Sosyalizm, eğer gelecekse, yalnızca tüketimle başlamalıdır ve başlayabilir.
Bu aşağıda açıklanacaktır. Buradaki görev, kapitalist üretim alanındaki tüm faaliyetlerin ve tüm tek taraflı mücadelelerin ve dolayısıyla üreticilerin tüm faaliyetlerinin kapitalizm tarihinin bir parçası olduğunu, başka da bir şey olmadığını göstermekti.
Kapitalizmin idaresi altında işçi, ihtiyacı dışında gelirini belirleyecek başka her hangi bir ilkeye sahip olmayı kaldıramaz. Lakin kendisinin ve ailesinin var olması için sadece yeteri kadar kazanmak hayati bir zorunluluk değildir; sağlığını, uykusunu ve dinlencesini uzun çalışma saatleri ile harap etmemek de böyledir.
Fakat üreticilerin sendika faaliyetini, işçilerin ekonomik olarak kendi kendilerine-yardımlarını ve yasal düzenlemeler için devlete uyguladıkları baskıyı tarif edip eleştirdiğimiz için bu örgütlerin ve mücadelelerinin iki önemli görevi daha kısaca ele alınmalıdır. Sendikaların ana görevleri halen daha çalışma saatlerinin kısaltılmasını ve ücret yapısındaki değişimi kapsamaktadır. Ki bunlar, yani götürü işin ikamesi ve günlük ödemeli sözleşmeli iş, birbiri ile yakından ilişkilidir. Götürü iş ve sözleşmeli iş elde edilen ürünün niteliğine ve niceliğine göre iş için yapılan ödemedir. Adil bir takas sisteminin emek için her zaman bu tür bir ödemeye geri döneceği söylenmelidir fakat insana karşı adil olmayan, insanın asli ihtiyaçlarını ihmal eden bir toplumda eşya odaklı adalet ile insanlara karşı adaletsizliğin şiddetlenmesinden daha kötü neredeyse hiçbir şey olamaz. Kapitalizmin idaresi altında işçi, ihtiyacı dışında gelirini belirleyecek başka her hangi bir ilkeye sahip olmayı kaldıramaz. Lakin kendisinin ve ailesinin var olması için sadece yeteri kadar kazanmak hayati bir zorunluluk değildir; sağlığını, uykusunu ve dinlencesini uzun çalışma saatleri ile harap etmemek de böyledir. Çalışma saatlerini kısaltma mücadelesi götürü işe ve sözleşmeli işe karşı çıkmak için işçiye yeni bir sebep de verir. Kısaltılmış saatler gelirini düşürmemeli ve kendisini çalışma yoğunluğunda ölçüsüz bir artışa zorlamamalıdır. Buna göre bazı mesleklerde örneğin inşaat sektöründe günlük değil saatlik ücret ödenmesi belirsiz bir değer taşır. Bu da işçileri daha az çalışma saati için verdikleri her savaşta aynı zamanda daha yüksek saat ücreti için de çarpışmaya zorlar ve genellikle böyle bir çekişme sonunda bir taviz ortaya çıkar: işçiler bir hedeflerini kazanırken diğerinden vazgeçmek zorunda kalırlar. Böylelikle mesela iş sürelerini kısaltırlar fakat aynı zamanda kendi gerçek gelirlerini azaltırlar. Buna göre kapitalist sistem altındaki her yerde işçiler sadece götürü işe ve sözleşmeli işe karşı değil saatlik ücrete de karşı çıkmak zorundadır. Günlük ücret kapitalist işçinin talebi olmalıdır. Bu durum kültür ve ahlak bozulmasının sesini duyan herkese şunu açıklar: yaşam pazarına giren ve mal takas eden işçi özgür bir adam olmayıp, iaşesi efendisi tarafından bahşedilmesi ve toplum tarafından garanti edilmesi gereken bir köledir. Günlük ücretler sistemi altında iş ile ürünlerinin niteliği ve niceliği arasında açık bir ilişki yoktur; quid pro quo (verilen şey karşılığında alınan şey) takası yoktur. Sadece geçimi arzulayan ihtiyaç vardır. Bu bakımdan biz yine fark ediyoruz ki kapitalist dünyada işçi kendi varlığını korumak için bir kapitalisti, kültür karşıtı kurumu savunmak zorundadır. İhtiyaç ve üretici olarak rolü işçiyi kapitalizmin bir hizmetçisi ve tebaası yapar. Kendi günlük ücret sistemi için verdiği örgütlü emek mücadelesinin, diğer bir deyişle gizli oy için siyaseten militan olan işçinin mücadelesinin devlet yaşamında muadili bulunur. Geçimini ürüne karşı ürün takas etmek yerine, yani ürün için fiyatı ya da ücreti almak yerine günlük iaşe ücreti biçiminde elde etmek ne kadar haysiyetsiz ise kişinin topluma karşı görevini ve hakkını oy kabininde korkudan saklanarak icra etmesi de aynı derecede acınasıdır. Egidy’nin halkın oyunu kullanmasını savunmasının sebebi buydu: özgür ve namuslu adamlar açısından oylamanın hiçbir kötü sonucu olamayacağını iddia etmişti. Fakat bu donkişotvari asil bir adam düşüncesiydi. Zamanımızda işçi günlük-ücret-kazanan olmayı ve vatandaş da ürkek kul olmayı istemelidir. Bireysel ölçekte, kapitalist ekonominin ve kapitalist devletin girift semptomlarının izhar olduğu yerde tedaviyi başlatmayı istemek imkânsızdır. İşçi yaşamını korumalıdır ve kapalı bir kabinde oy vermeye gitmediği takdirde yaşamı tehdit edilecektir. Bu arada günlük ücretini almadığı takdirde de geçimi tehdit edilecektir. Tüm bunlar ve burada konuştuğumuz her şey, kapitalizmi terk etmediğimiz müddetçe yaşamın zaruriyetleridir, fakat elbette bunlar sosyalizmin yolları ve araçları olmaktan çok uzaktır.
İş saatlerini kısaltmanın iki yönü bulunmaktadır. Bu yönlerden ilki sık sık anılmasına karşın ikincisi ile bildiğim kadarıyla çok ilgilenilmemiştir. İlk olarak, çalışma süresini kısaltmak işçi için, gücünü muhafaza edebilsin diye, gereklidir. Burada kapitalizm altında mücadele ve düzenleme için gerekli bir kurum olan sendikalara saldırmak bizim görevimiz değildir, zira bu kesinlikle aptalca ve neredeyse suç olurdu çünkü yaşayan insanın refahı hürmetine kapitalizmin her bir yönüne karşı çıkılmayacaktır. Serinkanlı ve objektif bir eleştiri önermekle birlikte bizlere burada bir an durup önemli çalışmaları için sendikalara hak ettikleri teşekkürü belirtmeliyiz. Sendikalar, tüm ülkelerde işçilerin yapageldikleri zahmetli işlerin, faaliyetlerini ruhsuz ve ölümcül sıkıcı kılan, aşırı yoğun tekniklerle kendilerini yorgun ve bunalımlı yapan fabrikalarda, çoğunlukla da kendilerini ilgilendirmeyen işlerin sürelerini kısaltmıştır. Onlara teşekkür etmeli ve onları övmeli: kaç kişiye iş saatlerinden sonra dinlenme, güzel bir aile yaşamı, ucuza elde edilebilen yaşam sevinci, güzel kitaplar ve yazılar ve kamu yaşamına katılım fırsatını sunmuşlardır. Kaç kişi – ve ne kadar az! Sadece son yıllarda bir başlangıç yapılmış ve çoğunlukla yetersiz, genellikle saçma bir biçimde kötü ve parti-politika vasıtaları ile elde edilen dinlenme saatlerinin doğru kullanımı için de bir şeyler yapılmıştır. Sendikalar uzun çalışma saatlerine karşı mücadelenin yanı sıra alkolizmin zararlarıyla savaşmak için ortaya çıkmıştır. Sadece üretken işçi ile değil işten sonra dinlenme zamanlarındaki işçi ile ilgilenmeyi de kendi görevleri addetmelidirler. Bu alanda daha yapılacak çok iş var ve halkımız arasında sanatçılar, şairler ve düşünürlerle işbirliği için çok fırsat var. Sadece sosyalizme çağırmamalıyız. Sadece düşüncenin sesini takip etmemeli ve geleceği inşa etmemeliyiz. Bizler için beden ve biçime dönüşmek isteyen ruhun hürmetine, dikkatimizi, halkımızın yaşayan insanlarına, yetişkinlerine ve çocuklarına çevirmeliyiz ve bedenleri ve ruhları güçlü ve iyi, sıkı ve esnek olsun diye elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Sonra bu yaşayan insanlarla sosyalizme ilerlemeliyiz! Fakat bu ifadeden bunlara belli bir sözde sosyalist sanat veya bilim ya da eğitim sağlamamız gerektiği anlamı çıkarılmasın. Heyhat, parti broşürleri ve taraflı yazılar ile bu konuda ne kadar çok kötülük yapılageldi ve Sosyal Demokrat olana göre, sözde burjuva bilimi örneğin, ne kadar da çok değerli, doğal ve özgürdür! Bu tür tüm girişimler resmi, doktrinci bürokrasiye yol açar. İşçi sınıfı çevrelerinde sessiz ve sonsuz olan her şeyin küçümsendiği veya bunların bilinmediği, öte yandan ajitasyonun ve günün suni sloganlarının abartıldığı ve incelikten yoksun bir şekilde geliştiği [anlayışı] tüm Marksist ekollerin, Sosyal Demokratların ve de anarşistlerin paylaştığı büyük bir hatadır. Geçenlerde Sosyal Demokrat bir dernek tarafından desteklenen ve işçi sendikası üyelerinin katılım sergilediği Alman edebiyatı ile ilgili on konferans verdiğim büyük bir Alman şehrinde, bir konferans sonrasında, anarşist işçilerin daha önceden bana sormaktan kaçındıkları soruyu sormak için (lütfen bir ara kendilerine konferans vermemi istemek için) gelmelerini ben kendim de tecrübe ettim! O zaman kendilerine şu cevabı vermeye karar verdim: Goethe, Hölderlin ve Novalis, Stifter ve Hebbel, Dehmel ve Liliencron ve HeinrichvanReder ve Christian Wagner ve pek çok başka isim üzerine konuştuğum bir konferans verdim fakat siz bunları duymak istemediniz çünkü bize gelen insani güzelliğin sesini bilmiyordunuz, yaşamın güçlü ve sakin ritmi ve armonisi, dinlenmiş meltemlerin yumuşak hareketlerinde ve hareketsizliğin kutsal dinginliğinde olduğundan daha fazla fırtınanın sesinden bulunamaz. “Esen meltemin, damlayan suyun, büyüyen ekinin, dalgalanan denizin, yeşeren yeryüzünün, parlayan gökyüzünün, parıltılı yıldızların muhteşem olduğunu düşünüyorum: görkemli bir şekilde yaklaşan boranın, evleri paramparça eden şimşeğin, dalga getiren fırtınanın, ateş püskürten volkanın, tüm ülkeleri sallayan depremlerin önceki olaylardan daha fazla muhteşem olduğunu düşünmüyorum, aslında bunları salt daha yüksek yasaların etkileri oldukları için daha küçük düşünüyorum… İnsan ırkına kılavuzluk eden yumuşak ve nazik yasayı bir an için görmek istiyoruz… Adalet yasası, ahlak yasası, her insanın, diğerleri ile birlikte, saygın, onurlu ve güvenli yaşamasını isteyen yasa ki böylelikle insan yüksek insani yolu takip edebilsin, yoldaşlarının sevgisini ve takdirini kazansın. Böylelikle bir mücevher gibi korunsun, zira her insan diğer tüm insanlar için bir mücevherdir, bu yasa insanların diğer insanlarla birlikte yaşadığı her yerde bulunur ve insanın diğer insanlara karşı davranışlarında gösterilir. Bu yasa eşlerin birbirine duyduğu sevgide, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinde, çocukların ebeveynlerine olan sevgisinde, erkek ve kız kardeşlerin sevgisinde, arkadaşların birbirine olan sevgisinde, iki cins arasındaki tatlı meyilde, geçinip gittiğimiz çalışkanlığımızda, küçük çevremiz, çok uzak yerler ve tüm dünya için eylemlerimizde bulunur…” (Albert Stifter) Bu yüzden burada yüksek sesle çağırdığımız, sessizce konuştuğumuz sosyalizm, aynı zamanda insanın birlikte yaşamının daimi güzelliğinin nazik gerçekliğidir. Sosyalizm, çirkin çağdaşlığın vahşi, çirkin geçişsel yıkımı değildir. Öyle bir yıkım ki belki de bir yan ürün olmak zorunda kalacaktır. Fakat yaşamın güzelliğinin nazik çalışması daha önceden ruhlarımızda ve ruhlarımız kanalıyla gerçek hayatta yapılmamış olsa [sosyalizmi]çağırmak yıkıcı, sağlık-sız ve yararsız olacaktır. Taşıdıkları tüm ateşli hevese rağmen tüm yeniliklerde viran, çirkin ve imansızca bir şeyler vardır. Tüm eski şeyler, ordu ve ulus devlet gibi en kötü nama sahip ya da arkaik kurumlar bile, eski ve bir geleneğe sahip olduklarından, tüm köhneliklerine, gereksizliklerine ve eskimişliklerine rağmen, güzelliğin deyim yerindeyse ışıltısına sahiptir. Bu yüzden, geçmişte, kadim ve kutsal yaşamda demirli, bitmiş, denenmiş ve test edilmiş bir şey olarak hâlihazırda yaşamlar yaratmak isteyen, ileriye yönelik tahayyüle sahip türde yenilikçilerden olalım. Bu yüzden daha çok kendi inşa ettiğimiz nazik, sonsuz ve bağlayıcı gerçeklik vasıtasıyla yıkalım. Cemiyetimiz [Bundt] bizleri gerçeklik dünyasına bağlayan ebedi güçlerle birlikte mücadele eden bir yaşam cemiyetidir. Bizleri güdüleyen düşüncenin gerçekten de bir düşünce, diğer bir deyişle ruhun sakin toplumu ile birlikte fani, parça parça ve yüzeysel geçici fenomenin ötesinde bizleri birleştiren bir bağ olmasına izin verin. Bu bizim sosyalizmimizdir, sanki ezelden beri var olmuş gibi geleceğin yaratılmasıdır. Anın coşkusundan, öfkeli, şiddetli tepkilerinden gelmesine müsaade etmeyin, ruhun varlığından, beşeriyetimizin geleneğinden ve mirasından gelmesini sağlayın.
Teknolojinin elinde neredeyse her zaman artan işi salt makinelerin hizmetçileri olan insanların faaliyetlerinden çıkarma ihtiyacını karşılayacak düşünceleri ve modelleri bulunur.
Sendikalara çalışan insanların dinlenme vakti ve boş zaman edinmeleri için verdikleri mücadeleleri nedeniyle minnettarlığımızı ifade etmek amacıyla konudan saptık. Burada söylenen her şeyi teşekkürümüz olarak kabul edin. Salt arkaik ve eskimiş olana ait korkunç çürüyen urların ürünleri, sonuçları ve aksi tesiri olmaktan ziyade bir zamanlar ortak olan ve şimdilerde bir başına bırakılan batmış ruhu yeni biçimlere ve yaşama ve güzelliğe geri yönlendiren üretken insanlar olmayı istediğimiz için, minnettarlığımız da üretken olmalı ve işçilerin dinlenme vaktini ve serbest zamanını oluşturması gereken şeye yönlenmelidir. Ancak o zaman sağlıklı, güçlü ve ruhani insanlar, bizden kadim bir şeymiş gibi çıkması gereken yeni gerçekliği hazırlayabilecektir, eğer herhangi bir faydası ve kalıcılığı varsa.
Çalışma saatlerinin azaltılması işçiler için daha fazla boş vakit yaratır. Ancak kişi bu gerçeğe sevinse bile, bu tür kazanımların genellikle nasıl sonuçlara sahip olduğunu gözardı etmemelidir: işçilerin gücünün daha fazla sömürülmesi, işin yoğunluğunun artması. Çoğunlukla yüksek düzeyde kapitalistleştirilmiş müteşebbis, örneğin büyük bir anonim şirket, işçilerin zaferinden sevinç duymakta haklıdır. Diyelim ki belli bir sektörün tüm müteşebbisleri, çalışma saatlerini kısaltmaya zorlanmış olsun. Büyük teşebbüsler işçiyi seri makinelerin hizmetine daha da sürekli olarak zincirleyen yeni makineleri getirmek suretiyle bundan kaynaklanan kayıplarını genellikle tazmin edebilmektedir. Böylelikle orta ve küçük ölçekli rakipleri üzerinde büyük bir avantaj kazanırlar. Elbette bazen tersi gerçekleşir ve devasa teşebbüsün muazzam mekanizmasını yeniden şekillendirmesi engellenir. Öte yandan orta ve küçük ölçekli müteşebbis, aktif satışı varsa ve kredisi iyiyse, yeni koşullara daha kolay adapte olabilir.
Teknolojinin elinde neredeyse her zaman artan işi salt makinelerin hizmetçileri olan insanların faaliyetlerinden çıkarma ihtiyacını karşılayacak düşünceleri ve modelleri bulunur.
Bu, çalışmaksızın daha uzun bir gecenin diğer acı tarafıdır: daha yorucu iş günü. Yaşayan insan, aslında sadece yaşamak için çalışmaz, işte iken yaşamını hissetmek ve iş sırasında işinden sevinmek ister. Akşamları sadece boş zaman, dinlenme ve neşe değil, hepsinden öte faaliyetinin kendisinden, bedeninin fonksiyonlarında ruhunun güçlü varlığından haz almaya ihtiyaç duyar. Çağımız sporu, kaslar ve sinirlerin verimsiz, oyunbaz faaliyetini, bir tür işe veya uğraşa çevirmiştir. Gerçek kültürde işin kendisi bir kere daha tüm enerjilerimizin oyunbaz sağılışına dönüşür.
Ayrıca sanayici, çalışma süresinin kısaltılmasının kendisinden götürdüklerini yeniden kazanmak için, teşebbüsünün mekanik aygıtını değiştirmek zorunda bile kalmaz. Fabrikada demir ve çelikten inşa edilmemiş ilave bir mekanizma vardır: çalışma sistemi. Birkaç yeni düzenleme, birkaç yeni denetleyici ve ustabaşı pozisyonu genellikle bir teşebbüsü yeni makinelerden daha çok hızlandırır. Ancak bu tür bir sistem nadiren uzun ömürlü olur. Her zaman işçinin tembelliği veya doğal yavaşlığı ile gözetmenlerin sevk edici enerjisi arasında sessiz bir mücadele vardır. Zamanla iş insana karşı insan meselesi haline geldiğinde, her zaman bir tür eylemsizlik yasası kazanır. Yavaş çalışma için verilen bu mücadele her zaman, sınıf mücadelesinde bilinçli bir silaha ve sözde sabotaj biçimine dönüşmeden çok önce, var olmuştur. Belli bir amaç için, yavaş, ucuz, kötü hatta zararlı iş teslim etmek üzere işçilere çağrıda bulunan bu tür bir sabotaj, özel durumlarda, mesela postane, demiryolu veya liman işçileri grevlerinde mükemmel hizmet gerektirebilir. Bununla beraber sorgulanabilir bir yanı da vardır. Üretici rolünde işçilerin aşırı mücadele araçları [kullanılırken] sınıf bilincine sahip militanın nerede sona erdiğini ve ruhen boş, harap ve yoz, her tür faydalı işin tiksindirici geldiği sorumsuz insanın nerede başladığını ayırt etmek her zaman mümkün olmaz.
Hızlandırılmış çalışma sisteminin sadece geçici etkisi olur fakat makine amansızdır. Kendisine ait belirli bir atım sayısı, verili çıktısı vardır ve işçi artık az çok insan kişisine değil insan enerjisini sömürmek üzere insanlar tarafından yaratılan metal şeytana dayanır. İnsanın işindeki neşesinin psikolojik düşüncesi burada tali bir rol oynar; her işçi bilhassa acı bir biçimde bilir ve hisseder ki makineler, aletler ve hayvanlar çalışan insandan daha iyi muamele görür. Bu, yukarıda söylenen herhangi bir şey kadar provokatif, demagojik abartı olmaktan uzaktır. Bu, soğuk, sade hakikattir. İşçilere genellikle azami kızgınlık tonuyla köleler denmektedir. Ancak kişinin, birinin ne dediğini bilmesi gerekir ve “köle” gibi kelimeyi dahi ciddi, edebi anlamı ile kullanmalıdır. Köle, ölümü maliyete sebep olduğundan – yeni bir köle alınmak zorundadır – psikolojik olarak yönlendirilmesi gereken, himaye edilmiş (protege) [kişidir]. Modern işçinin efendisiyle ilişkisinin korkunç tarafı şudur ki modern işçi kesinlikle bu tür bir köle değildir; çoğu durumda müteşebbis işçinin yaşamasına ya da ölmesine tümüyle kayıtsız kalabilir. Modern işçi kapitalist için yaşar fakat kendisi için ölür. İkame edilebilirdir. Makineler ve atlar satın alınmak zorundadır ki her ikisi de satın alım ve işletim maliyetlerini kapsar. O yüzden köle önce satın alınmalı ve çocuk olarak dahi eğitilmeli ve sonra onun iaşesi sağlanmalı idi. Modern müteşebbis modern işçiyi ücretsiz edinmektedir; birine ya da diğerine geçimlik ücret temin etmek kendisi açısından farksızdır.
Teknolojinin sınırları, kapitalizme dâhil olduğu için, insanlığın sınırlarının ötesine geçmiştir. İşçilerin yaşamı ya da sağlığı ile ilgili çok fazla bir kaygı yoktur (burada kişi sadece makineleri düşünmemelidir; atölyelerin ve fabrikaların kirli havasında bulunan tehlikeli metal atıklarını, tüm şehirler üzerindeki havanın zehirlenmesini de hatırlamalıdır) ve kesinlikle işçilerin yaşam sevinci ya da iş sırasında rahat etmesi ile ilgili kaygı da yoktur.
Yine burada müteşebbis ile işçi arasındaki ilişkinin duyarsızlaşması ve insanlıktan uzaklaşması sırasında kapitalist sistem, modern teknoloji ve devlet kapitalizmi ele ele yürür. Kapitalist sistemin kendisi işçiyi sayıya indirger. Teknoloji, kapitalizm ile ittifak içinde işçiyi çarkın bir dişlisi yapar. Son olarak devlet, kapitalistin işçisinin ölümüne yas tutmaması için hiçbir gerekçesi olmamasından hatta ölüm ya da kaza durumlarında işçi ile şahsen ilgilenme ihtiyacı duymamasından emin olur. Devletin sigorta kurumları kesinlikle pek çok açıdan ele alınabilir fakat bu yönü de gözden kaçırılmamalıdır. Onlar da yaşayan insanlığı kör işleyen bir mekanizma ile değiştirir.
Teknolojinin sınırları, kapitalizme dâhil olduğu için, insanlığın sınırlarının ötesine geçmiştir. İşçilerin yaşamı ya da sağlığı ile ilgili çok fazla bir kaygı yoktur (burada kişi sadece makineleri düşünmemelidir; atölyelerin ve fabrikaların kirli havasında bulunan tehlikeli metal atıklarını, tüm şehirler üzerindeki havanın zehirlenmesini de hatırlamalıdır) ve kesinlikle işçilerin yaşam sevinci ya da iş sırasında rahat etmesi ile ilgili kaygı da yoktur.
Bunlardan etkilenen Marksistler ve işçi kitleleri, sosyalistlerin teknolojisinin bu çerçevede kapitalist teknolojiden temelde ne kadar farklı olduğu (gerçeğinden) tümüyle bihaberdir. Teknoloji, kültürlü halk arasında kendisini kullanmak isteyen özgür insanların psikolojisine göre yönlendirilmelidir. İşçilerin kendileri hangi koşullar altında çalışma istediklerine karar verdikleri zaman üretim dışında harcamak istedikleri zaman ile üretim içinde kabul etmeye istekli oldukları işin yoğunluğu arasında uzlaşma sağlayacaktır. Kayda değer şahsi farklılıklar olacaktır: bazıları dinlenme ve boş vakitlerine daha uzun zaman harcayabilmeleri için çok hızlı ve enerjik çalışacak, diğerleri ise günün hiçbir saatini salt araçlara indirgemeyi tercih etmeyecek ve işlerinin kendisinin zevkli olmasını ve rahat bir tempoda ilerlemesini isteyecektir.
Bugün bunların hepsi göz önünde tutulmamaktadır. Teknoloji tümüyle kapitalizmin etkisi altında bulunmaktadır. Makine, alet, insanın ölü hizmetçisi, insanın efendisine dönüşmüştür. Büyük ölçüde kapitalist bile kendi getirdiği mekanizmaya bel bağlar ve bu an, kısaltılmış çalışma süresinin ikinci yönünü inceleyebileceğimiz andır. İlki teknolojinin işçinin gücünü muhafaza etmesine hizmet etmesiydi; artan iş yoğunluğunun ne ölçüde bu eğilimi karşıladığını şimdi gördük. Fakat çalışma saatlerinin kısaltılması işçi sınıfının yaşayan üyeleri açısından işsizlerin sayısını azaltan ilave pozitif etkiye de sahiptir.
Anlayacağınız sanayici makinesini kapasitesine göre kullanır. Makineler, karlı olabilmeleri için belli bir süre çalışmalıdır. Eğer teşebbüsü kar edecekse sanayici yurt içinde ve dışında rekabetine uyum sağlamalıdır: sanayici elektrik santrali masrafını çıkarmak için pek çok sektörde makinelerini gece gündüz çalıştırmaya zorlanmaktadır. Bu yüzden çalışma saatleri kısaltıldığında sanayici daha fazla işçi alacaktır. 24 saatlik çalışma periyodunu, yani nöbetleşe vardiya sistemini getirmek için işçiler ile mücadele fırsatını sık sık kullanacaktır. Kâr ihtiyacı, sistemin talepleri, işçilerin talepleri, bunların hepsi genellikle müştereken, daha fazla işçinin istihdamına ve dolayısıyla sözde yedek sanayi ordusunun sayısının düşmesine yol açar. Sınır hep teşebbüsün kârlılığı ile belirlenir ve bu vesile ile sistemin gerektirdikleri ile piyasanın hazmetme kapasitesi arasında bir tür anlaşma sağlanır.
Genellikle müteşebbis, elektrik santralini makinesi ile bu makineleri çalıştıran işçilerin sayısı tarafından belli bir hacimde işletmeye devam ettirmek için zorlanmaktadır ve piyasa çıktıyı tüketemez hale gelirse o zaman sanayici fiyatları düşürmelidir: zira yeterince ucuz olduğu müddetçe kapitalist piyasa tüm malları emebilir. Bir kapitalistin gece gündüz çalışan binlerce işçisinin olmasının sebebi budur ve yine de her saat başı para kaybeder. Kapitalist bunu fiyatların yine artacağı daha iyi zamanların umuduyla kabul eder. Bu umut gerçekleşmezse belli günlerde tesisinin bir kısmını ya da tamamını kapatmak zorunda kalacaktır.
Teknolojinin kapitalizmin etkisi altında bulunduğuna dair ifademiz kapitalizmin de buna mukabil kendi yarattığı teknolojinin kölesi olduğu sonucu ile tamamlanmalıdır. Bu açmaz sihirbazın çırağının açmazı gibidir: “Çağırdığım ruhlardan bir daha kurtulamıyorum!”. Refah, zamanlarında, lehte piyasa koşullarında teşebbüsünü belli bir ölçekte ayarlayan her kim olursa olsun artık ne kadar üretmesi gerektiği ile ilgili bir seçeneğe sahip değildir. Müteşebbisin kendisi de kendi makine çarklarına bağlanır ve genellikle işçileri ile birlikte ezilir.
Burada, kapitalist üretimin spekülasyonla en yakın bağlantılı olduğu noktalardan birine temas ettik. Kapitalizm ölçeğinde çok az insan ancak teşebbüsünün ve piyasasının koşulları yüzünden spekülasyona zorlanmayacaktır. Herkes, birbirinden tümüyle bağımsız şu iki faktöre dayandığı ölçüde spekülatördür: birincisi, müteşebbisin insanlardan ve makinelerden müteşekkil aygıtının gerektirdikleri ve ikincisi dünya piyasasının fiyat dalgalanmalarıdır. Bu durumdaki insanlar – ki genellikle yıllarca her hafta yüzlerce ya da binlerce işçiye sabit bir ücret ödeyip her hafta kayıp yaşarlar – “İşçilerim benden iyi durumda!” sızlanması ile sık sık feryat etmelidir. Sayısız endişe ile eziyet çeken zavallı zengin adam genellikle servetinin bir kısmı ile borsada başarılı spekülasyonlar yaparak kendisini kurtarabilir. Bu şekildeki ticaret, spekülasyon alanındaki kötü şansını dengeler. Öte yandan işi gelişen kişi sık sık tümüyle farklı bir sahadaki spekülasyonlar yüzünden kendisini mahvedebilir. Kapitalist pazara bağımlı olan herkes spekülason yapmalı, en değişken sahalarda spekülasyon yapmaya kendini alıştırmalıdır.
Marksizm sosyalizmin bizzat burjuva toplumunun kurumlarında ve yıkıcı sürecinde hazırlanmakta olduğunu, sürekli büyüyen, her zamankinden kararlı ve her zamankinden daha devrimci proleter kitlelerin sosyalizmi getirmek için bir gereklilik, tarihsel olarak kaderi belirlenmiş bir eylem olduğunu iddia etmişti. Fakat gerçekte kapitalist pazar için üretici rolündeki işçilerin söz konusu mücadelesi sadece kapitalizm içerisindeki kısır döngüdür.
Kapitalizm altında acı çeken işçi bu belirleyici gerçek ile ilgili çok az şey bilir. İstisnasız herkes kapitalist koşullar altında ölçüsüz acı çeker ve çok az neşeye sahiptir, gerçek neşesi yoktur. İşçinin, kapitalistin yüzleştiği korkunç, alçaltıcı ve baskıcı kaygılara, katlanmak zorunda olduğu tümüyle gereksiz ve tümüyle verimsiz eziyet ve gerginliğe dair de çok az bilgisi vardır. Ve işçiler kendileriyle kapitalistler arasındaki bu benzerliğin yeterince farkında değildir. Sadece kapitalistler değil, iş gücündeki yüzbinlerce insan da tümüyle faydasız, verimsiz, yersiz işten karlarını veya ücretlerini kazanır. Kesinlikle bugün gittikçe daha fazla lüks mallar yaratan üretime yönelik korkunç bir eğilim vardır. Buna proletarya için beş para etmez mallar da dâhildir. Gerçek ihtiyaçları karşılamak içinse çok az makul ve gerekli ürün üretilir. Gerekli ürünler gittikçe daha pahalı, lüks anlamında değersiz ve ucuz hale gelmektedir – temayül budur.
Sendika faaliyetlerine ayrılan konu dışı sapmamızdan dönelim ve son bir özet verelim.
Kapitalizmden çıkarı olan müteşebbislerin, imalatçıların ve tüccarların ve de kendi geçimlerini kazanmakla ilgili olan işçilerin ve son olarak devletin kapitalist ekonomi sisteminin korunması için nasıl çalışmak zorunda olduğunu ve hepsinin bu çalışmayı nasıl devam ettirdiğini gördük. Tüm insanların bu karşılıklı sömürüye nasıl bulaştığını, nasıl hepsinin ittifakla kendi özel çıkarlarını nasıl koruması gerektiğini ve amme menfaatine zarar vermek zorunda olduğunu ve hangi kapitalizm seviyesinde bulunurlarsa bulunsunlar hepsinin nasıl güvencesizlikle tehdit edildiğini de ilave olarak not ettik.
Bunu gördüğümüzde Marksizm’in başarısızlığını da gördük çünkü Marksizm sosyalizmin bizzat burjuva toplumunun kurumlarında ve yıkıcı sürecinde hazırlanmakta olduğunu, sürekli büyüyen, her zamankinden kararlı ve her zamankinden daha devrimci proleter kitlelerin sosyalizmi getirmek için bir gereklilik, tarihsel olarak kaderi belirlenmiş bir eylem olduğunu iddia etmişti. Fakat gerçekte kapitalist pazar için üretici rolündeki işçilerin söz konusu mücadelesi sadece kapitalizm içerisindeki kısır döngüdür. Bu mücadelenin işçi sınıfının durumunda genel bir iyileşmeye sebep olacağı dahi söylenemez; sadece bu mücadelenin ve mücadelenin etkilerinin işçi sınıfını kendi durumlarına ve toplumun genel koşullarına alıştırdığı görülebilir.
Marksizm, kapitalist şartları koruyan, kapitalizmi güçlendirip kapitalizmin halkın ruhuna etkilerini daha da viran eden, önemsiz de olmayan faktörlerden biridir. Halklar, burjuva ve aynı ölçüde işçi sınıfı sırf para kazanma amacı için duyarsız, spekülatif ve kültürsüz üretim koşullarına her zamankinden daha fazla müdahil olmuştur. Bu koşullar altında en çok acı çeken ve genellikle zorluk, yoksunluk ve yokluk içinde yaşayan sınıflarda net bilgi, isyan ve iyileşme arzusu gittikçe azalmaktadır.
Kapitalizm bir ilerleme dönemi değil, gerileme dönemidir.
Sosyalizm, kapitalizmin daha fazla gelişmesi ile gelmez ve üreticilerin kapitalizm içerisindeki mücadelesi olamaz.
Bunlar, vardığımız sonuçlardır.
İçinde bulunduğumuz yüzyılın da parçası olduğu yüzyıllar bir olumsuzlama zamanıdır. Birlikler ve şirketler, bizim geldiğimiz daha evvelki kültürlü zamanın tüm ortak yaşamı, tüm güzel dünyevi faaliyeti ve motivasyonu, cennet yanılsamasına sarılmıştı. Üç şey birbirinden ayrılmaz şeklide birleşmişti: birincisi, yaşamdaki birlik ruhu, ikincisi, tarifi imkânsız birlik, evrenin ruhsallığı ve önemi için sembolik dil – zira ferdin ruhunda doğru olarak kavranmıştır – ve üçüncüsü, hurafedir.
Zamanımızda, motomot anlaşılan Hristiyan dogmatik düşüncelerin hurafeleri ciddi saldırıya uğramıştır ve halk arasında giderek daha çok yerinden olmaktadır. Yıldızlar evreni keşfedilirken yeryüzü ve onun üzerindeki insan aynı anda daha küçük ve daha büyük hale gelmiştir. Dünyevi faaliyet genişlemiştir.
Zamanımızda, motomot anlaşılan Hristiyan dogmatik düşüncelerin hurafeleri ciddi saldırıya uğramıştır ve halk arasında giderek daha çok yerinden olmaktadır. Yıldızlar evreni keşfedilirken yeryüzü ve onun üzerindeki insan aynı anda daha küçük ve daha büyük hale gelmiştir. Dünyevi faaliyet genişlemiştir. Şeytan, göksel güçler, yer altı cinleri ve iblis korkusu yok olmaya başlamıştır. İnsan dünyaların sonsuz uzayında, kendi etrafını dönen küçük yıldız üzerinde, Tanrı’nın grotesk dünyasına göre, daha güvende hissetmiştir. Etkileri kesin bir şekilde ölçülebilen reddedilemez doğal güçler bilinir hale gelmiştir. Korku olmaksızın bunlar kullanılabilir ve bunlara itimat edilebilir. Yeni iş ve doğal ürün işleme yöntemleri bulunmuştur. Yeryüzü keşfedilmiş ve tüm yüzeyi yeniden iskân edilmiştir; tüm dünyada seyahat ve iletişim henüz alışamadığımız ve bize hala inanılmaz gelen bir hızla gelişiyor ve tüm bunlarla bağlantılı olarak aynı anda yaşayan insan sayısı önemli oranda artmıştır. İhtiyaçlar ve de bu ihtiyaçları karşılama vasıtaları olağanüstü artmıştır.
Hurafe içinde olduğumuz bu olumsuzlama çağında kesinlikle sarsılmıştır. Olumlu bazı şeyler de hurafenin yerini almıştır: objektif doğa terkibi bilgisi doğadaki şeytani düşmanlara ve dostlara olan inancı ilga etmiştir. Ruh dünyasının ani kaprislerinden ve ihanetinden duyulan korkuyu doğa üzerinde kurulan iktidar takip etmiş ve sayısız ruh ve perinin bu ölümü insanların çocuklarının doğum oranında olağanüstü artışta gerçek ifadesini bulmuştur.
Fakat tüm derin hisler, tüm coşkunluk ve insan birliği ve bağı ruh-cennet ile derin bir biçimde iç içe geçmiştir. Keşfettiğimiz yıldız dünyalar, etkilerine aşina hale geldiğimiz doğal güçler sadece dışsaldır; faydalıdır ve dış yaşama hizmet eder. Bunların birliğini iç yaşantımızla her şekilde, bazen derin bazen sığ felsefelerle, doğa teorileriyle ve şiirsel ilhamlarla ifade etsek de, bizim bir parçamız değildir, hayat kazanmamıştır. Bilakis, hakikatinde dünyanın, özümüzde taşıdığımız şekliyle, faydacı duyularımızın bize söylediklerinden tümüyle farklı, daha önce canlı olan ne varsa, imge ya da inanç ya da tarif edilemez bilgi ve de bu dünya görüşüne bağlı küçük gönüllü gruplardaki hakiki insan toplumu hepsi birlikte hurafe ile gerilemiştir. Bilim ve teknolojideki tüm gelişmeler bunun en düşük yedeğini sağlamayı başaramamıştır.
İşte bu nedenle bu zamanlara gerileme dönemi diyoruz çünkü kültürün ana özelliği, insanları bir arada tutan ruh, gerilemiştir.
Eski hurafeye ya da anlamını yitirmiş sembolik dile geri dönüş girişimleri, eski şablonlara bağımlı, hissi akıldan daha güçlü olan halkın zayıflığı ve köksüzlüğü ile bağlantılı sürekli yenilenen bu tepki çabaları tehlikeli engellerdir ve de nihayetinde sadece sonucun belirtileridirler. Kendisi örgütlü ruhsuzluk olan devletin baskıcı yönetimi ile bağlantılı oldukları zaman, ki kolaylıkla böyle olur, daha rahatsız edici olurlar.
O halde gerilemeden bahsedince, bu bahsimizin ruhbanın dünyamızın günahkârlığı ile ilgili şikâyeti ya da dönüşüm çağrısı ile hiçbir ortak yönü yoktur. Bu çöküş geçici bir devir olup bünyesinde yeni bir başlangıç, taze bir iyileşme, birleşik bir kültürün tohumlarını barındırır.
her kuruntunun, her dogmanın, her felsefenin ya da dinin dış dünyada değil kendi iç dünyamızda köklere sahip olduğunu hatırlayalım. İnsanların doğayı ve kendisini uyumlu kıldığı tüm bu semboller bu bakımdan halkların komünal yaşamına güzellik ve adalet getirmeye uygundur çünkü bunlar içimizdeki sosyal dürtünün yansımalarıdır ve çünkü kendisi ruha dönüşen bizim kendi biçimimizdir.
Sosyalizmi, ruhsal bir hareket olarak insanlar arasında yeni şartlar için mücadeleyi düşünmek, diğer bir deyişle yeni insan ilişkilerine varmak için tek yolun insanların kendileri için yaratan ruhtan etkilenmeleri gerektiğini anlamak bizim için çok acil olmakla birlikte geriye, geri getirilemeyen bir geçmişe doğru bakmamamız ve güçlü olmamız da aynı şekilde önemlidir. Kısacası, kendimize yalan söylememeliyiz. Cennet sanrısı, hakikat, felsefe, din, dünya görüşü veya kişi, dünya ile ilgili hissiyatı kelimeler ve biçimler şeklinde billurlaştırma çabalarına her ne ad vermek istiyorsa o, şimdilerde bizim açımızdan sadece bireyler olarak var olmaktadır. Toplulukları, mezhepleri, kiliseleri, bu türden ruhsal muadillerine dayanan her türde birlik kurma girişimi sahteliğe ya da tepkiye yol açmıyorsa en azından sırf zayıf bir lafügüzafa sebep olur. Duyular dünyasının ve doğanın ötesine giden her şeyde derin bir biçimde yalnızız ve sessiz bir yalıtılmışlığa tabiyiz. Bu da tüm dünya görüşlerimizin hiç bir yıkıcı ihtiyaç, etik inandırıcılık içermediği, ekonomi ve toplum üzerinde bağlayıcı olmadığı anlamına gelir. Bunu, böyle olduğu için, kabul etmeliyiz ve bireysellik çağında yaşadığımız için bunu pek çok şekilde, memnuniyetle ya da vazgeçerek, umutsuzca ya da arzu ile, kayıtsızca ya da hatta isyankarca kavrayabiliriz.
Ancak her kuruntunun, her dogmanın, her felsefenin ya da dinin dış dünyada değil kendi iç dünyamızda köklere sahip olduğunu hatırlayalım. İnsanların doğayı ve kendisini uyumlu kıldığı tüm bu semboller bu bakımdan halkların komünal yaşamına güzellik ve adalet getirmeye uygundur çünkü bunlar içimizdeki sosyal dürtünün yansımalarıdır ve çünkü kendisi ruha dönüşen bizim kendi biçimimizdir. Her ruh komünal ruhtur ve ister uyanık ister uykuda bütüne, diğerleri ile birleşmeye, topluma, adalete yönelik dürtünün dindiği hiç bir birey yoktur. Topluluk amaçları için gönüllü birliğe yönelik doğal dürtü kökleşmiştir fakat bu dürtü uzun yıllar kendisinden kaynaklanan dünya kuruntuları ile bağlantılı olduğu ve şimdilerde kaybolduğu ya da çürüme sürecinde olduğu için sert bir darbe ile uğraşmış ve uyuşmuştur.
O halde insanlar için öncelikle bir dünya görüşü yaratmak zorunda değiliz; bu tümüyle suni, geçici ve yetersiz, hatta romantik ve ikiyüzlü olurdu ve aslında bugün modaya tabii olurdu. İçimizde yaşayan, bireysel komünal ruh realitesine sahibiz ve sadece bu ruhun yaratıcı bir şekilde çıkmasına izin vermeliyiz. Küçük gruplar ve adalet toplulukları yaratma arzusu – bir halk oluşturmak için göksel bir sanrı ya da sembolik bir biçim değil, dünyevi toplumsal neşe ve hazır oluş- sosyalizmi ve gerçek bir toplumun başlangıcını getirecektir.
Ruh doğrudan harekete geçecek ve yaşayan insanlıktan kendi görünür biçimlerini yaratacaktır: sonsuzluk sembolleri topluluklara, ruhun tecessümleri dünyevi adalet şirketlerine, kiliselerimizdeki aziz imgeleri rasyonel ekonominin kurumlarına dönüşecektir.
Rasyonel ekonomi: bu kelime kasıtlı olarak kullanıldı çünkü burada bir şey daha eklenmelidir.
Bu çağa gerileme devri dedik çünkü esas – ortak ruh, gönüllülük, halk yaşamının ve biçimlerinin güzelliği – zayıflatılmış ve yıkılmıştır. Bilimde, teknolojide ilerlemeye, nesneleştirilmiş doğanın tarafsız fethine ve zaptına başka bir isim – aydınlanma – verilmiştir. Akıl daha kıvrak ve net hale gelmiştir; – en geniş anlamıyla – doğadan fiziği kazandığımız için, fiziğin fiili uygulamaları değerini kanıtladığı için ve doğanın güçlerini sömürerek matematiği kullanmayı öğrendiğimiz için, şimdi de, tüm dünyada olağanüstü geniş bir sahada insan ilişkilerinin teknolojisini uyguladıkça matematiğin sıkça uygulanması, iş bölümü ve bilimsel yöntemler ile en doğru ve makul olanı yapmayı öğreneceğiz. Önceleri her ikisi de oldukça gelişmiş olan sanayi teknolojisi ve ekonomik ilişkiler adaletsiz bir sisteme ve anlamsız bir güce koşulmuştu. Fakat hem psiko-endüstriyel hem ekonomik-sosyal teknoloji artık yeni kültüre, geleceğin insanlarına yardım edecektir, tıpkı daha önce ayrıcalıklı olanlara, güçlü olanlara ve borsa spekülatörlerine hizmet ettikleri gibi.
Bu bakımdan içinde olduğumuz gerileme devrinden bahsetmek yerine – eğer istersek – doğa gözlemi ve hâkimiyetinin, teknoloji ve rasyonel ekonominin hiç olmadığı kadar üstünlük kazandığı ilerlemeden de bahsedebiliriz. Ta ki birkaç yüzyıldır gömülü olan ortak ruh, gönüllülük ve sosyal dürtü yeniden zuhur edene kadar, insanları zapt edip bir araya getirene kadar ve yeni güçlerin kontrolünü eline alana kadar.
Bir kez, bireylerdeki aynı ruh eğilimi doğal dürtüsü ile bu yeni kapasiteleri ele geçirip bunları mücessem gruplara katınca bireyi dönüştüren, fenomeni uyumlu birliklere ayıran düşünce, holistik perspektif, bir kez daha bireysel insan ruhundan çıkacak ve bir insanlar cemiyetine, tüzel kişiye ve birleştirici bir biçime dönüştürecektir. Bir kez bu dünyevi-cismani ruh biçimi var olunca yeniden insanların yüzyıllar boyunca ruhsal coşkunluğa uyumlu dünya görüşüne ve kuruntusuna sahip olması kolaylıkla mümkün olabilir. Bu duygulara bu kadar yenik düşmeyi istemiyoruz, buna karşı kendimizi koruyoruz ve bağlılık düşkünü değiliz. Ayrıca herhangi bir ihtimal dâhilinde bu döngünün bir kez daha kapanması gerektiği, düşünce ve birliğin kozmik-dini, suni hurafe biçimine bağlanmak zorunda kalacağı ve ortak ruhun cesaretinin bir kere daha kırılacağı ve yalıtılmışlığın yeniden eski haline döneceği vb. ile ilgili bir şeyler söyleyebilmek için insan tarihinin gidişatına ilişkin çok az şey biliyoruz. Bu tür inşaları yapmaya hakkımız yok. Tüm bunlar bir zorunluluktan ibaret olabilir fakat gelecek tümüyle farklı olabilir. Bu tür bir bilginin halen daha uzağındayız. Görevimiz önümüzde şu anda net olarak duruyor: yalancılık değil hakikat. Bir din taklidinin yapaylığı değil, bireylerin tüm ruhsal bağımsızlığını ve çeşitliliğini kısıtlamadan toplumsal yaratımın gerçekliği.
Hazırlamak istediğimiz, köşe taşlarını yerleştirmek üzere olduğumuz yeni toplum eski hiçbir yapıya geri dönmeyecektir. Bu son yüzyıllarda medeniyetin keşfettiği araçlara sahip bir kültür, yeni bir biçimde eski olacaktır.
Ancak bu yeni insanlar kendi kendine gelmez: yanlış bilimin Marksistinin bu “gelmek zorunda”yı anladığı gibi “gelmek zorunda” değildir. Gelmelidir, çünkü biz sosyalistler onun gelmesini istiyoruz ve hâlihazırda ruhlarımızda bu tür bir insan biçimlerini taşıyoruz.
Nasıl başlayacağız? Sosyalizm nasıl gelecek? Ne yapılmalı? Öncelikle mi yapılmalı? Hemen mi yapılmalı? Buna cevap vermek son görevimiz olacak.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5528
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.03 10:40 konyaaltinda Antalya Temizlik Şirketleri Dış Cephe Temizliği Yaptırma

Antalya Temizlik Şirketleri Dış Cephe Temizliği
Dış cephe temizliği işlemleri en zor temizlik işidir. Ofis, plaza, mağaza, iş hanı, apartman ve iş yerlerinin dış kısımlarını, camlı yüzeylerini temizlemek, temizlik işindeki en zor kısımdır. Eskiden iş yerlerinin dış cam yüzeyleri, asansör donanımları ile ustalar tarafından temizleniyordu. Sonra daha gelişmiş modern aletler kullanılmaya, dağcıların kullandıkları araçlar ile bu zor temizlik işlemleri yapılmaya başlandı. Dış yüzeylerin temizlenmesi, normal birinin yapamayacağı, bu işin uzmanı tarafından yapılması gereken bir iştir.
Mağaza, plaza ve ofiste çalışanların iş yerinin adını ve reklamını yapması adına, vitrin ve camlı mekânları bulunmaktadır. Bu iş yerlerindeki camlı yerler, o iş yerinin yüzü gibidir. İki mağaza düşünün. Bir mağazanın vitrin camı temiz ve parlak, diğeri tozlu ve kirli olsun. Müşteriler temiz olan cama, mağazaya ve vitrine girerler. İşte temizliğin, bir işletmenin satışlarını ve reklamını ne kadar çok etkilediğinin en güzel kanıtı. Temizlik ile alakalı detaylar için konyaaltinda.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Dış cephe temizliği ile istediğiniz satışları yapabilir, daha çok müşteriyle iletişimde olabilirsiniz. Daha rahat, sağlıklı ve huzurlu çalışabilirsiniz. Konyaaltı temizlik firmaları, cam yüzeyleri, iş ve ev alanlarındaki camlı yerlerin temizlenmesi için personel yetiştirmektedir. Zor olan cam dış yüzeylerin temizlenmesi, sadece eğitimle ve bilgilenerek, uzmanların yapacağı bir hizmettir.
Ev ya da ofis, apartman ya da mağaza hiç fark etmez, hangi alan olursa olsun dış cephe temizliği yapmak gerekebilir. İş hanlarında, plazalarda camlı mekânlar çoktur ve bu dış cephenin düzenli aralıklarla temizlenmesi çok önemlidir. Özellikle de on kat ve yukarısındaki iş hanları ve plazaların camlı dış yüzeyleri mutlaka temizlenmelidir. Camlı alanın genişliği arttıkça, temizlik daha sık yaptırılmalıdır. Küçük ayrıntılar önemlidir dış cephe ve diğer temizlik konularına konyaaltinda.com adresinden bilgi edinebilirsiniz.
Ofis, plaza, mağaza, iş hanı ve iş yerlerinde dış cephe temizliği
Ev, plaza, mağaza, ofis, iş hanı ve iş yerlerinin en zor temizliği dış cephe temizliğidir. Evlerin dış cephesinde genelde camlı mekân olmaz ama bazı apartmanlarda cam yüzeyi dış cephede olabilmektedir. Özellikle de bir apartmanda ofis olarak kullanılan bazı katlar vardır ve bu katlarda camlı büyük, geniş yüzeyler olabilmektedir. Yapının özelliği ne olursa olsun fark etmez, ev ya da mağaza, dış yüzeyde camlı bir alan varsa bu alanın dış cephe temizliği ile temizlenmesi şarttır.
Dış cephe temizliği ile iş hanınızın daha parlak, temiz ve iç açıcı olmasını sağlayabilirsiniz. Konyaaltı temizlik firmaları, dış cephe temizliği ile ilgili çalıştıracağı personele eğitim vermektedir. İnsanların memnuniyeti ile sonuçlanan işlerin çıkabilmesi için sektörde eğitim almak, yaptığın işi iyi öğrenmek ve bu alanda uzman olmak çok ciddi ve önem arz eden bir konudur. Dış cepheyi temizlemek, zorlu bir süreç ve saatlerce süren bir iştir.
Temizlik hizmetinde güvenilir sonuçlar elde eden, yaptığı işin eğitimini aldıktan sonra bu alanda çalışmaya başlayan, planlaması gelişmiş, modern teknolojik dağcılık araçlarıyla bu işi en güvenilir şekilde yapan, kaliteli sonuçlar veren, size katkı sağlayacak, sizi memnun edecek ve profesyonel çalışmasıyla dış cephe temizliğini en iyi şekilde yaparak mağazanızın dış cephesini ışıldatacak ve kusursuz temizleyecek bir dış cephe temizliği uzman ekibiyle çalışmalısınız. Profesyonel olarak temizlik hizmeti verdiğimiz bölgeler için konyaaltinda.com
En iyi, en hızlı dış cephe temizliği
Konyaaltı temizlik şirketleri, dış cephe temizliğinde uzun saplı fırçalar ve farklı fırça çeşitleriyle, uygun malzeme ve araçlarla camlı yüzeyleri yukarıdan başlayıp aşağıya kadar detaylı bir şekilde temizlemektedir. Dış cephe temizliği çok zor bir iştir, bilgi, deneyim, güç isteyen bir hizmettir. Temizlik şirketleri, tedbir alarak, bilinçli kararlar atarak, etkili çözümler üreterek ve mevcut süreci iyi takip ederek dış cephe temizliğini yapmaktadırlar.
Dış cephe temizliği ile sertifikalı, yetenekli temizlik ekiplerinin mükemmel bir sonuç için dikkatli bir şekilde çalışması gerekir. Kullanılan deterjanlar ve tüm temizlik malzemeleri, kaliteli ve hızlı sonuç veren takımlardır. Yapılan işin uzmanlığı kadar kullanılan malzemenin kaliteli olması da en iyi, en hızlı sonuca ulaşmak adına oldukça önemlidir. Temiz ve güvenilir sonuçlar elde edeceğiniz firmamızla iletişime geçerek dış cephe temizliğinde makul fiyat teklifleri alabilirsiniz.
İyi bir sonuç, mekânlarınızın parlak ve ışıltılı görünmesi için profesyonel bir çalışma ekibini tercih etmelisiniz. Camlı yüzeyi fazla olan ev, apartman, mağaza, iş hanı, plaza gibi yerlerde düzenli bir dış cephe temizliği ile hayal ettiğiniz temiz, ferah, iç açıcı, motive eden alanlara kavuşabilirsiniz. Kullanılan dağcılık eşyalarıyla daha hızlı, pratik, en iyi, mükemmel temizlikler yapılmaktadır. Dağcılık donanımını kullanan becerikli temizlik destek ekiplerinin titizce, ayrıntılı çalışması ortaya muhteşem sonuçlar çıkarmaktadır.
Pratik, hızlı ve etkili dış cephe temizliği
Dış cephe temizliği yapılırken, sabun, deterjanlar, temizleme için uygun fırçalar ile kararlı adımlar atılmaktadır. Pratik temizlik işlemiyle ve bilgisiyle işi en hızlı, etkili ve verimli bir şekilde yapacak, size avantaj ve kolaylık sağlayacak Konyaaltı temizlik firmaları arasından en uygun olanını seçerek işe başlamalısınız. Antalya Konyaaltı’ndaki Mahallelerden Liman, Sarısu, Hurma ve Gürsu çevresinde yaşayanların dış cephe temizliği telefonlarını bekliyoruz iletişim bilgimize konyaaltinda.com ulaşabilirsiniz.
Bilinçli, kararlı, sağlıklı ve tecrübeli adımlar atan uzman ekibimizle dış cephe temizliğinizi avantajlı sonuçlar garantisiyle elde edebilirsiniz. Bunun için Antalya Konyaaltı Liman, Sarısu, Hurma, Gürsu Mahallelerinde firmamızın uzman temizlik ekipleri, tecrübeli personelleri her an hizmete hazır bir şekilde bulunmaktadır. Dış cephe temizliği hakkında istediğiniz zaman bizi arayabilir, sorularınızı sorabilirsiniz.
Dış cephe temizliği ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz bizimle 7 gün 24 saat iletişime geçebilirsiniz. Detaylar için https://konyaaltinda.com/kategori/temizlik/ bilgiye ulaşabilirsiniz.
submitted by konyaaltinda to u/konyaaltinda [link] [comments]


2020.06.17 13:22 uzmansogutma Soğuk Hava Deposu

Soğuk hava deposu fiyatları nasıl hesaplanır? Maliyeti nasıl düşürülür? Hangi malzemeler kullanılır? Kaç derece olmalıdır? Tüm detaylar yazımızda. (EKSİKSİZ)
https://www.uzmansogutma.com/soguk-hava-deposu-nedi

Soğuk Hava Deposu

Soğuk hava deposu nedir? Fiyatları ne kadar? Uygun maliyetli nasıl yapılır? Nasıl kurulur? Nelere dikkat edilmelidir? Projesi nasıl çizilir? Ne kadar elektrik tüketir? Başlıca sorulan sorular ve tüm sorulara cevap bulacaksınız.
O zaman başlıyoruz ?
Soğuk hava deposu nedir?
Sıcak ortamda tutulduğu takdirde zarar görecek veya bozulacak ürünlerin daha uzun süre korunması amacıyla soğutma sistemi kurulan bölüme soğuk hava deposu denir.
Soğuk ortamda muhafaza edilmediği takdirde özelliğini kaybeden bir çok ürün mevcuttur. Bu depolarda 4 mevsim meyve sebzelerinden limon, muz, elma, domates gibi yiyecekler saklanmaktadır.
Üzüm veya muz sarartma gibi farklı amaçlar içinde kullanılır. Sığır eti ve tavuk eti gibi hayvansal gıdalar da eksi derecelerde bu depolarda saklanır. Kısaca ihtiyaç olunan her alanda kullanılmaktadır.
*Sizlere ilginç bir projeden bahsedeyim. Kullanmakta olduğu bazı ürünlerin soğuk ortamda tutulması gerektiği için bir elektrikçiye bile soğuk oda yapmıştık.
Soğuk hava deposu nedir kısaca açıkladım. (Araştırılmış en kısa ve sade açıklamadır.)

Soğuk Hava Deposu Fiyatları

Soğuk hava deposu fiyatları çıkarılırken alan büyüklüğü baz alınır.
Ancak bu konuda anlaşılması çok zor olmayan ama genellikle karıştırılan hesaplama hataları oluyor.
10 m2 soğuk hava deposu için örnek bir hesap yapalım. ÖRNEK 1:
MetreKare Hesabı : A kenarı * B kenarı olarak hesaplanır.
Bir kare düşünelim. 10 metre yatay kenarı 10 metre dikey kenarı olsun.
Bu alan 10 metrekare bir diğer deyişle 100 metre eder.
100 m2 ise 10000 metre alan ediyor. 1000 m2 =1000000 metre alan
Tonluk kapasiteler hesaplanırken metreküp hesabı olarak yapılır. Tonluk soğuk hava deposu maliyeti hesaplaması nasıl yapılır görelim.
ÖRNEK 2: Şimdi sizlere 1000 tonluk soğuk hava deposu maliyeti için mükemmel bir alan hesaplaması yapacağım.
Tonluk dediğimiz için depolanacak ürün ağırlığı önemlidir. Biz örneğimizde domates depolayalım.
*1 metre küp alana 4 sütun, 4 kat şeklinde 16 kasa domates alıyor. *Her kasa 15 kg diyelim.
-Metre kareye düşen ağırlık miktarı: 15*16 = 240 kg.
1000 tonu kilogram cinsine çevirdiğimizde 1.000.000 kg eder.
100.0000/240=41.660
Yani 1.000.000 kilogram domates için her 1 metre küp alanda 240 kg domates muhafaza edilebilir.
Kaç metre küp alan olduğunu anlamak için 1.000.000 kilogramı 240 a böldük ve kaç metre küp alan olduğunu belirledik. Sonucumuz 41.660 çıktı. Şimdi yanyana dizilmiş 41.660 adet 1 metreküp içerisinde 1000 tonluk domates muhafaza edebiliriz.
100 Metrekare alanın 10.000 metre ettiğini yukarıda yazmıştık. Bize lazım olan alan o kadar az değil. Soğuk hava depomuzun 3 metre olduğunu düşünelim. 41660/3 yaparak tek katta kaç metreküp gideceğini belirleyelim.
41660/3= 13886 metredir. Yani 13886 metre zemine sahip olmalıyız. 13886 metrenin kaç metre kare olduğunu bulalım.
118*118=13924 metre2 alan eder ve bu bizim projemizi tamamlamamıza yeterli olur. 38 Metreküplük bir alanımız da boş kalır.
Çok özenle hesapladım, umarım açıklayıcı anlatabilmişimdir.
İşlemde bir hatalı kısım varsa veya daha pratik bir yol biliyorsanız aşağıdaki yorum alanından belirtmenizi rica ediyorum.
ÖRNEK 3:
Metreküp hesabını (kilo hesabı olmadan) anlamanız için daha basit bir kaç örnek yapacağım.
20 m2 alan 400 metre etmektedir. Alan yüksekliğinin de 2 metre olduğunu varsayarsak 400*2=800 m3 alan elde edebiliriz. Deponuza 1 metreküp şeklinde 800 adet ürününüzü koyabilirsiniz. ÖRNEK 4:
30 m2 soğuk hava deposu ise 900 metre eder.
40 m2 ise 1200 metre alan eder. Yükseklik 3 metre olursa 3600 m3 elde ederiz. ÖRNEK 5:
50 m2 2500 metre eder. Yükseklik 2 metre olduğunda 5000 m3 alan elde ederiz.
Hesaplamaları birazcık büyütelim
300 metrekare toplam yani 300*300 = 90.000 metre alan eder. Bunu da 4 metre yüksekliğinde yaptığımızı varsayalım. 360.000 m3 alan elde edebiliriz.
500 m2 için: 500*500:250.000 Yükseklik(h) :4m 250.000*4= 1.000.000 m3 alan.
Domates örneğinde olduğu gibi 5, 50, 500, 3000, 5000 tonluk soğuk hava deposu fiyatları hesaplanabilir.
Bu hesaplamaları öğrendiniz artık işinizi anlatırken 10 m2 çapında 3m yükseklikte bir depo istiyorum diyeceksiniz. Veya ürünlerinizin 1 metreküpe düşen ağırlık miktarına göre soğuk hava deponuzun kaç metreküp olması gerektiğini kısaca biliyorsunuz.
Bu aşamadan sonra ürününüzün saklama koşullarını bilmeniz yeterli. Örneğin 4 derece ile meyve depolarken -18 derece ile et depolanacak. Not: Eksi 18 derece örnektir.
2x2 M2 Soğuk Hava deposu Fiyatı=>12.499₺ 2x3 M2 Soğuk Hava deposu Fiyatı=>16.499₺ 3x3 M2 Soğuk Hava deposu Fiyatı=>19.499₺ Daha büyük hacimli depolar ve en iyi fiyatı almak için arayınız.(Türkiyenin bütün illerine hizmet veriyoruz)
Formüllü Excel Tablosunu indirerek tüm hesaplamaları ve teklif işlemlerinizi sadece firma adınızı yazarak yapabilirsiniz. Fiyat Tablosunu İndir(İNDİR)

Soğuk Hava Deposu Yapımı Malzemeleri

Soğuk hava deposu yapımında kullanılan malzemeler ve işlemleri basitçe anlatalım.
Panel: Sac ve Poliüretan köpük ile yapılan ısı yalıtımı malzemesidir. İki yüzü sac ve ortası köpük dolgulu duvar ve çatı malzemesi olarak kullanılan yapılardır.
Soğuk Hava Deposu Kapısı: Soğuk hava deposunun panel kısmının dışında ki bir diğer ürünüdür. Bu kapılar hava geçirmez içeriden ve dışarıdan kolay açılabilir kilitli kapılardır. Kapı kenarları esnek ve çok sağlamdır.
Kompresör: Soğutucu akışkanı basınçla kondensere gönderen ve bu döngünün devamlı olmasına sağlayan motordur.. Kondenser: Basınç ile gelen akışkan gazı yoğunlaştırarak sıvı hale dönüştürmektedir. Bu esnada soğumuş olan sıvı ortamdaki sıcaklığı çeker. Aydınlatma Lambası:Soğuk hava deposu veya soğuk odanın aydınlatılmasını sağlar. Isı Ayarlama Termostatı: İstenilen derece de oda soğukluğunu ayarlamamızı sağlar. Artık dijital termostatlar ile çok daha kolay ısı ayarlaması yapılabilmektedir.
Soğuk hava deposu çalışma prensibi kompresör tarafından basınçlanan soğutucu akışkanın yoğunlaştırıcı tarafından soğutulmasıdır. Aynı işlem devirdaim yapar.

Soğuk Hava Deposu Imalatı Nasıl Yapılır?

Soğuk hava deposu nasıl yapılır basit ve doğal bir şekilde anlatalım. Soğuk hava deposu projesi için yer tespiti, kullanım amacı, istenilen büyüklük gibi bilgiler edinilir. Yapımı için öncelikle proje çizimi gerçekleştirilir. Cihaz seçimi yaparken kullanım alanı iyi düşünülerek cihazları ona göre seçmek gerekir. Motoru, kapıları, dijital termostat, duvar için panel, fan motoru ve fanı temin edilir.
Malzeme üretimi ve tedarik işlemlerini tamamladık.
Hazırlanan fizibilite çalışmalarından sonra zemin paneli ayarları yapılır. Zemin izolasyonu: boyutları belirlenmiş panel soğuk odanın zemini ve duvarlarına standartlar çerçevesinde montajı yapılmalıdır. Bu işlemler sonrası kapı montajı yapılır. Soğuk odalar da seksiyonel kapı kullanılmaz. Soğuk oda yapan firmalar tarafından soğuk oda kapısı sürgülü çeşitleri daha çok tercih edilir.
Ve proje aşağıdaki adımlar izlenerek gerçekleştirilir. Eğer eksik veya tartışmaya açık bir konu varsa yorum olarak bizlere yazabilirsiniz.

Soğuk Hava Deposu Kurulumu

Soğuk hava deposu Kurulumu aşağıdaki adımlar izlenerek gerçekleştirilmektedir.
Başlıyoruz. Soğuk hava deposunun kurulacağı yer zemininin yalıtımı ve izolasyon işlemi gerçekleştirilir.
📷
Sonrasında ise soğuk hava paneli mantolama işlemleri gerçekleştirilir. Soğuk hava deposu imalatında soğuk hava paneli mantolama işlemi çok önemlidir. Panel bağlantı noktalarının sağlamlığı ve hava geçirmez özelliği korunmalıdır.
Soğuk hava deposu maliyeti panel kalitesi ile artar. Soğuk hava panel fiyatları sac kalınlığı ve poliüretan köpük yoğunluk derecesi ile değişir. Soğuk hava deposu maliyeti 2019 yılında artan demir fiyatları ile yükselmiştir.
📷
Soğuk hava deposu imalatı sonraki aşaması ise soğuk hava deposu motorudur. Soğuk hava deposunun motoru daha çok tavana monte edilmekte ve yerden tasarruf sağlanmaktadır. Soğuk hava deposu fiyatları motor büyüklüğüne göre artar veya azalır.
📷
Soğuk hava dolabı imalatında en çok dikkat edilmesi gereken ve en önemli parça motordur. Soğuk hava deposu üreticileri kondenser ve evaporatör olarak tercih etmektedirler.
Soğuk hava deposu kapısı montajı ile işlem devam eder. Sürgülü ve normal kapı olarak 2 çeşit soğuk hava deposu kapısı vardır. Kapı montajında soğuk havanın dışarı çıkmamasını sağlamak için özen gösterilmektedir.
📷📷
Soğuk hava deposunun bir sonraki aşaması ışıklandırılmasıdır. Genellikle kapı girişine anahtarı konularak yapılmaktadır. Soğuk hava deposu üreticileri daha çok floresan lamba tercih eder.
Soğuk hava deposu üretimi bir sonraki aşaması ise soğukluk derecesini gösterme ekranıdır. Bu cihaz dijital göstergeli ekrana sahiptir. Soğuk hava depo kapısı önünde görülebilecek bir noktaya yerleştirilir. Soğuk hava deposu fiyatları kullanılan malzemelere göre artış gösterebilir. Örneğin soğuk hava deposuna kamera kurulumu soğuk hava deposu fiyatlarını etkiler.
📷
Soğuk hava dolabı derece ekranının takılması sonucu kurulum tamamlanmıştır. Satılık soğuk hava deposu alınırken derece ekranının sağlam çalışır olduğundan emin olunmalıdır. Kurulum sonrası test işlemi yapılır.
Test işleminde soğuk hava deposu soğutma hızı, Soğuk hava deposu motor sesi, derece ekranı kontrol edilir. Soğuk hava deposu üretimi bitmiş olur.
Soğuk hava deposu fiyatları için arayınız..

Soğuk Hava Deposu Yapımı Hakkında 50 İPUCU

-Kapı kolu kilidi, aydınlatma, derece ayarlama, dış ünite, iç ünite ve aksesuarları uzun ömürlü olacak şekilde seçilmelidir.
-Soğuk hava depoları çalışma prensibi tüm soğutma sistemlerinde olduğu gibidir.
-Kargo ve lojistik şirketleri de soğuk hava deposu bulunan araba ile dağıtım yapmaktadır.
-Soğuk hava deposu arızaları veya ayarları için bizleri aramaktan çekinmeyin.
-Büyük soğuk hava depolarında insanlar günlük giysileri ile çalışamazlar. Bu ortamlarda çalışanların ayakkabıları, tulumu, elbiseleri, eldiveni ve montu vardır. Özellikle yeleği ve montları sonra diğer ekipmanları soğuğa dayanıklı olmalıdır.
-Soğutma sistemlerinde boru çapı hesabı akışkanın debisine göre yapılmaktadır.
-Soğuk oda boyutları 2m kareden başlayarak istenilen boyutlarda üretilmektedir.
-Bazı soğuk hava depoları -4 ve -18 derece soğuklukta kullanılırken bazı soğuk odalar +4 ve 5 derecelerde kullanılır. Bu soğuk odalarda buzlanma olması istenilen bir durum değildir. Bu sorun genelde fan arızasından kaynaklanmaktadır.
-Yönetmeliği, güvenlik talimatı ve kullanım kılavuzu kapıya mutlaka asılmalıdır. -Meyve sebze depoları için derece ayarları çok önemlidir. Donma tüm meyve ve sebzeleri çöp edebilir.
-Soğuk hava deposu elektrik maliyeti motor gücüne ve evaporatör sayısına göre değişir. Alanın hacmine göre evaporatör sayısı artar ve enerji sarfiyatı yükselir.
-Soğutucu akışkanı bitmiş tüplere gaz basma işlemi uygulanır.
-Derece göstergesi çalışmaması durumlarında ilk önce termostat kontrol edilmelidir.
-Enerji tüketimini düşürmek için iyi araştırılmış bir yer seçimi ile güneş enerjisi yardımıyla elektrik üretilebilir.
-Soğuk hava deposu ısı dereceleri belirli aralıklarla kontrol edilerek ısı kaybı hesabı yapılır. -Büyük işletmelerde ısı takip formu veya ısı takip sistemi ile kontrol sağlanır. Bu kontroller ısı yalıtımında bir kaçak veya ısı yükü hesabında hata olup olmadığını tespit eder.
-Soğuk hava deposu inşaatında iş güvenliği firmamız tarafınca hassas olduğumuz konulardandır.
-Soğuk hava deposu enerji tüketimi kompresör kaç kw elektrik tüketiyorsa o kadardır. Led aydınlatma ve termostat enerjisi buna dahil değildir.
-Soğuk hava deposu mimari projesi çizimi uzman ekibimizce yapılmaktadır.
-Soğuk hava deposu nemlendirme cihazı sayesinde dış üniteden gelen basınçlı su parçalanır. Bu milyarlarca parça sis haline gelir. Ve bu şekilde nemlendirme işlemi tamamlanır.
-Soğuk hava deposu örnek projeler eklenecektir.
-Projede ne kadar alan isteniyorsa yüksekliği ona göre ayarlanmaktadır.
-Soğuk hava deposu zararları arasında ürünlerde tad ve doğallığının kaybolduğu söyleniyor. Ürünler tüm doğallığını korumasa bile tadından hiçbir şey eksilmiyor.
-Soğuk hava depolarının içlerini kontrol edebilmek için izleme kameraları kurulumu yapılır. -Kapı önünde uyarı levhası bulundurmalı veya zil uyarı sistemi kullanılmalıdır. Bu sistem çalışanları ve işvereni korumaktadır. Aynı zamanda çalışma saatleri içinde ve dışında soğuk oda izlenebilir.
-Soğuk hava deposu raf sistemleri fiyatları rafların yüksekliği ve raf sayısına göre değişmektedir.
-Soğuk hava deposu ruhsat işlemleri belediyeden alınmalıdır. Herhangi bir kaza durumu için sigortası yaptırılmalıdır. Ruhsatı olmadan faaliyet göstermesi yasaktır.
-Soğuk hava deposu tarihçesi çok eskilere dayanmamaktadır. Geçmişte yaz mevsimlerinde soğuk muhafaza edilmesi gereken ürünler mağara gibi alanlarda saklanırdı.
-Soğuk hava deposu tesisatı teknik özellikleri ve teknik şartnamesi içeren evrak işletmenizde bulundurulmalıdır.
-Şok soğutma nedir? Şok odası içerisindeki ürünleri yüksek hızda -20 derecelere getirme işlemine şok soğutma denir.
-Soğuk hava deposu üreticileri arasında en uygun teklifi almak için bizleri arayabilirsiniz.
-Soğuk hava deposu soğutma yükü hesabı alanın hacmi ile soğutma sistemi performansı karşılaştırılarak yapılır.
-Soğuk hava deposu giderleri olduğu kadar getirisi de olan bir sistemdir. Kiralık olarak bir alan veya deponun tamamını vererek gelir elde edebilirsiniz. Projenizin planı çizilirken kiralık verme ihtimalini düşünmelisiniz. Kiralık ücretleri belirlerken depo hacmi ve kiralanan alan ile birlikte elektrik giderleri hesaplanmalıdır.
-Hava perdesi nemlendirici tarafından oluşacak damlaları gidermeye yarar.
-İnsanlar ufak bir pratik hesap yaparak ne kadar kar ederim diye düşünüyor ancak bilinmeyen sektörde hesaplar tutmayabilir.
-Soğuk hava deposu hava perdesi rezistansları istenilen ölçülerde rezistans üstüne sıkça sarılmaktadır.
-Soğuk hava deposu risk değerlendirmesi yapılmadan herhangi bir proje tasarımı veya çizimine başlanmamalıdır. Soğuk hava deposu risk analizi örneği için bir depo sahibinden fikir alabilirsiniz.
-Soğuk hava deposu otomasyonu ve hesaplama tablosu slayt ve excel formatında sayfanın altına eklenecektir.
-Soğuk hava deposu metrekare maliyeti 2000 tl ile 3000 tl arasındadır.
-Endüstriyel soğutma sistemleri geçtiğimiz iki yıl içerisinde artan bir grafik çizmektedir. Ancak soğuk hava deposu maliyeti 2018 ve 2019 yıllarından sonra artan demir ve dolar bazlı ihraç ürün ücretleri nedeniyle artış göstermektedir.
-Dünya üzerindeki kıtlık oranlarının azalması soğutma sistemleri faydaları arasındadır. Bu şekilde gıda ömürleri artmakta ve talep olmayan ürünler bozulmadan bekleyebilmektedir.
-Soğuk hava deposu firmaları arasında en uygun fiyatları almak için arayınız.
-Soğuk hava deposu ve soğuk oda sistemleri hakkında tez yazabilirim. -Soğuk hava deposu proje örneği çizimi yüklenecektir (dwg).
Sebze ve meyve soğuk hava depoları dört mevsim istediğimiz ürünü yememizi sağlamaktadır. Belirli soğuklukta tutulan soğuk hava depolarında envai çeşit ürün belirli bir süre boyunca bozulmadan saklanır.
Tüm bu ürünler dondurulmadan aylarca bekletilir ve sonra ülke pazarına çıkarılmaktadır. Dört mevsim domates, salatalık biber gibi sebzelerin buunması bu depolar sayesinde sağlanmaktadır.
Soğuk hava depoları olmadan önce elma, armut, ayva gibi meyveler saman içinde muhafaza edilirdi. Hayvanlara verilen bu samanlar kış aylarında meyvelerin donmasını engellemektedir.
Günümüzde ise bu durum teknolojik gelişmeler ve soğuk hava depoları ile daha temiz ve kontrol edilebilir hale gelmiştir.
Meyve ve sebze soğuk hava deposu fiyatları soğutulacak alanın hacmine göre değişmektedir. Aynı zamanda mekanın ısı yalıtımı soğutma hızını artıracak veya azaltacaktır. Yaz aylarında sıcaklık oranı çok yüksek olan bölgelerde soğutma maliyetleri de artacaktır.
Meyve sebze soğuk hava deposu yalıtımı iyi ise soğutma sistemi aylık maliyeti düşmektedir. Ancak aksi durumda aylık gideriniz artacaktır. Meyve Sebze Soğuk hava deposu fiyatları belirlemede alanın hacminin etkili olduğunu söylemiştik.
Bu alan hacmine göre soğutma sisteminin gücü ve etkisi belirlenmektedir. Eğer soğuk hava deposu küçük ise ve ısı yalıtımı sağlam ise daha uygun maliyetli bir soğutma sistemi kurulabilir.
Ancak hacim büyük, ısı yalıtım zayıf ve hava yalıtımı kötü ise o zamana daha büyük bir sistem tercih edilmelidir. Uygun maliyetli soğuk hava deposu yapılmak istenildiğinde soğutma problemi yaşanabilir.
Bu yüzden soğuk hava deposu soğutma sistemi seçimi yapılırken çok dikkatli olunmalıdır.
Soğuk hava depolarında muhafaza edilen meyve ve sebzeleri sizler için sıralıyoruz.
Kış meyve ve sebzeleri: Mandalina, portakal, greyfurt, nar, kestane, armut, turp, pırasa, havuç, ıspanak, lahana, limon,kivi, avokado, hindistan cevizi... İlkbahar meyve ve sebzeleri: Çilek, kiraz, dut, marul, kıvırcık, yeşil soğan, yenidünya...
Yaz meyve ve sebzeleri: Karpuz, kavun, erik, şeftali, nektari, kayısı, üzüm, domates, salatalık, patlıcan, semizotu, enginar, karnabahar, kabak, bezelye, vişne.. Sonbahar meyve ve sebzeleri: Ayva, muşmula, alıç, elma, incir, taze fasulye, kuru soğan, hurma...
Tüm bu yukarıda saydığımız meyve ve sebzeler soğuk hava depoları sayesinde daha uzun süre tüketilmektedir. Hatta domates, salatalık gibi sebzeler seracılığında gelişmesiyle dört mevsim tüketilmektedir.
Bazı sebze ve meyvelerin sadece mevsiminde lezzetli ve sağlıklı bir şekilde tüketilmesi tercih edilir. Ancak yoğun nüfus artışı ile oluşan talep dengesi buna el vermemektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Soğuk hava deposu bakımı nasıl yapılır? -Gaz basma hızı, yalıtımı, kapı kontrolü ile evaporatör kontrol edilerek yapılır.
Soğuk Hava Deposu Nedir? -İhtiyaç duyulan her alanda soğutma işlemini gerçekleştiren oda görünümlü saklama depolarıdır.
Soğuk Hava Deposu Nasıl yapılır? -Soğuk Hava deposu alt zemini, yan duvarları, tavanı, kapısı ve soğutma sistemi yerleştirilerek yapılmaktadır.
Soğuk hava deposu maliyeti 2020 ne kadar?
-Soğuk hava deposu maliyeti 2020 yılı 2x2 fiyatı 12499 liradır. daha büyük boyutlar için ana sayfamızda ki fiyatlar bölümünü inceleyiniz.
Soğuk Hava Deposu Standartları
-Soğuk hava deposunun minimum değerlerdeki standartları en az 6 derece soğutmalı, termostat ve yalıtımı sağlam olmalıdır.
Satılık ikinci el soğuk hava deposu fiyatları nedir? -Soğuk hava deposu fiyatları 2020 yılı için; -2x2 Fiyatı: 12499 ₺, -3x2 Fiyatı:16499 ₺,
-3x3 Fiyatı:19499 ₺,
Soğuk hava deposu nasıl kurulur, nasıl olmalı, nasıl yapılır? -Hepsinin cevabı çok basit tüm yukarıdaki adımlar izlenerek kurulum yapılır.
Soğuk hava deposunda kullanılan gazlar? -Soğutucu akışkan nedir adlı makalemizde detaylı şekilde anlatılmıştır.
Soğuk hava deposu kaç derece olmalı? -Muhafaza edilmek istenen ürüne göre derece ayarlanabilmektedir.
Devlet destekli hibe ve yatırım teşviki varmı, teşvikleri neler? -Bayındırlık bakanlığı tarafından derecelendirilen şehirlerde kurulumunda 3 yıl vergi muhafiyeti, Kdv indirimi gibi yardımlar mevcut. Not: KDV ödemeleri iş bitirme belgesi sonrası verilmektedir.
Soğuk hava deposu işinde para varmı, karlımı, kaça mal olur, işi nasıl yapılır? -Alın teri ile yapılan her işte para kazanılır. Karlımı? Sektöre hakim iseniz ve bütçeniz varsa kar edebilirsiniz. Kaça mal olur? Boyutlarına göre değişir detaylı bilgi için bizi arayabilirsiniz.
İşi nasıl yapılır? Eğer sektördeki tüm işlere (kaynak, elektrik, gaz basma vb gibi) hakimseniz yapabilirsiniz.
Soğuk hava deposu kurulumunda dikkat edilmesi gerekenler? -Proje tasarımı, depo hacmi net bir şekilde belirlenmelidir. Küçük gelmesi durumunda ekstra maliyet çıkarabilir.
Soğuk hava deposu ne kadar elektrik harcar? -Motor gücüne göre ve evaporatör sayısına göre değişkenlik gösterir.
submitted by uzmansogutma to u/uzmansogutma [link] [comments]


2020.06.15 13:48 karanotlar Vebayı Camus'nün felsefesiyle alt etmek

YİĞİT BENER
Albert Camus’nün Veba’sı, hem salgınla mücadeleyi hem de alegorik olarak faşizme karşı direnişi odağına alan çok katmanlı bir roman: Farklı bir gözle yeniden okunmayı denemeli…
Corona günlerinde tüm dünyada en çok okunan ve yorumlanan kitaplardan biri kuşkusuz Albert Camus’nün 1947 tarihinde yayımlanan romanı Veba.
Türkçede ilk kez geçtiğimiz Nisan ayında Artı Gerçek’te yayımlanan ve Camus’nün muhtemelen 1941’de – yani Veba’nın yayımlanmasından altı yıl önce- yazdığı Vebayla Boğuşan Hekimlere Tavsiyeler adlı metin, Veba’nın yeniden okunmasına zenginlik katacak birkaç kilit cümle içeriyor.
Bunlardan ilki, böyle bir dönemde kimsenin paçayı sıyıramayacağını, fildişi kulesine çekilemeyeceğini vurgulayan bir uyarı: “Vebanın hüküm sürdüğü bir ülkede hiç kimse hastalık bulaşmış bir nesneye dokunmadan edemez.”
Asıl püf noktası ise, ölümle baş etmenin önemi vurgulayan paragrafın ardından gelen şu cümle: “Size bir felsefe lazım.”
Başka bir deyişle, Camus bu mücadelede tıbbi bilginin, ilaçların, hekimlerin gayretinin tek başına yeterli olmayacağını düşünerek bir genel çerçeve, bir “mücadele felsefesi” öneriyor ve bu felsefenin ana hatlarını şu cümlelerde özetliyor:
“Her şeyden önce, asla korkmamalısınız. (…) Netice itibariyle korku insanı hastalığın etkisine açık hale getirir.” “Bu hastalığa veba adı verildiğinden bu yana hep olduğu üzere insanların sinek gibi ölmelerine asla, ama asla alışmamalısınız”. “Diğerlerini tedavi etmeyi reddedenlerin yapayalnız, kendini feda edenlerin ise topluca öldüğü; doyumun doğal sonucuna eremediği; liyakatin düzeninin bozulduğu; mezarlıkların dibinde dans edilen; hastalık bulaştırmamak için sevgilinizi kendinizden uzaklaştırdığınız; cinayet suçunun asla cani tarafından üstlenilmediği ve bir korku anının şaşkınlığında tayin ettiğimiz günah keçisi bir hayvana yüklendiği bu korkunç kargaşaya yönelik isyanınız asla dinmeyecek”. “En kadim ayinler kadar köhne olan dinin hizmetine girmeyeceksiniz. (…) Velev ki o din bize gökten inmiş olsun, o zaman da göğün adil davranmadığını söyleriz.” “Gün gelecek, herkesin korkusunun ve acısının sizde uyandırdığı tiksintiyi haykırmak isteyeceksiniz. İşte o gün, benim size önerebileceğim çareler de tükenmiş olacak…”
Yazarın birçok söyleşisinde açıkça belirttiği gibi, Veba dar anlamda salgınla mücadeleyi ele alan bir roman değil, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı dönemine denk düşen yazım sürecine damgasını vuran faşizme karşı direnişin bir alegorisi. (dolayısıyla faşizme karşı mücadelede de militan gücün, eylemlerin, silahların yetmeyeceğini, bir felsefe gerektiğini düşünüyor)
Veba’nın güncelliğinin katmerli olmasını sağlayan, romanın bu çoğul katmanlı yapısı olsa gerek.
Bu da bize Veba’yı iki ayrı ana eksende ele almaya götürüyor. İlki, romanın hemen tüm salgın/afet/savaş/toplu felaket anlatılarına ortak olan yönleriyle, ikincisi Camus’nün özgün katkısı olan felsefesi ışığında. Bu ikinci eksende bundan belki bir ölçüde bağımsız olarak yine Camus’ye özgü yan açılımlara ayrıca değinebiliriz.
Camus, romanın “bireysel anlatı”yla “kolektif anlatı” şeklinde ayrıştırabileceğimiz ikili bir anlatım tekniğine sahip olduğunu açıklıyor bir söyleşisinde.
Bunun da roman içindeki beş ayrı bölüme denk düştüğünü belirtiyor: hastalık öncesi bireysel yaşam (bireysel anlatı); ilk hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasıyla bireyle toplumsalın yollarının kesişmesi (bireysel ve kolektif anlatı); hastalık sürece tam hâkim olduğu andan itibaren her şeyin iç içe geçip bir “alaşıma” dönüşmesi (salt kolektif anlatı); hastalığın gerilemesiyle bireyle toplumsalın yeniden ayrışmaya başlaması (bireysel ve kolektif anlatı); sonrasında yeniden bireyselin öne çıkması (bireysel anlatı).
YAS SÜRECİ
Bir farklı yaklaşım, romanı, salgının kesinleşmesi ve kentin karantinaya alınmasıyla başlayan bir yas sürecinin (yani olağan yaşamın sona ermesinin yasının) aşamalarına koşut olarak ele almak olabilir.
Aslında Covid salgını dahil birçok toplumsal felakette ve bunları konu alan roman ve filmlerde bu aşamaların (inkâr, öfke, pazarlık, çöküntü, kabullenme) izini sürmek mümkün.
Şok / İnkâr / İnanamamak
“Vebalar da savaşlar da insanı hazırlıksız yakalarlar.”
Yazar, salgınla savaşlar arasında bir benzetmeye giderek, kendi başına gelmedikçe insanların felaketlerin gerçekten mümkün olduğuna inanmakta güçlük çektiklerini vurguluyor:
“Bundan böyle yurttaşlarımız bir şeyin farkına varıyorlardı: küçük kentimizin farelerin güneşte ölmesi ve kapıcıların tuhaf hastalıklardan yaşamlarını yitirmesi için belirlenmiş bir yer olabileceği asla düşünmemişlerdi”. (…) “Bir savaş patladığında insanlar, ‘Uzun sürmez bu, çok aptalca’ derler. Ve kuşkusuz bir savaş çok aptalcadır, ancak bu onun uzun sürmesini engellemez. Budalalık hep direnir.”
Bu aşamada insanlar ne kadar kırılgan olduklarını idrak ediyorlar. Tıpkı kentin kapıları kapanınca, uzun süreli bir ayrılığa hazır olmayan eşlerin, sevgililerin, aile fertlerinin bir anda -vedalaşma fırsatı dahi bulamadan- ayrı düşmeleri örneğinde olduğu gibi.
Öfke
Hastalık gerçeği artık inkâr edilemez şekilde kendini dayattığında, şaşkınlık ve inkâr yerini öfkeye ve bu öfkenin yönelebileceği bir sorumlu arayışına bırakıyor: Hastalığın ortaya çıkmasına neden olan bir günah keçisi ve/veya bu süreci iyi yönetemediği için yaşanan sıkıntılara yol açmakla suçlanacak idari bir sorumlu.
Romanda bunun tipik örneği, apartmanda fare ölülerinin çoğalmasına karşın inatla “bizde fare yok, dışarıdan birileri getirmiş besbelli” diyen kapıcının yaklaşımıdır.
Zaten salgınlarda “olağan suçlu” konumundaki belirli azınlıkların (örneğin Yahudilerin, Çingenelerin, “cadıların”, vb) ya da kırılgan başka toplumsal kesimlerin hastalığın yaygınlaşmasından sorumlu tutulması ve nefret nesnesine dönüşmesi sık rastlanan bir olgu değil midir? AİDS salgınında eşcinseller, Sars salgınında topluca katledilen Misk kedileri, Covid salgınında da “olur olmaz şeyler yeme alışkanlıkları nedeniyle” Çinliler…
Camus bu tür durumlarda söylentilerin, kehanetlerin ve komplo teorilerinin çok rağbet gördüklerini hatırlatıyor, tüm kehanetlerin ortak yönünün rahatlatıcı özellikleri olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bir tek veba rahatlatıcı değildi!” Bu batıl inançların din yerine geçtiğini de ayrıca vurguluyor.
Günümüzde sosyal medya bu söylentilerin katmerli olarak ve daha hızlı yayılmasına da hizmet ediyor. Ancak geçmişte kulaktan kulağa yayılarak koca bir kenti bir anda yangın yerine çevirme potansiyelini taşıyan söylentilerin yarattığı tehlikeli durumdan farklı olarak, sosyal medyada kontrol ve denge mekanizmaları da var: Bu tür süreçlerde Teyit gibi sanal yayın organlarının ve onun bir türevi olan Covid-19 Postası’nın sağduyu katkılarının değeri gerçekten paha biçilmez.
Pazarlık
Romanda çeşitli örnekleri verilen üç tarz davranış ön planda: Alınan sert önlemlerin yumuşatılmasını talep edenler, en azından başkaları için değilse de “kendileri” için böyle bir talebi öne sürenler; hastalığın gerçek boyutlarını sorgulayanlar, örneğin ölü sayısının “abartıldığı kadar” çok olup olmadığını tartışmaya açanlar, bunun neye denk düştüğüne kuşkuyla bakanlar; bir de romandaki gazeteci Rambert gibi bireysel çözüm arayışına girerek kuralların dışına çıkmaya, kaçmaya çalışanlar.
Çöküntü / Acı / Hüzün
Camus, insanların belli bir aşamadan sonra manevi bir çöküntüye girdiklerini ve “veba düzlemine” geçtiklerini anlatıyor romanında. Vebanın düzlemi “vasat, monoton, renksiz bir yinelemeden” ibaret olduğu için insanların da sıradanlaştıklarını aktarıyor: “Kimsede yüce duygular kalmamıştı” saptamasını yapıyor.
Ayrıca herkesin kendi içine kapandığını, birbirlerinin duygularını anlamaz hale geldiklerini ve kimsenin kimseye yararı kalmadığını anımsatıyor.
Ölümün olağanlaşması oranında büyüklük, aşkınlık duygularının da yitirildiğinin, her şeyin basit bir hayatta kalma yarışına döndüğünün altını çiziyor.
Dostlukların, özellikle de aşkların anlamını, değerini yitirdiğini uzun uzun betimliyor. “Aşk var olmak için kendine bir gelecek hayal etmelidir oysa bizde sadece uçucu anlar kalmıştı” diye belirtiyor.
Yazar, vebanın değer yargılarını da sildiğini ekliyor. Kimsenin artık yediğinin, içtiğinin, üst başının kalitesine aldırış etmez hale geldiğini, “her şeyi toptan, olduğu gibi kabul etmeye” başladığını gözlemliyor.
Covid salgınında paradoksal olarak bu süreç örneğin AVM’leri kentin yeni “agorası” haline getiren bir yaşam tarzından AVM’lerin kapalı olduğu bir yaşama geçişte buna pekâlâ alışılabildiğinin saptanmasına, yani kapitalizmin dayattığı tüketim toplumu modelinin insanın gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan ne kadar uzak olduğunun kısmen de olsa sorgulanmasına olanak sağladı. Bunu da sosyal medyanın yaşanan bireysel deneyleri bir ölçüde paylaşama, birlikte yorumlama fırsatı sunmasına bağlayabiliriz ola ki.
Kabullenme
“Yurttaşlarımız yola gelmişti, uyum sağlamışlardı, öyle denir ya, çünkü başka türlü yapacak bir şey yoktu”.
Hastalıkla yaşamak zorunda kalınması gerçeğinin toplum tarafından kabullenildiğini, romanda uzun betimlemelerle aktarılan cenazelerin kaldırılışındaki evrimde izlemek mümkün: Önce sadece yakınların katılımıyla dini törensiz ama mezarlıktan kaldırılan cenazeler, ölü sayısının artmasıyla artık sadece görevlilerin eliyle ve alelacele, özel olarak açılmış kireç dolu çukurlara topluca atılıveriyor ya da yakılıyor.
Cenaze töreni başlı başına yas sürecinin önemli bir unsuru olduğu için aileler, başlarda nispeten daha gelişkin törenleri bile yetersiz bulup isyan ederken, salgın kente iyice çöreklendiğinde artık cesetlerin “tıbbi atık” muamelesi görerek kaşla göz arasında yok edilmesini dahi olağan karşılar hale geliyorlar.
O kadar ki, yazar bu süreci anlatırken kara mizaha bile başvurmaktan çekinmiyor: “(...) Çok iyi bir örgütlenmeydi bu ve vali memnun kaldı. Hatta Rieux’ye bunun eski vebaları anlatan tarih kitaplarında karşılaştığı Zencilerin ölüleri taşıdığı el arabalarından daha iyi bir şey olduğunu söyledi”. Hak veriyor Rieux: “Aynı türden gömme işlemi bu, ama biz fişler hazırlıyoruz. Tartışmasız bir ilerleme var.”
MÜCADELE FELSEFESİ
Toplu felaketin ve bunun insanlar üzerindeki etkilerinin betimlenmesi hem birçok başka yazarın benzer içerikli kitaplarda anlattıklarıyla hem de mevcut pandemi sırasında dünyanın dört bir köşesinde yaşananlarla büyük ölçüde örtüşüyor.
Camus’nün asıl özgün katkısını, hastalıkla mücadele sürecinde roman kişileri (özellikle Dr Rieux, yer yer Tarrou) aracılığıyla ortaya koyduğu genel felsefi yaklaşımda aramak gerek.
Hastalık toplumda zaten var olan sorunları, dengesizlikleri, hastalıklı yapıyı ortaya çıkarıyor; eşitsizlikleri körüklüyor.
Bunu romanın başlarındaki anlatımda, varlıklarından haberdar dahi olunmayan binlerce lağım faresinin birden ve topluca yüzeye çıkmaları alegorisinde ya da romanın değişik bölümlerinde betimlenen toplumsal eşitsizliklerde, karantina döneminde bunların yol açtığı sorunlarda, çatışmalarda görmek mümkün.
“Veba işini görürken çok etkili bir tarafsızlık sergilediği için bir eşitlik duygusuna yol açmalıydı, oysa bencilliklerin doğal işleyişi nedeniyle tam tersine, insanlar adaletsizliği yüreklerinde çok daha keskin biçimde hissediyorlardı.”
İnsanlıktan çıkma riskine karşı uyarı
Yazar, ölümlere ve hastalığa salt istatistiki bir bakışla yaklaşılmasına isyan ediyor ve insanlığından arındırılmış bir ölünün basit bir rakama dönüştüğünü vurguluyor. (“üç, beş, on, yüz terörist etkisiz hale getirildi” ya da “üç, beş, on, yüz şehit verildi” söyleminde olduğu gibi)
Hatta roman kahramanının zihninde, insanları ölüm gerçekliği ile yüzleştirmek için şaşırtıcı bir yöntem bile düşlüyor: “Madem insanlar ölümün gerçek anlamını ancak birinin cesedini gözle görünce anlıyorlar, o zaman bunu gözlerine sokmalı. Beş büyük sinemadan aynı anda çıkacak on bin kişiyi kent meydanında öldürmeli ki toplu cesetleri görünce herkesin kafasına dank etsin! Öyle olunca bu isimsiz yığının gerçek insanlardan oluştuğu, bir yüzleri olduğu anlaşılır…”
Başka bir deyişle, insanların sinek gibi ölmelerine asla alışmamak gerek! Dr. Rieux bu düşünceyi şöyle vurguluyor: “Felakete alışmak, felaketin kendisinden bile beterdir.”
Boyun eğmemek ve dine başkaldırı
Romanın kilit öneme sahip kişilerinden biri de “herkesin saygı duyduğu” papaz Panneloux.
“Becerikli bir hatip” olarak sunulan Panneloux’nun vaazı, yazara dinle hesaplaşma fırsatı veriyor. O andan itibaren salgının ortasında sivrilen iki temel ama zıt karakter olarak ortaya çıkan hekim Rieux ve rahip Panneloux’nun farklı bölümlere dağılan felsefi tartışmaları, bir yönüyle klasik din/ateizm/laiklik sorunsalının iki ayrı düzlemine denk düşüyor.
Daha soyut düzlemdeki tartışmada roman karakteri Rieux’yü (ve aslında belli ki yazar Camus’yü) isyan ettiren en önemli ahlaki mesele, dinin “tanrının yolundan uzaklaşmak” ve “günahkâr” olmakla suçladığı felaketzedeleri başlarına gelenden sorumlu tutuyor olması.
Panneloux’nun romanda tüm bir bölüme yayılan ve kutsal kitaptan, dini efsanelerden referanslarla süslü vaazı, dinci zihin dünyasını neredeyse karikatür düzeyinde ayrıntılarla betimliyor ve bu zihniyeti “Kardeşlerim, felaketin içindesiniz, kardeşlerim bunu hak ettiniz” sözleriyle billurlaştırıyor.
Vaazın içeriği okura zaman zaman “bu kadarı da olmaz” dedirttiği için bu bölümde bir Fransız aydını olan yazarın “laikçi/aydınlanmacı” hezeyanlara kapıldığını düşünmek mümkün. Gel gör ki Covid salgınında medyada rastladığımız benzer içerikleri suçlamalar, örneğin en yetkili dini otoritenin eşcinselleri hastalıkların yayılmasından sorumlu tutması yazarın pek de abartmadığını göstermiyor mu? Herkesi etkileyen toplumsal felâketler karşısında çaresiz kalan insanlarda ilahi adaleti bile sorgulama, hatta kendilerini korumayan Tanrılarına isyan etme eğilimleri belirlediği için, dini otoriteler söylemi sertleştirme ve Tanrının gazabı tehdidiyle korku salarak cemaati yeniden hizaya sokma ihtiyaç duyuyor belli ki.
İşler kötüleştikçe sertleşen bu dini söyleme kendi coğrafyamızda yıllardır maruz kalmıyor muyuz? (1999 Körfez depremi sonrasında sallanan “7.4 yetmedi mi?” pankartını unutmak ne mümkün!) Panneloux’nun sert sözleriyle bizim yöredeki dinci söylemin arasındaki temel fark, bizdeki suçlayıcı cümlenin romandaki kadar kapsayıcı olmayışıdır, yani “kardeşlerim” hitabından yoksun oluşudur. Bizde bu tarz bir dinciliğin sözcüleri aynı içeriği daima ötekileştirerek dile getirmeyi, doğrudan hedef gösteren bir nefret söylemine çevirmeyi tercih ediyorlar. (günahkâr olan daima “öteki”, cemaat dışı)
Bu zihniyet farkının bir başka örneği, romanda masum olduğu varsayılan bir çocuğun ayrıntılı ve sarsıcı bir biçimde betimlenen ölümünün rahip Panneloux’nun bile ilahi adalete inancını derinden sarsmasıdır. Bu anlamda Panneloux karakteri, örneğin Umberto Eco’nun Gül’ün Adı romanında betimlediği engizisyon sözcüsünden oldukça farklı, vicdan sahibi bir din adamı. Bizim coğrafyamızın dinci söylemi engizisyon dönemi söyleminin şiddetine daha yakın duruyor: Bu akımların sözcüleri benzer vakalarda “masum çocukların” ölümünün bile aslında “ebeveynlerinin günahının kefareti” olduğunu savunarak “günahkârları” toptan, aile boyu “cezalandırmaktan” yana tavır almıyorlar mı? Ne de olsa bizim yörelerde kan davaları bireyselden çok kavim ya da aile boyu hesaplaşmalarla yürütülüyor, cadılar teker teker değil topluca yakılıyor, günahkâr semtler, hatta koca kentler toptan yıkılıyor…
Panneloux ise, sonunda kendi de hastalandığında, tutarlı olmak adına hekimden yardım istemeyerek kendini Tanrının merhametine terk etmeyi yeğler… ve ölür.
Tanrıya karşı işlendiği varsayılan suçların faturasının bu kadar gaddarca kesilmesi Dr Rieux’yü “ilahi adalete” ve böylesi bir dini inanca karşı isyan ettirse bile, aslında yazar da insanları başlarına gelenden kısmen sorumlu tutmaktadır: Onun gözünde de adaletten ve akılcılıktan yoksun toplumsal düzen ve onun çıkarcı yönetim biçimi salgının etkilerinin bu derece yıkıcı olmasından doğrudan sorumludur.
Hatta bunun da ötesinde, insanlar kişisel yaşamlarında yaptıkları hatalardan ve birbirlerine karşı işledikleri bireysel suçlardan ötürü de suçlu ve sorumludur. Bunu en net biçimde romanın sonlarına doğru geçmişte kalan militan yaşamındaki hatalarını Dr Rieux’ye itiraf ederek adeta “günah çıkaran” Tarrou karakteri ifade eder: “Ben zaten buraya gelmeden de vebalıydım, insanlara veba bulaştırmamak için onlardan uzak durmaya karar vermiştim”.
Günümüzde de benzer şekilde, bu akıl dışı düzeni yarattığımız (ya da yeterince itiraz etmediğimiz) için hastalığı manevi olarak hak ettiğimize dair suçlayıcı bir söyleme rastlıyoruz. Ayrıca, doğayı tahrip ederek salgından bizzat sorumlu olduğumuzu vurgulayan bir söylem de sıklıkla karşımıza çıkıyor.
Öte yandan, kapitalist düzenin yarattığı çevre felaketleri ve bunların doğa üzerindeki yıkıcı etkileri, bunların da sonunda dönüp insanlara da büyük zararlar verdiği malum. Covid salgınında da bu süreci izlemek mümkün. Öte yandan, insanlar doğaya bu kapsamda zarar vermeden binlerce yıl önce de canlıları etkileyen ölümcül salgınlar yok muydu?
Doğanın düzeni bozulduğunda bunun dar anlamda biyolojik ve maddi açıdan fiili sonuçlarının olacağını belirtmek gerek elbette. Ancak bunun bir adım ötesinde geçerek doğanın bizleri “cezalandırdığını” iddia etmek ne derece mümkün? Doğa manevi bir düşünce yapısına, vicdani bir güdüye, yani “insanları yanlış davranışlarından ötürü cezalandırma” amacına sahip olabilir mi gerçekten? Böyle düşünürsek, Doğayı Tanrı düşüncesine ikame etmiş, yani bu sefer de “doğa temelli” yeni bir mistisizm üretmiş olmaz mıyız?
Romandaki dinle hesaplaşmanın daha ikna edici boyutu, soyut tartışmalardan çok, işin asıl pratik/pragmatik düzleminde ortaya çıkıyor. Camus’nün her şeyin Tanrı’nın iradesi olduğunu ve buna karşı çıkılamayacağını kabullenmeyi reddetmesinin daha temel ve pragmatik nedeni, böyle bir ön-kabulün salgınla mücadeleyi imkânsız hale getirmesi endişesidir.
Bu yaklaşımın şu cümlede billurlaştığını söyleyebiliriz: “Dr Rieux eğer mutlak güçte bir Tanrı’ya inansaydı, insanları iyileştirmeyi sürdürmez, bu görevi ona bırakırdı”.
Oysa Rieux bir hekimdir ve onun işi, görevi, her koşulda mesleğini yapmaktır. Onun, “mücadele etmekten başka seçeneği” yoktur. Camus için bu hem bireysel, varoluşsal bir tercihtir hem de ölüme teslim olmak dışındaki tek seçenektir.
Başka bir deyişle, “Tanrının var olup olmamasının” ve bu ilahi düzenin gerçekten “adaletli olup olmamasının” ya da “insanların başlarına gelen felaketi hak edip etmemelerinin” çok ötesinde, asıl mesele şudur: Salgınla, toplumsal felaketlerle, savaşla karşılaştığınızda, işi Tanrı’ya havale ederek duayla yetinmek, insanları yok edecek olan bu afete teslim olmakla eşdeğerdir.
Mücadeleden başka çare yok!
Dolayısıyla Camus’nün mücadele felsefesi bir yönüyle çok sadedir: “O sıralar kentimizde türeyen birçok yeni ahlakçı hiçbir şeyin işe yaramayacağını ve diz çökmek gerektiğini söylüyorlardı. Oysa şu ya da bu biçimde savaşmak ve diz çökmemek gerekiyordu. Tüm sorun ölü sayısını olabildiğince aza indirmek ve ayrılıkların sonsuza dek sürmesini engellemekti. Bunun için de tek bir yol vardı, vebayla savaşmak. Bu gerçek hoşa giden bir şey değildi, yalnızca tutarlıydı. Bununla birlikte getirdiği sefalet ve acıyı düşünürsek, vebaya boyun eğmek için deli, kör ya da korkak olmak gerekir”.
Sıradan insanların mücadelesi / işini yapmak / kahramana gerek yok
Camus’ye göre bu mücadele süper kahramanların, büyük şeflerin, dahi önderlerin, ulu kurtarıcıların değil, sıradan insanların işidir: “Anlatıcı yalnızca mantık çerçevesinde önemli gördüğü bir kahramanlığı ve iyi niyeti güzel sözlerle yüceltmeyecek”.
Nitekim Dr Rieux: “Tüm bunlarda kahramanlık diye bir şey söz konusu değil. Dürüstlük söz konusu. Bu gülünç gelebilecek bir düşünce, ama vebayla savaşmanın tek yolu dürüstlük” dediğinde, gazeteci Rambert ona “dürüstlük nedir?” diye sorar. Rieux’nün yanıtı da çok sadedir: “Bunun genelde ne olduğunu bilmiyorum. Ama benim durumumda mesleğimi yapmaktır”.
Zaten salgın tepe noktasına çıktığında sıradan insanlar gönüllü olarak mücadeleye katılırlar. Tarrou başı çeker, rahip Panneloux bile çabaya katkı verir. Başından beri hep kaçıp şehir dışına gitmeye çalışan gazeteci Rambert dahi “insan tek başına mutlu olmaktan da utanabilir” diyerek tam kaçabileceği gün kalmaya ve mücadeleye katılmaya karar verir.
Bunun iyi bir şey olduğunu kabul eden romanın anlatıcısı, “ama öğretmen iki kere ikinin dört ettiğini öğretiyor diye tebrik edilmez. Belki bu mesleği seçti diye tebrik edilir. Biz de Tarrou ve ötekilerinin, iki kere ikinin başka bir şey değil de dört ettiğini gösterdikleri için saygıya değer olduklarını belirtelim, ancak bu iyi niyetin öğretmenin iyi niyeti, öğretmenin yüreği gibi bir yürek taşıyan ve insanlık onuru uğruna sanılandan daha kalabalık gruplar halinde bir araya gelebilecek kişilerin iyi niyeti arasında ortak bir şey olduğunu da belirtelim; en azından anlatıcının inancı böyle”.
Anlatıcı zaten roman içinde aktardığı onca soruna, tanık olunan onca kötülüğe karşın, iyi insan sayısının kötülerden çok daha fazla olduğunu sürekli vurgular: “İnsanların çoğu kötü değil, iyiler daha çok…”
Anlatıcının -aslında yazarın- bu konudaki ısrarı çok temel bir ayrışmaya denk düşüyor aslında: Camus olağandışı meziyetlere sahip “ulu kurtarıcılara” tapınmaktan yana değildir; o nedenle sıradan insanların, milyonların mücadeleye verdikleri belirleyici ama “olağan” katkıların altını çizmeyi yeğler.
Oysa Nazilerin yenilgiye uğratılmasının ardından savaş sonrası yeni iktidarların belirleneceği bu geçiş dönemi, savaş galibi çeşitli siyasi güçler arasındaki güç paylaşımı ve iktidar savaşları dönemidir aynı zamanda. Güç devşirmenin bir yolu da savaş sırasındaki kahramanlık anlatılarının sunacağı meşruiyeti ve prestiji sömürmektir. Bir yandan De Gaulle mitleştirilirken, komünistler de “halkların babası” Stalin’i kahramanlaştırma çabasındadır.
Camus ise, örneğin ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarını mahkûm eden nadir Batılı aydınlardan biridir. O bu eylemde “savaşı resmen sona erdiren” bir zafer değil, yüz binlerce insanı katleden bir barbarlık ve “insanlığı intiharını” görür.
Aynı şekilde Camus, sadece Nazilerin toplama kamplarını değil, Sovyetler Birliğindeki toplama kamplarını ve totaliter uygulamaları da mahkûm etmekten yanadır. Buna karşılık örneğin Sartre’ın başını çektiği aydınlar ise, yüceltilen Stalin’in yönetime, onun güdümündeki komünist partilere eleştirellikten arınmış bir destek vermekten yanadır.
YAN UNSURLAR
Ölüm cezası
Romanın sonlarına doğru, romandaki kilit kişilerden biri olan Tarrou, geçmiş yaşamıyla ilgili ayrıntıları Dr Rieux’ye anlatırken babasının savcı olduğuna da değinerek ölüm cezası karşıtı ayrıntılı savlar öne sürer.
Sanki romanın genel akışından kopukmuş izlenimi verebilen bu uzun ölüm cezası tartışmasını, “felsefi düzeyde ölüm kavramıyla hesaplaşan” bir romanda yer almasını çok da yadırgamamak gerek aslında.
Öte yandan, eğer romanın aynı zamanda bir faşizme karşı direniş alegorisi olduğunu düşünürsek, ölüm cezası konusunda savaş sonrası Fransa’da antifaşistler arası yaşanan tartışmalarla bağlantı kurmak da mümkündür.
Aydınların önemli bir kısmı bu dönemde “intikamcı” bir yaklaşım sergilemeyi yeğlemiştir. Bunun doğal bir uzantısı da “işbirlikçilerin” ve “hainlerin” kurşuna dizilmesidir.
Örneğin Sartre, hem savaş öncesinde hem de hatta savaş yılları sırasında bile saygısını ve hayranlığını eksik etmediği Céline’in “Almanlardan para aldığı için ırkçı görüşler savunduğunu” ileri süren bir makale yazar. Eğer o sıralar sürgünde olmasaydı, tek başına bu bile Céline’in de kuruşuna dizilmesi sonucunu doğurabilirdi.
Camus ise, ölüm cezasına çarptırılan ve Céline gibi ırkçı görüşlere sahip bir edebiyatçı olan Brasilliach’ın cezasının infaz edilmesini önlemeye çalışır, De Gaulle’e bu yönde bir mektup da yazar, ama başarısız olur.
Sürgün/Hapis
Yazar, karantina döneminde yaşananlarla sürgün ve hapiste yaşananlar arasında koşutluklar kurar: “Vebanın yurttaşlarımıza getirdiği ilk şey, sürgün oldu. O andan itibaren mahpus konuma geçmiştik bir bakıma ve geçmişimize indirgenmiştik. Bazılarımız her ne kadar gelecekte yaşama eğilimine sahip olsalar da bundan hızlıca vazgeçiyorlardı…” (…) “Böylece, tüm tutsakların ve sürgünlerin hiçbir işine yaramayacak bir bellekle yaşaması demek olan o derin acıyı duyuyorlardı. Durmadan düşündükleri o geçmişin de üzüntülü bir özlemden başka tadı yoktu.”
Zamanın akışı
Özellikle de zaman kavramının ele alınışında Veba’yla sürgünü ya da hapsi ele alan başka eserlerin anlatıları arasında bir dizi benzerlik, yakınlık bulmak mümkündür.
Örneğin romanın başlarında hastalığın ortaya çıkış süreci günlük temelde ele alınırken (”ilk fare”, “ilk hasta”, “ilk ölüm”, “karantinada ilk gün”, vb.) bir süre sonra zamanın akışı tamamen bulanıklaşır, hatta zamanın akışını bile hastalığın seyri belirlemeye başlar. Hastalık öncesi dönemi andıran bir zamansal devinim ancak mevsim dönüşlerinde gözlemlenebilir hale gelir.
Bellek
Salgın nedeniyle karantinaya alınmanın doğurduğu en önemli sonuçlarından biri, belleğin giderek bulanıklaşmasıdır. Romanda bu süreçler ayrıntılı olarak ele alınır: “Yaşadıkları şimdiki zamana karşı sabırsız, geçmişlerine düşman ve geleceği elinden alınmış olarak insan kaynaklı adaletin ya da nefretin parmaklıklar arkasında yaşamaya mahkûm ettiği kişilere benziyorduk biz de.”
Bu bulanıklaşma sonucu hem kapanma öncesi “normal” hayatın ve o andan beri görülemeyen yakınların yüzleri giderek bellekten silinmeye başlar hem de şimdiki zaman anlamını yitirir ve gelecek tasarımının ortadan kalkmasıyla tüm bir yaşam tarzı uçup gider.
Tanıklık
Yazar işte bu nedenle kendi işlevini de yaşananlara tanıklık etmek olarak belirler: “[Anlatıcı] niçin araya girdiğini açıklamak ve tarafsız tanık üslubunu seçmeye özen göstermesinin anlaşılması istiyor. Ama bunu uygun, ölçülü bir tutumla yapmak istemiştir. Genel olarak gördüklerinden fazlasını anlatmamaya, veba dostlarına, gerçekte sahip olmayacakları düşünceleri yakıştırmamaya ve yalnızca rastlantı ya da kötü talihin kendisine sunduğu metinleri kullanmaya özen göstermiştir”.
Hatta anlatıcı bir aşamada “sanatın sağladığı imkanları da kullanmadığını” belirterek, romanın dilinin ve anlatımının fazla “düz” olduğunu yönünde sonradan yöneltilecek kimi eleştirileri peşinen boşa çıkartmıştır: Yazar Camus’nün bu roman için seçtiği anlatım tarzı ve seçilen dilin sadeliği kasıtlıdır: Anlatıcının [yazarın] derdi kendini öne çıkarmak, kahramanlaştırmak değil, “herkes adına konuşmaktı”.
“Dürüst bir yüreğin kurallarına uygun olarak, isteyerek kurbanın tarafını tutmuş ve insanları, aynı kenti paylaştığı insanları, yalnızca aşk, acı, sürgün gibi ortak inançları çevresinde birleştirmek istemiştir. İşte böylece, tek bir acı yoktur kentlilerce paylaşmasın, ya da tek bir durum yoktur kendisi de sahiplenmesin. (…) Sadık bir tanık olmak için özellikle olayları, belgeleri ve söylentileri aktarmalıydı. Ama kişisel olarak kendi söyleyeceği, kendi bekleyişini, kendi geçirdiği sınavları dile getirmemeliydi”.
Kadınlar
Romana yöneltilebilecek önemli eleştirilerden biri, kadın karakterlerin silikliğidir: Romanda nice kadın vardır ama aslında yoktular… Kadın ya uzaklara gitmiş eştir ya uzaklarda kalmış sevgilidir ya da yanı baştaki sessiz, şefkatli, varlığını pek hissettirmeden hizmet eden annedir, başka bir değişle hiçbiri özne değildir.
Gerçi bu durum hem Camus’nün başka kitaplarında hem de dönemim birçok başka eserinde karşımıza çıktığı için ayrıca ele alınmayı hak etmektedir.
Araplar
Bir diğer önemli eksik özne de Araplardır. Hikâye Cezayir’in Oran kentinde yaşandığı halde romanda tek bir Arap karakter yoktur. Başka bir deyişle Araplar kendi ülkelerinde yan karakter dahi olamayacak kadar siliktir, ki bu da hele bugünden geriye dönüp bakıldığında sömürge gerçeğinin çarpıcı bir dışavurumudur.
Bunu vurgulayan ilginç bir cümle, hastalığa veba tanısı konma aşamasında iki hekim arasındaki bir sohbete yansıyan şu cümledir: “Hem sonra, bir meslektaşın dediği gibi: Olamaz bu, herkes Batı’da bunun ortadan yok olduğunu biliyor”.
Demek ki o dönemde Cezayir birçok Batılı aydın tarafından “Batı”nın bir parçası olarak algılanıyor. Belli ki “Batı” bir coğrafya değil, aslında bir “habitat”: Batılıların yaşadığı her yer “Batı”dır!
Romandaki bu çarpıcı eksiklik, Camus’nün Cezayir doğumlu olması, bir dönem Cezayir Komünist Partisinde militanlık yapması, sömürge sistemine açıkça karşı çıkmış bir aydın olması nedeniyle daha da tuhaftır.
Gerçi Camus birçok çevre tarafından Cezayir’in bağımsızlığını desteklemediği ve Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi FLN’in sivilleri de hedef alan eylemlerine karşı çıktığı için çok eleştirilmiştir.
Öte yandan, Camus bağımsızlığı desteklememekle birlikte, sömürge sistemine son verilmesinden yana olduğunu her zaman açıkça belirtmiştir. Onun hayalini kurduğu sistem, bağımsızlığa gerek bırakmayacak şekilde eşitlik temelinde federal ya da özerklik türü yeni bir ortaklığa geçilmesiydi.
Camus’nün FLN’in sivilleri de hedef alınmasına karşı çıkması aslında Cezayir’e özgü değildi, daha genel anlamda “hedefe varmak için her yol mubah” anlayışına karşı çıkmasıyla alakalıydı.
Dolayısıyla, yazarın bu siyasi yaklaşımlarının doğruluğu yanlışlığı ayrı mesele, ama Veba’da bir Arap öznenin yer almayışını bu siyasi tartışmalara bağlamak pek doğru olmaz.
SONUÇ
Camus’nün Veba’yı yazarken bir yandan da bugün pandemi sırasında yaşayacaklarımızın bir kısmını neredeyse 80 yıl öncesinden görüp betimlemesi elbette hem onun dehasının hem de edebiyatın gücünün kanıtıdır.
Ancak Camus’nün asıl katkısı, toplumsal felaketlerle mücadele için bu romanda ortaya koyduğu felsefi yaklaşımdır.
Özetleyecek olursak: “İstesen de ‘bana ne’ diyemezsin/isyan edeceksin/ korkmayacaksın/insanların ölmesine razı olmayacaksın/gerekirse tanrıya bile karşı geleceksin/insanlık onuruna sahip çıkarak yılmadan mücadele edeceksin çünkü başka çaren yok/ama kendini de kahraman sanmayacaksın…”
Camus’ye göre edebiyatçıya düşen ise, bunu bir kahramanlık destanına dönüştürmeden mücadeleye tanıklık etmek, onu sonraki kuşaklara aktarmaktır.
Camus’nün bu romanda yaptığı tam da budur, anlatıcısı gibi o da: “Susanların arasında yer almamak, o vebalılardan yana tanıklık etmek, onlara yönelik adaletsizliği ve şiddete ilişkin en azından bir anı bırakmak ve felaketlerin ortasında neler öğrenildiğini, insanların içinde hor görülecek şeylerden çok, hayranlık duyulacak şeylerin bulunduğunu söylemek için burada son bulan anlatıyı kaleme almaya karar verdi.
Çünkü biliyordu ki insanlar kendilerini özgür sansalar da “felaketler oldukça kimse asla özgür olamayacak”; dolayısıyla tıpkı roman karakteri Rieux gibi o da “belki bir gün insanların bir mutsuzluk yaşaması ya da bir şeyler öğrenmesi için vebanın kendi farelerini uyandırıp mutlu bir kente ölmeye yollayabileceğinden haberi olmadığını biliyordu”.
İşte bunun için yazılışından onlarca yıl sonra yine ve yeniden okumak gerek Camus’nün romanını. Veba ya da Corona ya da başka kara vebalar, kılık değiştirmiş faşizmler geri gelecek: Hazırlıklı olmak gerek…
https://www.artigercek.com/yazarlayigit-benevebayi-camus-nun-felsefesiyle-alt-etmek
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.05.29 13:17 emrecann150 SEO Uzmanı Nedir? Nasıl SEO Uzmanı Olunur

[caption id="attachment_1581" align="alignnone" width="585"]📷 seo uzmanı[/caption]

[TOC]

SEO uzmanı nedir?

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) uzmanı, Google, Bing, Yandex gibi çeşitli arama motorlarında web sitelerini zirveye getirmek için gerekli çalışmaları yapar. Kullanıcı deneyimini en üst düzeye çıkarmaya ve yine de web sitelerini en üst düzeye çıkarmaya çalışıyorlar. Arama motoru sıralamalarında web sitelerini en üst düzeye çıkarmak için çeşitli analizler, uygulamalar, izler ve raporlar gerçekleştirebilen kişisiniz.
Kısacası, bir SEO uzmanı, arama motorlarının nasıl çalıştığını ve bir web sitesinin sıralamasını iyileştirmek için tekniklerin nasıl kullanılacağını bilen biridir.

SEO uzmanı Ne Demek ?

Arama motoru geliştirme çalışmaları için gerekli tüm analiz, değerlendirme, uygulama, izleme ve raporlama dönemlerinde uzmanlaşarak bu çalışmaların tamamlanmasını sağlayan kişidir. Ancak, SEO uzmanının bilgi ve çalışma alanı bununla sınırlı olmamalıdır. SEO uzmanı aynı zamanda sektör geliştirme sürecine katılır, rakiplerin çalışmalarını analiz eder, web sitesinde olası anti-SEO girişimleri ile ilgili önlemler alır ve bu yönde çalışmaktan kaçınır.

SEO uzmanı kimdir ve ne yapar?

Arama motoru optimizasyonundaki uzmanlar sadece en uygun anahtar kelimeyi tanımlamak ve oluşturmakla görevlendirilmez. Bir SEO uzmanı, reklam hazırlama aşamasında bir strateji geliştirir ve aranan kelimelerin veya yorumların sonucunu değerlendirir.
SEO uzmanı olmak için neye ihtiyacınız var?
Bir SEO uzmanı olmak için bazı düşünme, araştırma ve bilgi işlevleri gereklidir. Bunlar;
SEO Uzmanının Özellikleri.

SEO Uzmanı Nitelikleri

Başarılı bir SEO uzmanı olmak için belirli niteliklere de sahip olmalısınız. Başvurduğunuz ajanslar kriterlerinize göre analiz edilir. Yani senin hakkında:

SEO Uzmanları Neleri Bilmeli?

Temel kriterler açısından çok zor görünmese de, SEO uzmanları web sitesinin en önemli sorunu olabilecek en küçük hataya dikkat etmelidir.
Tüm bu özellikler tüm tam zamanlı veya serbest SEO uzmanları tarafından kullanılabilir olmalıdır.

Bir SEO Uzmanı Ne Yapar?

Bir SEO Uzmanının Avantajları
Sıralamanızı ve trafiğinizi artırabilirsiniz. Bu neden birisi arama motoru optimizasyonu konusunda uzman olmalıdır açık sebebidir.
Web sitenizi arama motorları için optimize etme Çevrimiçi veya başarılı bir şekilde para kazanın bir çevrimiçi iş kurmak için daha yüksek sıralamalar ve arama motoru trafiğinden yararlanabilirsiniz.
Maliyetleri azaltmak; Bir SEO danışmanı işe almak yerine bir girişimci veya blogcu iseniz, SEO'yu kendiniz yapabiliyorsanız çok daha fazla para kazanabilirsiniz.
Burada SEO'da çalışmak için kimin işe almak istediğinize karar verebilirsiniz. - SEO konusunda bilginiz varsa, SEO'da çalışmak için hangi danışmanı veya şirketi kiralamak istediğinize karar vermek çok daha kolaydır.
SEO paketlerinin ne içerdiğini anlamak ve bunun web sitenizin daha iyi sıralanmasına yardımcı olup olmadığını değerlendirmek için bilgiye sahipsiniz.
Pazarlama Yöneticileri için Tavsiye Edilir - Bir Pazarlama Müdürü olarak çalışıyorsanız, SEO'yu iyi anlarsınız, şirketinizdeki diğer Pazarlama Müdürleri veya meslektaşlarınız üzerinde bir avantaj sağlar.
Hiçbir şirket SEO olmadan çevrimiçi olarak hayatta kalamaz, artık isteğe bağlı değildir. SEO tabanlı olmayan web siteleri, son derece rekabetçi çevrimiçi dünyada hayatta kalamaz. SEO ve nasıl Nasıl kullanılacağını bilmek, web sitenizin geleceğinin büyük bir parçasıdır. fark yaratabilir.
Nasıl SEO Uzmanı Olunur?
Arama motorlarını anlamaya çalışarak ilk adımı atabilirsiniz. Google nasıl düşünüyor? Bir kullanıcının aradıklarını nasıl daha iyi sunabilirim? Google'ın kurucusu olsaydınız, arama sonuçlarında listelenen web sitelerini derecelendirmek için hangi kuralları kullanırdınız? Onlara sormak bu işin ilk adımıdır. Ve şu? Bildiğiniz herhangi bir konuda blog oluşturun.

Başarılı bir SEO uzmanı olmak için hangi becerilere sahip olmalısınız?

Dijital pazarlamada bir fark yaratırsanız ve rakiplerinizden öne çıkarak başarılı bir SEO uzmanı olmak istiyorsanız, belirli beceri ve bilgiye sahip olmalısınız. İyi bir SEO uzmanı genellikle aşağıdakileri göz önünde bulundurmalıdır:
Bir SEO Uzmanı veya SEO Ajansı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Dolandırıcılık bu sektörde çok yüksek bir seviyeye ulaştı. Deng'in Türkiye'de bir sözleşme imzalama şansını bulamadım. Bu sadece SEO için değil, tüm web çalışmaları için geçerlidir. SEO endüstrisindeki oranlar aydan ay arttıkça ve sonuç aylar sonra geldiğinden, müşterilerin sahtekarlıkla karşılaşması muhtemeldir. Ona sözler veriyorlar ve beklemelerini istiyorlar. Evet, arama motoru optimizasyonundan anında sonuç almayacaksınız. Peki nasıl güveneceksin? Aşağıdakileri uygulayın;
Diger Makalelere ulaşmak için buraya tıklayın
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.05.29 13:12 emrecann150 SEO Uzmanı Nedir? Nasıl SEO Uzmanı Olunur

[caption id="attachment_1581" align="alignnone" width="585"]📷 seo uzmanı[/caption]

[TOC]

SEO uzmanı nedir?

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) uzmanı, Google, Bing, Yandex gibi çeşitli arama motorlarında web sitelerini zirveye getirmek için gerekli çalışmaları yapar. Kullanıcı deneyimini en üst düzeye çıkarmaya ve yine de web sitelerini en üst düzeye çıkarmaya çalışıyorlar. Arama motoru sıralamalarında web sitelerini en üst düzeye çıkarmak için çeşitli analizler, uygulamalar, izler ve raporlar gerçekleştirebilen kişisiniz.
Kısacası, bir SEO uzmanı, arama motorlarının nasıl çalıştığını ve bir web sitesinin sıralamasını iyileştirmek için tekniklerin nasıl kullanılacağını bilen biridir.

SEO uzmanı Ne Demek ?

Arama motoru geliştirme çalışmaları için gerekli tüm analiz, değerlendirme, uygulama, izleme ve raporlama dönemlerinde uzmanlaşarak bu çalışmaların tamamlanmasını sağlayan kişidir. Ancak, SEO uzmanının bilgi ve çalışma alanı bununla sınırlı olmamalıdır. SEO uzmanı aynı zamanda sektör geliştirme sürecine katılır, rakiplerin çalışmalarını analiz eder, web sitesinde olası anti-SEO girişimleri ile ilgili önlemler alır ve bu yönde çalışmaktan kaçınır.

SEO uzmanı kimdir ve ne yapar?

Arama motoru optimizasyonundaki uzmanlar sadece en uygun anahtar kelimeyi tanımlamak ve oluşturmakla görevlendirilmez. Bir SEO uzmanı, reklam hazırlama aşamasında bir strateji geliştirir ve aranan kelimelerin veya yorumların sonucunu değerlendirir.
SEO uzmanı olmak için neye ihtiyacınız var?
Bir SEO uzmanı olmak için bazı düşünme, araştırma ve bilgi işlevleri gereklidir. Bunlar;
SEO Uzmanının Özellikleri.

SEO Uzmanı Nitelikleri

Başarılı bir SEO uzmanı olmak için belirli niteliklere de sahip olmalısınız. Başvurduğunuz ajanslar kriterlerinize göre analiz edilir. Yani senin hakkında:

SEO Uzmanları Neleri Bilmeli?

Temel kriterler açısından çok zor görünmese de, SEO uzmanları web sitesinin en önemli sorunu olabilecek en küçük hataya dikkat etmelidir.
Tüm bu özellikler tüm tam zamanlı veya serbest SEO uzmanları tarafından kullanılabilir olmalıdır.

Bir SEO Uzmanı Ne Yapar?

Bir SEO Uzmanının Avantajları
Sıralamanızı ve trafiğinizi artırabilirsiniz. Bu neden birisi arama motoru optimizasyonu konusunda uzman olmalıdır açık sebebidir.
Web sitenizi arama motorları için optimize etme Çevrimiçi veya başarılı bir şekilde para kazanın bir çevrimiçi iş kurmak için daha yüksek sıralamalar ve arama motoru trafiğinden yararlanabilirsiniz.
Maliyetleri azaltmak; Bir SEO danışmanı işe almak yerine bir girişimci veya blogcu iseniz, SEO'yu kendiniz yapabiliyorsanız çok daha fazla para kazanabilirsiniz.
Burada SEO'da çalışmak için kimin işe almak istediğinize karar verebilirsiniz. - SEO konusunda bilginiz varsa, SEO'da çalışmak için hangi danışmanı veya şirketi kiralamak istediğinize karar vermek çok daha kolaydır.
SEO paketlerinin ne içerdiğini anlamak ve bunun web sitenizin daha iyi sıralanmasına yardımcı olup olmadığını değerlendirmek için bilgiye sahipsiniz.
Pazarlama Yöneticileri için Tavsiye Edilir - Bir Pazarlama Müdürü olarak çalışıyorsanız, SEO'yu iyi anlarsınız, şirketinizdeki diğer Pazarlama Müdürleri veya meslektaşlarınız üzerinde bir avantaj sağlar.
Hiçbir şirket SEO olmadan çevrimiçi olarak hayatta kalamaz, artık isteğe bağlı değildir. SEO tabanlı olmayan web siteleri, son derece rekabetçi çevrimiçi dünyada hayatta kalamaz. SEO ve nasıl Nasıl kullanılacağını bilmek, web sitenizin geleceğinin büyük bir parçasıdır. fark yaratabilir.
Nasıl SEO Uzmanı Olunur?
Arama motorlarını anlamaya çalışarak ilk adımı atabilirsiniz. Google nasıl düşünüyor? Bir kullanıcının aradıklarını nasıl daha iyi sunabilirim? Google'ın kurucusu olsaydınız, arama sonuçlarında listelenen web sitelerini derecelendirmek için hangi kuralları kullanırdınız? Onlara sormak bu işin ilk adımıdır. Ve şu? Bildiğiniz herhangi bir konuda blog oluşturun.

Başarılı bir SEO uzmanı olmak için hangi becerilere sahip olmalısınız?

Dijital pazarlamada bir fark yaratırsanız ve rakiplerinizden öne çıkarak başarılı bir SEO uzmanı olmak istiyorsanız, belirli beceri ve bilgiye sahip olmalısınız. İyi bir SEO uzmanı genellikle aşağıdakileri göz önünde bulundurmalıdır:
Bir SEO Uzmanı veya SEO Ajansı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Dolandırıcılık bu sektörde çok yüksek bir seviyeye ulaştı. Deng'in Türkiye'de bir sözleşme imzalama şansını bulamadım. Bu sadece SEO için değil, tüm web çalışmaları için geçerlidir. SEO endüstrisindeki oranlar aydan ay arttıkça ve sonuç aylar sonra geldiğinden, müşterilerin sahtekarlıkla karşılaşması muhtemeldir. Ona sözler veriyorlar ve beklemelerini istiyorlar. Evet, arama motoru optimizasyonundan anında sonuç almayacaksınız. Peki nasıl güveneceksin? Aşağıdakileri uygulayın;
Diger Makalelere ulaşmak için buraya tıklayın
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.05.23 23:53 tanitimvideosu Facebook'a Reklam Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Facebook'a Reklam Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Detaylı bilgi almak için tanitimvideosu.com/facebooka-reklam-verirken-dikkat-edilmesi-gerekenler adresine girmelisiniz.

Belirli bir amaca yönelik hizmet edecek sosyal medya reklamları için facebooka reklam verirken dikkat edilmesi gerekenler çok önemlidir. Hedef kitleyi iyi seçmek maddi açıdan size bazı avantajlar sağlayacaktır. Facebooka reklam vermenin püf noktalarını dikkatlice okumak; optimize edilmiş ve sizin için en ekonomik yollarla amacınıza ulaşmanızı sağlayacaktır. Dilerseniz yazının en alt bölümünde bulunan yorum bölümünden aklınızdaki soruları sorarak teknik ekibimizden destek alabilirsiniz. Reklam vermeden önce yapılacak işlemler bulunmaktadır. Facebook reklam yöneticisi sayfasından detaylı olarak bilgi alabilirsiniz fakat biz bu sayfada sayfalarca bulunan dökümanların özetini sizler için çıkarttık. Tüm yazıyı okumanızı tavsiye ederiz.

İlk Karar: Reklam Partneri

Bildiğiniz üzere facebook başlı başına bir dünya. Sadece paylaşımların yapıldığı, beğenildiği bir yer olarak düşünmeyin. Arka planda sayısız işler yapılıyor. Profesyonel olarak sürekli reklam veriyorsanız ilk karar bölümünü geçebilirsiniz ancak ilk defa reklam veriyorsanız veya verdiğiniz reklamlardan verim alamıyorsanız ilk karar bölümümüzde verilen bilgiler işinize çok yarayacak. Reklam partneri nedir?
Reklam partneri, reklamlarınız için görüş bildiren ve sizi yönlendiren kişilekurumlar olarak nitelendirilebilir. Bir nevi facebook reklam danışmanlığı diyebiliriz. Facebook reklam partnerinin size çok faydası olacaktır. Reklamlarınızı yönetecek, size belirli periyotlarla raporlar sunacak, reklamlarınızı optimize edecek ve bu işi profesyonel şekilde yapacak. Tabi reklam partnerliği için ekstra bir bütçe ayırmanız gerekecektir. Kısa süreli reklam düşünüyorsanız reklam partneri önermiyoruz fakat uzun süreli sürekli reklam vermeyi düşünüyorsanız partnerler size kâr sağlayacaktır. Facebook reklam danışmanlığı google arama sonuçlarından istediğiniz partneri seçebilirsiniz. Partner seçmeden önce referanslarına bakmanızı tavsiye ederiz. Son günlerde piyasada işi bilen veya bilmeyen çok sayıda partnerler türedi. Kötülerine denk gelmemek lazım. Partner için ayıracak bütçeniz yoksa hiç dert etmeyin. Yazımızın ikinci bölümüne geçin.

İkinci Karar: Reklamın Türü

Fotoğraf, video veya yazı olarak 3 farklı reklam türünden birine karar vermeniz gerekmektedir. En etkileyici reklam türü tabiki video reklamlarıdır. Facebook Reklam Videosu Hazırlama sayfamızdan reklam videosu hazırlatabilirsiniz. Videonuzu kendiniz hazırlamak isterseniz Kendini Kanıtlamış 26 Animasyon Programı sayfamızdan istediğiniz video programını seçerek, video hazırlamaya başlayabilirsiniz. Videonuz oluşturulduktan sonra üçüncü adıma geçebilirsiniz. Sadece yazılardan oluşan bir reklam vermek istiyorsanız zaten yaptırmanız gereken bir obje yoktur. Direkt olarak verebilirsiniz. Facebook resimli reklam vermek isterseniz, bannebroşükartvizit gibi tasarım işlerinizi de gerçekleştirebiliriz. Tasarım işleriniz bittiğine göre üçüncü adıma geçelim.

Üçüncü Karar: Reklamın Bütçesi

En önemli kararlardan biridir. Facebooka reklam verirken dikkat edilmesi gerekenler başlığının belki de en önemli maddesidir. Reklam bütçemizi ayarlarken profesyonel düşünülmesi gerekir. Bir ürün satıyorsanız kâr payınızı da düşünerek fiyatlandırılması uygun olacaktır. Çok sorulan bir sorudur. Facebook reklam ücretleri ne kadar? Facebook video görüntülümesi başına biçtiği tutarın adını ThruPlay koymuş durumda. 1 ThruPlay yaklaşık olarak 0,02 ₺ ile 0,05 ₺ arasında olabilmektedir. Yani bir kişinin videonuzu izlemesi için yaklaşık olarak 2-5 kuruş arasında ödeme yapmalısınız. ThruPlay için detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Elinizdeki ürün stoku ve ulaşmak istediğiniz sayıya göre bütçe planlaması yapabilirsiniz. Örneğin İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi şehirlerde bir cihaz satıyorsanız reklam bütçelerinizi en az günlük 200 ₺ olarak belirleyebilirsiniz. Günlük 200₺ haftalık 1.400₺ yapar. Peki 1.400₺ ile kaç kişiye ulaşabilirsiniz?
Facebooka Reklam Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yukarıda hazırladığımız hareketli resimde 1.400₺ bütçe ile 439.300 (dört yüz otuz dokun bin üçyüz) kişiye kadar erişebilineceği gösterilmiştir. Hareketli resim facebook uygulamasından kaydedilmiştir. 1.400 ₺ bütçenin gün sayısını da belirleyebilirsiniz. İsterseniz 10 gün isterseniz 1 gün olarak ayarlayabilirsiniz. Gün sayısı değiştiğinde günlük bütçenizi ve günlük erişebileceğiniz kişi sayısını otomatik olarak hesaplamaktadır. Bütçeniz ne kadar yüksek olursa reklamlarınız o kadar çok kişiye gösterilir. 1.400₺ ile ortalama 250.000 kişiye eriştiğinizi varsayarsak (1400/250000=0,006₺) yapar ve %18 kdv ile 0,007₺ yapar ancak fiiliyatta pek böyle bir manzara ile karşılaşılamıyor. Facebook partnerlerinden aldığımız gerçek verilere dayanarak gösterim başına ortalama 2-5 kuruş arasında ödeme yapılmaktadır. Tanitimvideosu olarak tavsiyemiz reklamlarınızı tek güne değil, mümkünse haftalara ve aylara bölmeniz yönündedir.

Dördüncü Karar: Reklamın Amacı

Facebook reklam verme amacı ile amacınızı seçebilirsiniz. Belirli bir hizmet tanıtmak veya farklı kategorilerde ürün satışları için "İnsanları internet sitene gönder" seçeneğini tavsiye ediyoruz. Sitene gönder seçeneğini seçtiğiniz takdirde facebook yapay zekası, bağlantılara tıklayarak başka sitelere giden kullanıcılara daha fazla göstermek isteyecektir. Böylelikle siteniz ziyaretçi kazanacak ve hizmetinizi daha çok kişinin görmesi artacaktır. Siyasi kişiler, belirli duyurular için web sitesine yönlendirmekten ziyade "İfade bırakan, yorum yapan ve paylaşımda bulunan kişi sayısını artır" seçeneğini seçmelisiniz. Ticari faaliyet yürütüyorsanız ve şirketinizin sattığı ürünü tanıtmak, alışveriş gerçekleştirilebilecek reklamlar için "Potansiyel müşterilerle bağlantı kur ve sohbet et" seçeneğini seçebilirsiniz. Potansiyel müşteri seçeneğini seçerseniz online destek verme durumunda olduğunuzu unutmayın. Çünkü bu seçenekle insanlar sayfanızla direkt olarak mesajlaşabilecektir. Yanıt gelmediği zaman müşterilerinizi kaybedebilirsiniz. Reklamlardan yeterince verim elde edemezsiniz.
Facebook reklam amacı

Beşinci Karar: Gönderi Düğmesi Ekleme

Facebook reklam verme sırasında sizlere gönderilerinize bir düğme ekleme fırsatı tanır. Video reklamına eylem çağrısı ekleme sayfasında detaylı olarak anlatım yapılmış fakat reklam çeşidine göre bu özellik verimliliği arttırabilir. E-ticaret sitesi işletiyorsanız veya bir ürün/hizmet satıyorsanız "Şimdi Alışveriş Yap" seçeneğini seçebilirsiniz. Restoran, kafe, organizasyon, etkinlik, sinema, tiyatro gibi rezerve edilmesi gereken işler için "Şimdi Rezervasyon Yap" düğmesini eklemeniz gerekecektir. Web sitenize üye kazandırmak için Kaydol seçeneğini, işletme yeriniz reklamı görenler için çok önemliyse ve size hemen ulaşılması gereken reklam ise "Yol Tarifi Al", facebook sayfanız üzerinden hemen yanıt verebilecek ve online destek olabilecek kimseler çalışıyor ise "Mesaj Gönder" seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Facebook'un son eklenen özelliği ise whatsapp. Reklamınıza "Whatsapp Mesajı Gönder" butonu eklediğinizde müşteri ile birebir iletişim kuruyorsunuz. Çünkü reklam gören kişinin ilgisini çekmiş durumdasınız ve whatsapp uygulaması üzerinden size mesaj göndererek ilgisini belirtiyor. Özetle kendisini ikna etmenizi bekliyor. Hangi seçenek size uygun ise seçerek altıncı adıma geçebiliriz.
Eylem Düğmesi
Gönderi düğmesi ekleme zorunluluğu yoktur. Dileyen kişiler facebookun sunmuş olduğu bu özelliği kullanabilir. Özellikle anlık mesajlaşma özellikleri barındıran seçenekler faydalı olmaktadır. Kaydol, yol tarifi al seçenekleri oldukça az tercih edilmektedir.

Altıncı Karar: Reklamın Hedefi, Yaş Aralığı ve Cinsiyeti

Facebook'a reklam verirken dikkat edilmesi gereken en can alıcı nokta da tam olarak altıncı karardır. Duyurmak istediğiniz mesaj, satmak istediğiniz ürün, insanlar tarafından beğenilmek yorum almak veya etkinlik duyurularınız her neyse, reklam verme amacınızı bu bölümlerde tam olarak anlatmak zorundasınız. Reklamınızı en iyi optimize eden adım da burasıdır. Aşağıda bulunan hareketli resim sizler için hazırlanmıştır. Hedeflemeyle seçtiğin kişiler özelleştirilerek, reklamınızı görmesinde fayda bulunmayacak kişileri eleyebilirsiniz. Örneğin kalp hastalığına iyi gelen bitkisel bir ürün sattığınızı varsayalım. Bitkisel ürün kadınlar üzerinde daha etkileyici sonuçlar alıyor diyelim. Kargo anlaşmamız da sadece İstanbul ili içerisinde geçerli olmuş olsun. Facebook'a reklam verirken yaş aralığına dikkat ediyorum. 38 yaş üstünde bulunan kadınların kalp hastalığı olasılığı 38 yaş altında bulunanlardan daha düşüktür. Aşağıda bulunan görseldeki gibi Cinsiyet bölümünden Kadınlar'ı seçip yaş aralığını da 38-65 arası yapıyorum. Böylelikle reklamımı görüp de ilgisini çekmeyecek milyonlarca kişinin reklamımı görmesini engelliyorum. Reklamımı görmediği için ödemesini de yapmıyorum. İşte buna reklam optimizasyonu diyoruz.
Reklam Konum, Yaş Seçimi
Facebook'a reklam verirken püf noktalardan birisi de konum ve adres. Reklamlarınızı görmesini istediğiniz kişileri şehir şehir, bölge bölge veya haritada işaretleyerek seçebiliyorsunuz. Biz örneğimizde İstanbul ilini seçeceğimiz için Adres bölümüne tıklıyor ve İstanbul'un üzerine geliyoruz. Veya adres bölge sekmesinde "İstanbul Province" yazan bölüme İstanbul yazmam yeterli olacaktır. Siz bu adımları kendi ihtiyaç listenize göre düzenleyebilir veya teknik ekiplerimizden bilgi alabilirsiniz.

Yedinci Karar: Reklamın Yayınlanması

Tüm ayarlamalar tamamlandıktan sonra facebook reklam yayınlama işlemine geçilebilir. Gönderiyi Öne Çıkar butonuna tıklayarak belirlediğiniz özelliklerlerde reklamınız yayınlanmaya başlayacaktır. Yayınlanmaya başlamadan önce onay sürecinden geçecektir. Editörler yüklediğiniz reklamı inceleyecek, dolandırıcılık ve müstehcenlik olmadığını kontrol edecek, yasal olarak yayınlanmasında bir problem görmezse yayınlayacaktır. Yanlış bilgiler içeren birçok reklamın onaylanmadığını bilmek gerekir.

Son Hamle: Reklamın Takibi

Reklam yayınlandıktan sonra iş bitmiyor. En büyük optimizasyonlar reklamdan sonra revize ile yapılıyor. Her ne kadar planlanmış olsa da bazen reklamlar planlandığı gibi gitmez. Hiç beklenmedik tepkiler alabilir, planda yokken aniden reklam politikalarınızı değiştirmeniz gerekebilir. Facebook reklam istatistiklerinizi takip ederek nerede hata yaptığınızı veya hangi aşamanın planlandığı gibi gitmediğini görebilirsiniz. %100 sonuçlar vermese de size birçok fikir sunabilir. Bir örnekle daha iyi anlamaya çalışalım.

Reklam Detayları

Reklam Hedef Kitlesi
Reklam Alanları

Yukarıda bulunan 3 resim gerçek bir reklam sonuçlarından alınmıştır. Reklam için ayrılan bütçe 500 ₺ ve toplam 6 günlük süre biçilmiş. Reklam sadece erkekler olarak ayarlanmadığı halde %85 oranında erkekler tarafından görüntülendiği ortaya çıkmış. Tabi bu reklam tamamlandıktan sonra anlaşılabilmiş. Haliyle istenilen verim alınamamış. Reklam yayınlandıktan sonra reklamın takip edilmesi facebooka reklam verirken dikkat edilmesi gerekenler konusundan ziyade reklam optimizasyonu için en önemli faktördür. Reklam istatistiklerinde istenmeyen bir durumla karşılaşırsanız anında çözüm üretebilirsiniz. Anlık olarak yayını durdurabilir, sebebini araştırabilir, düzelterek tekrar yayına yollayabilirsiniz. Daha detaylı optimizasyonlar için bizimle iletişime geçerek teknik ekiplerimizden ücretli destek alabilirsiniz.
submitted by tanitimvideosu to u/tanitimvideosu [link] [comments]


2020.05.17 23:22 tanitimvideosu İntro Yapma Sitesi

İntro Yapma Sitesi
İntro yapma konusunda uzmanlaşmış ekiplerimiz size özel introlar tasarlayacaktır . Yıllardır vermiş olduğumuz intro hizmeti birçok müşterinin memnuniyetini kazandı. İntro veya jenerik yaptırmak isteyen ziyaretçilerimiz aşağıda bulunan sipariş formunu doldurarak ücretsiz teklif alabilirler. Dilerseniz sol alt köşede bulunan whatsapp ikonuna tıklayarak online olarak fiyat teklifi alabilirsiniz. Videolar iş yoğunluğuna göre ortalama olarak 2 günde teslim edilir. Aşağıda bulunan örnek çalışmaları inceleyebilirsiniz. Sınırsız intro seçenekleri için telefon numaranızı veya mail adresinizi bize gönderin. Youtube için intro yaptırmak isteyen ziyaretçilerimiz Youtube İntro Yapma yazımıza bakabilirler.
İntro Hazırlama

İntro Yapma Sitesi

2013 yılında açılan sitemiz bu tarihe dek kesintisiz olarak hizmet vermeye devam ediyoruz. Bu süreç içinde bir çok müşterimizin sorunlarını çözmüş, popülerliğini arttırmaları için katkılar sağladık. Youtuber, instagram fenomenleri, şirket firma tanıtımları, facebook twitter sayfa introları gibi bir çok alanda jenerikler oluşturduk. Bu sebepledir ki intro yapma sitesi olarak tanitimvideosu.com adresini tercih eden müşterilerimize teşekkür ederiz. Intro yapma siteleri genellikle belirli bir programdan ibarettir ve size çok fazla tercih hakkı sunmazlar. Bizler tanitimvideosu.com olarak sizlere sınırsız seçenekler sunuyoruz. İster sınırsız renk seçenekleri ve sınırsız senaryoları ile videonunun tasarımını tamamen size bırakıyoruz. Aklınızdaki düşünceleri intro yapma sitesi olarak görüntülere döküyoruz. Bu sayede başarı elde ediyor, müşterilerimizin memnuniyetini %100 sağlayabiliyoruz.

İntro Yapma Sitesi

İntro Yapma Programları

Piyasada çok sayıda intro yapma programları bulunmaktadır. Profesyonel anlamda Adobe after effects, Cinema 4D, 3Ds Max, Adobe premiere pro, vegas pro, final cut pro, davinci resolve, lightworks programlarını kullanabilirsiniz fakat bu programları kullanmak için öncelikle eğitim almanız gerekecektir. Basit kullanıma sahip değiller ve oldukça komplike görünümlere sahipler. Hiç bir montaj programı kullanmamış, video düzenlememiş ve animasyon oluşturmamış kişiler, programı ilk açtıklarında hiç bir şey anlamayacaklardır. Bu sebeple kullanacağınız programa karar verip, onun eğitimlerini araştırmalısınız. Eğitimler bittikten sonra intro hazırlama işine girişebilirsiniz. intro yapma sitesi olarak hizmet veren birçok firma profesyonel programlar kullanmaktadır. Kendini Kanıtlamış 26 Animasyon Programı listemize bakarak kendinize en uygun programı seçebilir, mobil düzenleyici ihtiyacınız varsa En İyi 10 Mobil Video Düzenleyici yazımıza göz atabilirsiniz.
Daha basit program tavsiyesi isteyenler için avid, edius, windows movie maker, virtualdub, VSDC free video editor, videopad video editor, imovie programlarını söyleyebiliriz. Üstte bulunan programlardan daha kolay şekilde intro hazırlanabilir. Görünümleri daha basittir. iMovie için ayrıca bir başlık açmak gerekir. Çünkü bu öyle bir program ki hem basit görünümle basit işler yapılabiliyor hemde karmaşık işler başarabiliyorsunuz. Tabiki bunun için öncelikle iMovie programını detaylarıyla birlikte öğrenmeniz gerekecektir. iMovie programı macOS işletim sistemine sahip cihazlarda tam performans çalışmaktadır ve Apple tarafından üretilmiştir. İntro yapma yerine whiteboard intro yapmak isteyen tasarımcılar En Başarılı 10 Whiteboard Animasyon Programı yazımıza göz atabilirler.

İntro Yapma

İntro Nasıl Yapılır?

İntro nasıl yapılır programlı veya programsız olarak anlatabiliriz. Programsız intro yapmak için bizimle iletişim kurmanız yeterli olacaktır. Bilgilerinizi bize gönderdikten sonra sizlere birçok örnek intro göstereceğiz. Beğendiğiniz olursa bir benzerini veya beğendiğinize yakın bir intro video oluşturabiliriz. Programlı yapmak için yukarıdaki "İntro Yapma Programları" başlığı altındaki bilgisayar destekli programları kullanabilirsiniz. Profesyonel programların çoğu ücretlidir ve lisans istemektedir. Profesyonel bir video düzenleme programı eğitimlerini temin ederek işi öğrendiğinizi varsayalım. Öncelikle karşınıza gelecek intro ihtiyacı için sektörü dikkate almanız gerekmektedir. İntro videosu sektöre uygun materyaller ile donatılmalıdır. Ücretsiz intro yapıyorsanız hazır materyalleri uç uca ekleyerek ortaya görselliği çok iyi olmayan bir görüntü ortaya çıkartabilirsiniz. Profesyonel şekilde yapmak istiyorsanız öncelikle senaryoyu belirleyip, sahneyi oluşturmalısınız. 3d intro yapma programları ile üç boyutlu sahneler oluşturabilirsiniz. Sahnenin oluşturulmasından sonra fon müzik ayarlanır ve müzikle uyumlu şekilde görseller belirlenir. Görsellere efektler, geçişler ve hareketlerle profesyonel görünüm kazandırılır.
İntro işlemlerini tamamladıktan sonra facebook sitesi üzerinden reklam vermeyi düşünürseniz Facebook'a Reklam Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler konumuza mutlaka göz atmanızı tavsiye ederiz. Reklam için sadece intro video yeterli gelmez ise Facebook Reklam Videosu Hazırlama hizmetimize göz atabilirsiniz.

İntro Hazırlama

İntro hazırlama meşakkatli ve sabır isteyen iştir. Ekranda görünecek tüm materyallerin salise salise bulunduğu konum, scale(büyüklük) değerleri, ekran koordinatları, opacity (opaklığı) ayrı ayrı belirlenerek projelendirilir. Projelendirme esnasında bilgisayar özelliklerinizin yüksek olması gerekir. Özellikle ram değerine ihtiyaç duyulur. Çünkü render alırken video düzenleyicisi program ram'i kullanır. Birçok video tasarımcısı kendi bilgisayarını düzmektedir. Piyasada çok güçlü ram'ler, ekran kartları, video düzenleyicileri için özel klavye ve mouse bulunmaktadır. Dileyen kişiler bunları temin ederek işlemlerini daha hızlı bitirebilirler. Süresi uzun videolar için çoğu tasarımcı 1 bilgisayar kasası ve 2 monitör kullanmaktadır. Ekranın yatay olarak genişlemesi, video düzenlemeleri esnasında büyük kolaylık sağlamaktadır. İntro hazırlama süresi ortalama 1-3 gün sürmektedir. intro yapma sitesi olarak 3d intro da 2d intro da oluşturmaktayız. Youtube üzerinden video yayınlıyorsanız youtube intro hazırlama, youtube intro yapma, youtube video sonu intro, youtube intro yapma sitesi ve youtube için intro hazırlama konularında destek almak için Youtube İntro Yapma sayfamızı ziyaret edebilirler.

İntro Yapma Mobil

Telefondan intro yapma için kullandığınız telefonun modeli önemlidir. Apple tarafından üretilen iphone iOS, samsung htc honor huawei realme vestel xiaomi oppo vivo lg gibi telefonlar android sistemi ile çalışmaktadır. Her iki işletim sistemi için ayrı ayrı intro yapma uygulamaları bulunmaktadır. Şunu belirtmeliyiz ki; mobilden yapılan introlar çok profesyonel olmaz. Kapsamlı bir iş olduğundan, mobil cihazların kapasitesi bilgisayarlara oranla daha düşük olduğundan aklınızdaki her şeyi uygulamaya aktaramayabilirsiniz. İntro için bilgisayar destekli programları öneriyoruz fakat mobilden intro yapma uygulaması arıyorsanız bir kaç uygulama tavsiyesi verebiliriz. Yaptırdığınız videoları paylaşmak için Ücretsiz Video Yükleme Siteleri konumuzdaki video paylaşım sitelerini kullanabilirsiniz.
  • Magisto
  • Montage
  • WeVideo
  • Camera360
  • Musical.ly
  • Vid.dy
  • Cinefy
  • Cute cut
  • VideoGrade
  • Splice
  • PowerDirector Video Editor
  • Filmic Pro
  • VidTrim Pro
  • VivaVideo Editörü
  • InShot Video Düzenleyici
  • VideoShow
  • Filmmaker Pro
  • Enlight Videoleap (ücretli)
  • iMovie
  • KineMaster
Gibi liste uzatılabilir. En çok kullanılan uygulamaları listeledik. Her birinin kendine has artı ve eksi özellikleri bulunuyor. İntro işleri ile uğraştıkça hangisinin size daha kolay geleceğini kendiniz belirleyeceksiniz fakat tekrar etmekte fayda var. Aklınızdaki tüm düşünceleri mobil intro yapma programları kullanarak ekrana aktarmada sorun yaşayabilirsiniz. Bu anlamda sorun yaşarsanız intro yapma sitesi olarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İntro Ne Demek?

İngilizce bir kelime Introduction kelimesinden türetilmiştir ve Türkçe karşılığı "giriş" kelimesidir. Genellikle şarkı, klip, video, sunum, müzik gibi dijital ortamdaki olguların önünde veya arkasında kullanılan kısa videolar veya seslerdir. Olguların sonunda kullanılması durumunda Outro adını alır. Youtuber ve instagram fenomenlerinin çoğu intro kullanmaktadır. Yayınlanacak her videonun önüne veya sonuna eklenmesi, akılda kalıcılığı arttırır. Fenomenlerin çoğu da isimlerini ön plana çıkarttıkları için bu yöntemi tercih ederler. İntro yapma siteleri çok sayıda bulunmuyor. Teknik bir iş olduğundan intro yapma sitesi olarak başarılı olan şirket sayısı 3-5 arasındadır.

Filigransız İntro Yapma

Bazı introduction siteleri ücretsiz olarak giriş veya çıkış videoları yapabiliyor fakat ücretsiz olduğu için elde edilen görüntüde filigran bulunuyor. Filigran bulunan videoları kendi videolarınıza montajladığınız zaman onların da reklamını yapmış oluyorsunuz. İstenmeyen bu gibi durumlar için pro üyelikler satın almanız gerekmektedir. Pro üyelikler aldığınızı düşünsek bile aklınızdaki intro videoyu oluşturamayacaksınız. Çünkü bu gibi yerler sadece şablonlar üzerinden yürümektedir. Şablon dışında hiçbir hareket, animasyon oluşturmanız mümkün olmuyor. Bahsedilen bilgiler ışığında en kolay çözüm için bizimle çalışmanızı tavsiye ederiz. Bütçe ayırma konusunda sıkıntı yaşıyorsanız ve kendiniz oluşturmak isterseniz sizler için derlediğimiz Kendini Kanıtlamış 26 Animasyon Programı konumuzda bulunan herhangi bir animasyon programını kullanarak kendiniz de oluşturabilirsiniz. Kendiniz oluşturmaya karar verirseniz programı seçtikten sonra mutlaka program ile ilgili eğitim almanız gerekecektir.
submitted by tanitimvideosu to u/tanitimvideosu [link] [comments]


2020.05.12 08:09 Mcdona32 Paintball Maskesi Satın Alma Rehberiniz

Paintball Maskesi Satın Alma Rehberiniz

İhtiyacınız olacak tüm önemli paintball koruyucu ekipmanlarından muhtemelen en önemlisi yüz maskenizdir. Paintball'lar saniyede 200 feet veya daha fazla seyahat edebiliyorsa, koruma olmadan kafaya veya yüze vurmak, yapmak istediğiniz ilk şeylerden biri değildir. Bu makale paintball yüz maskesi hakkında biraz tartışacağız.

Maskenin asıl işi yüzünüzü korumaktır. Bugün mevcut olanların çoğu kulakları olduğu kadar tüm yüzü de kapsıyor; ancak, sadece gözlerini koruyan gözlük takmayı tercih eden cesur ruhlar var.

http://www.ozelkurdele.com/turunlemaske-lastigi
Gözlükler, paintball'ları engellemek için yapılmadığından yanlış bir güvenlik hissi sağlamaz. DOT güvenlik standartlarını ölçmek için, ateşlenen mesafeye bakılmaksızın doğrudan yüzleri çekebilecek bir düzenleme paintball koruma maskesi yapılır.

Bir maske ararken, kauçuk, plastik ve köpükten farklı malzemelerden mevcut olduklarını unutmayın. Malzemedeki bu fark bir fark yaratabilir. Ayrıca başlangıçta bir tane kiralamak yerine bir tane satın almak daha iyi bir fikirdir. Birkaç kez denediğinizden ve en rahat olanı seçtiğinizden emin olmanız gerekir, böylece oyundan zevk almanız büyük ölçüde artacaktır. Maske merceği çok önemlidir, bu yüzden bu özelliği göz ardı etmeyin. Rahat olduğundan emin olun.

Çoğu durumda, paintball maskeleri termal olmayan veya termal lense sahiptir veya sis direnci için buğu önleyici olabilir. Buğu önleyici gözlük camlarının düzgün çalışması için bir buğu önleyici maddeye ihtiyacı yoktur ve mükemmel bir seçimdir.

Paintball maskesi ile düşünülmesi gereken bir diğer şey de kullanılan köpük türüdür. Bazıları diğerlerinden daha rahattır. Bir "Vforce Armor", neopren olarak bilinen bir köpük türüdür. Kullanması çok iyi bir malzemedir, ancak dezavantajı biraz rahatsız edici olabilir. Diğer iki husus "Vforce Shield" ve bu pahalı şilte ve yastıklarda bulunan "bellek köpüğü" olarak düşünebileceğiniz bir köpük türü olan Vforce Profiler "dir.

Son olarak, malzemeler elbette malzemeler daha ucuz olanlarla aynı olsa bile maskenizin fiyatını artırabilir. Bu bir husustur, bu nedenle iyi bir malzeme ve stil dengesi arasında akıllıca seçim yapın.

Gördüğünüz gibi, doğru paintball koruyucu donanımını, özellikle paintball maskesini seçerken düşünmeniz gereken bazı şeyler var. Bu çok önemli ekipman üzerinde eksik olmayın.
Web siteme bakın: lastik maske
submitted by Mcdona32 to u/Mcdona32 [link] [comments]


2020.05.10 08:51 KindaBruh666 Anal sex ekşi sözlük

daha önce oral seks ile ilgili yazdığım yeni başlayanlar serisinin ikincisi.
anal seks deyince, erkeğin zaten zevk almamasını düşünmek mümkün değil. etrafınızdaki ortalama bir erkeğe anal seks deyince bile neredeyse boşalabildikleri için bir şekilde yeni başlamış olma ihtimalleri az veya zaten üstlerine düşen şey sıklıkla sadece anlayışlı olmak, sakin olmak ilk seferi için. bir de gerçekten demir gibi erekte olmayan veya olmayan bir erkek ile anal seksi, hele ilk seferini gerçekleştirmek mümkün değil...belki de bu nedenle erkek taraf bir destek kuvveti alsa da fena olmaz. “prezervatif ile yapınca hissedemiyorum, erekte olmayı devam ettiremiyorum”cu erkekler, en güvenilir partneriniz ile bile yaparken condom kullanmanız gerektiğini bilerek girin bu işe. penisinizi soktuğunuz yer bir çok bakterinin olduğu bir mekan çünkü. cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bahsetmiyorum...başta şu meşhur koli basili var ya denizlerden tanıdığımız, işte orası onların mekanı....yani bir bakmışsınız prostatınız enfeksiyon kapmış...bu nedenle anal seksi mümkünse condom ile yapın...
gelelim kadınlara....evet....anal seks isteyen kadın sayısı erkeklere göre oransal olarak 100:1 kadardır ortalama bu kesin. bu nedenle istemediğiniz bir şey ise yapmak zorunda değilsiniz...hatta oral seks gibi değil bu, çok daha meşakkatli, o yüzden istemiyorsanız kesinlikle girmeyin bu işe. vajinal bir zevk alacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. zevkli mi? evet...hem de çok... ama sıklıkla sınırlı olan zevk, tabu bir şeyler yapma ve edilgenliği üst noktaya taşımanın verdiği beyinsel ekstaz ile artıyor....yani anal seks biz kadınlar için daha çok beyinsel bir zevk. buradan zevkli olmadığını sakın çıkarmayın...çünkü bayağı bayağı da zevkli alışınca ve doğru yapınca. beklentilerinizi çok yüksek tutmayın sadece. anal bölgenin duvarları vajina gibi sinir uçlarının bittiği bir yer...bu sinirlerin uyurılması bazı kadınlarda vajinal orgazm benzeri orgazmları da oluşturabiliyor bunu da söyleyim... benim de yabancı olmadığım bir his bu. anüsün duvarları ince bu nedenle ağrı da hissedebilirsiniz...bazen ağrı ve zevk arasındaki çizgiyi çekmek çok zor zaten. vajinal seks sırasında da acı hissettiğim anlar az olmadı düşününce...
ilk önemli adım anal seksi isteyip istemediğinize karar vermek. bence herkes en az bir kere anal seksi denemeli. anal seksteki ilk denemeleriniz de canınızın yanacağını kabul ederek bu işe girin. ve kesinlikle partnerinizin sizi zorlamasına izin vermeyin. en önemlisi bunu onun için değil kendiniz için yapın. partnerinizi seçerken de sakin, sizi dinleyen ve tüm deneyim boyunca sizin rahatlığınızı düşünen birini seçin. karar verdiğinizi ve yapmak istediğinizi kabul ederek ilk adıma ilerliyorum.
öncelikle temizlik....vücudun anüs dahil hiç bir yeri pis değildir. sadece anal seksin bölgesel özelliklerine bağlı olarak temizlik sonrası yapılması özellikle sizi çok rahatlatacaktır. her zaman anal seksi (vajinal seks için de aynı değil mi) planlı yapmanız mümkün değil...ama en azından ilk seferlerde hazırlıklı olmanız hem sizi hem de partnerinizi rahat ettirecektir. temizlik derken vücut temizliğinizden bahsetmiyorum, onu benim anlatmama elbette gerek yok. anal temizlikten bahsediyorum ve bunu yapmanın bir kaç yolu var. öncelikle anal temizlik nedir? anal temizlik anüs ve rektumun ilk bölümlerinde var olan dışkı kalıntılarının atılması için yapılır. yani işin aslı her iki taraf içinde boktan bir deneyim olmasını engellemek adına yapılır. yöntemlerden en anneden kalma olanı ilişkiden önce tuvalete çıkmak ve mümkün olduğunda içinizi boşaltmak. en kolayı gibi gözükmek ile birlikte sıklıkla yetersiz olabilir. bu nedenle anal duş yöntemi ile daha derin bir temizlik sizi daha rahat ettirecektir. yapmanın bir kaç yolu var... ilki duş başlığını çıkartıp hortumu deliğinizin içine doğru tutmak. suyu çok tazyikli değil ve ılık kullanmanız gerekir. bu yöntemi yeni başlayanlardan çok daha deneyimli kişiler kullanmayı tercih eder, hele ilk sefer için oldukça zor olabilir. ama daha sonraları o suyun bir anda içinize dolması sizde garip bir zevk hissi uyandırır ki benim sevdiğim bir andır bu. üçüncü yöntem ise seks shoplarda da satılan anal temizlik pompaları ile lavman yapmanız. bu pompaların fiyatı yaklaşık 80-90 lira. aynı ürünü 25 liraya tıbbi malzeme satan yerlerden “lavman pompası” diyerek alabilirsiniz. pompa iki parçadan oluşuyor, bir anüse girecek olan ince parça, bir de rezervuar. rezervuar içine alabildiği kadar ılık suyu koyup, ince parçayı rezervuara takın. daha sonra uç kısma vazelin veya krem sürün. en rahat pozisyon neyse onu bulun. kişisel olarak tercih ettiğim pozisyon ayakta eğilerek yapmak, biraz squat yapıyormuş gibi bacaklarınızın arasından anüse doğru ilerletmek. yatıp bacaklarınızı kaldırarak da bu işi yapabilirsiniz fakat anal kaslarınıza hakim olmanız gerekecek, yoksa istenmeyen bir yere lavman sıvısını boşaltabilirsiniz. mümkünse 2 veya 3 rezervauarlık suyu anal bölgeye rezervauarı sıkarak boşaltın. mümkün olduğunca anal sfinkterinizi kasın ve bir süre sıvıyı içinizde tutun ve sonrasında ıkınarak tüm sıvıyı boşaltın. gelen su tamamen eğer temiz ise artık anal temizliğiniz olmuş demektir. beslenmenize dikkat etmeniz, bol lifli şeyler ile beslenmeniz daha da rahat ettirecektir sizi. hani iyi bir öneri istiyorsanız psyllium içeren şaseleri kullanabilirsiniz. gerçekten oldukça yardımcı olduklarını söyleyebilirim temizlikte...ayrıca sağlık açısından da gayet yararlı.
öncelikle anal seks yapacaksanız muhakkak öncesinde sevişin.....yani hadi hadi yapalım moduna geçmeyin. vücudun gevşemeye ihtiyacı var. hatta ben ilk zamanlarda muskaril yani kas gevşetici alıyordum. anal kaslara etkisi hiç yokmuş sonradan öğrendiğime göre ama gene de vücudun rahatlaması için iyi oluyor diye düşünüyorum. ilişkiden 1 saat önce alırsanız oldukça iş yarıyor. evet sevişin....partneriniz size oral seks yapsın kesinlikle. ama ne yaparsanız yapın sakın ha oral veya vajinal olarak orgazma ulaşmayın ( sanki her seferinde oluyor da). eğer orgazm olursanız hem anal seks fikrinden uzaklaşabilirsiniz hem de enerjiniz kaybolur. erkek anüsünüzü yalamak ile ilgili bir sıkıntı yaşamayacaksa (ki ben bunu yapmam diyen bir sürü adam o anda hiç tereddütsüz yalar) size rimming yapmasına izin verin. bu sırada iyice gevşetin kendinizi...dili bir penis olarak düşünün ve içinizde hissetmek istediğinizi hayal edin. deliğiniz çok dar...haklısınız ama eğer malum kalınlıkta dışkılar çıkabiliyorsa o kalınlıkta şeyler de rahatlıkla girebilir...bunu unutmayın. ama yardımcı aparatlar ile başlamak en iyidir. tavsiye edeceğim şey değişik kalınlıklarda olan butt pluglar* bunlar dilatatör görevi gören aletler....sıklıkla 3 boyutta oluyorlar. daha öncesinden bunları alıp alıştırmaya başlayabilirsiniz. 1. büyüklükteki zaten bol krem ile çok rahat girecektir. kremleyin hem deliğinizi hem de aleti. daha sonra bacaklarınızı yukarı kaldırın, mümkünse bir duvara dayayarak yatın yere....sonra aleti deliğinizin etrafında gezdirin.... direkt sokmaya çalışmayın canınız acır...aletin ucunu deliğin yukarsından deliğe doğru yalatarak indirin ve deliğe üstten bastırarak girmesini sağlayın.. yani hedefe 12’den değil üst taraftan yaklaşın. rahatça olmasa da hiç zorlanmadan deliğinize gireceğiniz göreceksiniz...kasmayın kendinizi mümkün olduğunca gevşek bırakın ama.... hatta hafif ıkınmak işinize yarayabilir. girdiyse bir süre içinizde tutun. hatta ev işi bile yapabilirsiniz o içinizdeyken...merak etmeyin kaçmaz...bunu engelleyecek sap yapılmış durumda. yeterince içinizde kaldığını hissetiyseniz çıkartın ve bir boy büyüğünü alın. bunun girmesi biraz daha zor olacaktır. aynı şekilde kremleyerek ve direkt deliğe bastırarak değil, deliğe sürterek sokmaya çalışın. hafif ıkınmak burada çok işe yaracaktır. giriyorsa harika...neredeyse hazırsınız...girmediyse pozisyonunuzu değiştirin. bunlar yere yapışabilirler...yere yapıştırarak üzerine oturmayı deneyin....yani adeta alaturka tuvalete oturur gibi...daha sonra sanki kakanızı yapıyormuş gibi deliğinizi ıkınarak genişletin ve ağırlığınızı kullanarak üstüne oturun... gireceğiniz göreceksiniz..biraz acı hissedebilirsiniz ama çok acımaması lazım...acıyorsa bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir. girdikten sonra bunu uzun süre içinizde tutun...hatta bununla gerçekten ev işi yapabilirsiniz.....daha sonra çıkartın....işte ilk anal zevkinizi burada hissedeceksiniz...girmesi değil ama çıktığında içinizde bıraktığı o boşluk hissi gerçekten ilk bir kaç saniye çok çarpıcı oluyor anal sekste çünkü. 3. büyüklüktekini ise denemenize gerek yok...biraz büyüktürler ve o büyüklükte bir şeyi ilk olarak penis ile hissetmeniz daha güzel olur. çünkü o büyüklükte bir şeyin girmesi için erkeğin de yardımınıza ihtiyacınız var...en azından ilk seferlerde. bu işlemi seksten önce yapabilirsiniz veya partnerinizin yardımı ile seksten önce veya seks sırasında yapabilirsiniz. seks sırasında 2.yi çıkardıktan sonra artık hazırsınız demektir. uygun pozisyonu bulmak belki de en önemli şeylerden biridir. bir çok kadın ya dört ayak üstü pozisyonu (ki erkeklerinden en çok tercih ettiği pozisyon) veya kadınların üstüne oturduğu pozisyonu tercih etmekte ilk seferde. kişisel deneyimim ise özellikle kucağa oturmanın en zor pozisyon olduğunu söylüyor. çünkü tüm insiyatif sizde ve böyle bir durumda acıyacak korkusu ile yapılması gereken şeyler yapılamıyor tam olarak... o nedenle bu pozisyonu ilk seferlerde hiç düşünmeyin. ya dört ayak üstünde tercih edebilirsiniz veya bacak omuza vs gibi misyoner varyasyonlarını... kişinin kendi ile ilgili durumu bulması lazım. ben ne kadar çok yapmış olursam olayım ilk girişte her zaman bacak omuzda daha az zorladığımı fark ettim. size de tavsiyem bu. uzanın ve başınızın altına bir yastık ve poponuzun altına bir yastık koyun. sonra bacaklarınızı kaldırın ve erkeğin omzuna koyun. burada yastığın kalın olması çok önemli çünkü popo deliğinizi erkeğe doğru kaldırmak zorunda kalırsanız kaslarınızı kasmanız gerekecek ve bu da işi zorlaştıracak. kalın bir yastık ile deliğiniz yukarı bakar pozisyonda olursa sorun ortadan kalkar. erkeğin prezervatif taktığından emin olun ve krem muhakkak yanınızda olsun. burada kullabilecek şeyler kesinlikle özel ürünler olmalı. su bazlı kayganlaştırıcıları kullabilirsiniz ama mümkünse glider’ın anal seks için olan ürünü en iyisi. bir de silikon bazlı kayganlaştırıcılar var ki aslında daha kolaylaştırıyor ve az sürseniz bile yeterli oluyor ve takviye gerektirmiyor fakat türkiyede bulmak çok kolay değil. glider analı bulmak ise hiç zor değil. durex vs gbi markaların da kayganlaştırıcılarını kullanabilirsiniz. fakat en dikkat etmeniz gereken şey içinde lokal anestetik içeren kayganlaştırıcıları kullanmamak. veya öncesinde emla benzeri kremleri de kullanmayın. acıyı engellemeyin...çünkü acı bir şeylerin ters gittiğinin göstergesi olacak bizim için. bacaklarınızı kaldırdınız artık iş erkeğe düşüyor. kayganlaştırıcıyı hem penisine hem de sizin deliğinize sürmeli.. hatta mümkünse biraz parmak ile içeriye de... butt plug kullandıysanız önce ( çok akıllıca bir hamle olur gerçekten) delik zaten kayganlaştırıcılı ve hafif gevşemiş durumdadır. daha sonra bacaklarınızı iyice yukar kaldırarak kendi omuzlarına koymalı. bu halde iken bile poponuzu siz yukarı kaldırmamalısınız. hatta mümkünse sırt ve beliniz de gevşek ve yatağa düz şekilde olmalı. erkeğin penisi gerçekten çok sert olmalı. yoksa bazen vajinanıza giren penisin içinizdeyken tam sertleşmesi gibi bir durum anal sekste söz konusu olamaz. erkek penisi deliğinizin gene üstünden kaydırarak sokmaya çalışmalı. gene direkt deliğe 12’den saldırmak yok yani. siz işte tam olarak bu anda, yani penis deliğinize değdiği anda ıkınarak sanki kaka yapıyormuşsunuz gibi yapmalısınız. penis içeri girerken otomatik olarak kasları sıkma ve sanki kaka yapmayı engellemeye çalışmak gibi bir his oluşuyor... acıyacak korkusu dışında sanki içine almak istiyorsunuz o yüzden kasları kasıp içinize çekiyorsunuz gibi geliyor ama yanlış bir hareket bu. yapmanız gereken ey ıkınmak ve deliğinizi mümkün olduğunda açabilmek. bu noktada biraz acı hissetmeniz çok doğal...sakın itmeye çalışmayın adamı. ama erkekte çok yavaş olmalı bu noktada...bir anda bitsin abanayım girsin mantığında bir erkek bir kere sokabilir o penisi belki....ama ikinciyi bir daha rüyasında görür. bu nedenle erkek yavaşça ilerlemeli....durmalı...size gevşemek için süre vermeli. siz de bu arada mümkün olduğunda kendinizi gevşek tutmalısınız. penisin başı içeri girdiği andan itibaren işin en zor kısmını atlattınız...artık içinizde... bu noktada artık ıkınmayı bırakıp sadece gevşemeye çalışın. hızlı nefes alıp vermek burada hem aldığınız zevki artırabilir hem de gevşemenize yardımcı olabilir. sizin gevşediğinizi hissettikçe erkek ilerleyebilir. ama penisin hepsini içinize alacaksınız diye bir zorunluluk yok. başı girdikten sonra erkek ileri geri haraketlerine başlayabilir. hatta bu şekilde gevşemeniz artar ve daha derine alabilirsiniz penisi. artık içiniz de ve siz anal seksi başardınız. zevk almaya bakın. bu noktaya geldiyseniz parmağınız ile clitoral uyarı ile zevki artırabilirsiniz de. yaşadığınız seksin duygulanımını hissetmeye çalışın bir yandan... tabu olan bir şeyi yapmak, o anda bir erkeğin önünde en edilgen halde olmak gibi şeyleri düşünerek beyinsel ekstasınızı da oluşturabilirsiniz.
ilk seferinde sadece tek pozisyonda yapın, erkeğin çıkartıp tekrar sokması sizi zorlayabilir. yavaş yavaş alıştıkça ilerki deneyimlerinizde kesinlikle farklı pozisyonları deneyin.
ve unutmayın....eğer anal seks yapmak istemiyorsanız asla yapmayın... erkek istiyor diye yapılacak bir deneyim değil anal seks.
submitted by KindaBruh666 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.04.16 09:32 emrecann150 Kesinlikle Uygulamanız Gereken SEO Önerileri

Uygulanabilir SEO önerileri ipuçlarına yazdığım kapsamlı içerikte, sizin için yararlı olacak birçok bilgi bulacaksınız. Bildiğiniz gibi, web sitenizin arama motorunda ilk olmak için yapacağınız iş çok önemlidir. SEO önerilerine ihtiyacınız varsa, doğru yere geldiniz. En iyi [SEO önerileri ](http://%3Ca%20title%3D%22seo%22%20href%3D%22https/tarzinburda.com/kesinlikle-uygulamaniz-gereken-seo-onerileri/%22%3eSEO%3c/a%3e) ipuçlarını içeren bu listeyi takip ederek web siteniz için en doğru ve güvenilir adımı atabilirsiniz. Arama motoru etkinliklerinden anahtar kelime araştırma bağlantıları oluşturmaya kadar en derin ayrıntılara erişebilirsiniz.
Seo Önerileri Ayrıntılı anahtar kelime araması
Doğru anahtar kelimeyi seçmelisiniz
Kullanıcıların genellikle anahtar kelime ararken Yaptıkları birkaç hata var. Birçok insanın anahtarları var kelimeleri yerleştiremez ve optimize edemez. Çok fazla anahtar kelime için çalışmaya çalışıyorsunuz. Ayrıca, yanlış anahtar kelime seçimi olabilir.
Bu tür bir hatanın oluşmasını istiyorsanız, genellikle her sayfa için yalnızca bir anahtar kelime kullanmaya çalışmalısınız. Geçerli anahtar kelimeyi bir sayfada bulmak istiyorsanız, sayfayı düşünün ve uygun şekilde seçin.
Google'ın sunduğu anahtar kelimeleri kullanmak her zaman daha iyidir. Belirli bir anahtar kelime için sonuç almak istiyorsanız, Google'ın istediği anahtar kelimeyi kullanmanız gerekir.
Arama amacı içermelidir
Bazen anahtar kelimeleri araştırdığınızda, bulacağınız çok çekici bir anahtar kelimeyle karşılaşırsınız. Bir anahtar kelimenin yüksek arama kalitesine sahip olması, hedef olarak kullanılabilecek bir anahtar kelime olduğu anlamına gelmez. Çünkü her zaman kasıtlı aramanın ne olduğunun farkında olarak hareket etmelisiniz.
Olası SEO önerileri için en büyük tavsiyem Google Analytics. Örneğin, Google Analytics'i aradığınızda, bunun harika bir anahtar kelime olduğunu düşünebilirsiniz.
Google Analytics'i kullanmaya odaklanırsanız, izlenecek anahtar kelimeyi bulabilmeniz için çok daha azının arandığını görürsünüz.
Her zaman az rekabet içeren anahtar kelimeler kullanmalısınız
Yeniden tasarlanmış ve izinleri düşük bir web siteniz varsa, rekabet gücü yüksek anahtar kelimeleri hedeflemek doğru değildir. Tabii ki, bu kelimeleri kovalayabilirsiniz, ancak başarı kolay değildir.
İlk önce daha az rekabetle kelimelerden geçmek her zaman daha iyidir. Bir anahtar kelimeyle zorluk seviyesini öğrenmek istiyorsanız, Ahrefs gibi çeşitli araçları kullanabilirsiniz. Örneğin, "arama motoru optimizasyonu" için bir analiz çalıştırabilirsiniz.
Rakiplerinizde bulunan anahtar kelimeleri kullanmalısınız
Rekabet ettiğiniz bir web sitesi varsa, web sitelerinizdeki anahtar kelimelere göz atarak ve bunları kendi web sitenizde kullanarak bir adım ileri gideceksiniz.
Ahrefs'i aradıktan sonra, organik anahtar kelime raporuna bir göz atın. Oraya ulaşmak için Site Gezgini> Rakip alanı adı> Organik Arama> Organik Anahtar Kelimeler'e gitmeniz gerekir. Burada rakibin ulaştığı tüm anahtar kelimeleri kolayca bulabilirsiniz.
[Rakiplerinize bakmalısınız](http://%3Ca%20title%3D%22rakip%20analizi%22%20href%3D%22%20%20https/tarzinburda.com/rakip-site-analizi-nasil-yapili%22%3erakip%20analizi/%3c/a%3e)
Rakiplerinizin anahtar kelimelerini sürekli olarak araştırarak ve inceleyerek her zaman rekabet avantajı elde edersiniz. Ahrefs veya Google tarafından sağlanan bildirim işlevini kullanmak yeterlidir.
Ahrefs'de Uyarılar> Yeni Anahtar Kelimeler> Uyarı Ekle> Rakip Alan Adı> Raporlama Sıklığını Ayarla> Ekle'ye giderek bir uyarı oluşturabilirsiniz.
Gerçek anahtar kelime trafiğini incelemelisiniz.
Anahtar kelimelerin her biri genellikle uzun bir sürümdür. Örneğin, "Anahtar kelime ara" uzun sürüm sorgusu kullanılarak "anahtar kelime araştırması" için bir sayfa da çağrılabilir. Buna dayanarak, bir anahtar kelimenin gerçek trafik potansiyelini göz önünde bulundurmanız gerekir.
Bir analiz aracı kullanarak anahtar kelime araştırması yaparken, bir anahtar kelimenin toplam arama hacmini göz önünde bulundurmalısınız. Örneğin, bu cildin 100.000 olduğunu düşünebilirsiniz. Ardından, söz konusu anahtar kelime için önce gelen anahtar kelime trafiğine bakmalısınız. Burada sayı 100.000'den fazla olacak. Çünkü söz konusu URL farklı anahtar kelimeleri içerecek şekilde yapılandırılmıştır.
Web sitenizdeki içerik hatalarını düzeltmeniz gerekiyor
Web sitenizdeki içerik boşluklarını tanımlar ve değerlendirirseniz, hangi anahtar kelimeleri vurabileceğinizi görürsünüz. Bunu yapmak için Ahrefs'in sunduğu "içerik boşlukları" işlevini kullanabilirsiniz.
Site Explorer> Alan Adı> Arama> Organik Arama> İçerik Boşlukları> Rakip Alan Adı> Anahtar Kelimeleri Göster'i izleyerek içerik eksikliklerinizi anında belirleyebilirsiniz.
Cevaplanacak soruları görmelisin
Soru ve cevaplardan oluşan web siteleri, içerik için yeni fikirler edinmek için her zaman çok ideal adreslerdir.
Bu anahtar kelimeleri bulmak için kapsamlı araştırmalar yapmanız gerekir. Bu amaçla, kendiniz için iyi bir şablon oluşturmalı ve araştırmaya başlamadan önce bulunan tüm anahtar kelimeleri kaydetmelisiniz.
Kullanıcıya hitap eden bir giriş yazmalısınız
Kullanıcı web sitenizin sonuçlarını tıkladıktan sonra, bunları her zaman web sitenizde tutmaya çalışmalısınız. Bunu yapmak için iyi yazılmış bir giriş bölümüne ihtiyacınız vardır. Okuyucuya makale hakkında bilgi vermek ve dikkatinizi odaklamak için girişinizi kesinlikle kısa tutmalısınız.
Bu kısım basit olmasına rağmen, şimdi açıklayacağım kısım biraz zor. Etkinleştirilen mesajlar buraya girilmelidir. Kullanıcı bu siteyi hareket ettiren bölümü aktif olarak okuyabilir ve bu sitede gezinebilir.
Web sitesinin içeriğinin, bir anahtar kelime etrafında gruplanan diğer anahtar kelimeler için çekici olduğundan emin olmalısınız. İçerik olarak, kullanıcının zihnindeki tüm sorulara cevap bulabilmelisiniz. Bunu yapmak için, siteye trafik oluşturan tüm anahtar kelimeleri tanımlamanız gerektiğini unutmayın.
İçeriğin kolay anlaşıldığından emin olmalısınız.
Kullanıcılar içeriğe eriştikten sonra büyük makale gruplarıyla yüzleşmek çok sıkıcıdır. Bu nedenle, kullanıcılara kolayca anlaşılabilir içerik sağlamanız gerekir.
Sitede SEO
Harika içerikler oluşturmak yeterli değildir. Google ve diğerleri için içeriği düzenlemeniz gerekir. Optimize edilmiş web siteniz düzgün çalışmıyorsa, en iyi içeriği kendiniz bulmakta zorlanırsınız. Bunun için WordPress kullanıyorsanız Yoast SEO eklentisini kullanmalısınız.
Başlıklarda anahtar kelimeler kullanmalısınız
Bu mümkün olduğunca SEO önerileri verebilir en değerli bilgilerden biridir. Başlıklarda anahtar kelime bulunmaması, sıralama şansınızın çok düşük olduğu anlamına gelir. Başlıklar ve sıralamalardaki anahtar kelimeler arasında ciddi bir bağlantı vardır. Bu nedenle, her web sitesinin içeriğindeki anahtar kelime başlığına özellikle dikkat etmelisiniz.
Meta açıklamadaki, H1 etiketindeki ve varsa H2 etiketindeki anahtar kelimeleri kullanmalısınız. Daha fazlasını yapmak, içeriği daha da optimize etmek anlamına gelir. Örneğin, bir blog yazısı hazırlarken, H1 etiketi genellikle başlığın kendisidir. Burada başka bir anahtar kelime kullanmaya çalışmamalısınız. Arama motorlarının çekebileceği başlıkları seçmelisiniz
Örneğin, üçüncü sıradaysanız ve tıklama almak istiyorsanız, arama motorlarını etkileyen başlıklar oluşturmanız gerekir. Başlıklarda sınırlı sayıda karakter olabilir, ancak yaratıcı olmaya ve etkileyici işler yapmaya çalışabilirsiniz.
Satın alma işlemine yaklaşmak için anahtar kelimeler kullanmalısınız
Bir e-ticaret web siteniz varsa, arama kullanıcılarının satın alma işlemini bilmesi çok önemlidir. Aynı zamanda, bu kısım en çok istediğiniz kısımdır. Kullanıcılar bir ürün aradığında, önce yorumları ve ürün bilgilerini gözden geçirmek isterler.
Ancak, bir ürün adıyla "Satın Al" anahtar kelimesini kullanan ziyaretçiler ürünü satın almak niyetindedir. Bu nedenle, başlıklarda "Satın Al" anahtar kelimesini kullanarak kullanıcıların satın alma işlemine dikkatini çekebilirsiniz.
Meta etiketleri doğru ve sitede kullanmalısınız
Meta etiketler, anahtar kelimelerin parçalarıdır. Arama motoru sonuç alanında belirli bir yeri vardır. Arama motoru sonuç sayfasında meta açıklamalar eksikse, tıklama oranı azalıyor demektir. Bu nedenle, meta açıklamaların yeterince uzun olmasına dikkat etmelisiniz.
Meta açıklamada içerik satmalısınız
Meta açıklamalar, arama motorunun arama sonuçları sayfasındaki en önemli yerlerden biridir. Çünkü burada web sitesinin içeriğini pazarlama şansınız var. Doğru ve etkileşimli bir meta açıklama yazdığınız sürece, arama motorunun arama sonuçları sayfasındaki tüm web sitelerinden öne çıkabilirsiniz.
İçerik önceliğine sahip olmalısınız
Web sitenizi ziyaret etmenizin ana nedeni ve nedeni içeriktir. Bu nedenle, içeriği her zaman ön planda olmalıdır. Bunu yapmanın birkaç yolunu bulmalısınız.
Çok fazla reklam eklememelisiniz. Reklamlar can sıkıcı. Web sitesinin içeriğinin, onu kullanarak kolayca tüketilebildiğinden emin olmalısınız. Sinir bozucu reklam pencerelerinden uzak durmalısınız. Dönüştürmek için ideal olmalarına rağmen ziyaretçileri rahatsız ediyorlar. Pop-up reklam pencerelerini mümkün olduğunca az kullanmalısınız. Mümkün olduğunca az sayfa düzeyinde reklam kullanmalısınız. Google bu tür reklamları beğenmez. Web sitenizde bu tür reklamlar varsa, bunları kullanırken çok dikkatli olmalısınız. Sitenizin tüm cihazlarda düzgün görünmesini sağlamalıdır
Siteniz tüm cihazlarda görünür olmalıdır. Bunu yapmak için web sitenizdeki mobil cihazlar için optimum optimizasyon çalışması yapmış olmanız gerekir. Web sitenizi Google'ın mobil uyumluluk araçlarıyla test etmeyi denemelisiniz..
Google Görseller'den trafik almanız gerekiyor
Gerçek SEO önerileri olarak, size görüntüyü asla hafife almadığını söyleyeceğim. Google Görseller bölümünde web siteniz için, özellikle e-Ticaret web siteleri için, düşündüğünüzden çok fazla trafik alabilirsiniz, çünkü insanlar bir şey ararken bu siteyi görmek isterler.
Web sitenizdeki tüm görüntülerin optimize edildiğinden emin olmanız gerekir. Kullanıcıların yüklenmesini beklediği resimlerden uzak durmalısınız. Bunlar web sitenize herhangi bir değer katmaz. Bunun yerine, web sitenizin kullanılabilirliği üzerinde olumsuz bir etkisi vardır.
Her zaman kısa URL'ler kullanmalısınız
İçerik yönetim sisteminiz buna izin veriyorsa, içeriğiniz için kısa, açıklayıcı URL'ler kullanmalısınız. Çünkü iyi görünüyorlar
oldukça iyi görünüyorlar, anahtar kelimelerle değer katıyorlar ve linkleri almak için faydalılar.
Tekrarlanan içeriğin mümkün olduğunca az olduğundan emin olmalısınız
Tekrarlanan içerik, her sayfada bulunan bir öğedir ve web sitesinde kullanılır. Genellikle e-ticaret sitelerinde kullanılırlar. Ürün envanter bilgileri ve ürün teslimat bilgileri gibi alanlar, bu tür öğeleri tanımlamak için ideal örneklerdir.
Google'ın bu konudaki konumu çok açık. Bir sayfada en az% 10 orijinal içerik bulunmalıdır. Bu oranda orijinal içeriğe sahip değilseniz, Panda'yı güncellemek web sitenizi bulmayı kolaylaştıracaktır.
Yerel trafik için adres bilgilerini kullanmalısınız.
Kendi site adres bilgilerinize kolayca erişilebilir olmalıdır. Bu aslında tüm siteler için geçerlidir, siz değil. Yerel trafiğe ihtiyacınız varsa, duyduğunuz adres bilgileri sizin için son derece önemlidir. Her sayfanın altında adres ve telefon numarası bilgilerini belirtmelisiniz. Kendinizi tanımayı kolaylaştırabilirsiniz.
Ticari marka olabilecek alanları seçmelisiniz
Alan adında anahtar kelime kullanmak çok güzel ve kullanışlıdır. Ancak, abartmak istediğiniz bir şey değildir. Optimizasyon çalışmalarının zemindeki etkisini görmek istiyorsanız, markalı bir alan adı kullanmayı denemelisiniz.
Örneğin, bu makalenin başlığının bir alan adı olmasını istiyorsanız
Seoonerler.com gibi bir şey oluşur. Bu son derece gereksiz. Çünkü kimse bu isimle siteye giriş yapmak istemiyor. Bunun yerine, seoonerileri.com gibi bir adres seçmek çok daha kesin olur.
Düşük tıklama oranına sahip anahtar kelimeler bulmalısınız
Arama analizi raporu, Google Arama Konsolu'nda sık kullanılan bir rapordur. Burada birkaç hızlı galibiyet bulabilirsiniz. Sıralamaya rağmen, düşük tıklama sonuçlarını kontrol ederek başlık ve meta açıklamalarda çeşitli değişiklikler yaparak tıklama oranlarını artırmayı düşünmelisiniz.
İçeriği düzenli olarak güncellemelisiniz
Eski içeriği güncellerken, her zaman yeni kalır. Bilgi olarak aktardığınız bilgilere kıyasla yeni bir konu hakkında konuşmaya devam ederseniz, bu konu hakkındaki görüşünüzü gösterir ve kullanıcı üzerinde olumlu bir izlenim bırakır, böylece içerik arama sonuçlarında daha sık görüntülenir. . Eski içeriği yeni bilgilerle güncel tutmaya istekli olmak, trafiğinizi önemli ölçüde artırabilir.
Bağlantı oluşturma
SEO söz konusu olduğunda, zamanınızın çoğunu bağlantılar oluşturmak için harcarsınız. Korkma, ben de geçerli SEO önerileri olarak size vereceğim önerilerinden bahsedeceğim. SEO alanındaki sıralama faktörlerini incelerseniz, bağlantıların önemini göreceksiniz.
Bozuk bağlantıları yapılandırmanız gerekiyor
Elinizde Ahrefs varsa, bunu yapmak kolaydır. Ahrefs Site Explorer aracını açmalı ve link review menüsünü kullanmalısınız. "Site Gezgini"> "Etki Alanı Adı"> "Sayfalar"> "Arama Bağlantıları"> "404 Bulunamadı" filtre yolunu izleyerek, sitenizdeki kopuk bağlantıları kolayca tanımlayabilir ve düzeltebilirsiniz.
Rakiplerinizin kırık bağlantılarını yakalamanız ve onları kar haline getirmeniz gerekiyor
Bu bölüm size garip gelebilir, ancak bu bölümde rakiplerinizin kırık bağlantılarını alabilir ve kendinize bir alternatif oluşturabilir ve bundan yararlanabilirsiniz.
Ahrefs sayesinde bunu kolayca yapabilirsiniz. Site Gezgini> rakibinizin alan adını> Keşfet> Bağlantılar> Bozuk'u takip etmeniz yeterlidir.
Trafiği çekebilecek bağlantılara odaklanmalısınız
Web sitenizden yararlanabileceğiniz en iyi bağlantılar, trafiği çekebilecek bağlantılardır. Web sitenize trafik çekebilir en iyi bağlantılar trafik oluşturan bağlantılar vardır. Bu tür bağlantılar sizi her zaman Google güncellemelerinden korur. Bunu yapmak için kapsamlı araştırmalar yapmanız gerekir. tabii ki
Ahrefs aracında, Site Explorer> Doğrulamak için İstenen URL> Genel Bakış'a gidin.
Bağlantı seviyesini değerlendirmelisiniz
"Takip et" bağlantıları web siteniz için çok daha iyi olsa da, Nofollow bağlantılarının genel web sitenize de katkıda bulunabileceğini lütfen unutmayın. SEO İpuçları ilgili bölümünde, sizin için işe yaramayacak bir şey söylemeyeceğim lütfen unutmayın. Buradaki tüm bilgiler sizin için tek bir harfle yararlıdır. Bağlantı profiliniz her iki türde de bağlantı içermelidir. Aldığınız bağlantıların kalitesine dikkat etmek yeterlidir.
Sahip olduğunuz bağlantı metni bağlantısı
Bağlantı metni bağlantıları arama sırası üzerindeki en büyük etkilerden biridir. Bir anahtar kelimedeki bağlantılar büyük bir etkiye sahiptir. Sahip olduğunuz bağlantıların neredeyse 1 / 3'ü bağlantı metni biçiminde olmalıdır. Düşünürseniz, Google Penguin güncellemesiyle karşılaşabilirsiniz.
Size zarar verecek bağlantıları kaldırmalısınız
SEO çalışmalarından en iyi şekilde yararlanmak istiyorsanız, kesinlikle kötü amaçlı bağlantıları kaldırmayı denemelisiniz. Bu bağlantılar hiçbir koşulda çalışmaz. Bu nedenle, bağlantı profilinizi kontrol etmeli ve size zarar veren bağlantıları kaldırmalısınız.
.Ahrefs'deki bağlantı profilinizi kontrol ederek hangi bağlantıların düşük kalitede olduğunu kolayca öğrenebilirsiniz. Tüm bağlantılarınızı Site Gezgini> Etki Alanı Adı> Backlink Profili> Geri Bağlantılar'da görüntüleyebilir ve dışa aktarabilirsiniz. Burada tüm düşük kaliteli bağlantıların bağlantısını kesmelisiniz.
Her zaman rakiplerinizin bağlantılarını kontrol etmelisiniz
Bir site sizinle rekabet ederse, bir bağlantı almak en iyisidir.
Ahrefs Site Explorer aracı size çok yardımcı olur. Site Gezgini> Rakibinizin etki alanı adı> Backlink Profili> Geri Bağlantılar aracılığıyla rakibinizin bağlantılarını görüntüleyebilir ve inceleyebilirsiniz.
İsterseniz, rakibinizin yeni bağlantılarını takip etmek için bir alarm ayarlayabilirsiniz. Uyarılar> Geri Bağlantılar> Uyarı Ekle> Frekans Ayarla> Günlük / Haftalık / Aylık aracılığıyla kolayca alarm oluşturabilirsiniz. Rakibiniz yeni bir bağlantı aldığında bunu hemen fark edebilirsiniz.
Ahrefs Link Kesişim aracı bu konuda size yardımcı olacaktır. Araçlar> Bağlantı Kavşağı> Alan Adlarını Rekabet> Bağlantı Seçeneklerini Göster altında yeni bağlantı seçenekleri bulmayı deneyebilirsiniz.
Rakiplerinize bağlantı kaynakları sunan web siteleri bulmanız gerekir.
Bazı web siteleri neredeyse tüm rakiplerinize bağlanıyorsa, onlara göz atmalı ve kendiniz için faydalı bağlantılar bulmalısınız.
Her zaman rekabete bağlı yerler bulmanız gerekir.
Bir rakip sürekli olarak aynı yerden bağlantılar alırsa, bunu bir fırsata dönüştürebilirsiniz. Bu şekilde, rekabetinizin reklam kampanyalarını da öğrenebilirsiniz. Bu bağlantıları takip ederek benzer bir stratejiyle sürekli bağlantılar elde edebilirsiniz.
Bağlantınızdan paylaşılan bağlantıların çoğunu bulmalısınız
Rakibinizin web sitesinde çoğu bağlantıyı bulmak size birkaç bağlantı seçeneği sunar. Tek yapmanız gereken Ahrefs'in Site Explorer aracında siteyi kontrol etmek ve en çok bağlantı içeren sayfaları bulmaktır. Site Gezgini> Alan adı> Keşfet> Sayfalar> Bağlantılara göre en iyileri izleyerek bunu kolayca yapabilirsiniz.
Rakibinizin daha hassas ancak daha iyi içeriğinin bir kopyasını oluşturarak yeni bağlantı fırsatlarını başarıyla arayabilirsiniz. Hatta çeşitli bağlantıların boşa gittiğinden emin olabilirsiniz.
İlgi çekici bağlantı içeriği oluşturmalısınız
Önceki noktalarda, sürekli bir kaynak olarak aldığımız içerikten bahsetmiştik. Ancak, şimdi konuşacağımız faktör, etrafınızdaki bağlantıları çeken içerik bulmak yerine bu bağlantıyı çeken içerik oluşturabilmenizdir. Bu tür içerik yalnızca bu amaç için oluşturulur.
Infographics, verilerle oluşturulan haritalar, veri görselleştirmeleri, sektöre yönelik bir kaynak sayfası ve etkileşimli araçlar en ideal örneklerdir.
İnsanlar ilgilerini çeken konulardan her zaman memnun olur ve asla paylaşmayı bırakmaz. Bu nedenle, güzel içerik oluşturursanız, el ele gittiği konusunda en ufak bir şüpheniz olmamalıdır.
E-posta kampanyasına dikkat etmelisiniz.
Bağlantı almak istiyorsanız, e-posta kampanyaları en önemli fırsattır. İçerik yeni oluşturulduğunda, blog sahipleri muhtemelen içeriğe bağlanır. Anahtar kelimeniz için yeni içerik seçenekleri bulmak istiyorsanız, Ahrefs alarm işlevini kullanabilirsiniz.
Ahrefs> Mansiyonlar> Uyarı Ekle ile bir anahtar kelime uyarısı oluşturabilirsiniz. Dolayısıyla, bu anahtar kelimede içerik oluşturduğunuzda, hemen yeni içerik öğreneceksiniz.
Daha fazla kişiye ulaşmak istiyorsanız, kesinlikle e-posta pazarlama kampanyasını özelleştirmeyi seçmelisiniz. Bu, insanların e-postalarını açma olasılığını artırabilir.
BuzzStream'i kullanabilirsiniz
Normal bir e-posta hizmeti aracılığıyla küçük e-posta pazarlama kampanyaları yayınlayabilirsiniz. Ancak, daha büyük e-posta pazarlama kampanyaları için süreci biraz hızlandırmalısınız.
BuzzStream size yardımcı olacak en iyi yerlerden biridir. Bu araç ile sizi e-posta ile takip edecek insanlarla iletişim kurabilirsiniz. Bu araçla, e-postaların kullanıcılara çok daha hızlı ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
En iyi içeriğinizi tekrar tekrar kullanmaktan çekinmeyin.
Her zaman en iyi içeriğinizi kullanabilirsiniz. Her zaman bir artı ekleyen bir infografiktir. Ancak, en iyi içeriğinizi farklı onay platformlarında görüntülemek size her zaman aynı avantajı sağlar. Kendi sitenize bağlantı verdiğiniz sürece, içerik kopyalama konusunda endişelenmenize gerek yoktur.
Wikipedia bağlantısı almanız gerekiyor
İnternet dünyasındaki herkes Wikipedia'nın ortamına bir bağlantı ekleme seçeneğine sahiptir. Buradan web sitenize bir bağlantı koyarak istediğiniz zaman ileri adım atabilirsiniz. Bir konuya içerik ekleyebilir ve bir konunun bağlantısı için web sitenize bir bağlantı alabilirsiniz. Bir kaynak olarak düşünceler sağlayabilir ve sonuç olarak sayfanıza olumlu bir puan verebilirsiniz.
.Soru-Cevap sitelerinde her zaman etkin olmalıdır
Farklı soru ve cevap sayfalarındaki soruları yanıtlayarak kendi siteniz için bir bağlantı alabilirsiniz. Soruyu cevaplayabilir ve aynı anda bir bağlantı alabilirsiniz, ancak sitenize trafik de çekebilirsiniz.
Fırsatları değerlendirmeden
Hakkınızda bir bölümden bahsedilirse, bu bölümleri bir bağlantıya dönüştürerek pozitif verimlilik elde edebilirsiniz. Bir bölümden bahsederseniz, söz konusu kişiyle hemen iletişime geçebilir ve bölüme bağlantı atayabilirsiniz. Sitenize trafik oluşturmak için bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Bunun için Ahrefs alarm fonksiyonunu kullanabilirsiniz.
Uyarılar> Mansiyonlar> Uyarı Ekle> Marka Adı'na giderek basit bir alarm oluşturabilirsiniz. O zaman Ahreflerin isminizi verdiklerinde sizi bilgilendirmelerini sağlayabilirsiniz.
Konuk yazar olmalısınız
SEO önerileri ile ilgili makaleyi yazıp ziyaretçilerin yazarlarıyla ilgili bölümden bahsedersek değil. Konuk yazar durumunda, bu her zaman en yetkili web siteleri arasındaki en doğal yaklaşımlardan biridir. Ziyaretçi yazma fırsatlarından yararlanmaya çalışırken, önceliğiniz her zaman kaliteli olmalıdır. Web sitenize bağlantı oluşturmaya çalışırken bağlantı metnini fazla kullanmamaya dikkat etmelisiniz.
Telif hakkı fırsatlarını bağlantılara dönüştürmelisiniz
Tamamen sahip olduğunuz içeriği izniniz olmadan veya kendi bağlantınız olmadan kullanıyorsanız, bir fırsata dönüştürebilirsiniz. Bu tür içeriklerden bağlantılar almaya çalışmak kesinlikle iyi bir fikirdir. Bu işe yaramazsa, içeriğin kaldırılmasını isteyebilirsiniz. kabul etmeli
Dahili bağlantıları kullanmakta tereddüt etmemelisiniz. Web sitenizde oluşturduğunuz en iyi içeriğin öne çıkmasını istiyorsanız, web sitenizin farklı sayfalarında bu içeriğe bir bağlantı atayabilirsiniz. Bazen bunun tersini yaparak farklı sitelerin popülerliğini artırabilirsiniz. Bunu Google Search Console aracını kullanarak yapabilirsiniz.
Arama Trafiği> Arama Analizi bölümünde sayfaları arama durumuna ve konuma göre görüntüleyebilirsiniz. İlk sayfaya gitmek için onuncu satırın yakınındaki sayfalara birden fazla dahili bağlantı ekleyebilirsiniz.
Teknik SEO
İçerik, yerinde düzenleme stüdyoları ve tam bağlantı atamaları ile artık teknik tarafa göz atabilirsiniz. Bu teknik ayrıntılar, sitenizi tam olarak hazırlamak için kullanacağınız son bölümdür. Sitenizin performansını etkileyebilecek şeyleri her zaman kaldırmalısınız.
Bir içerik derecelendirmesi oluşturmalısınız
Sitenizin PageRank değerinin site genelinde dağıtıldığından emin olmalısınız. İdeal olarak, her sayfa web sitenizin ana sayfasının birkaç tıklaması içinde olmalıdır. Bu nedenle, tüm sayfalarınıza belirli bir noktadan erişilebilmeniz gerekir.
WWW değil WWW arasından seçim yapmalısınız
Birçok web sitesi bu konuda basit hatalar yapabilir. Google, web sitenizi anlamada çok fazla hata yapmaz, ancak yalnızca bir sürüm olduğundan emin olmanız gerekir. Örneğin, www.example.com ve example.com arasında seçim yapmanız gerekir. Her ikisini de kullanırsanız, içerik kopyalama sorunu yaşarsınız.
Her ikisi de sitenizde etkinse, birbirinize yönlendirmeyi düşünmelisiniz. WWW ve WWW olmayanlar arasında doğru seçimi yaptıktan sonra, kendi siteniz için standart belirledikten sonra daha fazla teknik çalışma yapabilirsiniz.
Kopyanın içeriğini savunmalısınız
Farklı sayfalardaki standart etiketleri kullanarak yinelenen içeriği kolayca kaldırabilirsiniz. Örneğin, bir e-ticaret siteniz var. Bu durumda, kanonik etiketler sizin için çok yararlıdır. Aynı içeriğe sahip birden fazla sayfanız varsa, birini varsayılan olarak ayarlamalı ve diğeri için standart etiketi kullanmalısınız.
Özel içeriği gizlemelisin
Googlebot ve diğer tarayıcılar, web sitenizdeki tüm içeriği ve bilgileri tarar. Gizli tutmak istediğiniz bilgileri arama motoru tarayıcılarından gizlemek için robots.txt dosyasını kullanabilirsiniz. Bunu yapmak için, önce robots.txt dosyasının nasıl kullanılacağını öğrenmeniz gerektiğini hatırlamanız gerekir.
Silinmiş içerik için 301 yönlendirmesi kullanılmalıdır
301 deyimini kullanarak kaldırılan eski içeriği yeni adresinize taşımalısınız. 301 deyimi, tüm bağlantı değerlerinin eskiden yeniye değiştirilmesini sağlar. WordPress kullanarak, eklenti yeniden yönlendirmesi ile çalışmanızı basitleştirebilirsiniz.
İçerik sunmak için CDN kullanmalısınız.
Birçok site bulunduğunuz yerdeki yerel sunucularda depolanır. Örneğin, Türkiye'de bir web sitesi oluşturulur, ancak web sitenizin açılış zamanı ABD kullanıcıları içindir. UU. ABD'deyseniz UU., Çok yavaş olacak. Bu sorunu çözmek için kesinlikle bir CDN kullanmalısınız.
Sitenize bir SSL sertifikası eklemeniz gerekiyor
Web sitenizi tamamen SSL olarak değiştirmelisiniz. Google, HTTPS'si olanlardan daha iyimserdir. Bu nedenle, bu her zaman bir sıralama faktörü olarak görülebilir. SSL eklemek istiyorsanız, ücretsiz alternatifler kullanabilirsiniz. Let's Encrypt gibi hizmetler size bu konuda yardımcı olabilir.
Olası dizin sorunları giderilmelidir
Google'ın web sitenizi dizine eklediğini doğrulamanız gerekir. Bunu Google gibi bir site olarak yapabilirsiniz: example.com. Buradaki sayı beklenenden fazla veya azsa, web sitenizde bir dizin sorunu olduğunu hemen anlayabilirsiniz.
Google'ın önerilerini dinlemelisiniz
Google, web sitesindeki sorunlar hakkında size bilgi sağlayabilir. Google Arama Konsolu'na giriş yapın ve web sitenizi buraya ekleyin.
Burada, sitenizi incelerken Tara> İzleme Hataları'na göz atarak sitenizde hangi hataların olduğunu görebilirsiniz.
Burada 404 hataları görürseniz, bunları 301 yönlendirmesi ile uygun yerlere yönlendirmiş olmanız gerekir.Burada ortaya çıkan hataları en iyi şekilde düzeltmeye çalışmalısınız. Ancak, Google'dan çeşitli HTML önerileri alabilirsiniz.
Google'ın web siteniz için önerilerini Arama Görünümü> HTML Geliştirmeleri'nde inceleyebilirsiniz. Tüm bu önerileri dikkate almalı ve uygun iyileştirmeleri yapmalısınız.
Bir site haritası göndermelisiniz
Tüm web sitenizin doğru bir şekilde Google'ın tarandığından emin olmak için bir site haritası göndermeniz gerekir. Tara> Site Haritaları'nı tıklayarak bu işi kolayca yapabilirsiniz. Google, Google'a sağladığı tüm bilgilerden memnun.
Bazen sitenizin tekrar taranması gerekir. Özellikle, içeriği güncellerseniz, Google tarafından sağlanan "Google Olarak Al" işlevini kullanmalı ve içeriğin tekrar tarandığından emin olmalısınız.
Bazı öneriler
SEO çalışmaları sadece onlar için değil. Öncekiler kadar önemli olan birkaç durum vardır. Onlar için önerileri istediğiniz zaman inceleyebilir ve ek verimlilik elde edebilirsiniz. Zayıf içeriklerden kurtulmalısınız
Google Panda algoritması, zayıf, düşük içerikli web sitelerini anında yakalama ve engelleme potansiyeline sahiptir. Sizin için daha kolay olanı yapmalısınız.
Bağlantıları görmek için web sitenizi kontrol etmelisiniz
Web sitenizi başkası devralırsa, çeşitli içeriğe otomatik bağlantılar eklenebilir. Bu bağlantılar her zaman arama motorunda düzgün çalışmanızı engeller. Sucuri'nin ücretsiz izleme aracını kullanarak sitenizi bu gibi durumlar için kontrol edebilirsiniz.
Her zaman arama trafiğini araştırmalısınız
Arama trafiği durumlarında trafik normal görünmüyorsa dikkatli olmalısınız. Böyle bir düşüş bulursanız, web siteniz algoritma güncellemesinden etkilenebilir. .
Daha sonra Baracuda Digital'in ücretsiz panguin aracını kullanarak algoritma güncellemelerini web sitelerinde kontrol edebilirsiniz. Siteniz algoritmalardan herhangi bir şekilde etkileniyorsa, bu araç size bunu gösterebilir.
Google bildirimlerini görmeniz ve incelemeniz gerekiyor
Trafik önemli ölçüde azalıyorsa Google'ın bildirimlerini kontrol edin. Google bunu herhangi bir şekilde yapmaya zorlarsa, Google Arama Konsolu aracılığıyla bilgilendirilirsiniz.
Derecelendirme sonrasında Google'ı cezalandıran ana faktörler şunlardır:
Son derece agresif link oluşturma politikaları Düşük kaliteli içerik Şüpheli bağlantılar Ziyaretçiler tarafından oluşturulan içerik Şema ayarlarının kötüye kullanılması
Derecelendirme sırasında Google tarafından verilen cezalar size bildirilecektir. Cezaya neden olan sorunu çözdükten sonra Google'ın web sitenizi tekrar incelemesini isteyebilirsiniz.
GSC ve GA bağlantısı kurulmalıdır
Metnimde verdiğim bilgiler çok değerli. Biraz dikkatle buraya konsantre olun. Google Analytics, piyasa değerlerini analiz ederken endüstri standartlarını karşılayabilen bir araçtır. Bu araçtan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğinizi öğrendikten sonra, site trafiğini artırmak için tüm seçenekleri görebileceksiniz.
Google Analytics genellikle "sağlanmadı" olarak tanımlanacak anahtar kelimeler sunar. Bu, sitenize hangi çağrıların geldiğini öğrenmenizi zorlaştırır. Bunun üstesinden gelmek için Google Search Console ve Google Analytics'in özelliklerini bağlamanız gerekir. Google Search Console arama sorgusu raporuna nasıl gideceğiniz aşağıda açıklanmıştır.
Garip yönlendirmeleri tanımlamalı ve bunlardan kurtulmalısınız Bahsettiğimiz bu garip yönlendirmeler, tam olarak garip adlara sahip web sitelerinden gelen ve genellikle herhangi bir anlam ifade etmeyen yönlendirmelerdir.
Bu tür web siteleri Google Analytics raporlarının yanlış olmasına neden olabilir. Bu verileri incelemeniz ve Google Analytics raporundan kaldırmanın yollarını aramanız yeterlidir. Etkinlik izlemeyi aktif olarak kullanmanız gerekir
Kullanıcıların web sitenizle nasıl etkileşime girdiğini kontrol etmek her zaman iyi bir fikirdir.
Bu amaçla Google Analytics'teki etkinlik izleme işlevini kullanabilirsiniz. Bu şekilde, kullanıcıların web sitenizle nasıl etkileşime girdiğini kolayca görebilirsiniz.
İçeriğin paylaşılmasını ve dağıtılmasını kolaylaştırmalıdır
Sosyal ağlar kesinlikle sıralamayı etkileyen bir platform değildir. Ancak, web sitenizin içeriğinin sosyal medya platformları aracılığıyla hızlı bir şekilde yayıldığından emin olmak için kullanabileceğiniz bir bölüm vardır. Bu hızlı yayılan içerik web sitesi trafiğini etkileyebilir.
Oluşturduğunuz içeriği her zaman sosyal medyada paylaşmalı ve içerikle etkileşimleri gözden geçirmelisiniz. Sosyal ağlarda ve web sitesindeki benzer öğelerde paylaşım için düğmelerden en iyi şekilde yararlanmalısınız. Açık Grafik meta verilerini kullanmaya çalışmalısınız. (Bu özellik, hepsi bir arada SEO paketi eklentisinde sosyal bir hedef olarak bulunur.) Tüm öğeleriniz için özel resimler oluşturmalısınız. Daha fazlasını keşfetmeye çalışmalısın
Bildiğiniz gibi, bu makale, olası SEO önerileri ve önerileri söz konusu olduğunda, SEO hakkında en önemli şeyin bilgi olduğunu söylemek zorunda olduğum anlamına gelir. SEO varsa, her zaman yeni bilgileri öğrenebileceğiniz birçok farklı şaşırtıcı kaynak vardır. Bu blog bunlardan sadece biri. Yeni SEO taktiklerini gözden geçirmeli veya oluşturmalısınız.
Algoritma güncellemelerini kontrol etmelisiniz
SEO alanında sürekli algoritma güncellemeleri olabilir. Bu algoritma güncellemelerini yakından izlemeli ve sitenizi etkileyebilecek güncellemeler üzerinde çalışmalısınız.
Kötü taktiklerden kaçınmalısınız
Uygulanabilir SEO ipuçları olarak konuşacağım başka bir bölüm, kötü taktiklerin her zaman sahtekarlıklarla dolu olmasına yol açmasıdır. SEO ciddi iş ve ciddiyet gerektiren bir parçadır. Her zaman web sitenize zarar verebilecek kötü taktiklerden uzak durmalısınız. Bir taktiğin hızlı sonuçlar üretmesi, bunun yararlı ve iyi olduğunu göstermez. Google öncekinden daha akıllı. Kötü taktikler kullanmak web sitenizin cezalandırılmasına yol açabilir.
Kırık bağlantı seçeneklerini kaçırmayın
Geçmişte çok değerli bir alan adının kullanılmadığını ve bu alan adının çok büyük kaynaklardan gelen yönlendirme bağlantıları içerdiğini düşünün. Bu kaynak, rakiplerinin web sitelerinden de bağlanabilir. Bu fırsatı kaçıracak mısınız?
Uygulanabilir SEO önerileri olarak size vereceğim tavsiye günceldir. Her gün sizin için en yararlı olabilecek içeriği oluşturuyorum. SEO ile ilgili sorularınız veya aklınızda bir şey varsa, SEO ile ilgili en yararlı bilgiler
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.04.16 09:31 emrecann150 Kesinlikle Uygulamanız Gereken SEO Önerileri

Uygulanabilir SEO önerileri ipuçlarına yazdığım kapsamlı içerikte, sizin için yararlı olacak birçok bilgi bulacaksınız. Bildiğiniz gibi, web sitenizin arama motorunda ilk olmak için yapacağınız iş çok önemlidir. SEO önerilerine ihtiyacınız varsa, doğru yere geldiniz. En iyi [SEO önerileri ](http://%3Ca%20title%3D%22seo%22%20href%3D%22https/tarzinburda.com/kesinlikle-uygulamaniz-gereken-seo-onerileri/%22%3eSEO%3c/a%3e) ipuçlarını içeren bu listeyi takip ederek web siteniz için en doğru ve güvenilir adımı atabilirsiniz. Arama motoru etkinliklerinden anahtar kelime araştırma bağlantıları oluşturmaya kadar en derin ayrıntılara erişebilirsiniz.
Seo Önerileri Ayrıntılı anahtar kelime araması
Doğru anahtar kelimeyi seçmelisiniz
Kullanıcıların genellikle anahtar kelime ararken Yaptıkları birkaç hata var. Birçok insanın anahtarları var kelimeleri yerleştiremez ve optimize edemez. Çok fazla anahtar kelime için çalışmaya çalışıyorsunuz. Ayrıca, yanlış anahtar kelime seçimi olabilir.
Bu tür bir hatanın oluşmasını istiyorsanız, genellikle her sayfa için yalnızca bir anahtar kelime kullanmaya çalışmalısınız. Geçerli anahtar kelimeyi bir sayfada bulmak istiyorsanız, sayfayı düşünün ve uygun şekilde seçin.
Google'ın sunduğu anahtar kelimeleri kullanmak her zaman daha iyidir. Belirli bir anahtar kelime için sonuç almak istiyorsanız, Google'ın istediği anahtar kelimeyi kullanmanız gerekir.
Arama amacı içermelidir
Bazen anahtar kelimeleri araştırdığınızda, bulacağınız çok çekici bir anahtar kelimeyle karşılaşırsınız. Bir anahtar kelimenin yüksek arama kalitesine sahip olması, hedef olarak kullanılabilecek bir anahtar kelime olduğu anlamına gelmez. Çünkü her zaman kasıtlı aramanın ne olduğunun farkında olarak hareket etmelisiniz.
Olası SEO önerileri için en büyük tavsiyem Google Analytics. Örneğin, Google Analytics'i aradığınızda, bunun harika bir anahtar kelime olduğunu düşünebilirsiniz.
Google Analytics'i kullanmaya odaklanırsanız, izlenecek anahtar kelimeyi bulabilmeniz için çok daha azının arandığını görürsünüz.
Her zaman az rekabet içeren anahtar kelimeler kullanmalısınız
Yeniden tasarlanmış ve izinleri düşük bir web siteniz varsa, rekabet gücü yüksek anahtar kelimeleri hedeflemek doğru değildir. Tabii ki, bu kelimeleri kovalayabilirsiniz, ancak başarı kolay değildir.
İlk önce daha az rekabetle kelimelerden geçmek her zaman daha iyidir. Bir anahtar kelimeyle zorluk seviyesini öğrenmek istiyorsanız, Ahrefs gibi çeşitli araçları kullanabilirsiniz. Örneğin, "arama motoru optimizasyonu" için bir analiz çalıştırabilirsiniz.
Rakiplerinizde bulunan anahtar kelimeleri kullanmalısınız
Rekabet ettiğiniz bir web sitesi varsa, web sitelerinizdeki anahtar kelimelere göz atarak ve bunları kendi web sitenizde kullanarak bir adım ileri gideceksiniz.
Ahrefs'i aradıktan sonra, organik anahtar kelime raporuna bir göz atın. Oraya ulaşmak için Site Gezgini> Rakip alanı adı> Organik Arama> Organik Anahtar Kelimeler'e gitmeniz gerekir. Burada rakibin ulaştığı tüm anahtar kelimeleri kolayca bulabilirsiniz.
[Rakiplerinize bakmalısınız](http://%3Ca%20title%3D%22rakip%20analizi%22%20href%3D%22%20%20https/tarzinburda.com/rakip-site-analizi-nasil-yapili%22%3erakip%20analizi/%3c/a%3e)
Rakiplerinizin anahtar kelimelerini sürekli olarak araştırarak ve inceleyerek her zaman rekabet avantajı elde edersiniz. Ahrefs veya Google tarafından sağlanan bildirim işlevini kullanmak yeterlidir.
Ahrefs'de Uyarılar> Yeni Anahtar Kelimeler> Uyarı Ekle> Rakip Alan Adı> Raporlama Sıklığını Ayarla> Ekle'ye giderek bir uyarı oluşturabilirsiniz.
Gerçek anahtar kelime trafiğini incelemelisiniz.
Anahtar kelimelerin her biri genellikle uzun bir sürümdür. Örneğin, "Anahtar kelime ara" uzun sürüm sorgusu kullanılarak "anahtar kelime araştırması" için bir sayfa da çağrılabilir. Buna dayanarak, bir anahtar kelimenin gerçek trafik potansiyelini göz önünde bulundurmanız gerekir.
Bir analiz aracı kullanarak anahtar kelime araştırması yaparken, bir anahtar kelimenin toplam arama hacmini göz önünde bulundurmalısınız. Örneğin, bu cildin 100.000 olduğunu düşünebilirsiniz. Ardından, söz konusu anahtar kelime için önce gelen anahtar kelime trafiğine bakmalısınız. Burada sayı 100.000'den fazla olacak. Çünkü söz konusu URL farklı anahtar kelimeleri içerecek şekilde yapılandırılmıştır.
Web sitenizdeki içerik hatalarını düzeltmeniz gerekiyor
Web sitenizdeki içerik boşluklarını tanımlar ve değerlendirirseniz, hangi anahtar kelimeleri vurabileceğinizi görürsünüz. Bunu yapmak için Ahrefs'in sunduğu "içerik boşlukları" işlevini kullanabilirsiniz.
Site Explorer> Alan Adı> Arama> Organik Arama> İçerik Boşlukları> Rakip Alan Adı> Anahtar Kelimeleri Göster'i izleyerek içerik eksikliklerinizi anında belirleyebilirsiniz.
Cevaplanacak soruları görmelisin
Soru ve cevaplardan oluşan web siteleri, içerik için yeni fikirler edinmek için her zaman çok ideal adreslerdir.
Bu anahtar kelimeleri bulmak için kapsamlı araştırmalar yapmanız gerekir. Bu amaçla, kendiniz için iyi bir şablon oluşturmalı ve araştırmaya başlamadan önce bulunan tüm anahtar kelimeleri kaydetmelisiniz.
Kullanıcıya hitap eden bir giriş yazmalısınız
Kullanıcı web sitenizin sonuçlarını tıkladıktan sonra, bunları her zaman web sitenizde tutmaya çalışmalısınız. Bunu yapmak için iyi yazılmış bir giriş bölümüne ihtiyacınız vardır. Okuyucuya makale hakkında bilgi vermek ve dikkatinizi odaklamak için girişinizi kesinlikle kısa tutmalısınız.
Bu kısım basit olmasına rağmen, şimdi açıklayacağım kısım biraz zor. Etkinleştirilen mesajlar buraya girilmelidir. Kullanıcı bu siteyi hareket ettiren bölümü aktif olarak okuyabilir ve bu sitede gezinebilir.
Web sitesinin içeriğinin, bir anahtar kelime etrafında gruplanan diğer anahtar kelimeler için çekici olduğundan emin olmalısınız. İçerik olarak, kullanıcının zihnindeki tüm sorulara cevap bulabilmelisiniz. Bunu yapmak için, siteye trafik oluşturan tüm anahtar kelimeleri tanımlamanız gerektiğini unutmayın.
İçeriğin kolay anlaşıldığından emin olmalısınız.
Kullanıcılar içeriğe eriştikten sonra büyük makale gruplarıyla yüzleşmek çok sıkıcıdır. Bu nedenle, kullanıcılara kolayca anlaşılabilir içerik sağlamanız gerekir.
Sitede SEO
Harika içerikler oluşturmak yeterli değildir. Google ve diğerleri için içeriği düzenlemeniz gerekir. Optimize edilmiş web siteniz düzgün çalışmıyorsa, en iyi içeriği kendiniz bulmakta zorlanırsınız. Bunun için WordPress kullanıyorsanız Yoast SEO eklentisini kullanmalısınız.
Başlıklarda anahtar kelimeler kullanmalısınız
Bu mümkün olduğunca SEO önerileri verebilir en değerli bilgilerden biridir. Başlıklarda anahtar kelime bulunmaması, sıralama şansınızın çok düşük olduğu anlamına gelir. Başlıklar ve sıralamalardaki anahtar kelimeler arasında ciddi bir bağlantı vardır. Bu nedenle, her web sitesinin içeriğindeki anahtar kelime başlığına özellikle dikkat etmelisiniz.
Meta açıklamadaki, H1 etiketindeki ve varsa H2 etiketindeki anahtar kelimeleri kullanmalısınız. Daha fazlasını yapmak, içeriği daha da optimize etmek anlamına gelir. Örneğin, bir blog yazısı hazırlarken, H1 etiketi genellikle başlığın kendisidir. Burada başka bir anahtar kelime kullanmaya çalışmamalısınız. Arama motorlarının çekebileceği başlıkları seçmelisiniz
Örneğin, üçüncü sıradaysanız ve tıklama almak istiyorsanız, arama motorlarını etkileyen başlıklar oluşturmanız gerekir. Başlıklarda sınırlı sayıda karakter olabilir, ancak yaratıcı olmaya ve etkileyici işler yapmaya çalışabilirsiniz.
Satın alma işlemine yaklaşmak için anahtar kelimeler kullanmalısınız
Bir e-ticaret web siteniz varsa, arama kullanıcılarının satın alma işlemini bilmesi çok önemlidir. Aynı zamanda, bu kısım en çok istediğiniz kısımdır. Kullanıcılar bir ürün aradığında, önce yorumları ve ürün bilgilerini gözden geçirmek isterler.
Ancak, bir ürün adıyla "Satın Al" anahtar kelimesini kullanan ziyaretçiler ürünü satın almak niyetindedir. Bu nedenle, başlıklarda "Satın Al" anahtar kelimesini kullanarak kullanıcıların satın alma işlemine dikkatini çekebilirsiniz.
Meta etiketleri doğru ve sitede kullanmalısınız
Meta etiketler, anahtar kelimelerin parçalarıdır. Arama motoru sonuç alanında belirli bir yeri vardır. Arama motoru sonuç sayfasında meta açıklamalar eksikse, tıklama oranı azalıyor demektir. Bu nedenle, meta açıklamaların yeterince uzun olmasına dikkat etmelisiniz.
Meta açıklamada içerik satmalısınız
Meta açıklamalar, arama motorunun arama sonuçları sayfasındaki en önemli yerlerden biridir. Çünkü burada web sitesinin içeriğini pazarlama şansınız var. Doğru ve etkileşimli bir meta açıklama yazdığınız sürece, arama motorunun arama sonuçları sayfasındaki tüm web sitelerinden öne çıkabilirsiniz.
İçerik önceliğine sahip olmalısınız
Web sitenizi ziyaret etmenizin ana nedeni ve nedeni içeriktir. Bu nedenle, içeriği her zaman ön planda olmalıdır. Bunu yapmanın birkaç yolunu bulmalısınız.
Çok fazla reklam eklememelisiniz. Reklamlar can sıkıcı. Web sitesinin içeriğinin, onu kullanarak kolayca tüketilebildiğinden emin olmalısınız. Sinir bozucu reklam pencerelerinden uzak durmalısınız. Dönüştürmek için ideal olmalarına rağmen ziyaretçileri rahatsız ediyorlar. Pop-up reklam pencerelerini mümkün olduğunca az kullanmalısınız. Mümkün olduğunca az sayfa düzeyinde reklam kullanmalısınız. Google bu tür reklamları beğenmez. Web sitenizde bu tür reklamlar varsa, bunları kullanırken çok dikkatli olmalısınız. Sitenizin tüm cihazlarda düzgün görünmesini sağlamalıdır
Siteniz tüm cihazlarda görünür olmalıdır. Bunu yapmak için web sitenizdeki mobil cihazlar için optimum optimizasyon çalışması yapmış olmanız gerekir. Web sitenizi Google'ın mobil uyumluluk araçlarıyla test etmeyi denemelisiniz..
Google Görseller'den trafik almanız gerekiyor
Gerçek SEO önerileri olarak, size görüntüyü asla hafife almadığını söyleyeceğim. Google Görseller bölümünde web siteniz için, özellikle e-Ticaret web siteleri için, düşündüğünüzden çok fazla trafik alabilirsiniz, çünkü insanlar bir şey ararken bu siteyi görmek isterler.
Web sitenizdeki tüm görüntülerin optimize edildiğinden emin olmanız gerekir. Kullanıcıların yüklenmesini beklediği resimlerden uzak durmalısınız. Bunlar web sitenize herhangi bir değer katmaz. Bunun yerine, web sitenizin kullanılabilirliği üzerinde olumsuz bir etkisi vardır.
Her zaman kısa URL'ler kullanmalısınız
İçerik yönetim sisteminiz buna izin veriyorsa, içeriğiniz için kısa, açıklayıcı URL'ler kullanmalısınız. Çünkü iyi görünüyorlar
oldukça iyi görünüyorlar, anahtar kelimelerle değer katıyorlar ve linkleri almak için faydalılar.
Tekrarlanan içeriğin mümkün olduğunca az olduğundan emin olmalısınız
Tekrarlanan içerik, her sayfada bulunan bir öğedir ve web sitesinde kullanılır. Genellikle e-ticaret sitelerinde kullanılırlar. Ürün envanter bilgileri ve ürün teslimat bilgileri gibi alanlar, bu tür öğeleri tanımlamak için ideal örneklerdir.
Google'ın bu konudaki konumu çok açık. Bir sayfada en az% 10 orijinal içerik bulunmalıdır. Bu oranda orijinal içeriğe sahip değilseniz, Panda'yı güncellemek web sitenizi bulmayı kolaylaştıracaktır.
Yerel trafik için adres bilgilerini kullanmalısınız.
Kendi site adres bilgilerinize kolayca erişilebilir olmalıdır. Bu aslında tüm siteler için geçerlidir, siz değil. Yerel trafiğe ihtiyacınız varsa, duyduğunuz adres bilgileri sizin için son derece önemlidir. Her sayfanın altında adres ve telefon numarası bilgilerini belirtmelisiniz. Kendinizi tanımayı kolaylaştırabilirsiniz.
Ticari marka olabilecek alanları seçmelisiniz
Alan adında anahtar kelime kullanmak çok güzel ve kullanışlıdır. Ancak, abartmak istediğiniz bir şey değildir. Optimizasyon çalışmalarının zemindeki etkisini görmek istiyorsanız, markalı bir alan adı kullanmayı denemelisiniz.
Örneğin, bu makalenin başlığının bir alan adı olmasını istiyorsanız
Seoonerler.com gibi bir şey oluşur. Bu son derece gereksiz. Çünkü kimse bu isimle siteye giriş yapmak istemiyor. Bunun yerine, seoonerileri.com gibi bir adres seçmek çok daha kesin olur.
Düşük tıklama oranına sahip anahtar kelimeler bulmalısınız
Arama analizi raporu, Google Arama Konsolu'nda sık kullanılan bir rapordur. Burada birkaç hızlı galibiyet bulabilirsiniz. Sıralamaya rağmen, düşük tıklama sonuçlarını kontrol ederek başlık ve meta açıklamalarda çeşitli değişiklikler yaparak tıklama oranlarını artırmayı düşünmelisiniz.
İçeriği düzenli olarak güncellemelisiniz
Eski içeriği güncellerken, her zaman yeni kalır. Bilgi olarak aktardığınız bilgilere kıyasla yeni bir konu hakkında konuşmaya devam ederseniz, bu konu hakkındaki görüşünüzü gösterir ve kullanıcı üzerinde olumlu bir izlenim bırakır, böylece içerik arama sonuçlarında daha sık görüntülenir. . Eski içeriği yeni bilgilerle güncel tutmaya istekli olmak, trafiğinizi önemli ölçüde artırabilir.
Bağlantı oluşturma
SEO söz konusu olduğunda, zamanınızın çoğunu bağlantılar oluşturmak için harcarsınız. Korkma, ben de geçerli SEO önerileri olarak size vereceğim önerilerinden bahsedeceğim. SEO alanındaki sıralama faktörlerini incelerseniz, bağlantıların önemini göreceksiniz.
Bozuk bağlantıları yapılandırmanız gerekiyor
Elinizde Ahrefs varsa, bunu yapmak kolaydır. Ahrefs Site Explorer aracını açmalı ve link review menüsünü kullanmalısınız. "Site Gezgini"> "Etki Alanı Adı"> "Sayfalar"> "Arama Bağlantıları"> "404 Bulunamadı" filtre yolunu izleyerek, sitenizdeki kopuk bağlantıları kolayca tanımlayabilir ve düzeltebilirsiniz.
Rakiplerinizin kırık bağlantılarını yakalamanız ve onları kar haline getirmeniz gerekiyor
Bu bölüm size garip gelebilir, ancak bu bölümde rakiplerinizin kırık bağlantılarını alabilir ve kendinize bir alternatif oluşturabilir ve bundan yararlanabilirsiniz.
Ahrefs sayesinde bunu kolayca yapabilirsiniz. Site Gezgini> rakibinizin alan adını> Keşfet> Bağlantılar> Bozuk'u takip etmeniz yeterlidir.
Trafiği çekebilecek bağlantılara odaklanmalısınız
Web sitenizden yararlanabileceğiniz en iyi bağlantılar, trafiği çekebilecek bağlantılardır. Web sitenize trafik çekebilir en iyi bağlantılar trafik oluşturan bağlantılar vardır. Bu tür bağlantılar sizi her zaman Google güncellemelerinden korur. Bunu yapmak için kapsamlı araştırmalar yapmanız gerekir. tabii ki
Ahrefs aracında, Site Explorer> Doğrulamak için İstenen URL> Genel Bakış'a gidin.
Bağlantı seviyesini değerlendirmelisiniz
"Takip et" bağlantıları web siteniz için çok daha iyi olsa da, Nofollow bağlantılarının genel web sitenize de katkıda bulunabileceğini lütfen unutmayın. SEO İpuçları ilgili bölümünde, sizin için işe yaramayacak bir şey söylemeyeceğim lütfen unutmayın. Buradaki tüm bilgiler sizin için tek bir harfle yararlıdır. Bağlantı profiliniz her iki türde de bağlantı içermelidir. Aldığınız bağlantıların kalitesine dikkat etmek yeterlidir.
Sahip olduğunuz bağlantı metni bağlantısı
Bağlantı metni bağlantıları arama sırası üzerindeki en büyük etkilerden biridir. Bir anahtar kelimedeki bağlantılar büyük bir etkiye sahiptir. Sahip olduğunuz bağlantıların neredeyse 1 / 3'ü bağlantı metni biçiminde olmalıdır. Düşünürseniz, Google Penguin güncellemesiyle karşılaşabilirsiniz.
Size zarar verecek bağlantıları kaldırmalısınız
SEO çalışmalarından en iyi şekilde yararlanmak istiyorsanız, kesinlikle kötü amaçlı bağlantıları kaldırmayı denemelisiniz. Bu bağlantılar hiçbir koşulda çalışmaz. Bu nedenle, bağlantı profilinizi kontrol etmeli ve size zarar veren bağlantıları kaldırmalısınız.
.Ahrefs'deki bağlantı profilinizi kontrol ederek hangi bağlantıların düşük kalitede olduğunu kolayca öğrenebilirsiniz. Tüm bağlantılarınızı Site Gezgini> Etki Alanı Adı> Backlink Profili> Geri Bağlantılar'da görüntüleyebilir ve dışa aktarabilirsiniz. Burada tüm düşük kaliteli bağlantıların bağlantısını kesmelisiniz.
Her zaman rakiplerinizin bağlantılarını kontrol etmelisiniz
Bir site sizinle rekabet ederse, bir bağlantı almak en iyisidir.
Ahrefs Site Explorer aracı size çok yardımcı olur. Site Gezgini> Rakibinizin etki alanı adı> Backlink Profili> Geri Bağlantılar aracılığıyla rakibinizin bağlantılarını görüntüleyebilir ve inceleyebilirsiniz.
İsterseniz, rakibinizin yeni bağlantılarını takip etmek için bir alarm ayarlayabilirsiniz. Uyarılar> Geri Bağlantılar> Uyarı Ekle> Frekans Ayarla> Günlük / Haftalık / Aylık aracılığıyla kolayca alarm oluşturabilirsiniz. Rakibiniz yeni bir bağlantı aldığında bunu hemen fark edebilirsiniz.
Ahrefs Link Kesişim aracı bu konuda size yardımcı olacaktır. Araçlar> Bağlantı Kavşağı> Alan Adlarını Rekabet> Bağlantı Seçeneklerini Göster altında yeni bağlantı seçenekleri bulmayı deneyebilirsiniz.
Rakiplerinize bağlantı kaynakları sunan web siteleri bulmanız gerekir.
Bazı web siteleri neredeyse tüm rakiplerinize bağlanıyorsa, onlara göz atmalı ve kendiniz için faydalı bağlantılar bulmalısınız.
Her zaman rekabete bağlı yerler bulmanız gerekir.
Bir rakip sürekli olarak aynı yerden bağlantılar alırsa, bunu bir fırsata dönüştürebilirsiniz. Bu şekilde, rekabetinizin reklam kampanyalarını da öğrenebilirsiniz. Bu bağlantıları takip ederek benzer bir stratejiyle sürekli bağlantılar elde edebilirsiniz.
Bağlantınızdan paylaşılan bağlantıların çoğunu bulmalısınız
Rakibinizin web sitesinde çoğu bağlantıyı bulmak size birkaç bağlantı seçeneği sunar. Tek yapmanız gereken Ahrefs'in Site Explorer aracında siteyi kontrol etmek ve en çok bağlantı içeren sayfaları bulmaktır. Site Gezgini> Alan adı> Keşfet> Sayfalar> Bağlantılara göre en iyileri izleyerek bunu kolayca yapabilirsiniz.
Rakibinizin daha hassas ancak daha iyi içeriğinin bir kopyasını oluşturarak yeni bağlantı fırsatlarını başarıyla arayabilirsiniz. Hatta çeşitli bağlantıların boşa gittiğinden emin olabilirsiniz.
İlgi çekici bağlantı içeriği oluşturmalısınız
Önceki noktalarda, sürekli bir kaynak olarak aldığımız içerikten bahsetmiştik. Ancak, şimdi konuşacağımız faktör, etrafınızdaki bağlantıları çeken içerik bulmak yerine bu bağlantıyı çeken içerik oluşturabilmenizdir. Bu tür içerik yalnızca bu amaç için oluşturulur.
Infographics, verilerle oluşturulan haritalar, veri görselleştirmeleri, sektöre yönelik bir kaynak sayfası ve etkileşimli araçlar en ideal örneklerdir.
İnsanlar ilgilerini çeken konulardan her zaman memnun olur ve asla paylaşmayı bırakmaz. Bu nedenle, güzel içerik oluşturursanız, el ele gittiği konusunda en ufak bir şüpheniz olmamalıdır.
E-posta kampanyasına dikkat etmelisiniz.
Bağlantı almak istiyorsanız, e-posta kampanyaları en önemli fırsattır. İçerik yeni oluşturulduğunda, blog sahipleri muhtemelen içeriğe bağlanır. Anahtar kelimeniz için yeni içerik seçenekleri bulmak istiyorsanız, Ahrefs alarm işlevini kullanabilirsiniz.
Ahrefs> Mansiyonlar> Uyarı Ekle ile bir anahtar kelime uyarısı oluşturabilirsiniz. Dolayısıyla, bu anahtar kelimede içerik oluşturduğunuzda, hemen yeni içerik öğreneceksiniz.
Daha fazla kişiye ulaşmak istiyorsanız, kesinlikle e-posta pazarlama kampanyasını özelleştirmeyi seçmelisiniz. Bu, insanların e-postalarını açma olasılığını artırabilir.
BuzzStream'i kullanabilirsiniz
Normal bir e-posta hizmeti aracılığıyla küçük e-posta pazarlama kampanyaları yayınlayabilirsiniz. Ancak, daha büyük e-posta pazarlama kampanyaları için süreci biraz hızlandırmalısınız.
BuzzStream size yardımcı olacak en iyi yerlerden biridir. Bu araç ile sizi e-posta ile takip edecek insanlarla iletişim kurabilirsiniz. Bu araçla, e-postaların kullanıcılara çok daha hızlı ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
En iyi içeriğinizi tekrar tekrar kullanmaktan çekinmeyin.
Her zaman en iyi içeriğinizi kullanabilirsiniz. Her zaman bir artı ekleyen bir infografiktir. Ancak, en iyi içeriğinizi farklı onay platformlarında görüntülemek size her zaman aynı avantajı sağlar. Kendi sitenize bağlantı verdiğiniz sürece, içerik kopyalama konusunda endişelenmenize gerek yoktur.
Wikipedia bağlantısı almanız gerekiyor
İnternet dünyasındaki herkes Wikipedia'nın ortamına bir bağlantı ekleme seçeneğine sahiptir. Buradan web sitenize bir bağlantı koyarak istediğiniz zaman ileri adım atabilirsiniz. Bir konuya içerik ekleyebilir ve bir konunun bağlantısı için web sitenize bir bağlantı alabilirsiniz. Bir kaynak olarak düşünceler sağlayabilir ve sonuç olarak sayfanıza olumlu bir puan verebilirsiniz.
.Soru-Cevap sitelerinde her zaman etkin olmalıdır
Farklı soru ve cevap sayfalarındaki soruları yanıtlayarak kendi siteniz için bir bağlantı alabilirsiniz. Soruyu cevaplayabilir ve aynı anda bir bağlantı alabilirsiniz, ancak sitenize trafik de çekebilirsiniz.
Fırsatları değerlendirmeden
Hakkınızda bir bölümden bahsedilirse, bu bölümleri bir bağlantıya dönüştürerek pozitif verimlilik elde edebilirsiniz. Bir bölümden bahsederseniz, söz konusu kişiyle hemen iletişime geçebilir ve bölüme bağlantı atayabilirsiniz. Sitenize trafik oluşturmak için bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Bunun için Ahrefs alarm fonksiyonunu kullanabilirsiniz.
Uyarılar> Mansiyonlar> Uyarı Ekle> Marka Adı'na giderek basit bir alarm oluşturabilirsiniz. O zaman Ahreflerin isminizi verdiklerinde sizi bilgilendirmelerini sağlayabilirsiniz.
Konuk yazar olmalısınız
SEO önerileri ile ilgili makaleyi yazıp ziyaretçilerin yazarlarıyla ilgili bölümden bahsedersek değil. Konuk yazar durumunda, bu her zaman en yetkili web siteleri arasındaki en doğal yaklaşımlardan biridir. Ziyaretçi yazma fırsatlarından yararlanmaya çalışırken, önceliğiniz her zaman kaliteli olmalıdır. Web sitenize bağlantı oluşturmaya çalışırken bağlantı metnini fazla kullanmamaya dikkat etmelisiniz.
Telif hakkı fırsatlarını bağlantılara dönüştürmelisiniz
Tamamen sahip olduğunuz içeriği izniniz olmadan veya kendi bağlantınız olmadan kullanıyorsanız, bir fırsata dönüştürebilirsiniz. Bu tür içeriklerden bağlantılar almaya çalışmak kesinlikle iyi bir fikirdir. Bu işe yaramazsa, içeriğin kaldırılmasını isteyebilirsiniz. kabul etmeli
Dahili bağlantıları kullanmakta tereddüt etmemelisiniz. Web sitenizde oluşturduğunuz en iyi içeriğin öne çıkmasını istiyorsanız, web sitenizin farklı sayfalarında bu içeriğe bir bağlantı atayabilirsiniz. Bazen bunun tersini yaparak farklı sitelerin popülerliğini artırabilirsiniz. Bunu Google Search Console aracını kullanarak yapabilirsiniz.
Arama Trafiği> Arama Analizi bölümünde sayfaları arama durumuna ve konuma göre görüntüleyebilirsiniz. İlk sayfaya gitmek için onuncu satırın yakınındaki sayfalara birden fazla dahili bağlantı ekleyebilirsiniz.
Teknik SEO
İçerik, yerinde düzenleme stüdyoları ve tam bağlantı atamaları ile artık teknik tarafa göz atabilirsiniz. Bu teknik ayrıntılar, sitenizi tam olarak hazırlamak için kullanacağınız son bölümdür. Sitenizin performansını etkileyebilecek şeyleri her zaman kaldırmalısınız.
Bir içerik derecelendirmesi oluşturmalısınız
Sitenizin PageRank değerinin site genelinde dağıtıldığından emin olmalısınız. İdeal olarak, her sayfa web sitenizin ana sayfasının birkaç tıklaması içinde olmalıdır. Bu nedenle, tüm sayfalarınıza belirli bir noktadan erişilebilmeniz gerekir.
WWW değil WWW arasından seçim yapmalısınız
Birçok web sitesi bu konuda basit hatalar yapabilir. Google, web sitenizi anlamada çok fazla hata yapmaz, ancak yalnızca bir sürüm olduğundan emin olmanız gerekir. Örneğin, www.example.com ve example.com arasında seçim yapmanız gerekir. Her ikisini de kullanırsanız, içerik kopyalama sorunu yaşarsınız.
Her ikisi de sitenizde etkinse, birbirinize yönlendirmeyi düşünmelisiniz. WWW ve WWW olmayanlar arasında doğru seçimi yaptıktan sonra, kendi siteniz için standart belirledikten sonra daha fazla teknik çalışma yapabilirsiniz.
Kopyanın içeriğini savunmalısınız
Farklı sayfalardaki standart etiketleri kullanarak yinelenen içeriği kolayca kaldırabilirsiniz. Örneğin, bir e-ticaret siteniz var. Bu durumda, kanonik etiketler sizin için çok yararlıdır. Aynı içeriğe sahip birden fazla sayfanız varsa, birini varsayılan olarak ayarlamalı ve diğeri için standart etiketi kullanmalısınız.
Özel içeriği gizlemelisin
Googlebot ve diğer tarayıcılar, web sitenizdeki tüm içeriği ve bilgileri tarar. Gizli tutmak istediğiniz bilgileri arama motoru tarayıcılarından gizlemek için robots.txt dosyasını kullanabilirsiniz. Bunu yapmak için, önce robots.txt dosyasının nasıl kullanılacağını öğrenmeniz gerektiğini hatırlamanız gerekir.
Silinmiş içerik için 301 yönlendirmesi kullanılmalıdır
301 deyimini kullanarak kaldırılan eski içeriği yeni adresinize taşımalısınız. 301 deyimi, tüm bağlantı değerlerinin eskiden yeniye değiştirilmesini sağlar. WordPress kullanarak, eklenti yeniden yönlendirmesi ile çalışmanızı basitleştirebilirsiniz.
İçerik sunmak için CDN kullanmalısınız.
Birçok site bulunduğunuz yerdeki yerel sunucularda depolanır. Örneğin, Türkiye'de bir web sitesi oluşturulur, ancak web sitenizin açılış zamanı ABD kullanıcıları içindir. UU. ABD'deyseniz UU., Çok yavaş olacak. Bu sorunu çözmek için kesinlikle bir CDN kullanmalısınız.
Sitenize bir SSL sertifikası eklemeniz gerekiyor
Web sitenizi tamamen SSL olarak değiştirmelisiniz. Google, HTTPS'si olanlardan daha iyimserdir. Bu nedenle, bu her zaman bir sıralama faktörü olarak görülebilir. SSL eklemek istiyorsanız, ücretsiz alternatifler kullanabilirsiniz. Let's Encrypt gibi hizmetler size bu konuda yardımcı olabilir.
Olası dizin sorunları giderilmelidir
Google'ın web sitenizi dizine eklediğini doğrulamanız gerekir. Bunu Google gibi bir site olarak yapabilirsiniz: example.com. Buradaki sayı beklenenden fazla veya azsa, web sitenizde bir dizin sorunu olduğunu hemen anlayabilirsiniz.
Google'ın önerilerini dinlemelisiniz
Google, web sitesindeki sorunlar hakkında size bilgi sağlayabilir. Google Arama Konsolu'na giriş yapın ve web sitenizi buraya ekleyin.
Burada, sitenizi incelerken Tara> İzleme Hataları'na göz atarak sitenizde hangi hataların olduğunu görebilirsiniz.
Burada 404 hataları görürseniz, bunları 301 yönlendirmesi ile uygun yerlere yönlendirmiş olmanız gerekir.Burada ortaya çıkan hataları en iyi şekilde düzeltmeye çalışmalısınız. Ancak, Google'dan çeşitli HTML önerileri alabilirsiniz.
Google'ın web siteniz için önerilerini Arama Görünümü> HTML Geliştirmeleri'nde inceleyebilirsiniz. Tüm bu önerileri dikkate almalı ve uygun iyileştirmeleri yapmalısınız.
Bir site haritası göndermelisiniz
Tüm web sitenizin doğru bir şekilde Google'ın tarandığından emin olmak için bir site haritası göndermeniz gerekir. Tara> Site Haritaları'nı tıklayarak bu işi kolayca yapabilirsiniz. Google, Google'a sağladığı tüm bilgilerden memnun.
Bazen sitenizin tekrar taranması gerekir. Özellikle, içeriği güncellerseniz, Google tarafından sağlanan "Google Olarak Al" işlevini kullanmalı ve içeriğin tekrar tarandığından emin olmalısınız.
Bazı öneriler
SEO çalışmaları sadece onlar için değil. Öncekiler kadar önemli olan birkaç durum vardır. Onlar için önerileri istediğiniz zaman inceleyebilir ve ek verimlilik elde edebilirsiniz. Zayıf içeriklerden kurtulmalısınız
Google Panda algoritması, zayıf, düşük içerikli web sitelerini anında yakalama ve engelleme potansiyeline sahiptir. Sizin için daha kolay olanı yapmalısınız.
Bağlantıları görmek için web sitenizi kontrol etmelisiniz
Web sitenizi başkası devralırsa, çeşitli içeriğe otomatik bağlantılar eklenebilir. Bu bağlantılar her zaman arama motorunda düzgün çalışmanızı engeller. Sucuri'nin ücretsiz izleme aracını kullanarak sitenizi bu gibi durumlar için kontrol edebilirsiniz.
Her zaman arama trafiğini araştırmalısınız
Arama trafiği durumlarında trafik normal görünmüyorsa dikkatli olmalısınız. Böyle bir düşüş bulursanız, web siteniz algoritma güncellemesinden etkilenebilir. .
Daha sonra Baracuda Digital'in ücretsiz panguin aracını kullanarak algoritma güncellemelerini web sitelerinde kontrol edebilirsiniz. Siteniz algoritmalardan herhangi bir şekilde etkileniyorsa, bu araç size bunu gösterebilir.
Google bildirimlerini görmeniz ve incelemeniz gerekiyor
Trafik önemli ölçüde azalıyorsa Google'ın bildirimlerini kontrol edin. Google bunu herhangi bir şekilde yapmaya zorlarsa, Google Arama Konsolu aracılığıyla bilgilendirilirsiniz.
Derecelendirme sonrasında Google'ı cezalandıran ana faktörler şunlardır:
Son derece agresif link oluşturma politikaları Düşük kaliteli içerik Şüpheli bağlantılar Ziyaretçiler tarafından oluşturulan içerik Şema ayarlarının kötüye kullanılması
Derecelendirme sırasında Google tarafından verilen cezalar size bildirilecektir. Cezaya neden olan sorunu çözdükten sonra Google'ın web sitenizi tekrar incelemesini isteyebilirsiniz.
GSC ve GA bağlantısı kurulmalıdır
Metnimde verdiğim bilgiler çok değerli. Biraz dikkatle buraya konsantre olun. Google Analytics, piyasa değerlerini analiz ederken endüstri standartlarını karşılayabilen bir araçtır. Bu araçtan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğinizi öğrendikten sonra, site trafiğini artırmak için tüm seçenekleri görebileceksiniz.
Google Analytics genellikle "sağlanmadı" olarak tanımlanacak anahtar kelimeler sunar. Bu, sitenize hangi çağrıların geldiğini öğrenmenizi zorlaştırır. Bunun üstesinden gelmek için Google Search Console ve Google Analytics'in özelliklerini bağlamanız gerekir. Google Search Console arama sorgusu raporuna nasıl gideceğiniz aşağıda açıklanmıştır.
Garip yönlendirmeleri tanımlamalı ve bunlardan kurtulmalısınız Bahsettiğimiz bu garip yönlendirmeler, tam olarak garip adlara sahip web sitelerinden gelen ve genellikle herhangi bir anlam ifade etmeyen yönlendirmelerdir.
Bu tür web siteleri Google Analytics raporlarının yanlış olmasına neden olabilir. Bu verileri incelemeniz ve Google Analytics raporundan kaldırmanın yollarını aramanız yeterlidir. Etkinlik izlemeyi aktif olarak kullanmanız gerekir
Kullanıcıların web sitenizle nasıl etkileşime girdiğini kontrol etmek her zaman iyi bir fikirdir.
Bu amaçla Google Analytics'teki etkinlik izleme işlevini kullanabilirsiniz. Bu şekilde, kullanıcıların web sitenizle nasıl etkileşime girdiğini kolayca görebilirsiniz.
İçeriğin paylaşılmasını ve dağıtılmasını kolaylaştırmalıdır
Sosyal ağlar kesinlikle sıralamayı etkileyen bir platform değildir. Ancak, web sitenizin içeriğinin sosyal medya platformları aracılığıyla hızlı bir şekilde yayıldığından emin olmak için kullanabileceğiniz bir bölüm vardır. Bu hızlı yayılan içerik web sitesi trafiğini etkileyebilir.
Oluşturduğunuz içeriği her zaman sosyal medyada paylaşmalı ve içerikle etkileşimleri gözden geçirmelisiniz. Sosyal ağlarda ve web sitesindeki benzer öğelerde paylaşım için düğmelerden en iyi şekilde yararlanmalısınız. Açık Grafik meta verilerini kullanmaya çalışmalısınız. (Bu özellik, hepsi bir arada SEO paketi eklentisinde sosyal bir hedef olarak bulunur.) Tüm öğeleriniz için özel resimler oluşturmalısınız. Daha fazlasını keşfetmeye çalışmalısın
Bildiğiniz gibi, bu makale, olası SEO önerileri ve önerileri söz konusu olduğunda, SEO hakkında en önemli şeyin bilgi olduğunu söylemek zorunda olduğum anlamına gelir. SEO varsa, her zaman yeni bilgileri öğrenebileceğiniz birçok farklı şaşırtıcı kaynak vardır. Bu blog bunlardan sadece biri. Yeni SEO taktiklerini gözden geçirmeli veya oluşturmalısınız.
Algoritma güncellemelerini kontrol etmelisiniz
SEO alanında sürekli algoritma güncellemeleri olabilir. Bu algoritma güncellemelerini yakından izlemeli ve sitenizi etkileyebilecek güncellemeler üzerinde çalışmalısınız.
Kötü taktiklerden kaçınmalısınız
Uygulanabilir SEO ipuçları olarak konuşacağım başka bir bölüm, kötü taktiklerin her zaman sahtekarlıklarla dolu olmasına yol açmasıdır. SEO ciddi iş ve ciddiyet gerektiren bir parçadır. Her zaman web sitenize zarar verebilecek kötü taktiklerden uzak durmalısınız. Bir taktiğin hızlı sonuçlar üretmesi, bunun yararlı ve iyi olduğunu göstermez. Google öncekinden daha akıllı. Kötü taktikler kullanmak web sitenizin cezalandırılmasına yol açabilir.
Kırık bağlantı seçeneklerini kaçırmayın
Geçmişte çok değerli bir alan adının kullanılmadığını ve bu alan adının çok büyük kaynaklardan gelen yönlendirme bağlantıları içerdiğini düşünün. Bu kaynak, rakiplerinin web sitelerinden de bağlanabilir. Bu fırsatı kaçıracak mısınız?
Uygulanabilir SEO önerileri olarak size vereceğim tavsiye günceldir. Her gün sizin için en yararlı olabilecek içeriği oluşturuyorum. SEO ile ilgili sorularınız veya aklınızda bir şey varsa, SEO ile ilgili en yararlı bilgiler
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.04.14 01:10 ithinksoco Neden Bir Dijital Reklam Ajansıyla Çalışmalısınız?

Neden Dijital Pazarlama?

Basılı reklamlarda, telefon iletişiminde veya fiziksel pazarlamada geleneksel pazarlama mevcut olsa da, dijital pazarlama elektronik ve çevrimiçi olarak gerçekleşebilir. Bu, markalar için e-posta, video, sosyal medya veya web sitesi tabanlı pazarlama fırsatları dahil olmak üzere bir dizi sonsuz olasılık olduğu anlamına gelir .
Dijital pazarlama ile ilişkili çok fazla seçenek ve strateji olduğu için, kendinize uygun bir bütçeyle çeşitli taktikleri ve stratejileri kullanarak yaratıcı bir pazarlama yapabilirsiniz. Dijital pazarlama ile , reklamlarınızın başarısını ve yatırım getirisini izlemek ve çok daha fazlasını analiz etmek için çeşitli araçları da kullanabilirsiniz.
Peki dijital pazarlama tüm işletmeler için uygun mu?
Dijital pazarlama herhangi bir sektördeki herhangi bir işletme için çalışabilir. Şirketinizin ne sattığından bağımsız olarak, dijital pazarlama kitlenizin ihtiyaçlarını belirlemek için potansiyel alıcı oluşturmayı ve değerli çevrimiçi içerik oluşturmayı içerir. Ancak bu, tüm işletmelerin dijital pazarlama stratejisini aynı şekilde uygulaması gerektiği anlamına gelmez.
Neden Bir Dijital Pazarlama Ajansı Kullanmalısınız?
Dijital pazarlama yoluyla işinizi büyütmeyi seçtikten sonra, vermeniz gereken diğer karar şudur: projeyi kendiniz mi üstleneceksiniz yoksa süreci sizin adınıza yönetmesi için bir dijital pazarlama ajansı mı arayacaksınız?
Bir işletme sahibi olarak, birçok işi yetiştirmek için sınırlı bir süreniz vardır. Her şirketin durumu farklıdır, ancak çoğu durumda dijital pazarlamanızı dış kaynaklardan satın almak gerçekten etkili bir yatırım olabilir. İşte nedeni:

Uzmanlık

Etkili bir pazarlama kampanyası, SEO, içerik pazarlaması, sosyal medya, marka bilinci oluşturma ve ücretli medya gibi çok çeşitli konularda derinlemesine bilgi gerektirir. Çok fazla uzmanlık gerektiğinden, en iyi kampanyalar tek bir kişiye güvenmek yerine bir uzman ekibi kullanır. Bir uzmanla çalışmak hata yapma şansını her zaman azaltır, böylece bütçenizi ve zamanınızı daha iyi değerlendirebilirsiniz.
Dijital pazarlama kampanyası çok çeşitli içerik türleri kullanır. Reklam metinleri, grafik, resim, video ve ses bir kampanyanın önemli bir bölümünü oluşturur. Bir dijital pazarlama ajansı seçtiğinizde, tüm bunları tasarlama ve üretme yeteneğine sahip yaratıcı bir ekibe erişebilirsiniz.

Bütçenizi Daha Etkin Yönetin

Dış kaynaklı dijital ajanslar genellikle şirketinizin Google, Facebook, Instagram ve Twitter ile yaptığı pazarlama harcamalarından sorumludur. Bunu izlemek çok sayıda platform ve kampanyayı gözden geçirmek anlamına geldiği için oldukça zor ve zaman alıcı olabilir. Buna, dönüşümleri izleme, optimizasyon ve bütçeyi en etkili kampanyalara yönlendirme gereksinimini de eklediğinizde, karmaşık raporlama ve yönetim işlerini de sizin yapmanız gerekebilir.
Dijital ajanslar, süreci daha verimli hale getirmek için yüzlerce müşteriye yönelik araçlar ve süreçler geliştirerek dijital pazarlama bütçenizi etkin bir şekilde kullanmanızda size yardımcı olur. Bir ajansla çalışarak dahili kontrol ve diğer prosedürlere vakit harcamaktan kurtulursunuz. Siz bütçeyi ve beklentileri belirleyin, gerisini ajansınıza bırakın.

Ajansların Sizden Daha Fazla Zamanı Var

Dijital pazarlama söz konusu olduğunda ajansların planınıza harcamak için daha fazla zamanları vardır ve bunun sonucunda, kendi başınıza yapacağınızdan daha iyi sonuçlar verebilirler. Bir ajansla çalışarak doğru sonuçları elde etmek için gereken süre, kendi başınıza yapacağınızdan çok daha kısadır.

Her Şey Tek Bir Yerde

Uygun dijital pazarlama stratejisinin birden fazla kanal arasında uygun bir senkronizasyona sahip olması gerekir. Web sitenizin geliştirilmesi, SEO, sosyal medya pazarlaması, e-posta pazarlaması, yaratıcı tasarım, reklamcılık ve diğer pek çok alanın entegre edilmesi ve kurumsal hedeflerinize ulaşmak için çalışılması gerekmektedir. Bazen bu kanallarda uygun bir entegrasyon yapmak çok uğraştırıcı ve zaman kaybettirici olabilir. Dijital pazarlama ajansları, bu konuda size yardımcı olacak ve iki taraf arasında herhangi bir çatışmayı engelleyebilecek tüm yeteneklere sahip olacaklar.

Yeni Fikirler Alabilirsiniz

Dijital pazarlamada, her şeyin sizin işinize yaramayacağını belirtmek önemlidir. Bazıları hayal kırıklığı yaratan sonuçlar sunarken, diğerleri oldukça yararlı olabilir.
İyi bir ajans, hangi tekniklerin size sonuç vereceği konusunda harika fikirler verecektir. Ekibinizin hali hazırda yapmış olduğu bazı şeylere yeni bir bakış açısı sağlayacaklar, pazarlama çabalarınızı değerlendirecek ve tüketicilerin bakış açısına göre yeni fikirler üreteceklerdir.
Örneğin, sosyal medya pazarlaması söz konusu olduğunda bir dijital pazarlama ajansı hedef kitlenizin en çok nerede bulunduğunu bilmenize yardımcı olacaktır. Hangi içeriğin cazip olduğunu ve içeriğin nasıl ve ne zaman paylaşılacağını belirlerler. Bu, sosyal medya kampanyalarınızı düzenlemenize yardımcı olacaktır.

Yeni Perspektifler Kazanın

Dijital ajanslar çok çeşitli endüstriler, iş türleri ve pazarlama uzmanlarıyla çalışır. Yenilikçi, başarılı pazarlama teknikleri hakkında bilgi edinir ve geliştirirler ve bunları iş dünyasının farklı bölümlerine uygularlar.
Bir ajansla ortaklık kurduğunuzda bu anlayış ve uzmanlıktan son derece etkili ve hedefli bir şekilde faydalanabilirsiniz.

Yeni İçerik Oluşturma

İçerik oluşturma ve dağıtımı dijital pazarlamanın en önemli öncelikleri arasındadır. Bir şirket olarak bunu yapmak kolay değildir, çünkü çabalarınızı günlük işlerinize odaklamanız gerekir ve içerik oluşturmaya odaklanmanız genellikle ihmal edilir. Ajanslar, sizi kitleniz için içerik oluşturma zahmetinden kurtarabilirler. Herhangi bir dijital pazarlama ajansı, benzersiz içerik oluşturmak ve web siteniz için kaliteli geri bağlantılar oluşturmak için birçok içerik yazarı ve blog yazarı ile çalışmaktadır.

Sadece Sizin İçin Paket Üretirler

Her işletme farklıdır, tek bir çözüm her işletmenin ihtiyaçlarını karşılayamaz ve bunu göz önünde bulundurarak; dijital reklam ajansları, işletmenize özgü reklamlar oluşturur. Genel hedefinize bağlı olarak, bir ajans en iyi sonuçları almak için paketinizi şekillendirir.

Doğru Araçlara Sahipler

Dijital pazarlamanın uygun bir pazarlama kampanyası yürütmek için farklı araçlar gerektirdiğinin farkında olmalısınız. Online pazarlama söz konusu olduğunda, her şey için tek bir araç gibi bir şey yoktur.
Başarılı çevrimiçi kampanyalar yürütmek için anahtar kelime araştırması, rakip analizi, veri analizi, optimizasyon ve reklam yönetimi gerekir. Bu alanları daha etkili ve kolay biçimde yönetmek için de bir dizi online araç kullanımı gerekmektedir.
Bu çevrimiçi pazarlama araçlarını kullanmanın toplam maliyeti, küçük ve orta ölçekli işletmeler için oldukça ağır olabilir. Dijital reklam ajansları, kampanyalarınızdan en iyi şekilde yararlanmanıza yardımcı olmak için bu araçlara zaten sahiptir. Araçları kullanırken karşılaşmanızın muhtemel olduğu maliyetler için endişelenmenize gerek yoktur.

Ölçeklenebilir Bir Hizmet

Dijital bir pazarlama ajansını çevrimiçi büyüme için en iyi bahsiniz yapan şeylerden biri, ölçeklenebilirliğidir.
Dijital pazarlama alanında çok fazla pazarlama yöntemi ile, gerçek yatırım getirisini bilmek zor olabilir. Ancak, bir ajans temel performans göstergelerini belirleyerek size yardımcı olur. Bu göstergeler, pazarlama kampanyalarınızın hedefleriniz doğrultusunda nasıl performans gösterdiğini anlamanıza yardımcı olur.
Ajanslar her bir kampanyanın etkinliğini belirlemek için farklı kanallarda izlenecek önemli metrikleri belirleyeceklerdir. Ayrıca, sağlam pazarlama kararları almanıza yardımcı olmak için kampanyalarınızla ilgili aylık veya üç aylık raporlar sunacaklar ve web sitenizin hedefleriniz doğrultusunda geliştirilmesine yardımcı olacaklardır.
Bir dijital reklam ajansı, anahtar kelimelerinizin nasıl performans gösterdiğine ve potansiyel müşterilerin içeriğinizle ve markanızla nasıl etkileşime girdiğine ilişkin net bilgiler sunar. Ayrıca, size sonuçları gerçekten neyin yönlendirdiğine dair öneriler sunacak ve daha sonra pazarlama konusunda daha fazla başarı elde etmek için bu kanallara daha fazla odaklanacaktır.
Dijital pazarlama, günümüz şartlarında işletmeler için artık bir seçenek olmaktan çıkmıştır. Yüksek başarı elde etmek ve sahip olduğu imkanları bu doğrultuda en uygun biçimde kullanmak isteyen işletmeler için dijital reklam ajanslarıyla çalışmak en uygun seçenektir.
Kaynak: https://www.ithinkso.co/blog-neden-bir-dijital-reklam-ajansiyla-calismalisiniz
submitted by ithinksoco to u/ithinksoco [link] [comments]


2020.03.27 12:49 pricemonitoring Fiyat Takip Programı

Fiyat Takibi bize pazarlama ve e-ticarette kolaylık sağlar. Bunun için fiyat takibi çok önemlidir. Bildiğimiz gibi birçok fiyat takibi programı var. Rakiplerimizin ve diğer şirketlerin ürün fiyatlarını kontrol edebiliriz.
Bir e-ticaret web platformunuz veya ürünlerini satmak zorunda olan küçük / orta ölçekli bir şirketiniz varsa, bu fiyat takip yazılımını kullanmanız gerekir. Fiyat takibi hakkında bazı bilgilerimiz ve fikrimiz varsa, elbette bir program kullanacağız. Bu zaman ve durumda sorun ve soru, hangi yazılımı seçmeli ve kullanmalıyız.
İlk olarak, daha iyi bir fiyat takip yazılımı olmadığını söyleyebiliriz. En iyi fiyat takip programı , bize ihtiyacımız olanı sağlayabilen bir programdır. Ayrıca, pahalı ve popüler fiyat takip yazılımının bizim için iyi olmadığını lütfen unutmayın.
Tüm şirketlerin akıllı rakip fiyat analizine ihtiyacı vardır. Bu analiz gösterge tablolarını, geçmiş verilerini ve pazar eğilimlerini içerir.

Fiyat Takibi Yapmanın Faydaları Nelerdir ?

Piyasada iki tür fiyat takip yazılımı vardır; online ve indirilebilir. Online fiyat takibi yazılımı kullanışlıdır. Ancak indirilebilir yazılımın birçok avantajı vardır. Fiyat takip programı bize aşağıdaki gibi faydalar sağlanmalıdır.
  1. Rakiplerin en iyi ucuz kontrol edebilir ve fiyat değişimlerinden anında bilgi sahibi olabiliriz. Fiyat takip yazılımı online olarak işlediğinden her hangi bir fiyat değişikliğinden bildirimlerle haber alırız.
  2. Rakipler fiyat karşılaştırması yaptı mı? Tek bir rakipten ya da onalrca rakipten fiyat kontrolü yaparak değişimlerden haberdar olmalıyız. Bu işlemi manuel olarak yapmak zaman ve işlevsellik açısından çok zordur.
  3. Promosyonları takip etmeliyiz. Online promosyonlar tüketicileri rekabetten uzaklaştırmak için hayati önem taşımaktadır.
  4. Rekabetçi ürünleri takip etmeliyiz. Ürünlerinizi ve rakiplerimizin tekliflerini farklılaştırmak için farklılıklar bulmalıyız. Hangi ürün pazarda daha çok satıyor bilgi almak için PriceRest gibi özellikleri çok olan Fiyat Takip Programlarından yararlanmalıyız.
  5. Diğer şirketlerin ve rakiplerin ürün çeşitlerini takip etmeliyiz. Piyasada hangi ürünlerin ve varyantların satın alınabileceği, bunları öğrenmek zorundayız. Ürünlerin ne tür çeşitleri satılabilir her an bilgi toplayabiliriz.
  6. Piyasadaki karlı ürünler nelerdir, onları bulmamıza yardımcı olabilir. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını her an gözlemleyebiliriz.
  7. Otomatik fiyatlandırmayı kullanarak rakiplerimizin bir adım önünde olabiliriz. Daha fazla satmanıza, kârınızı en üst düzeye çıkarmanıza ve müşteri kazanmanıza olanak tanıyan fiyatları belirlemeliyiz. PriceRest teknolojisi bu işi sizin adınıza bir tıkla gerçekleştirebilmektedir.
  8. Eğer e-ticarette başarılı olmak istiyorsak Otomatik ve anlık fiyatlandırma e-ticaret oyununda için önemlidir. Bu nedenle fiyat takip programı bize bu özelliği sağlamalıdır. Fiyatlandırmamızı rakiplerimize göre artırmalı, düşürmeli veya eşleştirmeliyiz.
  9. Programın analitik olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Analitikler bize yardımcı olduğu için ürünü konumlandırabilir ve fiyatlandırma stratejisi geliştirebiliriz.
submitted by pricemonitoring to u/pricemonitoring [link] [comments]